bugün
- said nursi denilince akla gelen şeyler7
- iltica27
- 25 yılda adam edilen istanbul'u 5 yılda bitirmek33
- affedersiniz ama kartoncu14
- 623 000 bin asker kaçağı7
- abd israil vs türkiye farkı17
- cevheri güven8
- dündar ziya gültekin6
- evde çiçek yetiştiren erkek14
- 14 ekim 2026 aston villa fenerbahçe maçı70
- game of thrones taki kerhaneci12
- queen ravenna hanım8
- yağmur7
- sel6
- akp'nin z kuşağını yönetemeyeceği gerçeği2
- fatih te selde elektrik akımına kapılan çocuk4
- sozluktutkunu2
- imamoğlu'nun ihanet sözleri5
- oto ekspertiz2
- en ufak eleştirilere bile tahammül edememek3
- ktç'nin kene ile savaşı6
- halk tv4
- bahadır özgür2
- heybeli'ye sandalla gitmek6
- yogartiksen ile revani yemek2
- erdoğan ne istersem yapacaktır7
- istanbul mahvoldu19
- ana bacı yapan tip4
- istanbul18
- ayrıldık36
- sözlük erkeklerinin cin algısı6
- ülkeyi neden yönettiği bilinmeyen kayyumlar2
- israilde neden kayyumlar yok7
- cehape belediyeciliği10
- yahudilerin yönettiği fonlar neden patlamıyor6
- 40 yıllık fenerbahçelinin acı isyanı5
- başkanı hapise atıp belediye çalışmıyor demek10
- insanı alkolden soğutan kişiliksizler3
- yağmurda uçan halının çalışmaması3
- cimri insanların ortak özellikleri8
- recep tayyip erdoğan7
- amim parçalandı diyen kız8
- sözcü ve now tv de kapatılır mı2
- üzülmeyin seneye tekrar gidersiniz15
- en çok kullandığınız sosyal medyalar2
- anne2
- macbookun tamirine 53 bin istenmesi4
- fenerbahçeli yazarlar19
- istanbul sel felaketinin sözlükte yer almaması10
- 13 ekim 2026 galatasaray barcelona maçı86
o kuytu köşede beklerdim seni
elinde kitaplar koşardın bana
tertemiz duygular kaplardı bizi
hiç unutulur mu okul yılları...
söz konusu servisin okul servisi olduğunu anlatabilmek için cengiz kurdoğlu'nu entrymin başına getirdim. ha, ömrü hayatında bir kez olsun fabrika servisinden kafalarını dışarı sarkıtıp yoldan geçenlere laf atan elleri nasırlı işçileri görmüş biri çıkar derse ki, artistlik yapmak maksadıyla uzun cümle kurmaya yöneldin ama sonunu getiremedin, hızlı atın boku derse hak vermekten başka yapabileceğim hiçbir şey olmaz.
beni en çok korkutan şeylerin başında geliyor bu. kendimi, kısa deri montlu serseriler tarafından java motosikletlerin üstünde zincir sallayarak tacize uğramış gibi hissederim (öyle bi korku ki, cümle devrim devrim devrik). camdan yarı beline kadar sarkıp 'şişşş laaaaan sakallıııaaaaa' diye bağıran 13-17 yaş arası piç kız! çok büyük tehdit unsurusun benim hiçin. ve de mecip türk milleti için.
karşılık versen çare olmaz. en iyisi başını öne eğip yürüyüp gitmek. tek sakallı sen değilsin. ya da mavi kazaklı tek mal (ki kendisi bu ifadeyi kullanmaktan zerrece çekinmedi)...
şimdi işin diğer tarafına bakalım. hayata, o okul servisinin camından bakalım. içerden, olayların tam ortasından, göbeğinden. oradaydım belgeselinin bu bölümünde sibel var. sibel, o anda ve ona benzer her anda servisin içindeydi. evet, bu hareketinin nedenini açıklar mısın bize? amaç neydi o eylemde?
- ne biliiim yaaa, canım istedi işte.
cevap bu işte. canım istedi yeaaa! işin bir de üçüncü boyutu var:
ahmet bey 42 yaşında. bıyığı ve gözlüğünden de rahatlıkla anlaşılabileceği gibi, o bir baba. kız babası. kızını çok seviyor, bir dediğini iki etmiyor. üzerine titriyor.
çok sıkılmadıysan, olayın dördüncü ve son boyutuna (valla bu son bak) da göz atalım: ahmet bey'in içindeki diğer ahmet'e. o yıllarca bastırılan, ortaya çıkmaması için büyük çaba sarfedilen iç ahmet. şu kızı bi adam akıllı dövebileydik, böyle başına buyruk olmazdı. canım istedi yeaaa'yla olmaz ki canım! terbiye veremedik buna. yarın öbür gün kaçar gider bu. kaçar gider de 4 gün sonra haberimiz olur. şimdi nerde misal? arkadaşında ders çalışıyor. ben geri zekalıyım ya! bi döveydik adam akıllı...
elinde kitaplar koşardın bana
tertemiz duygular kaplardı bizi
hiç unutulur mu okul yılları...
söz konusu servisin okul servisi olduğunu anlatabilmek için cengiz kurdoğlu'nu entrymin başına getirdim. ha, ömrü hayatında bir kez olsun fabrika servisinden kafalarını dışarı sarkıtıp yoldan geçenlere laf atan elleri nasırlı işçileri görmüş biri çıkar derse ki, artistlik yapmak maksadıyla uzun cümle kurmaya yöneldin ama sonunu getiremedin, hızlı atın boku derse hak vermekten başka yapabileceğim hiçbir şey olmaz.
beni en çok korkutan şeylerin başında geliyor bu. kendimi, kısa deri montlu serseriler tarafından java motosikletlerin üstünde zincir sallayarak tacize uğramış gibi hissederim (öyle bi korku ki, cümle devrim devrim devrik). camdan yarı beline kadar sarkıp 'şişşş laaaaan sakallıııaaaaa' diye bağıran 13-17 yaş arası piç kız! çok büyük tehdit unsurusun benim hiçin. ve de mecip türk milleti için.
karşılık versen çare olmaz. en iyisi başını öne eğip yürüyüp gitmek. tek sakallı sen değilsin. ya da mavi kazaklı tek mal (ki kendisi bu ifadeyi kullanmaktan zerrece çekinmedi)...
şimdi işin diğer tarafına bakalım. hayata, o okul servisinin camından bakalım. içerden, olayların tam ortasından, göbeğinden. oradaydım belgeselinin bu bölümünde sibel var. sibel, o anda ve ona benzer her anda servisin içindeydi. evet, bu hareketinin nedenini açıklar mısın bize? amaç neydi o eylemde?
- ne biliiim yaaa, canım istedi işte.
cevap bu işte. canım istedi yeaaa! işin bir de üçüncü boyutu var:
ahmet bey 42 yaşında. bıyığı ve gözlüğünden de rahatlıkla anlaşılabileceği gibi, o bir baba. kız babası. kızını çok seviyor, bir dediğini iki etmiyor. üzerine titriyor.
çok sıkılmadıysan, olayın dördüncü ve son boyutuna (valla bu son bak) da göz atalım: ahmet bey'in içindeki diğer ahmet'e. o yıllarca bastırılan, ortaya çıkmaması için büyük çaba sarfedilen iç ahmet. şu kızı bi adam akıllı dövebileydik, böyle başına buyruk olmazdı. canım istedi yeaaa'yla olmaz ki canım! terbiye veremedik buna. yarın öbür gün kaçar gider bu. kaçar gider de 4 gün sonra haberimiz olur. şimdi nerde misal? arkadaşında ders çalışıyor. ben geri zekalıyım ya! bi döveydik adam akıllı...
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar