bugün
- hiç bir diktatör iç savaş çıkarmadan gitmez11
- ölümden korkuyor musunuz11
- arkadaşlar ben yine kilo aldım ya15
- queen feristah15
- flört etmeyen liberter öğretmen3
- mazotun yarım litresi 50 tl25
- ayı dövmenin aslında zor olmaması10
- bir bela geliyor28
- işiniz gücünüz yok mu11
- fusya semsiyeli yabanci20
- gocu43
- erkeklerin her konuşmayı flörte bağlaması6
- bir kadın uğruna hayatını değiştirmek5
- karı diyen öküzleri gırtlaklama isteği10
- gecenin şarkısı18
- ayıyla güreşmek7
- hafızayı sildirmek6
- masada aniden ayağa kalkıp şiir okuyan erkek8
- sözlükte en çok sevdiğiniz olay7
- sözlükten korkmak5
- bir kadından hoşlanmak3
- açık oylayan favlayan msj atan nickaltı giren kız6
- matrix te yaşadığımız gerçeği4
- sözlük yazarlarının gerçek adları41
- erkekler neden evlenmek ister15
- arkadaşlar çabuk buraya bakın5
- insanları imcitmeyi havalı bir şey sanan ibneler6
- apo'nun villası11
- uludağ itiraf15
- eve gelen escorta lahmacun söylemek5
- zalbert ramstein4
- kendin hakkında bir entry bırak9
- 195 kaslı pilot14
- kürdü sevin21
- uludağ sözlük evreni8
- donald trump'un türk askerini övmesi10
- melatonin2
- bilin bakalım ben kimin fakesiyim6
- gerçeğin önemi kalmadığı gerçeği3
- nervio12
- hasan atilla uğur14
- izmirbeyefendisi'nin şemsiyeli olması6
- para yok huzur var11
- sözlüğün insanı dertlendirmesi5
- mazotun litresi 101 lira35
- yağmurda ıslanınca murat kekilli ye benzeyen kız4
- intihar düşüncesi2
- arkadaşlar çok kırıcısınız6
- heyt bea gocu mu5
- sözlükteki kaliteli yazarlar41
jön türkler ve 1908 ihtilali adlı kitaptan ;
ancak, cemiyetin geri kalanları son çatışmada aldıkları yaraları onarmaya uğraşa dursunlar, birden, hiç beklenilmedik bir şel oldu. bir ya da ikisi dışında, avrupadaki bütün jön türkler ani olarak abdülhamit'e karşı sürdürdükleri savaştan vazgeçtiler. murat bey'in liderliğinde bir grup boğaz kıyılarına kadar uzanıp daha birgün önce lanet yağdırdıkları padişahın ayaklarına kapanacak kadar ileriye götürdüler işi. istanbul'daki cemiyet bu beklenmedik darbenin etkisinden hiçbir zaman toparlanamadı. sayfa 65.
ahmet celalettin paşa, murat bey ile yaptığı tartışmalarda hayli taktik kullanmıştı: padişahın gururlu bir insan olduğunu, jön türklerin şimdiye dek kullandıkları yöntemlerle başarıya ulaşamalarını mümkün görmediğini söylemişti. murat'ı, padişahın sonunda ıslahat gerektiğine kannat getirdiğine, ancak, durumundan ötürü, böyle hareket etmeye zorlandığı kanısı uyanacağından bunu gerçekleştiremediğine inandırmayı başarmıştı. murat, bunu mantıklı bir açıklama olarak kabul etmiş ve celalettin eline geçirdiği fırsatı yerinde kullanarak, bir yandan yardım etmek için çırpınan, öte yandan kendisine verilen emirlere karşı gelmekten çekinen bir tavır benimsemişti. böylece, murat'a dikkatli oynarsa ve padişaha hakaret etmek yerine onun gururunu okşayacak iltifatlarda bulunursa, her istediğini elde edebileceğini söyleyecekti. bütün bu kışkırtmaların üzerine bir de jön türklerin padişaha karşı savaşmaktan vazgeçmeyi kabul etmeleri halinde bütün siyasi suçluların ve sürgünlerin affedileceği konusunda sağlam bir garanti verecekti. aksi halde cemiyet üyeleri bundan böyle daha da şiddetli muamele göreceklerdi.
anlaşılan, murat'ı etkileyen daha başka güçler de söz konusuydu. belki de bunların en önemlisi, düşlediği islam imparatorluğu'yla ilgiliydi. celalettin paşa'nın bu konuyu işlemesi mümkündür, ama hiç konuşulmamış bile olsa, murat bey böyle bir emeli gerçekleştirmek için padişaha bir şekilde yaklaşması gerektiğini kendiliğinden kavramış olmalıdır. onu çok üzen bir diğer sorun da kendi çıkardığı mizan dergisinin osmanlı imparatorluğu dahilinde birçok insanın hapsedilmesine ya da sürülmesine sebep olmasıydı. özellikle son tutuklamalardan sonra murat, bir pire için yorgan yaktıklarını, cemiyetin neden olduğu perişanlığı dengeleyecek bir hızda ilerleyemediğini düşünmeye başlamışa benzemektedir. bütün bunların yanı sıra bir de istanbul'da bıraktığı çocuklarının özlemi, murat'ı iyice zor duruma düşürmekteydi.
sf 66, 67.
ancak, cemiyetin geri kalanları son çatışmada aldıkları yaraları onarmaya uğraşa dursunlar, birden, hiç beklenilmedik bir şel oldu. bir ya da ikisi dışında, avrupadaki bütün jön türkler ani olarak abdülhamit'e karşı sürdürdükleri savaştan vazgeçtiler. murat bey'in liderliğinde bir grup boğaz kıyılarına kadar uzanıp daha birgün önce lanet yağdırdıkları padişahın ayaklarına kapanacak kadar ileriye götürdüler işi. istanbul'daki cemiyet bu beklenmedik darbenin etkisinden hiçbir zaman toparlanamadı. sayfa 65.
ahmet celalettin paşa, murat bey ile yaptığı tartışmalarda hayli taktik kullanmıştı: padişahın gururlu bir insan olduğunu, jön türklerin şimdiye dek kullandıkları yöntemlerle başarıya ulaşamalarını mümkün görmediğini söylemişti. murat'ı, padişahın sonunda ıslahat gerektiğine kannat getirdiğine, ancak, durumundan ötürü, böyle hareket etmeye zorlandığı kanısı uyanacağından bunu gerçekleştiremediğine inandırmayı başarmıştı. murat, bunu mantıklı bir açıklama olarak kabul etmiş ve celalettin eline geçirdiği fırsatı yerinde kullanarak, bir yandan yardım etmek için çırpınan, öte yandan kendisine verilen emirlere karşı gelmekten çekinen bir tavır benimsemişti. böylece, murat'a dikkatli oynarsa ve padişaha hakaret etmek yerine onun gururunu okşayacak iltifatlarda bulunursa, her istediğini elde edebileceğini söyleyecekti. bütün bu kışkırtmaların üzerine bir de jön türklerin padişaha karşı savaşmaktan vazgeçmeyi kabul etmeleri halinde bütün siyasi suçluların ve sürgünlerin affedileceği konusunda sağlam bir garanti verecekti. aksi halde cemiyet üyeleri bundan böyle daha da şiddetli muamele göreceklerdi.
anlaşılan, murat'ı etkileyen daha başka güçler de söz konusuydu. belki de bunların en önemlisi, düşlediği islam imparatorluğu'yla ilgiliydi. celalettin paşa'nın bu konuyu işlemesi mümkündür, ama hiç konuşulmamış bile olsa, murat bey böyle bir emeli gerçekleştirmek için padişaha bir şekilde yaklaşması gerektiğini kendiliğinden kavramış olmalıdır. onu çok üzen bir diğer sorun da kendi çıkardığı mizan dergisinin osmanlı imparatorluğu dahilinde birçok insanın hapsedilmesine ya da sürülmesine sebep olmasıydı. özellikle son tutuklamalardan sonra murat, bir pire için yorgan yaktıklarını, cemiyetin neden olduğu perişanlığı dengeleyecek bir hızda ilerleyemediğini düşünmeye başlamışa benzemektedir. bütün bunların yanı sıra bir de istanbul'da bıraktığı çocuklarının özlemi, murat'ı iyice zor duruma düşürmekteydi.
sf 66, 67.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar