bugün
- 4 kasım 2026 fenerbahçe liverpool maçı71
- fenerbahçe liverpool'u yensin sakso çekeceğim25
- siyah sütyen5
- terapi niteliğindeki şeyler5
- meme3
- sözlükte kim kimle sevgili27
- sözlük hanımlarının bugünkü kıyafetleri7
- maçtan önce atıp tutan galatasaraylı yazarlar10
- iyi memenin sırrı6
- evrim varsa neden yarı insan yarı maymun yok5
- sözlüğün en şık erkeği12
- queen ravenna adlı yazarın cerrah olması13
- iyi menemenin sırrı4
- güzel bir kız nasıl tavlanır6
- nervio43
- fenerbahçeli yazarlar7
- kale3112 ifşa8
- selahattin demirtaşın hapiste 10 yılını doldurması2
- true esaretten kurtulacak4
- passatı olan erkek6
- giresunlu kızlar6
- yakın zamanda çaylak olacakmış gibi hissetmek4
- ese dezze8
- engineer288
- sabaha kadar uyumamak3
- kız sanılan ama erkek çıkan poposu güzel yazar6
- gece uyumadan önce düşünülen şeyler5
- sabah akşam nervio yu konuşan sözlük11
- 8 haziran 2016 sözlükte yaşanan ifşa skandalı7
- yakıştırdığım çiftler serisi 115
- gel münihe sözünü tut travel4
- tacettin libosoglu4
- ben jesus olsam4
- futbol17
- fenerbahçe14
- uefa şampiyonlar ligi7
- kassız erkek neye benzer5
- arkadaşlar bi bakar mısınız9
- liverpool fc6
- muhallebi yerken disi kirmak4
- herif olmanın zorlukları4
- balık yemeye yunanistan'a giden sözlük yazarı7
- herkesin beni evlendirmeye çalışması5
- anto'nun kuyumcu olması3
- türkiye12
- üstteki yazar hakkındaki varsayımlarınız7
- türkiye'nin haritada büyümesi2
- hangi yazarlar nereliye benziyor4
- sözlük yazarlarından aforizmalar3
- aşk9
jön türkler ve 1908 ihtilali adlı kitaptan ;
ancak, cemiyetin geri kalanları son çatışmada aldıkları yaraları onarmaya uğraşa dursunlar, birden, hiç beklenilmedik bir şel oldu. bir ya da ikisi dışında, avrupadaki bütün jön türkler ani olarak abdülhamit'e karşı sürdürdükleri savaştan vazgeçtiler. murat bey'in liderliğinde bir grup boğaz kıyılarına kadar uzanıp daha birgün önce lanet yağdırdıkları padişahın ayaklarına kapanacak kadar ileriye götürdüler işi. istanbul'daki cemiyet bu beklenmedik darbenin etkisinden hiçbir zaman toparlanamadı. sayfa 65.
ahmet celalettin paşa, murat bey ile yaptığı tartışmalarda hayli taktik kullanmıştı: padişahın gururlu bir insan olduğunu, jön türklerin şimdiye dek kullandıkları yöntemlerle başarıya ulaşamalarını mümkün görmediğini söylemişti. murat'ı, padişahın sonunda ıslahat gerektiğine kannat getirdiğine, ancak, durumundan ötürü, böyle hareket etmeye zorlandığı kanısı uyanacağından bunu gerçekleştiremediğine inandırmayı başarmıştı. murat, bunu mantıklı bir açıklama olarak kabul etmiş ve celalettin eline geçirdiği fırsatı yerinde kullanarak, bir yandan yardım etmek için çırpınan, öte yandan kendisine verilen emirlere karşı gelmekten çekinen bir tavır benimsemişti. böylece, murat'a dikkatli oynarsa ve padişaha hakaret etmek yerine onun gururunu okşayacak iltifatlarda bulunursa, her istediğini elde edebileceğini söyleyecekti. bütün bu kışkırtmaların üzerine bir de jön türklerin padişaha karşı savaşmaktan vazgeçmeyi kabul etmeleri halinde bütün siyasi suçluların ve sürgünlerin affedileceği konusunda sağlam bir garanti verecekti. aksi halde cemiyet üyeleri bundan böyle daha da şiddetli muamele göreceklerdi.
anlaşılan, murat'ı etkileyen daha başka güçler de söz konusuydu. belki de bunların en önemlisi, düşlediği islam imparatorluğu'yla ilgiliydi. celalettin paşa'nın bu konuyu işlemesi mümkündür, ama hiç konuşulmamış bile olsa, murat bey böyle bir emeli gerçekleştirmek için padişaha bir şekilde yaklaşması gerektiğini kendiliğinden kavramış olmalıdır. onu çok üzen bir diğer sorun da kendi çıkardığı mizan dergisinin osmanlı imparatorluğu dahilinde birçok insanın hapsedilmesine ya da sürülmesine sebep olmasıydı. özellikle son tutuklamalardan sonra murat, bir pire için yorgan yaktıklarını, cemiyetin neden olduğu perişanlığı dengeleyecek bir hızda ilerleyemediğini düşünmeye başlamışa benzemektedir. bütün bunların yanı sıra bir de istanbul'da bıraktığı çocuklarının özlemi, murat'ı iyice zor duruma düşürmekteydi.
sf 66, 67.
ancak, cemiyetin geri kalanları son çatışmada aldıkları yaraları onarmaya uğraşa dursunlar, birden, hiç beklenilmedik bir şel oldu. bir ya da ikisi dışında, avrupadaki bütün jön türkler ani olarak abdülhamit'e karşı sürdürdükleri savaştan vazgeçtiler. murat bey'in liderliğinde bir grup boğaz kıyılarına kadar uzanıp daha birgün önce lanet yağdırdıkları padişahın ayaklarına kapanacak kadar ileriye götürdüler işi. istanbul'daki cemiyet bu beklenmedik darbenin etkisinden hiçbir zaman toparlanamadı. sayfa 65.
ahmet celalettin paşa, murat bey ile yaptığı tartışmalarda hayli taktik kullanmıştı: padişahın gururlu bir insan olduğunu, jön türklerin şimdiye dek kullandıkları yöntemlerle başarıya ulaşamalarını mümkün görmediğini söylemişti. murat'ı, padişahın sonunda ıslahat gerektiğine kannat getirdiğine, ancak, durumundan ötürü, böyle hareket etmeye zorlandığı kanısı uyanacağından bunu gerçekleştiremediğine inandırmayı başarmıştı. murat, bunu mantıklı bir açıklama olarak kabul etmiş ve celalettin eline geçirdiği fırsatı yerinde kullanarak, bir yandan yardım etmek için çırpınan, öte yandan kendisine verilen emirlere karşı gelmekten çekinen bir tavır benimsemişti. böylece, murat'a dikkatli oynarsa ve padişaha hakaret etmek yerine onun gururunu okşayacak iltifatlarda bulunursa, her istediğini elde edebileceğini söyleyecekti. bütün bu kışkırtmaların üzerine bir de jön türklerin padişaha karşı savaşmaktan vazgeçmeyi kabul etmeleri halinde bütün siyasi suçluların ve sürgünlerin affedileceği konusunda sağlam bir garanti verecekti. aksi halde cemiyet üyeleri bundan böyle daha da şiddetli muamele göreceklerdi.
anlaşılan, murat'ı etkileyen daha başka güçler de söz konusuydu. belki de bunların en önemlisi, düşlediği islam imparatorluğu'yla ilgiliydi. celalettin paşa'nın bu konuyu işlemesi mümkündür, ama hiç konuşulmamış bile olsa, murat bey böyle bir emeli gerçekleştirmek için padişaha bir şekilde yaklaşması gerektiğini kendiliğinden kavramış olmalıdır. onu çok üzen bir diğer sorun da kendi çıkardığı mizan dergisinin osmanlı imparatorluğu dahilinde birçok insanın hapsedilmesine ya da sürülmesine sebep olmasıydı. özellikle son tutuklamalardan sonra murat, bir pire için yorgan yaktıklarını, cemiyetin neden olduğu perişanlığı dengeleyecek bir hızda ilerleyemediğini düşünmeye başlamışa benzemektedir. bütün bunların yanı sıra bir de istanbul'da bıraktığı çocuklarının özlemi, murat'ı iyice zor duruma düşürmekteydi.
sf 66, 67.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar