bugün
- iremga32
- anın görüntüsü28
- aykolik'in her gün mastürbasyon yapması29
- sözlük erkeklerinin göğüsleri19
- afrika sömürülmese gelişmiş olur muydu4
- sözlükte elit zevkleri olan insan olmaması27
- tem şubenin sözlükte kavga etmesi8
- narsist birine aşık olmak5
- süleymancılar10
- nick vermeden bir yazara seslen12
- haftanın gammazları listesi25
- gammaz arkadaşlar acil baksın8
- eğitimde devlet tekeli2
- kızlar acilen konuşmamız gerek19
- uludağdaki gambaz zulmüne uğrayan yazarlar9
- sözlük erkeklerinin memeleri8
- petrol5
- akaryakıt2
- bu saatte hala uyumama sebebi4
- sibel can'ın uludağ sözlük nicki6
- en sevdiğiniz hayvan4
- sözlükte çok az hamferdi olması6
- herkese garip size normal gelen şeyler17
- velvet8
- neden haklı serisi2
- beklenen doğru insanın bir türlü gelmemesi2
- tolga turan2
- geceye bir şarkı bırak3
- morkstar2
- sabah namazının fazileti3
- iki zenciyle aynı odada uyumak9
- okullara 30 bin bahçe görevlisi alınması2
- modern çağın mutsuzluk nedenleri2
- entelektüel insan bulmanın oldukça zor olması2
- anne ile seks yapmak5
- karşıdakinin yalan söylediğini anlamak ama susmak2
- zurna dürüm4
- götünde donu olmayıp tatile gitmek3
- sözlüğe bir erkek meme mi attı sorunsalı5
- dayanamayıp kitap almak7
- sibel can'a benzeyen yuzır5
- erkeğin vajina karşısındaki çaresizliği6
- kavun kokusu4
- sözlüğe efsane filmler bırak7
- uyudunuz mu4
- kocu7
- aykolik 31 çekmeyi nerden öğrendi sorunsalı11
- şükredilecek şeyler9
- recep tayyip erdoğan'ın kazanmasının asıl nedeni2
- sözlükte meme ayrımcılığı5
bu tasnifle ilk kez mümin sekmanın türk usulü başarı adlı kitabında karşılaşmıştım. mantıklı geldi elbet. siyah türkler var beyaz türkler var peki bir ara form neden olmasın dedim.
(Elbette bu mantıkla skala geniş olacaktır. Gökkuşağı gibi. Rengarenk bir coğrafyada yaşıyoruz ne de olsa.)
70 sonrası göçlerle, bir umut diyerek kendilerini büyük şehirlere atmış ekmek derdinde ömürlerini tüketen nesillerin evlatları, yozlaşmış, isimsizleşmiş, kimliksizleşmiş bir kültürün içinde buldular kendilerini. bu nesil (jenerasyon) ne babaları gibi düşünüyor, ne de tv de izledikleri hayatları yaşayabiliyorlardı. bazı hareketleri beyaz tükleri andırırken bazı hareketleri ve asıl önemlisi fikirleri siyah türkler gibiydi. arafta kalmış bir nesil türedi. önemli olanı bile ayırdedememek gibi bir talihsizlik içindeydiler çünkü buna karar verebilmek için bile bir alt kültüre gereksinim vardı. oluşmuş bir mantalite mutlaka olmalıydı. peki ya bu nesil hangi anlayışla büyüdü?
pragmatist bir zihniyetle...
kültürden anladığı popüler kültürdü. hoşlandıkları şeyleri bulmadı o, önüne getirildi ve dayatıldı. ama o bunları dayatma olarak değil "özgür irade ile seçimini ondan yana kullanmasına olanak sağlamak" olarak algıladı.
ve ortaya çıkan sonuç: kimliksizlik, aidiyet duygusundan uzak koca bir boşluk.
bu gün bu nesil, koca istanbul'un kocaman bir kesmidir. asıl sorunları babaları gibi "ailesini geçindirmek" değil, çoluk çocuğu okutabilmektir. babaları onları 2 koyun arkasına takıp okutmamışken örneğin, onların konuyla alakalı düşünceleri "ceketimi satar çocuğumu okuturum" olmuştur.
çünkü babalarına nazaran maddi durumları daha iyidir, şehir görmüşlerdir, masa başı çalışan adamı ve üstündeki takım elbiseyi görmüşlerdir.
denize beyaz donla girmekten hoşlanmazlar örneğin giderler beyaz don fiyatına şort alırlar.
( don üzerinden milleti etiketleyenler anlasın diye bu örneği veriyorum. anlayın artık)
(Elbette bu mantıkla skala geniş olacaktır. Gökkuşağı gibi. Rengarenk bir coğrafyada yaşıyoruz ne de olsa.)
70 sonrası göçlerle, bir umut diyerek kendilerini büyük şehirlere atmış ekmek derdinde ömürlerini tüketen nesillerin evlatları, yozlaşmış, isimsizleşmiş, kimliksizleşmiş bir kültürün içinde buldular kendilerini. bu nesil (jenerasyon) ne babaları gibi düşünüyor, ne de tv de izledikleri hayatları yaşayabiliyorlardı. bazı hareketleri beyaz tükleri andırırken bazı hareketleri ve asıl önemlisi fikirleri siyah türkler gibiydi. arafta kalmış bir nesil türedi. önemli olanı bile ayırdedememek gibi bir talihsizlik içindeydiler çünkü buna karar verebilmek için bile bir alt kültüre gereksinim vardı. oluşmuş bir mantalite mutlaka olmalıydı. peki ya bu nesil hangi anlayışla büyüdü?
pragmatist bir zihniyetle...
kültürden anladığı popüler kültürdü. hoşlandıkları şeyleri bulmadı o, önüne getirildi ve dayatıldı. ama o bunları dayatma olarak değil "özgür irade ile seçimini ondan yana kullanmasına olanak sağlamak" olarak algıladı.
ve ortaya çıkan sonuç: kimliksizlik, aidiyet duygusundan uzak koca bir boşluk.
bu gün bu nesil, koca istanbul'un kocaman bir kesmidir. asıl sorunları babaları gibi "ailesini geçindirmek" değil, çoluk çocuğu okutabilmektir. babaları onları 2 koyun arkasına takıp okutmamışken örneğin, onların konuyla alakalı düşünceleri "ceketimi satar çocuğumu okuturum" olmuştur.
çünkü babalarına nazaran maddi durumları daha iyidir, şehir görmüşlerdir, masa başı çalışan adamı ve üstündeki takım elbiseyi görmüşlerdir.
denize beyaz donla girmekten hoşlanmazlar örneğin giderler beyaz don fiyatına şort alırlar.
( don üzerinden milleti etiketleyenler anlasın diye bu örneği veriyorum. anlayın artık)
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar