bugün
- kolye140
- cep telefonu16
- nokia15
- bal9
- rüzgar11
- kader4
- lale13
- sen kimsin sorusuna 3 kelimelik cevap ver10
- var olmak için ne yaptınız12
- 17 ekim 2026 gençlerbirliği galatasaray maçı21
- türkiyede kürt olarak barınabilmek için gerekenler71
- kuş5
- cadılar bayramında ne olacaksınız18
- billie eilish'in memeleri7
- yüzde 50 burslu psikoloji bölümü kazanmak12
- medine2
- fil9
- gece gece sinirlenmek4
- at6
- kaplan17
- evi ev yapan şeyler14
- mavi4
- sözlük obezlerinin fotoğrafları10
- aslan15
- duayı bencil bir iş haline getirmek5
- bileklik19
- sevgili nedir7
- brezilya7
- rüzgar türbini2
- güne psikolojik bir tespit bırak4
- başka birinin ayağını yalamış erkekle evlenmek7
- gül7
- flamingo3
- ilkokul bebesine türbanı savunmak65
- z kusagi4
- yogartiksen39
- kötüyü alaşağı etmek4
- istanbul esnafına selden 80 milyon tl destek3
- türk dizi tarihinin en kötü oyuncuları2
- tabiat4
- ankara8
- anın görüntüsü22
- pıtı atma4
- 14 ekim 2026 aston villa fenerbahçe maçı75
- öğretmenlerin kravat takma zorunluluğu2
- türkiye'nin kıymeti bilinmemiş şarkıcıları2
- dua6
- galatasaray19
- cemil tugay6
- netflix asaf dizisi3
en çok bilinen michelle branch şarkılarından birisi. suskunluğunuzda sakladığınız şeyleri sabırla karşınızdakinin fark edip küçücük de olsa bir adım atmasını bekliyorsanız, oysa ısrarla görmezden geliyor ve önemsemiyorsa dinlenesi parçalardan.
i've been driving for an hour
just talking to the rain
you say i've been driving you crazy
and its keeping you away
so just give me one good reason
tell me why i should stay
'cause i dont wanna waste another moment
in saying things we never meant to say
(bir saattir yoldayım.
yağmurla konuşuyorum.
seni delirttiğimi söylüyorsun
ve bu da seni benden uzaklaştırıyor
o zaman sadece tek bir iyi sebep göster
neden kalmalıyım onu söyle bana.
çünkü hiçbir zaman söylemeye niyetli olmadığımız şeyleri söyleyerek daha fazla zaman kaybetmek istemiyorum.)
and i take it just a little bit
i, hold my breath and count to ten
i, i've been waiting for a chance to let you in
(ve onu birazcık daha tutuyorum
nefesimi tutuyorum ve ona kadar sayıyorum
ben, ben senin içeri girmene izin verecek bir şans bekliyorum)
if i just breathe
let it fill the space in between
i'll know everything is alright
breathe
every little piece of me
you'll see
everything is alright
if i just breathe
(eğer nefes alırsam aradaki boşluğu doldurmasına izin ver.
o zaman her şeyin yolunda olduğunu bileceğim.
nefes al
her bir küçük parçam
nefes alırsam her şeyin yolunda olduğunu göreceksin.)
well it's all so overrated
in not saying how you feel
so you end up watching chances fade
and wondering what's real
(nasıl hissettiğini söylememek öyle bir abartılmış, o kadar büyütülmüş ki
şansların elinden kayıp gitmesini izlemekle yetiniyorsun
ve neyin gerçek olduğunu merak ediyorsun.)
and i give you just a little time
i, wonder if you realize
i've been waiting till i see it in your eyes
(ve sana kısa bir süre daha veriyorum.
onu gözlerinde göreceğim zamana kadar beklediğimi fark edecek misin merak ediyorum.)
if i just breathe
let it fill the space between
i'll know everything is alright
breathe,
every little piece of me
you'll see
everything is alright
if i just breathe
breathe
(eğer nefes alırsam aradaki boşluğu doldurmasına izin ver.
o zaman her şeyin yolunda olduğunu bileceğim.
nefes al
her bir küçük parçam
nefes alırsam her şeyin yolunda olduğunu göreceksin.)
so i whisper in the dark,
hoping you hear me
do you hear me?
(beni duyacağını umarak karanlıkta fısıldıyorum işte.
beni duyuyor musun?)
if i just breathe
let it fill the space between
i'll know everything is alright
breathe,
every little piece of me
you'll see
everything is alright
everything is alright if i just breathe... breathe
i've been driving for an hour
just talking to the rain
(bir saattir yoldayım
yağmurla konuşuyorum)
i've been driving for an hour
just talking to the rain
you say i've been driving you crazy
and its keeping you away
so just give me one good reason
tell me why i should stay
'cause i dont wanna waste another moment
in saying things we never meant to say
(bir saattir yoldayım.
yağmurla konuşuyorum.
seni delirttiğimi söylüyorsun
ve bu da seni benden uzaklaştırıyor
o zaman sadece tek bir iyi sebep göster
neden kalmalıyım onu söyle bana.
çünkü hiçbir zaman söylemeye niyetli olmadığımız şeyleri söyleyerek daha fazla zaman kaybetmek istemiyorum.)
and i take it just a little bit
i, hold my breath and count to ten
i, i've been waiting for a chance to let you in
(ve onu birazcık daha tutuyorum
nefesimi tutuyorum ve ona kadar sayıyorum
ben, ben senin içeri girmene izin verecek bir şans bekliyorum)
if i just breathe
let it fill the space in between
i'll know everything is alright
breathe
every little piece of me
you'll see
everything is alright
if i just breathe
(eğer nefes alırsam aradaki boşluğu doldurmasına izin ver.
o zaman her şeyin yolunda olduğunu bileceğim.
nefes al
her bir küçük parçam
nefes alırsam her şeyin yolunda olduğunu göreceksin.)
well it's all so overrated
in not saying how you feel
so you end up watching chances fade
and wondering what's real
(nasıl hissettiğini söylememek öyle bir abartılmış, o kadar büyütülmüş ki
şansların elinden kayıp gitmesini izlemekle yetiniyorsun
ve neyin gerçek olduğunu merak ediyorsun.)
and i give you just a little time
i, wonder if you realize
i've been waiting till i see it in your eyes
(ve sana kısa bir süre daha veriyorum.
onu gözlerinde göreceğim zamana kadar beklediğimi fark edecek misin merak ediyorum.)
if i just breathe
let it fill the space between
i'll know everything is alright
breathe,
every little piece of me
you'll see
everything is alright
if i just breathe
breathe
(eğer nefes alırsam aradaki boşluğu doldurmasına izin ver.
o zaman her şeyin yolunda olduğunu bileceğim.
nefes al
her bir küçük parçam
nefes alırsam her şeyin yolunda olduğunu göreceksin.)
so i whisper in the dark,
hoping you hear me
do you hear me?
(beni duyacağını umarak karanlıkta fısıldıyorum işte.
beni duyuyor musun?)
if i just breathe
let it fill the space between
i'll know everything is alright
breathe,
every little piece of me
you'll see
everything is alright
everything is alright if i just breathe... breathe
i've been driving for an hour
just talking to the rain
(bir saattir yoldayım
yağmurla konuşuyorum)
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar