bugün
- ben geldim naneler18
- ferdi özbeğen9
- kadın poposundan kasa diye bahseden erkek14
- deniz göktaş'ın gözaltına alınması18
- karşılıklı aşk yaşamadan ölmek5
- cristiano ronaldo dos santos aveiro2
- dün erkeklerin yüzde 35'i seks yapmadı4
- sevgiliyle sevişirken akla ilyas salmanın gelmesi3
- sözlükte flörtleşmek18
- çok çişi gelen insan5
- devlet kim lan7
- erkeğin vajina karşısındaki çaresizliği5
- kız arkadaşıma hediye edeceğim araba için öneriler11
- pandela43
- menekşe moru oje4
- kaçak bey kullanmayan elektrik5
- erkekler olarak sokakta donla dolaşmak istiyoruz6
- neden entry girmiyorsunuz nereye kayboldunuz3
- rus edebiyatı vs türk edebiyatı3
- hem entelektüel hem sikici hem yakışıklı erkek8
- pandela tarzı entry gir6
- gay oğlunu sevgilisiyle basan baba2
- anın görüntüsü20
- sözlüğü siliyorum dostlar17
- geceye 90 lardan bir şarkı bırak5
- sözlüğün zıvanadan çıkması4
- ince ruhlu erkek olmak2
- ispanyol erkeklerini türk erkekleriyle takas etmek4
- wednesdayin annesi8
- gargamel deki akıllara zarar mantık hatası2
- 35 yaşında ölmek4
- renkli gözün türkiyede çok yaygınlaşması5
- mmm pandela poposu kocaman5
- yazarlara verilmiş lakaplar3
- sözlük tipsizlerinin fotoğrafları7
- zoey2
- güne bir şarkı bırak2
- pandela1bukentay3
- annenin ölmesi5
- aylık 409 bin tl iyi para mıdır sorunsalı2
- tai lung ile revani yemek4
- 20263
- arkadaşlar bu ayakkabı nasıl8
- izlenmiş en kusursuz film8
- alain delon vs cüneyt arkın5
- azgın türbanlı10
- burcu yüzünden bir kızı reddeden erkek2
- sevmek2
- kız arkadaşın 17 saattir mesaj atmaması17
- sözlüğün kahve olması13
citroen'in kompakt sınıftaki temsilcisi. dört senedir ufak tefek problemler hariç özellikle ekonomikliğiyle yüzümüzü güldüren araçtır. dört sene sonundaki izlenimlerim:
110 beygirlik dizel versiyon, yüksek torku ile gerçekten çok atak. tırmanma şeritlerinde rahatlıkla sollama yapabiliyorsunuz, vites küçültmek zorunda kalmıyorsunuz. en ufak nefes kesilme belirtisi yok.
yakıt tüketimi gerçekten tatmin edici. dizel motor 60 litrelik deposuyla şehirler arası yollarda 1200 km civarı, şehir içinde de 900-1000 km arası yol yapmanıza imkan tanıyor.
aracın içi genel olarak ergonomik tasarlanmış. kullanımı zor kumanda yok gibi. direksiyon göbeği sabit, buna bir süre sonra alışabiliyorsunuz. ancak direksiyon göbeğindeki kumandalara alışamıyorsunuz. araç içindeki kullanımı zor olan butonlar işte bunlar. korna, hız sabitleyicisi, radyo-cd çalar kumandaları direksiyon göbeğinde. hatta motor-devir göstergesi de göbekte. buna da alışıyorsunuz. hız göstergesi ve yol bilgisayarı ise konsolun ortasında.
aracın içi ferah, önde upuzun boylular rahat oturuyor, arkada da boyunuz kavak ağacı gibi değilse rahat rahat oturuyorsunuz.
aracın görüş açıları her yerde iyi değil. arka ve arka-çaprak görüş açıları gayet rahat. bayilerin ve servislerin bazılarının hediye olarak taktığı park sensörlerine hiç gerek yok. hatta benzinli modellerde arkada park sensörü standart. ancak arkada gerçekten buna gerek yok.
çünkü aracın ön görüşü ve ön çapraz görüşü çok problemli, alışmak uzun süre alıyor. aracın önde nerede bittiğini anlamanız park manevralarında sıkıntı yaratırken ön camın çok eğik oluşu ve ön cam sütunlarının da dolayısıyla eğik oluşu çapraz görüşü fazlasıyla kısıtlıyor, dar sokaklardan geçerken çaprazını görebilmek için kafanızı sürekli leylek gibi uzatmanız gerekiyor, ancak zamanla buna da alışıyorsunuz.
bagaj hacmi dört kişilik bir aileye yetiyor, koltukları da yatırabiliyorsunuz. böylelikle bagaj hacmi uzun yolculuklara rahatlıkla yetiyor.
aynı şekilde araç uzun yolculuklarda ne sürücüsünü ne yolcusunu yoruyor. süspansiyonları orta sertlikte ayarlanmış. böylelikle çukurlarda fazla sarsılmıyor, yolcular rahat ediyor. ani şerit değişimlerinde ve sert virajlarda da savrulmayarak aracı süren kişiyi terletmiyor.
terletmiyor...
ancak koltuklar aşırı terletiyor. gerçekten de aracın ufak tefek kronik sorunları var; örneğin arka süspansiyon gıcırtıları, cd çaların takılması gibi... ancak bunlar gerçekten sorun değil. otomobilin en büyük sorunu yanlış koltuk kumaşı seçimi.
yaz sıcağında klimanız açık şekilde iki saat araçta oturduysanız indiğinizde sırtınızda ve pantolonunuzda ter lekeleri olacak. terlediğinizi anlamıyorsunuz, çünkü koltuklar sizi bunaltmıyor, siz farkında olmadan terliyorsunuz. indiğinizde bir bakmışsınız her yanınız akıyor. kadife kumaşlı modellerde olan bu sorunu citroen malesef çözme yoluna hiç gitmedi...
her şeye rağmen citroen c4 kendi sınıfındaki birçok araç ile kıyaslandığında artıları olan bir araç.
110 beygirlik dizel versiyon, yüksek torku ile gerçekten çok atak. tırmanma şeritlerinde rahatlıkla sollama yapabiliyorsunuz, vites küçültmek zorunda kalmıyorsunuz. en ufak nefes kesilme belirtisi yok.
yakıt tüketimi gerçekten tatmin edici. dizel motor 60 litrelik deposuyla şehirler arası yollarda 1200 km civarı, şehir içinde de 900-1000 km arası yol yapmanıza imkan tanıyor.
aracın içi genel olarak ergonomik tasarlanmış. kullanımı zor kumanda yok gibi. direksiyon göbeği sabit, buna bir süre sonra alışabiliyorsunuz. ancak direksiyon göbeğindeki kumandalara alışamıyorsunuz. araç içindeki kullanımı zor olan butonlar işte bunlar. korna, hız sabitleyicisi, radyo-cd çalar kumandaları direksiyon göbeğinde. hatta motor-devir göstergesi de göbekte. buna da alışıyorsunuz. hız göstergesi ve yol bilgisayarı ise konsolun ortasında.
aracın içi ferah, önde upuzun boylular rahat oturuyor, arkada da boyunuz kavak ağacı gibi değilse rahat rahat oturuyorsunuz.
aracın görüş açıları her yerde iyi değil. arka ve arka-çaprak görüş açıları gayet rahat. bayilerin ve servislerin bazılarının hediye olarak taktığı park sensörlerine hiç gerek yok. hatta benzinli modellerde arkada park sensörü standart. ancak arkada gerçekten buna gerek yok.
çünkü aracın ön görüşü ve ön çapraz görüşü çok problemli, alışmak uzun süre alıyor. aracın önde nerede bittiğini anlamanız park manevralarında sıkıntı yaratırken ön camın çok eğik oluşu ve ön cam sütunlarının da dolayısıyla eğik oluşu çapraz görüşü fazlasıyla kısıtlıyor, dar sokaklardan geçerken çaprazını görebilmek için kafanızı sürekli leylek gibi uzatmanız gerekiyor, ancak zamanla buna da alışıyorsunuz.
bagaj hacmi dört kişilik bir aileye yetiyor, koltukları da yatırabiliyorsunuz. böylelikle bagaj hacmi uzun yolculuklara rahatlıkla yetiyor.
aynı şekilde araç uzun yolculuklarda ne sürücüsünü ne yolcusunu yoruyor. süspansiyonları orta sertlikte ayarlanmış. böylelikle çukurlarda fazla sarsılmıyor, yolcular rahat ediyor. ani şerit değişimlerinde ve sert virajlarda da savrulmayarak aracı süren kişiyi terletmiyor.
terletmiyor...
ancak koltuklar aşırı terletiyor. gerçekten de aracın ufak tefek kronik sorunları var; örneğin arka süspansiyon gıcırtıları, cd çaların takılması gibi... ancak bunlar gerçekten sorun değil. otomobilin en büyük sorunu yanlış koltuk kumaşı seçimi.
yaz sıcağında klimanız açık şekilde iki saat araçta oturduysanız indiğinizde sırtınızda ve pantolonunuzda ter lekeleri olacak. terlediğinizi anlamıyorsunuz, çünkü koltuklar sizi bunaltmıyor, siz farkında olmadan terliyorsunuz. indiğinizde bir bakmışsınız her yanınız akıyor. kadife kumaşlı modellerde olan bu sorunu citroen malesef çözme yoluna hiç gitmedi...
her şeye rağmen citroen c4 kendi sınıfındaki birçok araç ile kıyaslandığında artıları olan bir araç.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar