bugün
- kendinle sevgili olur muydun sorunsalı15
- azizlik neden ispanyollara mahsus5
- sözluk kız ayarlama yeri değildir12
- izinli yazarın entry girebilmesi4
- hiçbir kızın senden hoşlanmaması8
- kademeli emeklilik sistemi2
- beşar esad vs kemal kılıçdaroğlu2
- islam düşmanlarına epstein şoku12
- fenerbahçede dördüncü ismail kartal dönemi10
- bir daha doğmayacak olmak2
- kemal derviş5
- yaş ilerledikçe anlaşılan şeyler8
- linkedin2
- en iyi yanık kremi5
- sokaktaki çocuk sesleri4
- iş verenlerin aç gözlü olması11
- kapitalizmin gerekliliği3
- içsel olarak hayvandan daha boş kimse2
- bir gün ölecek olmak6
- bugün ne yedin10
- yanlış mesleği seçtim denilen an5
- ismail kartal9
- claude ai ile min 30klık işi 2kya yaptırmak2
- en iyi terapi6
- asuncion3
- 2026 dünya kupası12
- alternatif sözlük arayışı4
- böceği öldürmek yerine dışarı atan insaflı kişi8
- şu anda ne yapıyorsun19
- kırılsın ellerim neye yarıyor2
- 18 haziran 2026 yusuf ziya gümüşel'in tahliyesi2
- kaslı erkeklerin gizli ruh hastası olması3
- sevgiliden gelen ilk canımlı mesaj3
- sizce yakışıklı mıyım ben saraca2
- hayvan barınağında bok temizleme cezası alan kürt3
- yanlışlıkla erkek sikmek8
- ben saraca kilo verdim sizce yakışıklı olmuşmuyum4
- müzik dinlemenin felsefesi5
- leblebi şekeri3
- güne bir şarkı bırak14
- sol gözün inanilmaz acimasi4
- uludağ sözlük ai3
- e okul not girme süresinin bitişi2
- egay sucukcu6
- sinek küçüktür ama mide bulandırır4
- 30 lu yaşlar14
- somon pişirdim yanına da şarap açarız diyen kız4
- çocukluğun bittiği an2
- harry kane2
- arda güler egosu6
korku filmlerinin usta ismi george a. romero ile, korku kitaplarının usta ismi stephen king buluşursa ne olur? ortaya yer yer hicve de kayan ama sağlam çıkışlar yapan bir mini dizi olur!
adı da creepshow olur tabii...
beş öyküden - bir de ana hikayeyi sayarsak altı - oluşan filmde, despot bir babanın çöpe attığı, çocuğunun çizgi romanından taşan sayfaları izliyoruz.
father's day, the lonesome death of jordy verril, something to tide you over, the crate ve they're creeping up on isimli öykülerden oluşan 1982 yapımı filmde hal holbrook, adrienne
barbeau, leslie nielsen, ed harris ve ted danson gibi ünlü oyuncuların yanı sıra bir öykü de de alışageldiği üzre stephen king'in kendisi oynamakta...
öyküler ise, dediğim gibi, yer yer korku filmlerini hicvedecek kadar absürd, yer yer de ciddi manada gerilime kayacak kadar ciddi...
father's day, adından da belli olacağı üzre, babalar gününde öldürülen bir adamın mezarından çıkıp dehşet dolu dakikalar yaşatması üzerine kurulmuş.
the lonesome death of jordy verril, bir meteoru bulan fakir çiftçinin "yeşermesi"ni anlatıyor. ki o çiftçiyi de stephen king oynuyor. i̇lk defa bu kadar uzun süre kitabından aktarılan bir filmde oynayan king'i başarılı bulduğumu söyleyebilirim.
something to tide you over, kendisini aldatan karısı ve aşığından intikam alma arzusuyla yanıp tutuşan teknoloji düşkünü zengin adamın çok ilginç cinayetine dair bir hikaye sunuyor.
the crate, bir üniversite kampüsünde bulunan 1800'lü yıllara ait bir sandığın içinden çıkan bir yaratığı ve bu yaratığın bir profesörün intikam arzusunu tatmin etmesini anlatıyor.
they're creeping up on ise, benim de çok başarılı bulduğum bir öykü olarak, hamam böcekleriyle savaş halinde olan bir temizlik delisinin başına gelen olayları anlatıyor.
aralarında en çok "they're creeping up on"u gerçekten korku ve gerilim özelliklerine sahip bir öykü olarak nitelendirebiliriz. zira diğerleri daha çok belli bir dönemin korku unsurlarının harmanlanmasıyla oluşmuş olan öyküler. haa, bir de, bu öykülerin aktarılmasında çizgi romanlardan faydalanılması ise hiç kuşkusuz iki dala da meraklı insanlar için bulunmaz bir nimet niteliği taşıyor.
ana öykü ise, çizgi romanını çöpe atan babasına karşı son bir koza sahip olan çocuğu anlatıyor..
adı da creepshow olur tabii...
beş öyküden - bir de ana hikayeyi sayarsak altı - oluşan filmde, despot bir babanın çöpe attığı, çocuğunun çizgi romanından taşan sayfaları izliyoruz.
father's day, the lonesome death of jordy verril, something to tide you over, the crate ve they're creeping up on isimli öykülerden oluşan 1982 yapımı filmde hal holbrook, adrienne
barbeau, leslie nielsen, ed harris ve ted danson gibi ünlü oyuncuların yanı sıra bir öykü de de alışageldiği üzre stephen king'in kendisi oynamakta...
öyküler ise, dediğim gibi, yer yer korku filmlerini hicvedecek kadar absürd, yer yer de ciddi manada gerilime kayacak kadar ciddi...
father's day, adından da belli olacağı üzre, babalar gününde öldürülen bir adamın mezarından çıkıp dehşet dolu dakikalar yaşatması üzerine kurulmuş.
the lonesome death of jordy verril, bir meteoru bulan fakir çiftçinin "yeşermesi"ni anlatıyor. ki o çiftçiyi de stephen king oynuyor. i̇lk defa bu kadar uzun süre kitabından aktarılan bir filmde oynayan king'i başarılı bulduğumu söyleyebilirim.
something to tide you over, kendisini aldatan karısı ve aşığından intikam alma arzusuyla yanıp tutuşan teknoloji düşkünü zengin adamın çok ilginç cinayetine dair bir hikaye sunuyor.
the crate, bir üniversite kampüsünde bulunan 1800'lü yıllara ait bir sandığın içinden çıkan bir yaratığı ve bu yaratığın bir profesörün intikam arzusunu tatmin etmesini anlatıyor.
they're creeping up on ise, benim de çok başarılı bulduğum bir öykü olarak, hamam böcekleriyle savaş halinde olan bir temizlik delisinin başına gelen olayları anlatıyor.
aralarında en çok "they're creeping up on"u gerçekten korku ve gerilim özelliklerine sahip bir öykü olarak nitelendirebiliriz. zira diğerleri daha çok belli bir dönemin korku unsurlarının harmanlanmasıyla oluşmuş olan öyküler. haa, bir de, bu öykülerin aktarılmasında çizgi romanlardan faydalanılması ise hiç kuşkusuz iki dala da meraklı insanlar için bulunmaz bir nimet niteliği taşıyor.
ana öykü ise, çizgi romanını çöpe atan babasına karşı son bir koza sahip olan çocuğu anlatıyor..
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar