bugün
- hakkımda bilmeniz gerekenler9
- kitap önerir misiniz8
- limonlu makarna8
- diamond bosphorus16
- yazarların nickleri nereden geliyor9
- birader ne demek10
- arkadaşlar bir şey soracağım15
- nervio'nun ayaklarının ters olması6
- traktörü olan yazarlar6
- damarlı ayak4
- tai lung18
- nervio burak demirbilek evliliği7
- yeni parti46
- sevgiliye arkadan sarılmak3
- nervio hamferdi4
- ismet gürbüz9
- gocu meriç7
- sozlugun hafizasi6
- mehdi beklentisi5
- sena3
- yazma deyince yazılmasını isteyen kezban4
- artık bilgi içerikli entryleri tek tek okuyacağım5
- baş meriç7
- gammazı ispiyoncu sanmak15
- deccal'in sozluge gelmesi4
- sözlüğe bilgi içerikli entry girmek6
- kız nick altı meriçleri13
- bana onu sormayin birader4
- kıymasız lahmacun3
- arabayı yavaş süren tipler16
- merfulu gitmesin kampanyası15
- 2pac3
- salçalı kıymalı makarna3
- damarlı domates2
- gammazların tarafsız olması gerekliliği13
- pkk türk sanatını davar güder gibi güdüyor13
- bir erkek yazara instagramdan ulaşmak4
- aykolik'in hiç yaşlanmaması2
- israil'in pariah state olması2
- apoya küfür edince kuduran kürtçü9
- perdenin ardındakiler'in en iyi şarkısı2
- gammazlar ve biraderler arasındaki kirli ilişki10
- kafiyesiz şiir saçmalığı3
- nervio moderatör olsun kampanyası10
- dün gece sözlükte yaşanan o rezil olay14
- beni seven yazarlar10
- geçmişe özlem2
- kürtçülerin abd ve israil'i destekleme sebebi2
- kürt çeteleri2
- öykü serter8
gezip görmek isteyenler için prag notları:
1- öncelikle "exchange" için çok fazla yer var, komisyonsuz ve en iyi fiyatı bulmak için şehir merkezinden biraz kıyıda köşede kalmış yerlere bakmanızda fayda vardır.
2- gitmeniz gereken ilk yer meeting point'tir. buradaki "info center" a girip bir harita alıp şehri gezmeye başlayabilirsiniz. yine meeting point'in bulunduğu yerdeki kuleden pragın tamamını izleyebilirsiniz. aman ha asansöre binmeyin, kalırsanız, binada 80 yaşın altında çalışan kimse yok, ölürsünüz. *
3- gayet uygun fiyata kıyafet bulabilirsiniz, ama dünyaca ünlü markaların fiyatlarının diğer ülkelerden bir farkı yoktur. kozmetik ve elektronik eşyayı da avusturya ve almanyada daha uyguna bulabilirsiniz; fakat türkiyeden daha kaliteli veya ucuz değildir.
4-geceleri tek başınıza gezmemeğe dikkat ediniz, özellikle bayanların tek başlarına gezmemesi gerekir. polisler biblodan farksızdır. sabaha kadar mc donaldslarda pinekleyip gördükleri almanlara "fuck german" diyen faydasız bir topluluktur. en iyisi kalabalık gezip, belaya bulaşmamaktır.
5- her yere yürümeye kalkmayın. tramvay ve metro hatları haritasını çantanızdan kesinlikle eksik etmeyin. ulaşım gayet ucuz. bir de çok fazla yokuş olduğu için tatilinizin geri kalanını bel fıtığı halinde geçirmemek için gezmek ve alış-veriş hariç ulaşım araçlarını kullanın.
6-gece kesinlikle dışarı çıkın ve "charles bridge"den geçin. bir insanın çıplak gözle görebileceği en güzel şehir manzaralarından birine tanık olursunuz.
7- şehrin tamamı barok eserlerle örülüdür. öyle ki mağazalar bile saraydan bozma binalarda hizmet vermektedir. fotoğraf makinası ve pillerinizi her zaman yanınızda bulundurun.
8- fizik düşkünleri için "kepler"in evini ziyaret etmelerini öneririm. charles bridge'e yakın ve gayet merkezi bir yerde güzel bir binadır.
9-bar ve disco girişleri ucuzdur. charles bridge etrafına dizilmiş hem açık hem kapalı alanları bulunan, dansçı çek kızlarının da bulunduğu güzel klüplere sadece 100 kron( 7 ytl) giriş ücreti ödeyerek girebilirsiniz.
10- tur ile gitmeniz kesinlikle en iyisidir. grup halinde gidilmediyse bile, kesinlikle bir grupla birlikte şehir turu rehberliği alınmalıdır, yoksa nereye gittiğiniz ve ne gördüğünüz hakkında aklınızda birşey kalmaz. yine bu şehir turlarına 60 yaş üstü ve hamilelerin katılmamasını tavsiye ederim * çünkü 4 saat boyunca koşar ve şehrin %25 ini ancak gezebilirsiniz.
11-yiyecek içeceğinizi büyük marketlerden alın, dışardan alacağınızın 4te biri fiyatına gelmesi işten bile değildir. hediyelik eşyaları da türk esnaftan alın, aynı fiyat; en azından türkler kazansın.*
12- taksicilerle kesinlikle pazarlık yapın; yanınızda sadece 4 euro veya 5 euro olduğunu söyleyin. yoksa 10'dan aşağı götürmezler.
13- son olarak da millet olarak güzellerdir; güzel kızları ve yakışıklı erkekleri vardır. şehir de fazlası ile görmeye değer, 4-5 günü dolu dolu geçirebileceğiniz kadar fazla gezilecek yer ve aktiviteye sahiptir. pişman olmazsınız.
önemli not : yağmurluksuz veya şemsiyesiz kesinlikle çıkmayın, zira 5 dakikalık yağmur tüm izmir'i sel götürmesine yetecek kadar şiddetlidir ve ne zaman yağacağı belli değildir. güneş açtığı vakit de amele yanığı olmamanız işten bile değildir; güneş kremi sürmeden otelden adımınızı atmayın.
1- öncelikle "exchange" için çok fazla yer var, komisyonsuz ve en iyi fiyatı bulmak için şehir merkezinden biraz kıyıda köşede kalmış yerlere bakmanızda fayda vardır.
2- gitmeniz gereken ilk yer meeting point'tir. buradaki "info center" a girip bir harita alıp şehri gezmeye başlayabilirsiniz. yine meeting point'in bulunduğu yerdeki kuleden pragın tamamını izleyebilirsiniz. aman ha asansöre binmeyin, kalırsanız, binada 80 yaşın altında çalışan kimse yok, ölürsünüz. *
3- gayet uygun fiyata kıyafet bulabilirsiniz, ama dünyaca ünlü markaların fiyatlarının diğer ülkelerden bir farkı yoktur. kozmetik ve elektronik eşyayı da avusturya ve almanyada daha uyguna bulabilirsiniz; fakat türkiyeden daha kaliteli veya ucuz değildir.
4-geceleri tek başınıza gezmemeğe dikkat ediniz, özellikle bayanların tek başlarına gezmemesi gerekir. polisler biblodan farksızdır. sabaha kadar mc donaldslarda pinekleyip gördükleri almanlara "fuck german" diyen faydasız bir topluluktur. en iyisi kalabalık gezip, belaya bulaşmamaktır.
5- her yere yürümeye kalkmayın. tramvay ve metro hatları haritasını çantanızdan kesinlikle eksik etmeyin. ulaşım gayet ucuz. bir de çok fazla yokuş olduğu için tatilinizin geri kalanını bel fıtığı halinde geçirmemek için gezmek ve alış-veriş hariç ulaşım araçlarını kullanın.
6-gece kesinlikle dışarı çıkın ve "charles bridge"den geçin. bir insanın çıplak gözle görebileceği en güzel şehir manzaralarından birine tanık olursunuz.
7- şehrin tamamı barok eserlerle örülüdür. öyle ki mağazalar bile saraydan bozma binalarda hizmet vermektedir. fotoğraf makinası ve pillerinizi her zaman yanınızda bulundurun.
8- fizik düşkünleri için "kepler"in evini ziyaret etmelerini öneririm. charles bridge'e yakın ve gayet merkezi bir yerde güzel bir binadır.
9-bar ve disco girişleri ucuzdur. charles bridge etrafına dizilmiş hem açık hem kapalı alanları bulunan, dansçı çek kızlarının da bulunduğu güzel klüplere sadece 100 kron( 7 ytl) giriş ücreti ödeyerek girebilirsiniz.
10- tur ile gitmeniz kesinlikle en iyisidir. grup halinde gidilmediyse bile, kesinlikle bir grupla birlikte şehir turu rehberliği alınmalıdır, yoksa nereye gittiğiniz ve ne gördüğünüz hakkında aklınızda birşey kalmaz. yine bu şehir turlarına 60 yaş üstü ve hamilelerin katılmamasını tavsiye ederim * çünkü 4 saat boyunca koşar ve şehrin %25 ini ancak gezebilirsiniz.
11-yiyecek içeceğinizi büyük marketlerden alın, dışardan alacağınızın 4te biri fiyatına gelmesi işten bile değildir. hediyelik eşyaları da türk esnaftan alın, aynı fiyat; en azından türkler kazansın.*
12- taksicilerle kesinlikle pazarlık yapın; yanınızda sadece 4 euro veya 5 euro olduğunu söyleyin. yoksa 10'dan aşağı götürmezler.
13- son olarak da millet olarak güzellerdir; güzel kızları ve yakışıklı erkekleri vardır. şehir de fazlası ile görmeye değer, 4-5 günü dolu dolu geçirebileceğiniz kadar fazla gezilecek yer ve aktiviteye sahiptir. pişman olmazsınız.
önemli not : yağmurluksuz veya şemsiyesiz kesinlikle çıkmayın, zira 5 dakikalık yağmur tüm izmir'i sel götürmesine yetecek kadar şiddetlidir ve ne zaman yağacağı belli değildir. güneş açtığı vakit de amele yanığı olmamanız işten bile değildir; güneş kremi sürmeden otelden adımınızı atmayın.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar