bugün
- futbol3
- 5 ağustos 2026 fenerbahçe sturm graz maçı16
- ispanya7
- mohamed salah'ın trabzonspor'a transferi24
- avusturya2
- akrabalarla ilişkiyi kes5
- fransa6
- renault 9 broadway8
- kezoların burada kibirlenmesi5
- saç dökülmesi5
- sözlükte sürekli güzel kızların çaylak olması6
- sözlük yazarlarının tatlıları8
- arkadaşlar bugün kavga yok mu5
- mason greenwood'un galatasaray'a döşeyeceği boru6
- nihoşun ölümü16
- yazın yorganla yatan insan5
- yakışıklı erkeklerin sürekli çaylak olması5
- memduh bashgan14
- artı oy alma yolları5
- çaylak olunca hissedilenler5
- hangi şehrin neyi meşhur4
- en hakiki mürşitteki ilim4
- ekşi sözlük dertleşecek insan veritabanı7
- erdoğan ın dünya lideri olması2
- tavsiye4
- gecenin şiiri5
- mason greenwood5
- halkın fesad'ı ahlakta haiz olduğu derece3
- çin'in abd'ye iha ihracatını yasaklaması11
- haydi selametle kt3
- asteğmen7
- inci sözlüğün sözlük olmakla alakası olmaması3
- mikrodalgaya sucuk koymak4
- meal kuran değildir26
- masklavi ve mel mel gibson'un birbirini artılaması11
- arkadaşlar sizce ben ne kadar sapığım7
- eskort ile dertleşen adam2
- simko39
- tuba büyüküstün7
- moderatörlere sesleniş5
- rambo ariel ortega8
- karşısındaki yazarı kadın sanıp mesaj atan erkek11
- yazarların bildiği en kötü küfür4
- brad pitt4
- sabah alarmı2
- bu saatte yenebilecek şeyler3
- tarhana içen kıroyla işim olmaz yürüü diyen kız4
- yılmaz güney'in sömürgecilerin kucağına oturması7
- özgür özel'in tutuklanması9
- sturm graz4
korku filmlerinin usta ismi george a. romero ile, korku kitaplarının usta ismi stephen king buluşursa ne olur? ortaya yer yer hicve de kayan ama sağlam çıkışlar yapan bir mini dizi olur!
adı da creepshow olur tabii...
beş öyküden - bir de ana hikayeyi sayarsak altı - oluşan filmde, despot bir babanın çöpe attığı, çocuğunun çizgi romanından taşan sayfaları izliyoruz.
father's day, the lonesome death of jordy verril, something to tide you over, the crate ve they're creeping up on isimli öykülerden oluşan 1982 yapımı filmde hal holbrook, adrienne
barbeau, leslie nielsen, ed harris ve ted danson gibi ünlü oyuncuların yanı sıra bir öykü de de alışageldiği üzre stephen king'in kendisi oynamakta...
öyküler ise, dediğim gibi, yer yer korku filmlerini hicvedecek kadar absürd, yer yer de ciddi manada gerilime kayacak kadar ciddi...
father's day, adından da belli olacağı üzre, babalar gününde öldürülen bir adamın mezarından çıkıp dehşet dolu dakikalar yaşatması üzerine kurulmuş.
the lonesome death of jordy verril, bir meteoru bulan fakir çiftçinin "yeşermesi"ni anlatıyor. ki o çiftçiyi de stephen king oynuyor. i̇lk defa bu kadar uzun süre kitabından aktarılan bir filmde oynayan king'i başarılı bulduğumu söyleyebilirim.
something to tide you over, kendisini aldatan karısı ve aşığından intikam alma arzusuyla yanıp tutuşan teknoloji düşkünü zengin adamın çok ilginç cinayetine dair bir hikaye sunuyor.
the crate, bir üniversite kampüsünde bulunan 1800'lü yıllara ait bir sandığın içinden çıkan bir yaratığı ve bu yaratığın bir profesörün intikam arzusunu tatmin etmesini anlatıyor.
they're creeping up on ise, benim de çok başarılı bulduğum bir öykü olarak, hamam böcekleriyle savaş halinde olan bir temizlik delisinin başına gelen olayları anlatıyor.
aralarında en çok "they're creeping up on"u gerçekten korku ve gerilim özelliklerine sahip bir öykü olarak nitelendirebiliriz. zira diğerleri daha çok belli bir dönemin korku unsurlarının harmanlanmasıyla oluşmuş olan öyküler. haa, bir de, bu öykülerin aktarılmasında çizgi romanlardan faydalanılması ise hiç kuşkusuz iki dala da meraklı insanlar için bulunmaz bir nimet niteliği taşıyor.
ana öykü ise, çizgi romanını çöpe atan babasına karşı son bir koza sahip olan çocuğu anlatıyor..
adı da creepshow olur tabii...
beş öyküden - bir de ana hikayeyi sayarsak altı - oluşan filmde, despot bir babanın çöpe attığı, çocuğunun çizgi romanından taşan sayfaları izliyoruz.
father's day, the lonesome death of jordy verril, something to tide you over, the crate ve they're creeping up on isimli öykülerden oluşan 1982 yapımı filmde hal holbrook, adrienne
barbeau, leslie nielsen, ed harris ve ted danson gibi ünlü oyuncuların yanı sıra bir öykü de de alışageldiği üzre stephen king'in kendisi oynamakta...
öyküler ise, dediğim gibi, yer yer korku filmlerini hicvedecek kadar absürd, yer yer de ciddi manada gerilime kayacak kadar ciddi...
father's day, adından da belli olacağı üzre, babalar gününde öldürülen bir adamın mezarından çıkıp dehşet dolu dakikalar yaşatması üzerine kurulmuş.
the lonesome death of jordy verril, bir meteoru bulan fakir çiftçinin "yeşermesi"ni anlatıyor. ki o çiftçiyi de stephen king oynuyor. i̇lk defa bu kadar uzun süre kitabından aktarılan bir filmde oynayan king'i başarılı bulduğumu söyleyebilirim.
something to tide you over, kendisini aldatan karısı ve aşığından intikam alma arzusuyla yanıp tutuşan teknoloji düşkünü zengin adamın çok ilginç cinayetine dair bir hikaye sunuyor.
the crate, bir üniversite kampüsünde bulunan 1800'lü yıllara ait bir sandığın içinden çıkan bir yaratığı ve bu yaratığın bir profesörün intikam arzusunu tatmin etmesini anlatıyor.
they're creeping up on ise, benim de çok başarılı bulduğum bir öykü olarak, hamam böcekleriyle savaş halinde olan bir temizlik delisinin başına gelen olayları anlatıyor.
aralarında en çok "they're creeping up on"u gerçekten korku ve gerilim özelliklerine sahip bir öykü olarak nitelendirebiliriz. zira diğerleri daha çok belli bir dönemin korku unsurlarının harmanlanmasıyla oluşmuş olan öyküler. haa, bir de, bu öykülerin aktarılmasında çizgi romanlardan faydalanılması ise hiç kuşkusuz iki dala da meraklı insanlar için bulunmaz bir nimet niteliği taşıyor.
ana öykü ise, çizgi romanını çöpe atan babasına karşı son bir koza sahip olan çocuğu anlatıyor..
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar