bugün
- iltica24
- 25 yılda adam edilen istanbul'u 5 yılda bitirmek33
- cehape belediyeciliği10
- istanbul mahvoldu19
- abd israil vs türkiye farkı5
- 14 ekim 2026 aston villa fenerbahçe maçı70
- başkanı hapise atıp belediye çalışmıyor demek10
- game of thrones taki kerhaneci3
- amim parçalandı diyen kız8
- sevişirken beni tokatla diyen hatun10
- istanbul sel felaketinin sözlükte yer almaması10
- cimri insanların ortak özellikleri7
- ülke de felaketsiz kaos olmadan bir gün geçmemesi3
- sözlük profiline vesikalık fotoğraf koymak8
- bol bol su içiyoruz5
- ulaştırma ve altyapı bakanlığı'nın işi nedir10
- saraca'yı füzeyle uzaya göndermek6
- lig on altıncısından altı yemek5
- ayrıldık36
- erdoğan ne istersem yapacaktır3
- fenerbahçe11
- arkadaşlar çok sıkıcısınız9
- fenerbahçeli yazarlar19
- türkiye vs abd israil de müslüman olmak2
- devrimci sert vurur yumuşak karşılar2
- dinden nefret etme nedenleri9
- ilham aliyev vs recep tayyip erdoğan3
- israil'in yönettiği araziler neden değerli2
- sigara8
- ismail kartal'dan mağlubiyet açıklaması5
- üzülmeyin seneye tekrar gidersiniz15
- kalbi kırılmış bir adamın gidebileceği yer7
- 9 eylül 2009 istanbul sel felaketi3
- hayatı kolaylaştıran joker kelimeler10
- mel mel bakan 6ibson12
- istanbul16
- bodo glimt3
- başımızda sağcılar var bet bereket kalmadı2
- cihat ganimet esir köle kapitalizmi2
- aston villa fc8
- uzaylılar ışık hızını nasıl aştılar4
- önce fenere sonra fenere koyana koymak6
- cuhape bu ülkeye ne kattı9
- barselona'dan 4 yemek vs aston villa'dan 6 yemek6
- müslüman roma imparatorluğu2
- evde çiçek yetiştiren erkek8
- aston villa 6 fenerbahçe 08
- sel3
- halk tv'ye kayyum atanması6
- 13 ekim 2026 galatasaray barcelona maçı86
AKIL:
Latince Ratio, sayma, hesap etme, düşünme anlamlarına gelir.
1. Az veya çok şahsîleşmiş yahut Tanrı ile özdeş kabul edilmiş, insan düşüncesinin mutlak değeri (Norme). Bu takdirde daima büyük harfle R (Raison) yazılmıştır. Nitekim Malebranche'a göre bizim en çok müracaat ettiğimiz, danıştığımız akıl Evrensel Akıldır. O değişmez ve zorunludur. Bu durumda o, Tanrı'dan farklı bir şey değildir.
2. Felsefî anlamda: insana has düşünme tarzı. Bu durumda akıl, "eşyanın sebeplerini yakalama melekesidir." Bu, öznel akıldır. Bu yetinin, eşyanın sebeplerini yakalaması ise, nesnel akıldır. Pascal "Kalb öyle sebeplere (Raisons) sahip ki akıl onların hiçbirisini tanımaz" diyor.. A.Cournot'a göre de logos, ratio, raison kelimeleri, kâh bir aklî varlık yetisini, kâh da aynı şeyler arasındaki bir münasebeti işaret eder.
Öznel ve yeti(meleke) olarak Akıl yürütme, yani olgular yahut zorunlu ilişkilerin kavramları arasındaki münasebetleri tespit etme gücü: ilişkileri idrak etme melekesi. A.Lalande "Teşkil edilmiş akıl", "Teşkil edici akıl" şeklinde ayırım yapmıştır. ilki, ilkelerden yahut kurallardan, zamana veya kişilere göre az veya çok değişken olan akıldır. Kurucu veya teşkil edici akıl ise melekedir, değişmez, ilişkilerin evrensel ve zorunlu ilkelerin idraki ile her şeye şekil verir.
Kantta, düşüncede, önsel (apriori), yani tecrübeden bağımsız olan. Hegel'de kâinatı idare eden ve tarihte ve evrende tecelli eden manevî güç. Bu güç, bilgili, şuurlu ve bir amacı olan güçtür. Nesnel-mantıksal şekillerin kaynağı, varolanların temelindeki ilkedir.
Akıl, islâm dünyasında farklı şekillerde anlaşılmıştır. Farabî ve ibn Sina, Sudûra (Emenation)a dayanarak Vacibu'l-vücûd'dan ilk akılın çıkmasından sonra, biri diğerinden çıkan dokuz akıl daha sıralar, onuncu akıl Faal Akıldır. Bunlar bilgi kaynağı olup, kendini, kendinden öncekini, ilk varlığı ve kendinden sonrakileri de bilir. Yani bu akıllar, hem ontolojik hem de bilgi değeri olan varlıklardır. Mevlânâ ve Yunus gibi düşünürler de "Akl-ı maaş" (geçimi temin eden akıl), "Akl-ı mead" (Ahiret işlerini ayarlayan akıl) gibi ayırımlar yapmışlardır.
18. yüzyıldan itibaren Batı'da fizikötesi bilgi yetisi anlayışı terkedilmiş, sadece çıkarımlar yapan düşünme yetisi olan maddî bir akıl anlayışı yerleşmiştir. Hâlbuki Descartes, "Ahlâk Üzerine Mektuplarda Seneca'yı aklının iman ışığı ile aydınlanmadığı için bazı hakikatleri görememekten dolayı eleştirir. Günümüzde tecrübe ile işbirliği yapan bir akıldan bahsedenler olduğu gibi (G.Bachelard), "aklın kuşatıcı bir bağ" olduğunu söyleyenler de vardır.
Latince Ratio, sayma, hesap etme, düşünme anlamlarına gelir.
1. Az veya çok şahsîleşmiş yahut Tanrı ile özdeş kabul edilmiş, insan düşüncesinin mutlak değeri (Norme). Bu takdirde daima büyük harfle R (Raison) yazılmıştır. Nitekim Malebranche'a göre bizim en çok müracaat ettiğimiz, danıştığımız akıl Evrensel Akıldır. O değişmez ve zorunludur. Bu durumda o, Tanrı'dan farklı bir şey değildir.
2. Felsefî anlamda: insana has düşünme tarzı. Bu durumda akıl, "eşyanın sebeplerini yakalama melekesidir." Bu, öznel akıldır. Bu yetinin, eşyanın sebeplerini yakalaması ise, nesnel akıldır. Pascal "Kalb öyle sebeplere (Raisons) sahip ki akıl onların hiçbirisini tanımaz" diyor.. A.Cournot'a göre de logos, ratio, raison kelimeleri, kâh bir aklî varlık yetisini, kâh da aynı şeyler arasındaki bir münasebeti işaret eder.
Öznel ve yeti(meleke) olarak Akıl yürütme, yani olgular yahut zorunlu ilişkilerin kavramları arasındaki münasebetleri tespit etme gücü: ilişkileri idrak etme melekesi. A.Lalande "Teşkil edilmiş akıl", "Teşkil edici akıl" şeklinde ayırım yapmıştır. ilki, ilkelerden yahut kurallardan, zamana veya kişilere göre az veya çok değişken olan akıldır. Kurucu veya teşkil edici akıl ise melekedir, değişmez, ilişkilerin evrensel ve zorunlu ilkelerin idraki ile her şeye şekil verir.
Kantta, düşüncede, önsel (apriori), yani tecrübeden bağımsız olan. Hegel'de kâinatı idare eden ve tarihte ve evrende tecelli eden manevî güç. Bu güç, bilgili, şuurlu ve bir amacı olan güçtür. Nesnel-mantıksal şekillerin kaynağı, varolanların temelindeki ilkedir.
Akıl, islâm dünyasında farklı şekillerde anlaşılmıştır. Farabî ve ibn Sina, Sudûra (Emenation)a dayanarak Vacibu'l-vücûd'dan ilk akılın çıkmasından sonra, biri diğerinden çıkan dokuz akıl daha sıralar, onuncu akıl Faal Akıldır. Bunlar bilgi kaynağı olup, kendini, kendinden öncekini, ilk varlığı ve kendinden sonrakileri de bilir. Yani bu akıllar, hem ontolojik hem de bilgi değeri olan varlıklardır. Mevlânâ ve Yunus gibi düşünürler de "Akl-ı maaş" (geçimi temin eden akıl), "Akl-ı mead" (Ahiret işlerini ayarlayan akıl) gibi ayırımlar yapmışlardır.
18. yüzyıldan itibaren Batı'da fizikötesi bilgi yetisi anlayışı terkedilmiş, sadece çıkarımlar yapan düşünme yetisi olan maddî bir akıl anlayışı yerleşmiştir. Hâlbuki Descartes, "Ahlâk Üzerine Mektuplarda Seneca'yı aklının iman ışığı ile aydınlanmadığı için bazı hakikatleri görememekten dolayı eleştirir. Günümüzde tecrübe ile işbirliği yapan bir akıldan bahsedenler olduğu gibi (G.Bachelard), "aklın kuşatıcı bir bağ" olduğunu söyleyenler de vardır.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar