bugün
- muhtar gocu7
- gocu34
- benimle çok uğraşılması7
- okeyde taş çalma yöntemleri8
- karınız için yeni yıkanmış perdeleri asar mısınız6
- nasuh mahruki7
- sarapci koala hatayi20
- sanatımı ekşi sözlükte icra etmeye karar vermem13
- ak partililerin apoya villa yaptırması15
- 20 ilde yeni nesil suç örgütü 155 gözaltı8
- sabahları nefret edilen şeyler15
- kibarhergele7
- gocu'ya lakap buluyoruz kampanyası19
- günün sorusu8
- menemene soğan koyup ülkeyi ikiye bölmek9
- arkadaşlar oha gammaz olmuşum4
- hangi renk sizce kızlar3
- dönerciye gidip beni şaşırt demek8
- sözlükte takıla takıla hayata adapte olamamak2
- çeçenistan danışmanının cübbeli ahmet'i ziyareti8
- iremga11
- kendi cenazene erken gelmek6
- kalitesiz insan3
- sözlükte her gün bir yazarı şımartıyoruz3
- kolları damarlı erkek10
- yazarların kulaklığında şu an çalan şarkı13
- eksi almak icin girdi yazmak6
- sözlükte fake kız hesabı neden yok3
- huzurluyken birden iş ortamını hatırlamak2
- karıncayı sikeceksin belini incitmeyeceksin2
- günün şarkısı7
- elissa4
- bademli yeşil zeytin3
- hamferdi yazarlar6
- deniz gül3
- bu işin içinde bir iş var4
- kinci sözlük2
- 13 eylül 2026 galatasaray kocaelispor maçı28
- yalın dinleyen erkek3
- yılbaşı gecesinin diğer gecelerden farkı olmaması7
- lotus esprit3
- gazze de enkazdan 17 yeni ceset çıkarılması4
- perde asmak4
- sol frame de entry girebilecek başlık bulamamak4
- kadınların güçlü erkek tercihi19
- akepenin statü konusunu bilinçli ezdirmiş olması2
- iltica3
- suriye de mahsur kalmış yobaz bacılar4
- dövmesiz bir kızı gelin getirmek6
- kafasına güneş gözlüğü takan erkek4
ilkbaharda başlayıp sonbaharda son bulan, bir garip aşkı anlatan hikaye.
Lise yılları... aşkı en saf, en deli haliyle yaşadığımız yıllar...Herkesin koluna bir sevgili taktığı yıllar. Bir istisna var tabi: ben!
Kafede oturuyoruz arkadaşlarla. Bakıyorum, ibne alttan alttan kıza mesaj atıyor.
-Daha demin kızı evine bırakıp yanımıza gelmedin mi olm sen?
+napim kanka, mesaj atıyo kız, cevap atmasam olmaz şimdi.
Güya beraber bir şeyler yapmaya gelmişiz. Herkes birini bulmuş, mesajlaşıyor. işin kötü tarafı, taşşak da geçemiyorum. Ağzımı açsam arı gibi üşüşecekler.
Amınıza koyim lan sizin dedim, siklemediler. Sesimi biraz daha yükselterek dedim, yine siklemediler. Daha da yükselttim; en son birisi sikledi. Karşı masaya servis yapan eleman yanıma yaklaştı: "dostum sakin ol. Bayan müşteriler rahatsız olabilir" dedi. O an, can sıkıntısının verdiği mutsuzluk ve benimle konuşan birine rastlamamın mutluluğu birbirine karıştı.
Eleman, yanımdan hızlı adımlarla uzaklaştı. Peş peşe sigara yakıyorum sıkıntıdan.
boş boş etrafı izlemeye başladım ben de. Derken bir adet güzel kız, radara yakalandı. Beline kadar uzanan sarı saçları ve renkli gözleriyle dikkatimi çekmeyi başarmıştı. Tek başınaydı. Belli ki birini bekliyordu. Tabi ya, erkek arkadaşını bekliyordu. Böylesine güzel bir kız, boşta kalır mıydı? Kızın yanına gidip, senin gibi kızı iki saattir bekleten erkeğin beyin loblarını sikeyim demek istedim bir an. iltifat olarak yani... Sonra vazgeçtim, utanmıştım sanırım.
bu şekilde kafamda bin tilki sikerken, arkadaşı geldi, yanına oturdu. Beklediği arkadaş kız imiş. iki saattir boşuna üzülmüştüm. Bu arada, sahiden de üzülmüştüm. Niyeyse artık...
kızı hafiften hafiften kesmeye başladım. önüme döndüğümde, o da bana bakıyordu. Kafamı çevirdiğimdeyse, önüne dönüyordu. Böyle, garip bir kovalamaca vardı aramızda...
Aradan biraz zaman geçtikten sonra, arkadaşının kulağına bir şeyler fısıldadı. Bu fısıldamanın hemen ardından, arkadaşı bana dönüp baktı... demek ki kız da benden etkilenmişti. Bunu arkadaşıyla paylaşmıştı ve arkadaşı da bu yüzden bana alıcı gözüyle baktı. ince hesaplar yapıyorum. maksat, 12 den vurmak.
Devir, icraat devridir dostlar. Haydin, kızın yan tarafındaki tabureye çökelim. Biraz ilerletelim muhabbeti.
Bayağı bir ilerlettik muhabbeti. Betül, kalkmaları gerektiğini söyledi. Msn di, telefon numarasıydı alındı. Tekrar görüşme ümidiyle ayrıldık. Sonra arkadaşların yanına geçtim. Aynen bıraktığım gibilerdi...
-iki saattir yanınızda yokum lan! Hiç mi merak etmediniz nerdeyim diye?
+...
Akşam, msn e girdim. Baktım, biri beni eklemiş. Bir daha baktım, nicki betül dü. Yaklaşık 3 saat konuştuk. Bu, birkaç gün devam etti. Sonraları, mesajlaşmaya başladık. Artık niyetimi belli etmeye başlamıştım. O da bana karşı boş değildi. Olacaktı bu iş, hissediyordum. Nitekim oldu da...
ilk başlarda her şey çok güzeldi. Birbirimizi çok iyi anlıyorduk. Hobilerimiz de hemen hemen aynıydı. Hepsinden önemlisi, birbirimizi seviyorduk. En azından ben seviyordum. Hem de öyle böyle değil be kanka...
Bir gün, gayet basit bir nedenden ötürü kavga ettik. Kavga, büyüdükçe büyüdü. Oturup adam akıllı konuşacak fırsatı bulamadan araya yaz tatili girdi. O başka bir şehre gitti tatilde, ben başka bir şehre. her zaman ilk mesajı atan kız, artık attığım mesajlara bile cevap atmamaya başladı. Msn de de hiç çevrimiçi olmuyordu.
Okullar açılacaktı. ikimiz de tatilden döndük. Mesajlarıma cevap alamayınca, ben de mesaj atmamaya başlamıştım. Birkaç gün süren suskunluk, onun attığı mesajla bozuldu. Mesaj: "Bu akşam beni evden al. Sahilde dolanalım biraz. Konuşmamız gerekiyor." Ne söyleyeceğini az buçuk kestiriyordum.
Evinden aldım, yürümeye başladık.
-Betül, çok saçma bir nedenden ötürü kavga ettik. Sana karşı sesimi biraz yükselttim o sırada. Özür dilerim.
+Gerek yok Kadir.
-Neden?
+Kadir, bak, düşündüm de ayrılmamız ikimiz için de iyi olacak sanırım.
-...
+bir şey söylemeyecek misin?
-Ne dememi bekliyorsun?
Son kez evine bıraktım onu. Sonra sahile döndüm. O gece yalnız kalmak istemiyordum. Yanıma çok kral iki tane arkadaş buldum: bira ve sigara... bütün geceyi beraber geçirdik.
***
Aradan çok vakit geçti. Şimdi düşünüyorum da, aşkımız yaprak gibiydi bizim. incecik bir bağ ile bağlıydı kalplerimize... ilkbaharda açmıştı. Sonbaharda soldu... ilkbaharda başlamıştı bu aşk, sonbaharda bitti...
***
Başlarda hep sonunu düşledik,
Birkaç farklı mutlu son hazırladık hikayemize.
Sonuna geldik, başları özledik,
Hava çoktan kararmış, geriye dönemedik,
Hüzün temalı düşlere daldık, ilkbahara kadar...
Dudaklarından zoraki döküldü veda cümleleri.
Gölgem, gölgene gülümserken,
Açıldı yüreklerin ayrılığa bakan pencereleri.
Bundan böyle, ömrümden ömür versem nafile
Yaprağın ömrü, sonbahara kadar...
Lise yılları... aşkı en saf, en deli haliyle yaşadığımız yıllar...Herkesin koluna bir sevgili taktığı yıllar. Bir istisna var tabi: ben!
Kafede oturuyoruz arkadaşlarla. Bakıyorum, ibne alttan alttan kıza mesaj atıyor.
-Daha demin kızı evine bırakıp yanımıza gelmedin mi olm sen?
+napim kanka, mesaj atıyo kız, cevap atmasam olmaz şimdi.
Güya beraber bir şeyler yapmaya gelmişiz. Herkes birini bulmuş, mesajlaşıyor. işin kötü tarafı, taşşak da geçemiyorum. Ağzımı açsam arı gibi üşüşecekler.
Amınıza koyim lan sizin dedim, siklemediler. Sesimi biraz daha yükselterek dedim, yine siklemediler. Daha da yükselttim; en son birisi sikledi. Karşı masaya servis yapan eleman yanıma yaklaştı: "dostum sakin ol. Bayan müşteriler rahatsız olabilir" dedi. O an, can sıkıntısının verdiği mutsuzluk ve benimle konuşan birine rastlamamın mutluluğu birbirine karıştı.
Eleman, yanımdan hızlı adımlarla uzaklaştı. Peş peşe sigara yakıyorum sıkıntıdan.
boş boş etrafı izlemeye başladım ben de. Derken bir adet güzel kız, radara yakalandı. Beline kadar uzanan sarı saçları ve renkli gözleriyle dikkatimi çekmeyi başarmıştı. Tek başınaydı. Belli ki birini bekliyordu. Tabi ya, erkek arkadaşını bekliyordu. Böylesine güzel bir kız, boşta kalır mıydı? Kızın yanına gidip, senin gibi kızı iki saattir bekleten erkeğin beyin loblarını sikeyim demek istedim bir an. iltifat olarak yani... Sonra vazgeçtim, utanmıştım sanırım.
bu şekilde kafamda bin tilki sikerken, arkadaşı geldi, yanına oturdu. Beklediği arkadaş kız imiş. iki saattir boşuna üzülmüştüm. Bu arada, sahiden de üzülmüştüm. Niyeyse artık...
kızı hafiften hafiften kesmeye başladım. önüme döndüğümde, o da bana bakıyordu. Kafamı çevirdiğimdeyse, önüne dönüyordu. Böyle, garip bir kovalamaca vardı aramızda...
Aradan biraz zaman geçtikten sonra, arkadaşının kulağına bir şeyler fısıldadı. Bu fısıldamanın hemen ardından, arkadaşı bana dönüp baktı... demek ki kız da benden etkilenmişti. Bunu arkadaşıyla paylaşmıştı ve arkadaşı da bu yüzden bana alıcı gözüyle baktı. ince hesaplar yapıyorum. maksat, 12 den vurmak.
Devir, icraat devridir dostlar. Haydin, kızın yan tarafındaki tabureye çökelim. Biraz ilerletelim muhabbeti.
Bayağı bir ilerlettik muhabbeti. Betül, kalkmaları gerektiğini söyledi. Msn di, telefon numarasıydı alındı. Tekrar görüşme ümidiyle ayrıldık. Sonra arkadaşların yanına geçtim. Aynen bıraktığım gibilerdi...
-iki saattir yanınızda yokum lan! Hiç mi merak etmediniz nerdeyim diye?
+...
Akşam, msn e girdim. Baktım, biri beni eklemiş. Bir daha baktım, nicki betül dü. Yaklaşık 3 saat konuştuk. Bu, birkaç gün devam etti. Sonraları, mesajlaşmaya başladık. Artık niyetimi belli etmeye başlamıştım. O da bana karşı boş değildi. Olacaktı bu iş, hissediyordum. Nitekim oldu da...
ilk başlarda her şey çok güzeldi. Birbirimizi çok iyi anlıyorduk. Hobilerimiz de hemen hemen aynıydı. Hepsinden önemlisi, birbirimizi seviyorduk. En azından ben seviyordum. Hem de öyle böyle değil be kanka...
Bir gün, gayet basit bir nedenden ötürü kavga ettik. Kavga, büyüdükçe büyüdü. Oturup adam akıllı konuşacak fırsatı bulamadan araya yaz tatili girdi. O başka bir şehre gitti tatilde, ben başka bir şehre. her zaman ilk mesajı atan kız, artık attığım mesajlara bile cevap atmamaya başladı. Msn de de hiç çevrimiçi olmuyordu.
Okullar açılacaktı. ikimiz de tatilden döndük. Mesajlarıma cevap alamayınca, ben de mesaj atmamaya başlamıştım. Birkaç gün süren suskunluk, onun attığı mesajla bozuldu. Mesaj: "Bu akşam beni evden al. Sahilde dolanalım biraz. Konuşmamız gerekiyor." Ne söyleyeceğini az buçuk kestiriyordum.
Evinden aldım, yürümeye başladık.
-Betül, çok saçma bir nedenden ötürü kavga ettik. Sana karşı sesimi biraz yükselttim o sırada. Özür dilerim.
+Gerek yok Kadir.
-Neden?
+Kadir, bak, düşündüm de ayrılmamız ikimiz için de iyi olacak sanırım.
-...
+bir şey söylemeyecek misin?
-Ne dememi bekliyorsun?
Son kez evine bıraktım onu. Sonra sahile döndüm. O gece yalnız kalmak istemiyordum. Yanıma çok kral iki tane arkadaş buldum: bira ve sigara... bütün geceyi beraber geçirdik.
***
Aradan çok vakit geçti. Şimdi düşünüyorum da, aşkımız yaprak gibiydi bizim. incecik bir bağ ile bağlıydı kalplerimize... ilkbaharda açmıştı. Sonbaharda soldu... ilkbaharda başlamıştı bu aşk, sonbaharda bitti...
***
Başlarda hep sonunu düşledik,
Birkaç farklı mutlu son hazırladık hikayemize.
Sonuna geldik, başları özledik,
Hava çoktan kararmış, geriye dönemedik,
Hüzün temalı düşlere daldık, ilkbahara kadar...
Dudaklarından zoraki döküldü veda cümleleri.
Gölgem, gölgene gülümserken,
Açıldı yüreklerin ayrılığa bakan pencereleri.
Bundan böyle, ömrümden ömür versem nafile
Yaprağın ömrü, sonbahara kadar...
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar