bugün
- buddy dude21
- üstteki yazar hakkında fikrini söyle56
- neden intihar etmiyorsun6
- sözlük yazarlarının ölüme bakış açısı7
- türk pornoları18
- tütüncüde 40 tl'ye satılan 20 lik sigara7
- takıntılı biri olmak3
- 34 yaşında olmak3
- rahmi koç hakkında soruşturma başlatılması11
- brad pitt'in son hali3
- bulaşık yıkarken dinlenilen şarkılar2
- uludağ sözlük tımarhanesi4
- penis yüzüğü4
- kadınını meleğim diye seven erkek4
- uçakta doktor var mı anonsunda sessiz kalmak2
- yüzüne nur inmek2
- ne zaman adam oluruz4
- halkın gelir düzeyinin yükselmesi3
- gocu40
- hoşçakalın2
- araba ön camına güneşte ne konulur8
- zaman doğrusal mıdır döngüsel midir5
- sözlüğün en kötü yazarları12
- kadınları itici yapan detaylar12
- gece sözlükte oluşan elit ortam4
- 6 haziran 2026 çükümün kanaması2
- en saçma yiyecek isimleri6
- gocuz aman baba kart on toper ector true bud dy6
- mossad'ın pkk planını türkiye'ye kim sızdırdığı10
- boşalınca gelen anlamsızlık hissi2
- aldatma nedenleri3
- god of war laufey3
- en son ne yediniz9
- güzel kız arkadaşları olan sözlük kızları2
- eskişehir barlar sokağı2
- büyük günah işleyen kimsenin durumu8
- hem ahmet kayacı hem atatürkçü olmak19
- anlayışlı bir insanı sürekli sınamak8
- bu ülkede pezevenkler kemalisttir28
- iki cahil çocuk4
- 50 tl vs true ile bir gün7
- vincenzo italiano9
- evde karıyı başka bir erkekle yakalamak3
- laikliğin halka sorulmadan getirilmesi28
- cumartesi günü sözlükte takılmak3
- kalp sağlığını merdiven çıkarak test etmek5
- 10 haziran tüpraş stadyumu teoman konseri2
- gammaz olacağıma totomu bafiletirim daha iyi3
- kusurlarına rağmen sevmek6
- vadesini doldurmuş kibir7
aramaya inanmıyorum ama bir güç var.
saat 06.46 gibi batı yönünden, güçsüzlüklerden doğan bir güç doğuyordu. Şarap içerek izlemiştim öylesine, beklentisizce, çok uzaktan. Görebilmek için dürbünün yanı sıra sözlük kullanmıştım. Bambaşka bir dilde doğuyordu. Özlenen yabancı dil o muydu yoksa? Tatlı dil severdim ben. Şirin dil... Kaprissiz dil... Sükut verici, Çilek kokan bir dil...
07.06 olmuştu. 06'nın 07'nin önüne geçmesi aynı zamanda ben ve benim gibi birkaç hayalperestin de sorunsalı olmalıydı. Zira o güç, doğmuştu. Hiçbir şeyin, hiçbir insan evladının kendisi, onu beklemenin bizatihi coşkusunu karşılayamıyordu. Yanıtı belki de basitti. Hayal her zaman gerçekten daha iyiydi. Tam bunları yazarken bilinmez bir güç mouse ile kafama kafama vurmaya başladı. işte bir güç daha vardı artık. "Seni hayalci seni, eşşek kadar adam oldun, hala hayaldesin fantezidesin amuğa goyduğumunun yerinde lann" dedi.
açık kalan media player'dan Bir aslan kükredi. Mgm menşeli bir film miydi, yoksa ultraslanlardan biri miydi hatırlamıyorum. Fare korktu. Daha doğrusu fareyi kontrol eden o bir diğer bilinmez güç korktu. yani durdu. Korkmuş olduğu benim analizim. Gündelik hayat pratikleri ışığında düşününce böyle bi sonuç kendiliğinden ortaya çıkıyordu. Duydu, korktu, durdu. Korkmuş olmasa devam ederdi, etmeliydi. Bi saniye bi saniye korkup, durup, devam etmediğine göre çok da bilinmez bir güç olmuyordu. insangiller familyasından tanıdık deneyimlerdi bunlar.
Bilinmez zannettiğimiz o güç bize testis mi uyguluyordu?
Şarap eşliğinde izlediğim o bir diğerini düşündüm. Doğup gitmişti işte. Kim bilir ne zaman yeniden doğacaktı? Kim bilir üşenme krizlerine girmeyip de kalkıp gidip izleyecek miydim? Sıkıldım sonra. Üzerime en çok yakışan özelliklerden biri de sıkılganlıktı. Gerçekten seviyordum bu huysuzluğumu. Sayesinde o konudan bu hususa, o mekandan bu kişiye, o filmden şu şarkıya, o hayalden bu gerçeğe adeta bir ayran gönüllü gibi zıplayıp duruyordum. Dozunu ayarlamak önemliydi. Ben az ama doz severdim.
Neyse ne diyoduk? sıkıldım sonra bıraktım fareyi, aslanı, filanı. (Neyse ile giriş yaptığıma göre konuyu artık toparlamam gerektiğinin o adı konmamış ağırlığı omuzlarıma çökmeye başladı. Ağırlaştıkça ağırlaştı. Zorlandıkça zorlandım. Hafiflemek lazımdı. Alt tarafı maksimum 33.333 günlük dünyaydı. Geçiyordu bir şekilde.) Sustum. Bu şarkıyı çaldım.
"Could we stay right here,
Until the end of time until the earth stops turning."
Bence bu süper bi fikirdi. Bence bu gerçekten harika ve sessevecenpatik bir fikirdi. Şarkı yazarını onayladım. Kendimi de onayladım. Pekiştim. Pek iyileştim. Sahalarda görmek istediğimiz ideal bir hayat nasıl olmalı, nasıl tarif edilmeli diye hiç düşünmemiştim. Bu şarkı o hayatın bi yerlerinde çalmalı galiba derdim, düşünseydim.
Yazlar sıcak, kurak ve yakıcı geçiyordu. Can yakıcı... Neyse ki şarkılar vardı.
saat 06.46 gibi batı yönünden, güçsüzlüklerden doğan bir güç doğuyordu. Şarap içerek izlemiştim öylesine, beklentisizce, çok uzaktan. Görebilmek için dürbünün yanı sıra sözlük kullanmıştım. Bambaşka bir dilde doğuyordu. Özlenen yabancı dil o muydu yoksa? Tatlı dil severdim ben. Şirin dil... Kaprissiz dil... Sükut verici, Çilek kokan bir dil...
07.06 olmuştu. 06'nın 07'nin önüne geçmesi aynı zamanda ben ve benim gibi birkaç hayalperestin de sorunsalı olmalıydı. Zira o güç, doğmuştu. Hiçbir şeyin, hiçbir insan evladının kendisi, onu beklemenin bizatihi coşkusunu karşılayamıyordu. Yanıtı belki de basitti. Hayal her zaman gerçekten daha iyiydi. Tam bunları yazarken bilinmez bir güç mouse ile kafama kafama vurmaya başladı. işte bir güç daha vardı artık. "Seni hayalci seni, eşşek kadar adam oldun, hala hayaldesin fantezidesin amuğa goyduğumunun yerinde lann" dedi.
açık kalan media player'dan Bir aslan kükredi. Mgm menşeli bir film miydi, yoksa ultraslanlardan biri miydi hatırlamıyorum. Fare korktu. Daha doğrusu fareyi kontrol eden o bir diğer bilinmez güç korktu. yani durdu. Korkmuş olduğu benim analizim. Gündelik hayat pratikleri ışığında düşününce böyle bi sonuç kendiliğinden ortaya çıkıyordu. Duydu, korktu, durdu. Korkmuş olmasa devam ederdi, etmeliydi. Bi saniye bi saniye korkup, durup, devam etmediğine göre çok da bilinmez bir güç olmuyordu. insangiller familyasından tanıdık deneyimlerdi bunlar.
Bilinmez zannettiğimiz o güç bize testis mi uyguluyordu?
Şarap eşliğinde izlediğim o bir diğerini düşündüm. Doğup gitmişti işte. Kim bilir ne zaman yeniden doğacaktı? Kim bilir üşenme krizlerine girmeyip de kalkıp gidip izleyecek miydim? Sıkıldım sonra. Üzerime en çok yakışan özelliklerden biri de sıkılganlıktı. Gerçekten seviyordum bu huysuzluğumu. Sayesinde o konudan bu hususa, o mekandan bu kişiye, o filmden şu şarkıya, o hayalden bu gerçeğe adeta bir ayran gönüllü gibi zıplayıp duruyordum. Dozunu ayarlamak önemliydi. Ben az ama doz severdim.
Neyse ne diyoduk? sıkıldım sonra bıraktım fareyi, aslanı, filanı. (Neyse ile giriş yaptığıma göre konuyu artık toparlamam gerektiğinin o adı konmamış ağırlığı omuzlarıma çökmeye başladı. Ağırlaştıkça ağırlaştı. Zorlandıkça zorlandım. Hafiflemek lazımdı. Alt tarafı maksimum 33.333 günlük dünyaydı. Geçiyordu bir şekilde.) Sustum. Bu şarkıyı çaldım.
"Could we stay right here,
Until the end of time until the earth stops turning."
Bence bu süper bi fikirdi. Bence bu gerçekten harika ve sessevecenpatik bir fikirdi. Şarkı yazarını onayladım. Kendimi de onayladım. Pekiştim. Pek iyileştim. Sahalarda görmek istediğimiz ideal bir hayat nasıl olmalı, nasıl tarif edilmeli diye hiç düşünmemiştim. Bu şarkı o hayatın bi yerlerinde çalmalı galiba derdim, düşünseydim.
Yazlar sıcak, kurak ve yakıcı geçiyordu. Can yakıcı... Neyse ki şarkılar vardı.
güncel Önemli Başlıklar
