bugün
- cumartesi günü ayılamamak2
- bik bik 221
- ipkis'in güzel entryler girmesi3
- boş yolda kırmızı ışıkta beklemek8
- ahmed yesevi2
- flört etmemenin ilkesel gerekçesi2
- eski eş ile yeni eşi yemeğe davet etmek6
- tatlı tatlı kaşınan göt deliği7
- idiocracy2
- anın görüntüsü17
- 30 ekim 2026 konyaspor galatasaray maçı18
- ölümden sonra hayatın varlığı sorunsalı2
- ipkis'in evinde yatılı misafir olmak2
- teomancalmasur23
- sözlük yazarları neden birbirinden nefret ediyor7
- herzevekil13
- eli üşüyen kızın elini nasıl ısıtırsın24
- türk solu16
- mhp'nin atatürk'ü sevmemesi10
- 29 ekim 2026 aliyev'in türkiye'ye gelmemesi22
- türkiyeliyim ve mutluyum16
- ayak yalamak için 591 km gitmek7
- msn kullanan efsane nesil4
- nervio13
- nutellayı memelerine sürüp ikram eden kız15
- noodle6
- sibel can'ın nutellalı memeleri9
- jeffrey epstein12
- mercedes benz tırlarn çamaşır makinesine benzemesi3
- ismetin ciddi sıkıntıları olması8
- gay olduğunu saklayan erkek4
- ayağı güzel kızlar nereli sorunsalı6
- insan doğuştan iyi midir17
- ayak istiyorum ayak bulun bana ayak6
- airfryer alanlar şimdi ne yapıyor19
- türkiyede evlenmeyenlerin sayısı 20 milyon olması4
- bir erkeğin en mutlu olduğu an5
- simko38
- deri tayt giyen kız osurunca hava nasıl çıkıyor4
- ak partiyi savunan dayılar9
- aleyna tilki'nin konserde verdiği efsane frikik3
- psikolog4
- cia in takibe aldığı 23 sözlük yazarı4
- olmaz olsun öyle yetkili4
- 26 ekim 2026 galatasaray fenerbahçe maçı60
- tanga giyen kişi osurursa ıslık sesi mi çıkıyor4
- rafael leao6
- ekşi sözlük toplu alım bitti6
- mi6'nın takibe aldığı sözlük yazarları3
- 2028 cumhurbaşkanı recep tayyip erdoğan5
hakan türk'ün yazmış olduğu, kendince delikanlılığı anlattığı kitap.
kitap akıcılıktan yoksun ve tasvirleri yetersiz bir dilde yazılmış. hayır sen bir delikanlıyı anlatacam diye yola koyulmuşsun ve bunu roman olarak anlatmaya kalkmışsın ama, romanın ne olduğunu hiç bilmeden yapmaya kalkmışsın.
romanın en çarpıcı özelliği detaylardır. fakat delikanlı kimdir'in genelinde, en heyecanlı sayılabilecek olaylar hiçbir şekilde detaylar verilmeden, tasvir yapılmadan, "kesti biçti öldü", "o adamın amına kor" tarzında anlatılmıştır. tamamda kardeşim hele bi anlat, "odaya girdiğimde göğüslerini sıvazlıyordu" de. ertem şener'den maçlar izle, sezai karakoç'tan türküler dinle*... sonra roman yazmaya kalk. ya da benim yazdığım roman değil, ben olayları anlatıyorum sadece de, bu kitap roman deme.
kitabın genelinde, 10. baskısı elimde mevcut olmasına rağmen bir çok yazım hatası var. hadi yazım hataları bir yere kadar mazur görülsede, çoğul öznelerle başladığı cümleleri tekil yüklemlerle bitirme ve saçma sapan cümle kurma üzerine bitirme tezi yazdırtabilecek kadar hatalarla dolu olmuş.
yurtdışında yaşıyor diye mazur görülebilecek hatalar değil bunlar. zira yazmasını bilmiyorsan yazma kardeşim.
ama bu adamın elinin altında aforizmalar, güzel sözler gibi bir çok kitap var diye düşünüyorum. bunlarıda sıkana kadar bokunu çıkartana kadar kullanmaktan kendini alamıyor efendim, durduramıyoruz.
hatta bunları kullanmak için, kitabındaki kişilere saçma sapan diyaloglar kurdurtuyor, benide kudurtuyor.
bir de bu adama virgül kullanmayı öğretmek lazım. cümleleri mahmut sen geçen gün iğrenç bi insansın gibi olmuş.
kitabın sonunu da bağlayamamış, olayları hep " kendime göre yöntemlerim var" diyen bir karakterin üstüne oturtmuş ve bunları anlatmamış, anlatamamış... her şey bir sır sanki... ulan amına koyuyim, madem sırları açık etmek senin hobin, neden böyle sikindirik bir şekilde atlıyorsun konuları...
o değilde ben bu kitabı niye okudum amına koyuyim?
kitap akıcılıktan yoksun ve tasvirleri yetersiz bir dilde yazılmış. hayır sen bir delikanlıyı anlatacam diye yola koyulmuşsun ve bunu roman olarak anlatmaya kalkmışsın ama, romanın ne olduğunu hiç bilmeden yapmaya kalkmışsın.
romanın en çarpıcı özelliği detaylardır. fakat delikanlı kimdir'in genelinde, en heyecanlı sayılabilecek olaylar hiçbir şekilde detaylar verilmeden, tasvir yapılmadan, "kesti biçti öldü", "o adamın amına kor" tarzında anlatılmıştır. tamamda kardeşim hele bi anlat, "odaya girdiğimde göğüslerini sıvazlıyordu" de. ertem şener'den maçlar izle, sezai karakoç'tan türküler dinle*... sonra roman yazmaya kalk. ya da benim yazdığım roman değil, ben olayları anlatıyorum sadece de, bu kitap roman deme.
kitabın genelinde, 10. baskısı elimde mevcut olmasına rağmen bir çok yazım hatası var. hadi yazım hataları bir yere kadar mazur görülsede, çoğul öznelerle başladığı cümleleri tekil yüklemlerle bitirme ve saçma sapan cümle kurma üzerine bitirme tezi yazdırtabilecek kadar hatalarla dolu olmuş.
yurtdışında yaşıyor diye mazur görülebilecek hatalar değil bunlar. zira yazmasını bilmiyorsan yazma kardeşim.
ama bu adamın elinin altında aforizmalar, güzel sözler gibi bir çok kitap var diye düşünüyorum. bunlarıda sıkana kadar bokunu çıkartana kadar kullanmaktan kendini alamıyor efendim, durduramıyoruz.
hatta bunları kullanmak için, kitabındaki kişilere saçma sapan diyaloglar kurdurtuyor, benide kudurtuyor.
bir de bu adama virgül kullanmayı öğretmek lazım. cümleleri mahmut sen geçen gün iğrenç bi insansın gibi olmuş.
kitabın sonunu da bağlayamamış, olayları hep " kendime göre yöntemlerim var" diyen bir karakterin üstüne oturtmuş ve bunları anlatmamış, anlatamamış... her şey bir sır sanki... ulan amına koyuyim, madem sırları açık etmek senin hobin, neden böyle sikindirik bir şekilde atlıyorsun konuları...
o değilde ben bu kitabı niye okudum amına koyuyim?
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar