bugün
- sözlük erkeklerinin bicepsleri56
- bugün uyuyakalmışım11
- yan sen derdine benden ala mal yok yine sana9
- 9 5 çalışan ipneler11
- cenazende kötü bilirdik denmesi12
- terlikle döven anne13
- akşamki tantana13
- arap neferler9
- açtığınız başlığa entry girilmemesi6
- türküm doğruyum çalışkanım15
- ideal koca3
- hesabını gizleyen erkek yazar8
- 21 ekim 2026 lille galatasaray maçı21
- poğaça yiyen kız6
- gammazların gizli hesapları görebilmesi6
- saatlerce sözlükte gezip entry girmeyen yazar2
- evliliğin süper bir şey olması5
- fatma betül sayan kaya16
- uludağ sözlük ün insana hiçbir şey kazandırmaması16
- dolarla sigarasini yakan ogrenci2
- kargaların insanları fişlemesi5
- uludede ile camiye gitmek3
- bir kaplumbağanın acele işi olması4
- köftenin insandan çok güven vermesi5
- kokoreç10
- açtığın başlığa yazılanları favlama kuralı3
- grup yeke yek2
- özlale'nin fon krizinde gönüllü iade eleştirisi7
- patlıcanın organize suç örgütü kurması3
- from gold'un bicepsleri11
- gocu2
- bir salatalığın geçmişinden utanması3
- hurdacı aradı ben kaçtım2
- sözlük yazarlarının tatlıları18
- hayatta başarısı olmayıp güzel hapşıran insan4
- uzaylı dışkısından gübre yapılır mı3
- sokağın sinirli hacı amcası3
- lokum gibi3
- ekepeliler den kurtulacağını zanneden hayalperest2
- hurdacı geldi hurdacı2
- uzaylılar seracılık yapıyorlar mı2
- muzlu centro5
- yarayı ateşle dağlamak5
- ilişkide kıskançlık ve mülkiyet4
- 20 ekim 2026 fenerbahçe slavia prag maçı22
- fenerbahahahahahçe9
- kanada başbakanı'nın türkiye ziyareti4
- travesti uzaylılar var mı4
- sude sendromu3
- derin2
tanım : hayatımı özetleyebilecek, yaşadığım süreçte, her vakit arka fonda çalabilecek mor ve ötesi eseri.
bazen herkesin yalnız hissettiği olur kendisini..herhangi bir şeye kızmışsındır anlık, veya istediğin bir şey yolunda gitmemiştir kafan atmıştır, bakarsın o an çevrende kimse yok seni anlayabilecek, hatta seni anlayabilecek nitelemesini geçtim, hiç kimse yoktur. fakat belli bi' süre sonra kendini biraz olsun iyi hissettiğinde etrafına baktığında yalnız olmadığını görürsün..
ama eğer, "olasılıklar, şanslar" ne olursa olsun "olaylar senin hep tersine"yken bunu belli bi' zaman sorgulamazsın başlarda, ama içine de atarsın biraz. işte bazen bu içine attıkların dışa çıkmaya çalışır, kısa süreliğine de olsa bastırırsın onları. bazen, "yanlış yerde ve yanlış zaman"larda bulunursun ama bu sürelerde kendini kandırırsın genelde, çünkü "bunlar hep aldatmaca"dır.
bir gün sabahın köründe kalkarsın, daha önce atlası çıkarıp haritada bile yerini bulmakta güçlük çektiğin bi' kentte gözlerini açmışsındır sabaha. güneş tepelerin üstünden doğmuştur, " sen sessizce uyurken", odana, gözlerinin içine içine vurmaktadır. derin bi' uykudan uyanmışsındır belki de, etrafına bakarsın, kimse yoktur, ailen, arkadaşların, kısacası herkesten uzakta"tesadüfen yalnızsın"dır ama önünde koca bi' gün vardır, yani "yolun başındasın"dır.
çıkarsın dışarı, çok kısa süre önce tanıştığın insanlarla karşılaşırsın, konuşursun, sana uzak kelimelerle. tanıdık olmayan sokaklardan, evlerin yanından geçersin, "burda ne işim var ki benim" dersin, bu olanların "ne kadar boş şeyler" olduğunu düşünürsün kendi kendine..
eve dönersin, sevdiklerin düşer aklına. o sırada büyük bir kısmı beraberdir belki de, seslerini duymak istersin, şansını denersin, sadece 5 dakika - o da onların seslerini duyamadan - iğrenç görüntü kalitesinde yüzlerini görürsün, onlar senin sesini duyarken. hepsini de göremezsin zaten, sadece bir kısmını. meşgul olduklarını, daha sonra konuşabileceğinizi söyleyip, konuşmayı - tek taraflı konuşmayı, konuşan ben oluyorum - sonlandırırlar. içten içe "gizlice ağlarsın", içinde bulunan "biraz umut, biraz sevgi"nin - sanılanın aksine - hiçbir şey ifade etmediğini görürsün.
onlardan kilometrelerce uzaktayken, bir kez daha yalnız olduğunu hatırlarsın, hayat devam ederken, "onlar yaşarken sen ölmezsin, acılar akıp gider"..
bir başka güne uyanırsın, gece rüyanda onları hatırlatan şeyler görmüşsündür. bi' hışımla kalkarsın, yine etrafına baktığında kimseyi göremezsin, "yalnız" olduğun gerçeği kafana dank diye iner..hayatın boyunca sürekli o kavramla beraber yaşamış olsan da hala ona alışamadığını, öte yandan onla yaşamak zorunda olduğunu anlarsın. yine yolun başına döndüğünü farkedersin;
" tesadüfen yalnız, henüz yolun başındasın"dır.
"tesadüfen yalnız, gerçeklerin başındasın"dır...
bazen herkesin yalnız hissettiği olur kendisini..herhangi bir şeye kızmışsındır anlık, veya istediğin bir şey yolunda gitmemiştir kafan atmıştır, bakarsın o an çevrende kimse yok seni anlayabilecek, hatta seni anlayabilecek nitelemesini geçtim, hiç kimse yoktur. fakat belli bi' süre sonra kendini biraz olsun iyi hissettiğinde etrafına baktığında yalnız olmadığını görürsün..
ama eğer, "olasılıklar, şanslar" ne olursa olsun "olaylar senin hep tersine"yken bunu belli bi' zaman sorgulamazsın başlarda, ama içine de atarsın biraz. işte bazen bu içine attıkların dışa çıkmaya çalışır, kısa süreliğine de olsa bastırırsın onları. bazen, "yanlış yerde ve yanlış zaman"larda bulunursun ama bu sürelerde kendini kandırırsın genelde, çünkü "bunlar hep aldatmaca"dır.
bir gün sabahın köründe kalkarsın, daha önce atlası çıkarıp haritada bile yerini bulmakta güçlük çektiğin bi' kentte gözlerini açmışsındır sabaha. güneş tepelerin üstünden doğmuştur, " sen sessizce uyurken", odana, gözlerinin içine içine vurmaktadır. derin bi' uykudan uyanmışsındır belki de, etrafına bakarsın, kimse yoktur, ailen, arkadaşların, kısacası herkesten uzakta"tesadüfen yalnızsın"dır ama önünde koca bi' gün vardır, yani "yolun başındasın"dır.
çıkarsın dışarı, çok kısa süre önce tanıştığın insanlarla karşılaşırsın, konuşursun, sana uzak kelimelerle. tanıdık olmayan sokaklardan, evlerin yanından geçersin, "burda ne işim var ki benim" dersin, bu olanların "ne kadar boş şeyler" olduğunu düşünürsün kendi kendine..
eve dönersin, sevdiklerin düşer aklına. o sırada büyük bir kısmı beraberdir belki de, seslerini duymak istersin, şansını denersin, sadece 5 dakika - o da onların seslerini duyamadan - iğrenç görüntü kalitesinde yüzlerini görürsün, onlar senin sesini duyarken. hepsini de göremezsin zaten, sadece bir kısmını. meşgul olduklarını, daha sonra konuşabileceğinizi söyleyip, konuşmayı - tek taraflı konuşmayı, konuşan ben oluyorum - sonlandırırlar. içten içe "gizlice ağlarsın", içinde bulunan "biraz umut, biraz sevgi"nin - sanılanın aksine - hiçbir şey ifade etmediğini görürsün.
onlardan kilometrelerce uzaktayken, bir kez daha yalnız olduğunu hatırlarsın, hayat devam ederken, "onlar yaşarken sen ölmezsin, acılar akıp gider"..
bir başka güne uyanırsın, gece rüyanda onları hatırlatan şeyler görmüşsündür. bi' hışımla kalkarsın, yine etrafına baktığında kimseyi göremezsin, "yalnız" olduğun gerçeği kafana dank diye iner..hayatın boyunca sürekli o kavramla beraber yaşamış olsan da hala ona alışamadığını, öte yandan onla yaşamak zorunda olduğunu anlarsın. yine yolun başına döndüğünü farkedersin;
" tesadüfen yalnız, henüz yolun başındasın"dır.
"tesadüfen yalnız, gerçeklerin başındasın"dır...
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar