bugün
- kendinle sevgili olur muydun sorunsalı8
- sözluk kız ayarlama yeri değildir11
- en iyi yanık kremi5
- fenerbahçede dördüncü ismail kartal dönemi10
- hiçbir kızın senden hoşlanmaması6
- yaş ilerledikçe anlaşılan şeyler9
- kemal derviş4
- yanlış mesleği seçtim denilen an5
- alternatif sözlük arayışı4
- iş verenlerin aç gözlü olması11
- kaslı erkeklerin gizli ruh hastası olması3
- bir gün ölecek olmak6
- sevgiliden gelen ilk canımlı mesaj3
- e okul not girme süresinin bitişi2
- sokaktaki çocuk sesleri3
- en iyi terapi6
- leblebi şekeri3
- çocukluğun bittiği an2
- ismail kartal9
- bugün ne yedin10
- ben saraca kilo verdim sizce yakışıklı olmuşmuyum4
- böceği öldürmek yerine dışarı atan insaflı kişi8
- uludağ sözlük ai3
- kesin bilgi diye bir şey yoktur yaymayalım3
- istanbul2
- müzik dinlemenin felsefesi5
- sol gözün inanilmaz acimasi4
- 2026 dünya kupası11
- yanlışlıkla erkek sikmek9
- kızları etkileme taktiklerini başaramayan erkek3
- güne bir şarkı bırak14
- kapitalizmin gerekliliği2
- insanların kötü kalpli olması2
- şu anda ne yapıyorsun19
- kaos show2
- sinek küçüktür ama mide bulandırır4
- islam düşmanlarına epstein şoku10
- somon pişirdim yanına da şarap açarız diyen kız4
- sözlüğü botların ele geçirmesi3
- sistem patlamış3
- herkesin sevdiği saydığı sempatik bir yazar olmak2
- yalancı insanların en büyük özellikleri2
- chp'nin marka değeri düştü3
- anın görüntüsü20
- arda güler egosu6
- hayatın anlamsız olduğu anlar3
- 30 lu yaşlar14
- 18 haziran 2026 özbekistan kolombiya maçı2
- bugünkü bilgi ile 2000 yıl önce yaşamak4
- sözlükte kendini kadın yapan erkekler3
slave to the grind albümünde yer alan skid row parçası.
zoned out afternoon
let's catch "who's on top of whom"
tell it like it is
'cause it isn't anyway
much to my surprise
i caught it right between the thighs
my sweet little sister
was layin' me away
my jaw dropped dead to the table
she put my cool in shock
crack kills and blood spills baby
but psychos, dykes and transvestites
are on the choppin' block
oh no - i saw my baby
on the creepshow
out on - spillin' my guts on the news
oh no - i caught my woman
on the creepshow
hit me with a shovel 'cause i can't
belive that i dug you
she filled my boots with lead
was it something that i said
a picture paints a thousand ugly words
baby's acting tough
check out my fisticuffs
that's just what she deserves
i can't flip from the station
can't unplug what's done
her six-foot-deep temptation
she nicked my shin, and then
kicked me in,
and then she buried me for fun
oh no - i saw my baby
on the creepshow
out on - spillin' my guts on the news
oh no - i caught my woman
on the creepshow
hit me with a shovel 'cause i can't
belive that i dug you
my jaw dropped dead to the table
she put my cool in shock
crack kills and blood spills baby
but psychos, dykes and transvestites
are on the choppin' block
zoned out afternoon
let's catch "who's on top of whom"
tell it like it is
'cause it isn't anyway
much to my surprise
i caught it right between the thighs
my sweet little sister
was layin' me away
my jaw dropped dead to the table
she put my cool in shock
crack kills and blood spills baby
but psychos, dykes and transvestites
are on the choppin' block
oh no - i saw my baby
on the creepshow
out on - spillin' my guts on the news
oh no - i caught my woman
on the creepshow
hit me with a shovel 'cause i can't
belive that i dug you
she filled my boots with lead
was it something that i said
a picture paints a thousand ugly words
baby's acting tough
check out my fisticuffs
that's just what she deserves
i can't flip from the station
can't unplug what's done
her six-foot-deep temptation
she nicked my shin, and then
kicked me in,
and then she buried me for fun
oh no - i saw my baby
on the creepshow
out on - spillin' my guts on the news
oh no - i caught my woman
on the creepshow
hit me with a shovel 'cause i can't
belive that i dug you
my jaw dropped dead to the table
she put my cool in shock
crack kills and blood spills baby
but psychos, dykes and transvestites
are on the choppin' block
korku filmlerinin usta ismi george a. romero ile, korku kitaplarının usta ismi stephen king buluşursa ne olur? ortaya yer yer hicve de kayan ama sağlam çıkışlar yapan bir mini dizi olur!
adı da creepshow olur tabii...
beş öyküden - bir de ana hikayeyi sayarsak altı - oluşan filmde, despot bir babanın çöpe attığı, çocuğunun çizgi romanından taşan sayfaları izliyoruz.
father's day, the lonesome death of jordy verril, something to tide you over, the crate ve they're creeping up on isimli öykülerden oluşan 1982 yapımı filmde hal holbrook, adrienne
barbeau, leslie nielsen, ed harris ve ted danson gibi ünlü oyuncuların yanı sıra bir öykü de de alışageldiği üzre stephen king'in kendisi oynamakta...
öyküler ise, dediğim gibi, yer yer korku filmlerini hicvedecek kadar absürd, yer yer de ciddi manada gerilime kayacak kadar ciddi...
father's day, adından da belli olacağı üzre, babalar gününde öldürülen bir adamın mezarından çıkıp dehşet dolu dakikalar yaşatması üzerine kurulmuş.
the lonesome death of jordy verril, bir meteoru bulan fakir çiftçinin "yeşermesi"ni anlatıyor. ki o çiftçiyi de stephen king oynuyor. i̇lk defa bu kadar uzun süre kitabından aktarılan bir filmde oynayan king'i başarılı bulduğumu söyleyebilirim.
something to tide you over, kendisini aldatan karısı ve aşığından intikam alma arzusuyla yanıp tutuşan teknoloji düşkünü zengin adamın çok ilginç cinayetine dair bir hikaye sunuyor.
the crate, bir üniversite kampüsünde bulunan 1800'lü yıllara ait bir sandığın içinden çıkan bir yaratığı ve bu yaratığın bir profesörün intikam arzusunu tatmin etmesini anlatıyor.
they're creeping up on ise, benim de çok başarılı bulduğum bir öykü olarak, hamam böcekleriyle savaş halinde olan bir temizlik delisinin başına gelen olayları anlatıyor.
aralarında en çok "they're creeping up on"u gerçekten korku ve gerilim özelliklerine sahip bir öykü olarak nitelendirebiliriz. zira diğerleri daha çok belli bir dönemin korku unsurlarının harmanlanmasıyla oluşmuş olan öyküler. haa, bir de, bu öykülerin aktarılmasında çizgi romanlardan faydalanılması ise hiç kuşkusuz iki dala da meraklı insanlar için bulunmaz bir nimet niteliği taşıyor.
ana öykü ise, çizgi romanını çöpe atan babasına karşı son bir koza sahip olan çocuğu anlatıyor..
adı da creepshow olur tabii...
beş öyküden - bir de ana hikayeyi sayarsak altı - oluşan filmde, despot bir babanın çöpe attığı, çocuğunun çizgi romanından taşan sayfaları izliyoruz.
father's day, the lonesome death of jordy verril, something to tide you over, the crate ve they're creeping up on isimli öykülerden oluşan 1982 yapımı filmde hal holbrook, adrienne
barbeau, leslie nielsen, ed harris ve ted danson gibi ünlü oyuncuların yanı sıra bir öykü de de alışageldiği üzre stephen king'in kendisi oynamakta...
öyküler ise, dediğim gibi, yer yer korku filmlerini hicvedecek kadar absürd, yer yer de ciddi manada gerilime kayacak kadar ciddi...
father's day, adından da belli olacağı üzre, babalar gününde öldürülen bir adamın mezarından çıkıp dehşet dolu dakikalar yaşatması üzerine kurulmuş.
the lonesome death of jordy verril, bir meteoru bulan fakir çiftçinin "yeşermesi"ni anlatıyor. ki o çiftçiyi de stephen king oynuyor. i̇lk defa bu kadar uzun süre kitabından aktarılan bir filmde oynayan king'i başarılı bulduğumu söyleyebilirim.
something to tide you over, kendisini aldatan karısı ve aşığından intikam alma arzusuyla yanıp tutuşan teknoloji düşkünü zengin adamın çok ilginç cinayetine dair bir hikaye sunuyor.
the crate, bir üniversite kampüsünde bulunan 1800'lü yıllara ait bir sandığın içinden çıkan bir yaratığı ve bu yaratığın bir profesörün intikam arzusunu tatmin etmesini anlatıyor.
they're creeping up on ise, benim de çok başarılı bulduğum bir öykü olarak, hamam böcekleriyle savaş halinde olan bir temizlik delisinin başına gelen olayları anlatıyor.
aralarında en çok "they're creeping up on"u gerçekten korku ve gerilim özelliklerine sahip bir öykü olarak nitelendirebiliriz. zira diğerleri daha çok belli bir dönemin korku unsurlarının harmanlanmasıyla oluşmuş olan öyküler. haa, bir de, bu öykülerin aktarılmasında çizgi romanlardan faydalanılması ise hiç kuşkusuz iki dala da meraklı insanlar için bulunmaz bir nimet niteliği taşıyor.
ana öykü ise, çizgi romanını çöpe atan babasına karşı son bir koza sahip olan çocuğu anlatıyor..
güzel, eğlenceli, biraz dandik bir kerli parçası. sözlerinide bulursam yazarım.
1982 yılı mahsulu senaryosu stephen king tarafından yazılmış, george a romero tarafından yönetilmiş olan abd yapımı film.
4 kısa hikayeden oluşan eğlenceli film.
bölümlerden birinde usta yazar stephen king'i aptal, sakar ve beceriksiz bir redneck rolünde görüyoruz, ve eserleri kadar oyunculuğuna da hayran oluyoruz..
yine şaşırtıcı bir rol leslie nielsen'dan geliyor. ismini daima kahkahalarya yadettiğimiz üstadı bu defa erol taş'a taş çıkartan bir kötü adam rolünde görüyoruz.
sonra son bölümde hep beraber kusuyoruz.
bölümlerden birinde usta yazar stephen king'i aptal, sakar ve beceriksiz bir redneck rolünde görüyoruz, ve eserleri kadar oyunculuğuna da hayran oluyoruz..
yine şaşırtıcı bir rol leslie nielsen'dan geliyor. ismini daima kahkahalarya yadettiğimiz üstadı bu defa erol taş'a taş çıkartan bir kötü adam rolünde görüyoruz.
sonra son bölümde hep beraber kusuyoruz.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar