bugün
- kolye140
- cep telefonu16
- nokia15
- bal9
- rüzgar11
- kader4
- lale13
- sen kimsin sorusuna 3 kelimelik cevap ver10
- var olmak için ne yaptınız12
- 17 ekim 2026 gençlerbirliği galatasaray maçı21
- türkiyede kürt olarak barınabilmek için gerekenler71
- kuş5
- cadılar bayramında ne olacaksınız18
- billie eilish'in memeleri7
- medine2
- yüzde 50 burslu psikoloji bölümü kazanmak12
- fil9
- gece gece sinirlenmek4
- at6
- mavi4
- kaplan17
- evi ev yapan şeyler14
- sözlük obezlerinin fotoğrafları10
- duayı bencil bir iş haline getirmek5
- aslan15
- rüzgar türbini2
- sevgili nedir7
- bileklik19
- brezilya7
- güne psikolojik bir tespit bırak4
- flamingo3
- başka birinin ayağını yalamış erkekle evlenmek7
- gül7
- ilkokul bebesine türbanı savunmak65
- z kusagi4
- kötüyü alaşağı etmek4
- istanbul esnafına selden 80 milyon tl destek3
- yogartiksen39
- türk dizi tarihinin en kötü oyuncuları2
- tabiat4
- dua6
- türkiye'nin kıymeti bilinmemiş şarkıcıları2
- öğretmenlerin kravat takma zorunluluğu2
- anın görüntüsü22
- pıtı atma4
- ankara8
- 14 ekim 2026 aston villa fenerbahçe maçı75
- netflix asaf dizisi3
- cemil tugay6
- galatasaray19
kitap okumaya kararlı kararsız başlıyorum sayfaları çevirmeye. içimde savaşlar çıkadursun dışım kaynıyor bu sıra. üstelik savaş kaldıramıyorum birden fazla. bilerek yine de açıyorum, yine de düşmanlarımı tetiklerdiğini biliyorum düşüncelerimin. bir iç savaş için söylenilebilecek çok şey var aslında. kan yok, silah yok, asker yok... bir iç savaş için söylenilebilecek çok şey yok aslında, sadece: "düşünmek suçtur buralarda." diye ilştirilebilinir bir kenara ve bir iğneden çok bir düş kırıntısı kullanılabilinir bu hususta.
sayfaları çevirmeden okumam gerektiğini anlamsızca bakan hislerimden anlamıştım kitaba zira oldukça manasız geliyordu bir kaç saman parçasını ritmik hareketlerle çevirmek bana. daha fazlasını vermeliydi ama içimde bir savaş gittikçe alevlenmekteydi. düşündükçe boğulacağımı biliyor olmak düşünmekten alıkoyamıyordu beni, "zor iştir düşünmek, bu yüzden az kişi düşünür" diyen adamdan ben hiç haz etmemiştim ki. asker yoktu ama ayak sesleri vardı içimde yankılanan, silah yoktu ama durmadan patlayan bir şeyler vardı o an.
önsöz'ü atlamam gerektiğine çoktan karar vermiştim bile. kimsenin bana bir at gözlüğü takıp dşüncelerimi daraltmasına ihtiyacım yoktu o sıra, zaten bir iç savaş esir alıyordu aklımdakileri usulca. çevirdim sayfaları yavaşça, ses çıkarmalarını istemiyordum zira. aklımda büyüyordu sesler, büyüyordu düşünceler. bir gün sığmayacağını biliyordum içimdekilerin aklıma, bu yüzden durmadan yazıyordum aslında.
sonra çevirdim sayfayı isteksizce, yalnızca bir cümle okudum düşünmeden önce:
"düşünce suçu ölüm tehlikesi yaratmaz, düşünce suçunun kendisi ölümdür."*
öldüm sonra.
*george orwell
sayfaları çevirmeden okumam gerektiğini anlamsızca bakan hislerimden anlamıştım kitaba zira oldukça manasız geliyordu bir kaç saman parçasını ritmik hareketlerle çevirmek bana. daha fazlasını vermeliydi ama içimde bir savaş gittikçe alevlenmekteydi. düşündükçe boğulacağımı biliyor olmak düşünmekten alıkoyamıyordu beni, "zor iştir düşünmek, bu yüzden az kişi düşünür" diyen adamdan ben hiç haz etmemiştim ki. asker yoktu ama ayak sesleri vardı içimde yankılanan, silah yoktu ama durmadan patlayan bir şeyler vardı o an.
önsöz'ü atlamam gerektiğine çoktan karar vermiştim bile. kimsenin bana bir at gözlüğü takıp dşüncelerimi daraltmasına ihtiyacım yoktu o sıra, zaten bir iç savaş esir alıyordu aklımdakileri usulca. çevirdim sayfaları yavaşça, ses çıkarmalarını istemiyordum zira. aklımda büyüyordu sesler, büyüyordu düşünceler. bir gün sığmayacağını biliyordum içimdekilerin aklıma, bu yüzden durmadan yazıyordum aslında.
sonra çevirdim sayfayı isteksizce, yalnızca bir cümle okudum düşünmeden önce:
"düşünce suçu ölüm tehlikesi yaratmaz, düşünce suçunun kendisi ölümdür."*
öldüm sonra.
*george orwell
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar