bugün
- laik teyzelerin fenotipi22
- mansur yavaş9
- arkadaşlar kararsız kaldım hangisini alayım18
- türkiyede genç siyasetçi olmaması6
- iyi parti zafer partisi ittifakı6
- nuh ve tufan hikayesinin tora daki kıssası6
- windows 84
- zengin bir erkekle evlenmek isteyen kadınlar4
- ibrahim peygamberin tora daki kıssası4
- yeni parti8
- beton kemalist olmak2
- vücut ölçüleri ile nick almak2
- anahtar partisi büyük birlik partisi ittifakı7
- tayyip erdoğan'a oy vermeye karar vermek8
- sarapci koala8
- gömlek değiştirir gibi ideoloji değiştiren tip5
- radikalkemalist3
- bir insanı hayatının merkezine koymak2
- duş almak3
- ak partililerin apo sevdası6
- başı açık kızların daha azgın olması2
- hande erçel'in giydiği beyaz elbise5
- akp oyları yüzde 10'un üzerinde2
- ellerim bos gonlum hos12
- 23 ağustos 2026 alanyaspor beşiktaş maçı2
- hukuk okuyan tiplerin biraz ezik olması9
- sözlüğün en güzel kız yazarı8
- ordu giresun fındık köylerini maden sahası yapmak2
- pozcu3
- mason greenwood5
- velvet gel sana bir kahve ısmarlayayım5
- tavuk şiş4
- gürcistan5
- islam barış dinidir11
- türkiye de iş hayatı2
- bir seri katilin tarzını taklit eden katil6
- naber lan ibne2
- 1948 arap israil savaşı12
- yavru kediye tekme atmak3
- kadınların şiirden anlamaması5
- yazarların favori oyun karakteri15
- yazarların kulaklığında şu an çalan şarkı5
- flörtte regex kullanımı2
- goralı3
- galericiler battı mutlu musunuz5
- kimsenin kılığına kıyafetine karışmamak4
- temas bağımlılığı5
- pape matar sarr2
- 22 ağustos 2026 fenerbahçe konyaspor maçı19
- sabah ezanı okunurken köpeklerin havlaması6
bir ülkedeki sosyo-ekonomik, siyasi dengeleri kökünden değiştiren reform çeşididir.
reformun sonucunda toprağın bireylere eşit olarak dağıtılması amaçlanır. bu tip reformda kasıt, azınlık elinde bulunan toprak mülkiyetinin, toplumun tamamına ya da çoğunluğu oluşturan, doğrudan ya da dolaylı olarak onu işleyenlere dağıtılmasıdır.
günümüzde makineleşmenin getirdiği doğrudan toprağı işleyen kişilere ihtiyacın azalması, aslında görünüşte oluşan bir tür şekilciliktir. söz gelimi, toprağı işleyen cihazları üreten, bakımını yapan; ya da ürünleri tarladan tüketiciye ulaştıran çiftçi, tüccar, makina teknikeri, vb. istasyonların her biri bu döngüde gösterilmelidir.
her ne kadar birim topraktan elde edilen ürün miktarı, gelişen tarım teknikleriyle artmış olsa da, hızlı nüfus artışı nedeniyle bu ürünlere karşı talep de, en olumlu ihtimalle aynı oranda artmıştır. bu da daha çok toprağı işleyecek daha çok iş gücünü-makineler ya da insanlar şeklinde-gerektirir.
özetle, toprak reformu, üretenlerin ürettikleri ölçüde tüketebilmelerini amaçlar.
dünya üzerinde üretenlerin, tüketenlerin sayısından çok çok daha fazla olduğu bilinen bir gerçek. alım gücünü parasal olarak ifade ettiğimizde, akılalmaz miktarlarda paraların sahibi olan insanların yanında, günlük 2 doların altında bir miktarla yaşantısını sürdüren kişilerin dünya nüfusunun yarısından fazlasını ifade ettiğini düşünecek olursak; dünya üzerindeki insanların büyük bir çoğunluğunun ürettiğinden milyarlarca kat fazlasını tüketme gücüne sahip olurken, diğer kısmının ise ürettiklerinin çok daha azını tükettiklerini hesaplamak zor olmaz.
bu iki grup insan arasındaki farklılık ise, azınlık olan tarafın üretim araçları ile elde edilen alım gücünü, iktidarda kalmak için kullanması, bunu üretenleri bu sayede kontrol altında tutarak gittikçe daha da güçlenip içinden çıkılmanın mümkün olmadığı bir tür çark içine hapsetmesi, üretenlerin ise bu siyasi güç altında, kendi tüketimlerinden keserek, gücüne güç katacak şekilde iktidara devretmesidir.
basit bir hesap bu.
kendi toprağını işleyebilen ve ürettiklerini eşit biçimde tüketen toplumlarda, toplumun feragat ettiği üretimden beslenen iktidarlar oluşmaz, bu sayede insanların temel ihtiyaçlarını elde etme endişesinin kullanılması engellenmiş olur; böylece özgür iradesine uygun olarak politik görüşlerini dile getiren insanların yaşadığı bir yurttur orası.
özetle, eşitliğe dayalı toprak reformu, insanca yaşamak için bir gerekliliktir.
reformun sonucunda toprağın bireylere eşit olarak dağıtılması amaçlanır. bu tip reformda kasıt, azınlık elinde bulunan toprak mülkiyetinin, toplumun tamamına ya da çoğunluğu oluşturan, doğrudan ya da dolaylı olarak onu işleyenlere dağıtılmasıdır.
günümüzde makineleşmenin getirdiği doğrudan toprağı işleyen kişilere ihtiyacın azalması, aslında görünüşte oluşan bir tür şekilciliktir. söz gelimi, toprağı işleyen cihazları üreten, bakımını yapan; ya da ürünleri tarladan tüketiciye ulaştıran çiftçi, tüccar, makina teknikeri, vb. istasyonların her biri bu döngüde gösterilmelidir.
her ne kadar birim topraktan elde edilen ürün miktarı, gelişen tarım teknikleriyle artmış olsa da, hızlı nüfus artışı nedeniyle bu ürünlere karşı talep de, en olumlu ihtimalle aynı oranda artmıştır. bu da daha çok toprağı işleyecek daha çok iş gücünü-makineler ya da insanlar şeklinde-gerektirir.
özetle, toprak reformu, üretenlerin ürettikleri ölçüde tüketebilmelerini amaçlar.
dünya üzerinde üretenlerin, tüketenlerin sayısından çok çok daha fazla olduğu bilinen bir gerçek. alım gücünü parasal olarak ifade ettiğimizde, akılalmaz miktarlarda paraların sahibi olan insanların yanında, günlük 2 doların altında bir miktarla yaşantısını sürdüren kişilerin dünya nüfusunun yarısından fazlasını ifade ettiğini düşünecek olursak; dünya üzerindeki insanların büyük bir çoğunluğunun ürettiğinden milyarlarca kat fazlasını tüketme gücüne sahip olurken, diğer kısmının ise ürettiklerinin çok daha azını tükettiklerini hesaplamak zor olmaz.
bu iki grup insan arasındaki farklılık ise, azınlık olan tarafın üretim araçları ile elde edilen alım gücünü, iktidarda kalmak için kullanması, bunu üretenleri bu sayede kontrol altında tutarak gittikçe daha da güçlenip içinden çıkılmanın mümkün olmadığı bir tür çark içine hapsetmesi, üretenlerin ise bu siyasi güç altında, kendi tüketimlerinden keserek, gücüne güç katacak şekilde iktidara devretmesidir.
basit bir hesap bu.
kendi toprağını işleyebilen ve ürettiklerini eşit biçimde tüketen toplumlarda, toplumun feragat ettiği üretimden beslenen iktidarlar oluşmaz, bu sayede insanların temel ihtiyaçlarını elde etme endişesinin kullanılması engellenmiş olur; böylece özgür iradesine uygun olarak politik görüşlerini dile getiren insanların yaşadığı bir yurttur orası.
özetle, eşitliğe dayalı toprak reformu, insanca yaşamak için bir gerekliliktir.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar