bugün
- amedspor30
- şimdi ne yapsam acaba7
- 7 kasım 2026 galatasaray amed maçı23
- yarma şeftali7
- sevgiliyle saatlerce telefonda konuşmak6
- soğuk gecelerde yatağı ısıtma sorunu8
- atalarınızdan duyulan şamanik bilgiler9
- fenerbahçe liverpool'u yensin sakso çekeceğim35
- erdoğan'ın trump ile telefon görüşmesi4
- bu ne hal yahu8
- yemek yaparak sözlükten koca düşürmek8
- akşama ne yemek yapsam11
- 19 yaşındaki oğlum üvey annesiyle kaçtı9
- 4 çocuğunu bırakıp evli genç adama kaçan kadın5
- katatespizartmasinın mutfağına konuk olmak16
- izdivaç programları3
- yazarların kulaklığında şu an çalan şarkı10
- the merich'in mutfağına konuk olmak7
- galatasaray7
- kumar oynamak2
- 900 lü hatlar2
- şeftalinin tüylerini jiletle almak5
- bik bik'in mutfağına konuk olmak18
- ağıza alınca rahatlatan şeyler10
- fatma betül sayan kaya milletin nene hatunu dur15
- sözlük üzerinden alınan son dm6
- aleksey batrakov26
- manken gibi kadınla evlenmek2
- bize ne sizin mutfağınızdan6
- yemek fotoğrafıyla düşen erkek5
- sözlük yazarlarının şeftalileri5
- 7 kasım 2026 göztepe başakşehir maçı3
- sevgilim başkasıyla birlikte olmamdan hoşlanıyor4
- fonma fontül fonyan fonya3
- 22 yıllık kocam gözüme çirkin geldi kaçtım11
- güne bir aleksey batrakov resmi bırak6
- ismet'in ilim fuarına katılması8
- kemal kılıçdaroğlu vs bülent ecevit9
- 1998 kral tv arabesk fantazi müzik ödülü2
- dizel araba kullanmak2
- gayliğe sürüklenen yazar2
- hidrojen bombası3
- açık oylayan yazar ne demek istiyor7
- çin'de 2 çocuğunu camdan aşağıya atan cani anne7
- kötü bir insan mıyım ben9
- galatasaray amed operasyonu7
- yarma şeftali vs nektarin2
- evde kalmış sözlüğe yemek resmi atıyor3
- sözlük hanımlarının bugünkü kıyafetleri40
- günün sözü8
bu tasnifle ilk kez mümin sekmanın türk usulü başarı adlı kitabında karşılaşmıştım. mantıklı geldi elbet. siyah türkler var beyaz türkler var peki bir ara form neden olmasın dedim.
(Elbette bu mantıkla skala geniş olacaktır. Gökkuşağı gibi. Rengarenk bir coğrafyada yaşıyoruz ne de olsa.)
70 sonrası göçlerle, bir umut diyerek kendilerini büyük şehirlere atmış ekmek derdinde ömürlerini tüketen nesillerin evlatları, yozlaşmış, isimsizleşmiş, kimliksizleşmiş bir kültürün içinde buldular kendilerini. bu nesil (jenerasyon) ne babaları gibi düşünüyor, ne de tv de izledikleri hayatları yaşayabiliyorlardı. bazı hareketleri beyaz tükleri andırırken bazı hareketleri ve asıl önemlisi fikirleri siyah türkler gibiydi. arafta kalmış bir nesil türedi. önemli olanı bile ayırdedememek gibi bir talihsizlik içindeydiler çünkü buna karar verebilmek için bile bir alt kültüre gereksinim vardı. oluşmuş bir mantalite mutlaka olmalıydı. peki ya bu nesil hangi anlayışla büyüdü?
pragmatist bir zihniyetle...
kültürden anladığı popüler kültürdü. hoşlandıkları şeyleri bulmadı o, önüne getirildi ve dayatıldı. ama o bunları dayatma olarak değil "özgür irade ile seçimini ondan yana kullanmasına olanak sağlamak" olarak algıladı.
ve ortaya çıkan sonuç: kimliksizlik, aidiyet duygusundan uzak koca bir boşluk.
bu gün bu nesil, koca istanbul'un kocaman bir kesmidir. asıl sorunları babaları gibi "ailesini geçindirmek" değil, çoluk çocuğu okutabilmektir. babaları onları 2 koyun arkasına takıp okutmamışken örneğin, onların konuyla alakalı düşünceleri "ceketimi satar çocuğumu okuturum" olmuştur.
çünkü babalarına nazaran maddi durumları daha iyidir, şehir görmüşlerdir, masa başı çalışan adamı ve üstündeki takım elbiseyi görmüşlerdir.
denize beyaz donla girmekten hoşlanmazlar örneğin giderler beyaz don fiyatına şort alırlar.
( don üzerinden milleti etiketleyenler anlasın diye bu örneği veriyorum. anlayın artık)
(Elbette bu mantıkla skala geniş olacaktır. Gökkuşağı gibi. Rengarenk bir coğrafyada yaşıyoruz ne de olsa.)
70 sonrası göçlerle, bir umut diyerek kendilerini büyük şehirlere atmış ekmek derdinde ömürlerini tüketen nesillerin evlatları, yozlaşmış, isimsizleşmiş, kimliksizleşmiş bir kültürün içinde buldular kendilerini. bu nesil (jenerasyon) ne babaları gibi düşünüyor, ne de tv de izledikleri hayatları yaşayabiliyorlardı. bazı hareketleri beyaz tükleri andırırken bazı hareketleri ve asıl önemlisi fikirleri siyah türkler gibiydi. arafta kalmış bir nesil türedi. önemli olanı bile ayırdedememek gibi bir talihsizlik içindeydiler çünkü buna karar verebilmek için bile bir alt kültüre gereksinim vardı. oluşmuş bir mantalite mutlaka olmalıydı. peki ya bu nesil hangi anlayışla büyüdü?
pragmatist bir zihniyetle...
kültürden anladığı popüler kültürdü. hoşlandıkları şeyleri bulmadı o, önüne getirildi ve dayatıldı. ama o bunları dayatma olarak değil "özgür irade ile seçimini ondan yana kullanmasına olanak sağlamak" olarak algıladı.
ve ortaya çıkan sonuç: kimliksizlik, aidiyet duygusundan uzak koca bir boşluk.
bu gün bu nesil, koca istanbul'un kocaman bir kesmidir. asıl sorunları babaları gibi "ailesini geçindirmek" değil, çoluk çocuğu okutabilmektir. babaları onları 2 koyun arkasına takıp okutmamışken örneğin, onların konuyla alakalı düşünceleri "ceketimi satar çocuğumu okuturum" olmuştur.
çünkü babalarına nazaran maddi durumları daha iyidir, şehir görmüşlerdir, masa başı çalışan adamı ve üstündeki takım elbiseyi görmüşlerdir.
denize beyaz donla girmekten hoşlanmazlar örneğin giderler beyaz don fiyatına şort alırlar.
( don üzerinden milleti etiketleyenler anlasın diye bu örneği veriyorum. anlayın artık)
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar
© 2005 – 2026 uludagsozluk.com