bugün
- 20 eylül 2026 amedspor beşiktaş maçı26
- cizre de havai fişek nedeniyle yangın2
- koca koca adamların stanley termosla gezmesi11
- ölümden korkuyor musunuz25
- gecenin şarkısı12
- sivilce için deneyimli yazar tavsiyeleri52
- 20 eylül 2026 fenerbahçe eyüpspor maçı14
- askerde sahip olunan en büyük lüks17
- 19 eylül 2026 trabzonspor galatasaray maçı36
- adana saimbeylide deprem3
- habire1219
- mustafa kemal atatürk ün boyu3
- size göre akp'nin en büyük ihaneti hangisi15
- her biji amed8
- depresyon6
- amedspor'un süper ligin lideri olması13
- sözlüğün canlandırılması için yapılması gerekenler7
- camilerin propaganda üssüne dönüşmesi15
- uçan arabalar neden çıkmadı6
- pazar gecesi sözlükte 900 online yazar olması5
- 0 0 719
- kabe de filistin bayrağının yasaklanması11
- dualarımız bu akşam beşiktaş ile10
- laik ülkeyi dinciler yönetirse14
- z kuşağı kızlarının escort gibi olması7
- türk düşmanı piçler9
- amed sporlu bir kızı hoplatmak6
- sıfır atık vakfı11
- hamburgerin içindeki domates2
- trabzonspor'un amedspor'u lider yapması5
- kant ın ödev ahlakı2
- claudian clouds33
- sydney sweeney2
- sözlükteki sinsi köpekler8
- hiç fuhuş yaptınız mı6
- konuşmak istemiyorum4
- evrene enerji gönderen müslüman9
- yalnız yaşayan erkek özellikleri7
- sözlük kızlarının kekleri24
- cop318
- sokak köpeklerinin saldırısına uğramak3
- fusya semsiyeli yabanci25
- morkstar3
- vedat muriqi5
- bilerek ponziye dahil olmak7
- true ile sevişmek5
- kadir inanır'ın mirası8
- samed ağırbaş7
- anın görüntüsü22
- sarışın kızlar4
korku filmlerinin usta ismi george a. romero ile, korku kitaplarının usta ismi stephen king buluşursa ne olur? ortaya yer yer hicve de kayan ama sağlam çıkışlar yapan bir mini dizi olur!
adı da creepshow olur tabii...
beş öyküden - bir de ana hikayeyi sayarsak altı - oluşan filmde, despot bir babanın çöpe attığı, çocuğunun çizgi romanından taşan sayfaları izliyoruz.
father's day, the lonesome death of jordy verril, something to tide you over, the crate ve they're creeping up on isimli öykülerden oluşan 1982 yapımı filmde hal holbrook, adrienne
barbeau, leslie nielsen, ed harris ve ted danson gibi ünlü oyuncuların yanı sıra bir öykü de de alışageldiği üzre stephen king'in kendisi oynamakta...
öyküler ise, dediğim gibi, yer yer korku filmlerini hicvedecek kadar absürd, yer yer de ciddi manada gerilime kayacak kadar ciddi...
father's day, adından da belli olacağı üzre, babalar gününde öldürülen bir adamın mezarından çıkıp dehşet dolu dakikalar yaşatması üzerine kurulmuş.
the lonesome death of jordy verril, bir meteoru bulan fakir çiftçinin "yeşermesi"ni anlatıyor. ki o çiftçiyi de stephen king oynuyor. i̇lk defa bu kadar uzun süre kitabından aktarılan bir filmde oynayan king'i başarılı bulduğumu söyleyebilirim.
something to tide you over, kendisini aldatan karısı ve aşığından intikam alma arzusuyla yanıp tutuşan teknoloji düşkünü zengin adamın çok ilginç cinayetine dair bir hikaye sunuyor.
the crate, bir üniversite kampüsünde bulunan 1800'lü yıllara ait bir sandığın içinden çıkan bir yaratığı ve bu yaratığın bir profesörün intikam arzusunu tatmin etmesini anlatıyor.
they're creeping up on ise, benim de çok başarılı bulduğum bir öykü olarak, hamam böcekleriyle savaş halinde olan bir temizlik delisinin başına gelen olayları anlatıyor.
aralarında en çok "they're creeping up on"u gerçekten korku ve gerilim özelliklerine sahip bir öykü olarak nitelendirebiliriz. zira diğerleri daha çok belli bir dönemin korku unsurlarının harmanlanmasıyla oluşmuş olan öyküler. haa, bir de, bu öykülerin aktarılmasında çizgi romanlardan faydalanılması ise hiç kuşkusuz iki dala da meraklı insanlar için bulunmaz bir nimet niteliği taşıyor.
ana öykü ise, çizgi romanını çöpe atan babasına karşı son bir koza sahip olan çocuğu anlatıyor..
adı da creepshow olur tabii...
beş öyküden - bir de ana hikayeyi sayarsak altı - oluşan filmde, despot bir babanın çöpe attığı, çocuğunun çizgi romanından taşan sayfaları izliyoruz.
father's day, the lonesome death of jordy verril, something to tide you over, the crate ve they're creeping up on isimli öykülerden oluşan 1982 yapımı filmde hal holbrook, adrienne
barbeau, leslie nielsen, ed harris ve ted danson gibi ünlü oyuncuların yanı sıra bir öykü de de alışageldiği üzre stephen king'in kendisi oynamakta...
öyküler ise, dediğim gibi, yer yer korku filmlerini hicvedecek kadar absürd, yer yer de ciddi manada gerilime kayacak kadar ciddi...
father's day, adından da belli olacağı üzre, babalar gününde öldürülen bir adamın mezarından çıkıp dehşet dolu dakikalar yaşatması üzerine kurulmuş.
the lonesome death of jordy verril, bir meteoru bulan fakir çiftçinin "yeşermesi"ni anlatıyor. ki o çiftçiyi de stephen king oynuyor. i̇lk defa bu kadar uzun süre kitabından aktarılan bir filmde oynayan king'i başarılı bulduğumu söyleyebilirim.
something to tide you over, kendisini aldatan karısı ve aşığından intikam alma arzusuyla yanıp tutuşan teknoloji düşkünü zengin adamın çok ilginç cinayetine dair bir hikaye sunuyor.
the crate, bir üniversite kampüsünde bulunan 1800'lü yıllara ait bir sandığın içinden çıkan bir yaratığı ve bu yaratığın bir profesörün intikam arzusunu tatmin etmesini anlatıyor.
they're creeping up on ise, benim de çok başarılı bulduğum bir öykü olarak, hamam böcekleriyle savaş halinde olan bir temizlik delisinin başına gelen olayları anlatıyor.
aralarında en çok "they're creeping up on"u gerçekten korku ve gerilim özelliklerine sahip bir öykü olarak nitelendirebiliriz. zira diğerleri daha çok belli bir dönemin korku unsurlarının harmanlanmasıyla oluşmuş olan öyküler. haa, bir de, bu öykülerin aktarılmasında çizgi romanlardan faydalanılması ise hiç kuşkusuz iki dala da meraklı insanlar için bulunmaz bir nimet niteliği taşıyor.
ana öykü ise, çizgi romanını çöpe atan babasına karşı son bir koza sahip olan çocuğu anlatıyor..
Gündemdeki Haberler