bugün
- sözlükte linç yiyen insana karışır mısın8
- sarapci koala64
- pazartesi diyete başlamak3
- el chadaille bitshiabu9
- müdüre tamam aşkım diye mesaj atmak2
- silver ile evlenecek erkek41
- sabahları nefret edilen şeyler15
- sözlükteki bot yazarlar2
- ellerim bos gonlum hos29
- rica etsem beni linçler misiniz14
- yüzüklerin efendisi6
- aşk-ı memnu3
- ohooo biri gider biri gelir sayıları o kadar çokki12
- sürü zekası8
- enayimiknatisi ile kavga etmek10
- yazarların kulaklığında şu an çalan şarkı14
- günün sözü25
- bik bik nedir niye bu kadar sevilesidir9
- teomancalmasur6
- uludağ sözlüğün müzikal yapısı2
- avukat sevgili8
- true giderse sözlükte yürüyen cinsellik kim olacak9
- fenerbahçe nin transferi kapaması18
- mesajla verilmiş en büyük ayarlar7
- sözlükteki en kaliteli nesil10
- imparatorice olmak ister miydiniz7
- 30 ağustos 2026 girne feribot faciası21
- nervio hamferdi10
- ruhun bir bedenden diğerine geçmesi5
- ktç'nin iki ay çalyak yemesi olayı9
- 31 ağustos 2026 amedspor trabzonspor maçı30
- sokakta dayak atılan kadın görsen karışır mısın6
- parayla saadet olması18
- bir kızdan kibarca nasıl domalmş fotoğrafı istenir9
- arkadaşlar gammaz çetesi kuruyorum9
- ortama girince herkesin susması11
- amedspor19
- resmine 31 çektim de yattım3
- sözlüğün toplam zekası6
- katatespizartmasi16
- sözlük yazarlarının kombinleri12
- yazarların şu an dinlediği şarkılar5
- psikopatlar neden klasik müzik sever7
- evli adamın sözlükte ne işi var8
- sözlükte tartışma kaybetmeme taktikleri5
- silik yemek5
- true ve s'i l v'e r m'i s t birlikteliği11
- türk'ün olduğu her yerde kürt olması25
- tuzlu kahve dizisi7
- düşmüş melekler aynı anda tüm dünyayı işitebiliyor7
yönetmenliğini yılmaz güney'in yatığı 1974 yapımı film.
stv de salih abinin yaptığı özüne dön evladım çağrısını bu filmde azem(yılmaz güney) arkadaşı cemil'e (Kerim Afşar) yapıyor. imana gel demiyor da bu kokuşmuş,yozlaşmış hayattan kurtul diyor. çok bariz bir "yozlaşmışlık" eleştirisi yapılıyor filmde. modernleşme adına, açık fikirli olmak adına yapılan hareketlerin, özünde su götürmez bir yozlaşmışlık olduğunu vurguluyor azem abi.
örneğin cemil karısını öpen arkadaşına gülüyor. karısı güzel olan karımı öpebilir sonra bende onun karısını öperim diyor. azem e ters geliyor bu elbette. çekiyor cemili bi kenera: ''senin tutum ve davranışların, aile ilişkilerin hiç iyi değil. biz arkadaşsak açık konuşmak zorundayız. arkadaşların bu işe medeni olmak diyor sense açık fikirli olmak diyorsun bence dejenere olmaktır bu tavrın adı, yozlaşmaktır... ''
azem le cemil üniversiteden arkadaştır. cemil hırslı çocukmuş köşeyi dönmüş bi şekilde. azem ise hala devlette çalışmaktadır ve bir emekçidir o. bir yaz cemilin yanına yazlığa gelen azem onun pisliklerle dolu, çürümüş hayatını değiştirmeye çalışır. cemilin karısı onu aldatmakta, zengin arkadaşları türkiye'nin hiç bir sorunu olmadığını sanmaktadırlar. ayrıca da azemin civardaki işçilerle içli dışlı olmasına da fena bozulmaktadırlar.
bu zengin ve duyarsız patronlar bir yemekte şöyle buyururlar:
''türkiye bu gün dünyanın en zengin ülkelerinden biri haline gelmiştir. bir tane yoksul köylü gösteremezsiniz. yolsuz okulsuz sağlık ocaksız köy kalmamıştır. işçilerde her gün zam zam diye gırtlağımıza dayanıyorlar. ne yapacaklar bu kadar parayı bilmem''
filmde cıvık, iğrenti kaltak karı gülüşünü tüm zengin hatunlar yapıyorlar. kulaklarını tırmalıyor insanın. acayip can sıkıcı zoraki ve sürekli cırtlak gülüşler... hatta sinirlerim o kadar bozuldu ki bende gülmeye başladım bir yerden sonra.
zengin vatandaşlarda acayip bir godoşluk, toplumsal ve kültürel konulara duyarsızlık var.
mazur görüyorum zira filmin yapıldığı dönemde malatyadan, kayseriden, konyadan çıkan muhafazakar orta sınıf (anadolu kaplanları ) henüz zengin olmamıştı. bu kesimin filmdeki zenginlerden bir çok konuda farklı olduğunu söylemek lazımdır. bir defa karılı kızlı ortamlarda enseye tokat olmamaları ve muhafazakar-gelenekçi çizgilerinin getirdiği yardımlaşma duygularını kaybetmemeleri ilk göze çarpan farklılıklarındandır.
dolayısıyla mevzu sadece ekonomik gelişmişlikle değil sosyo-kültürel yapıyla alakalıdır.
Bu sosyo-kültürel yapının zamanla kırılması, bozulması ve değişmesiyle ilgili olarak
(bkz: islami burjuva)
ve bir anekdot:
filmde reklamı yapılan (azem'in melike'ye tavsiye ettiği) kitaplar:
hasretinden prangalar eskittim-ahmed arif
100 soruda anayasanın anlamı- mümtaz soysal
gençlik için notlar - dimitrov
faşizme karşı birleşik cephe -dimitrov
felsefenin başlangıç ilkeleri- georges politzer
stv de salih abinin yaptığı özüne dön evladım çağrısını bu filmde azem(yılmaz güney) arkadaşı cemil'e (Kerim Afşar) yapıyor. imana gel demiyor da bu kokuşmuş,yozlaşmış hayattan kurtul diyor. çok bariz bir "yozlaşmışlık" eleştirisi yapılıyor filmde. modernleşme adına, açık fikirli olmak adına yapılan hareketlerin, özünde su götürmez bir yozlaşmışlık olduğunu vurguluyor azem abi.
örneğin cemil karısını öpen arkadaşına gülüyor. karısı güzel olan karımı öpebilir sonra bende onun karısını öperim diyor. azem e ters geliyor bu elbette. çekiyor cemili bi kenera: ''senin tutum ve davranışların, aile ilişkilerin hiç iyi değil. biz arkadaşsak açık konuşmak zorundayız. arkadaşların bu işe medeni olmak diyor sense açık fikirli olmak diyorsun bence dejenere olmaktır bu tavrın adı, yozlaşmaktır... ''
azem le cemil üniversiteden arkadaştır. cemil hırslı çocukmuş köşeyi dönmüş bi şekilde. azem ise hala devlette çalışmaktadır ve bir emekçidir o. bir yaz cemilin yanına yazlığa gelen azem onun pisliklerle dolu, çürümüş hayatını değiştirmeye çalışır. cemilin karısı onu aldatmakta, zengin arkadaşları türkiye'nin hiç bir sorunu olmadığını sanmaktadırlar. ayrıca da azemin civardaki işçilerle içli dışlı olmasına da fena bozulmaktadırlar.
bu zengin ve duyarsız patronlar bir yemekte şöyle buyururlar:
''türkiye bu gün dünyanın en zengin ülkelerinden biri haline gelmiştir. bir tane yoksul köylü gösteremezsiniz. yolsuz okulsuz sağlık ocaksız köy kalmamıştır. işçilerde her gün zam zam diye gırtlağımıza dayanıyorlar. ne yapacaklar bu kadar parayı bilmem''
filmde cıvık, iğrenti kaltak karı gülüşünü tüm zengin hatunlar yapıyorlar. kulaklarını tırmalıyor insanın. acayip can sıkıcı zoraki ve sürekli cırtlak gülüşler... hatta sinirlerim o kadar bozuldu ki bende gülmeye başladım bir yerden sonra.
zengin vatandaşlarda acayip bir godoşluk, toplumsal ve kültürel konulara duyarsızlık var.
mazur görüyorum zira filmin yapıldığı dönemde malatyadan, kayseriden, konyadan çıkan muhafazakar orta sınıf (anadolu kaplanları ) henüz zengin olmamıştı. bu kesimin filmdeki zenginlerden bir çok konuda farklı olduğunu söylemek lazımdır. bir defa karılı kızlı ortamlarda enseye tokat olmamaları ve muhafazakar-gelenekçi çizgilerinin getirdiği yardımlaşma duygularını kaybetmemeleri ilk göze çarpan farklılıklarındandır.
dolayısıyla mevzu sadece ekonomik gelişmişlikle değil sosyo-kültürel yapıyla alakalıdır.
Bu sosyo-kültürel yapının zamanla kırılması, bozulması ve değişmesiyle ilgili olarak
(bkz: islami burjuva)
ve bir anekdot:
filmde reklamı yapılan (azem'in melike'ye tavsiye ettiği) kitaplar:
hasretinden prangalar eskittim-ahmed arif
100 soruda anayasanın anlamı- mümtaz soysal
gençlik için notlar - dimitrov
faşizme karşı birleşik cephe -dimitrov
felsefenin başlangıç ilkeleri- georges politzer
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar