bugün
- uludağ sözlük acil ilgi hattı8
- sözlükte takılan evli barklı yazarların amacı27
- biz kadınlar neden bu kadar masumuz9
- sözlüğü dayılar bastı5
- birisi bakarken işeyememek8
- enayimiknatisii25
- sözlükteki seks tarikatı9
- moğolların araplara saldırma nedeni12
- ilkokul bebesine türbanı savunmak33
- 14 ekim 20268
- akrabaların içindeki en zengin insan9
- yogartiksen18
- dede nine isimleri7
- dün gece intihar eden sözlük yazarı13
- 007 dayı12
- 13 ekim 2026 galatasaray barcelona maçı85
- israilin husilere karşı suudilere katılması10
- erkeği karizmatik gösteren şeyler24
- seks neden ayıptır10
- araba aydarken aniden yola fırlayan kedi4
- naruto dayı seni seviyorum8
- yoğurt yapmanın püf noktaları7
- laptopun su çekmesi2
- 14 ekim 2026 istanbul yağmuru3
- 14 ekim 2026 halk tv polis baskını27
- arkadaşlar hepinizden nefret ediyorum11
- naruto dayı yalnız değildir2
- zengin olduğu halde fakirlik edebiyatı yapan solcu2
- 007'nin ilk 20 dk gol yemezsek iyi yorumu8
- israil'in husileri bombalaması2
- arkadaşlar size bi soru sorucam45
- mekke anlaşmasına iran'ın dahil edilmesi2
- dem terör partisi22
- deve sidiği içen piç8
- diktatör erdoğan18
- erkek yazarların doğum günlerinin kutlanmaması9
- arkadaşlar linçlemeyecekseniz sizce ben8
- akp iktidarı13
- başak burcu erkeği dengesizliği3
- karım çapkınlık yapmama izin veriyor7
- barcelona ve ispanya'nın pas yapma olayı3
- evimden gitmezsen polis çağırırım diyen kız2
- 14 ekim 2026 aston villa fenerbahçe maçı8
- bik bik'in mutfağına konuk olmak18
- hırt sorununa kesin çözüm8
- 24 yaşında el değmemiş çıtır erkek6
- kapitalizm işçiye sadece lahmacun vaat ediyor5
- arkadaşlar ben nişanlanıyorum18
- konyalıların özellikleri10
- yeni parti'nin halk tv protestosu3
2 senedir elimde durup da, izlemek için şu günün sabah saat 05:00'ini seçmiş olduğum filmdir. bittikten sonra "bu filmi bunca zamandır izlemeyen kafamı zikim!" dedirtmiştir.
ilk önce thomas turgoose denen çocuğun ve stephen graham'ın oyunculuklarından bahsetmek isterim. vay mınıskym! bu kadar. başka da bir şey demiyorum.
filmi öncelikle tür olarak ele alacak olursak, müthiş bir dönem filmi. yani öyle büyük setler, hayvani ambiyanslar yok. ama elleri öpülesi görüntü yönetmeni ve senarist sayesinde o ufak tefek mekanlarda geçen film resmen şahane bir dönem filmine dönüşmüş. girişteki 1980'lerin ingilteresi'ni gösteren nostaljik videonun ve gayet başarıyla seçilmiş müziğin etkisini de unutmamak lazım. şimdi "lan sanki 1980'lerde ingiltere'de yaşadın" diyenler olacaktır. hemen söyleyelim, margaret thatcher dönemi ingiltere'nin muhafazakar iç politikası ve özellikle filmin merkezindeki falklands savaşı üzerine vaktiyle bir şeyler okumuşluğumuz, izlemişliğimiz vardır.
--spoiler tehlikesi--
öncelikle şunu belirtelim: bu filmin kötü adamı ne combo, ne de o iri yarı dazlak amca. bu filmin kötü adamı falklands savaşı. filmdeki karakterlerin hayatını karartan tüm düzenlerini altüst eden şey, dünyanın bir ucunda yaşanan ufak çaplı bir savaş.
filmin ana konusu, babasını falklands savaşı'nda savaşta kaybetmiş 12 yaşındaki küçük bir çocuğun bir grup skinhead'e rastlamasını ve onların arasına kabul edilmesiyle yaşadığı olaylar. arka planda ise, skinhead olgusunun kimseye zararı olmayan apolitik bir trend iken, nasıl yavaş yavaş bir neo nazi hareketine dönüştüğü anlatılıyor. bu yönde ilk mesaj filmin başlarında veriliyor. shaun'ın woody ve ekibine ilk rastladığı alt geçitte skrewdriver yazısı göze çarpıyor. skrewdriver normalde punk rock yapan bir skinhead grubu iken, o dönemde(1983-1984) yavaş yavaş aşırı sağ bir kimlik bürünmeye başlamış ve nihayetinde ilk neo nazi rock grubu olmuştu. filmde özellikle british national front'un skinhead gençliği nasıl kendi saflarına çektiği izleyicinin gözüne gözüne sokulmuş.
filmi american history x ile karşılaştırmak çok büyük bir hata olur. zira american history x ırkçılık üzerinden nefretin bir tahlilini yapmaya çalışırken, this is england böyle bir amaç gütmüyor. bir dönem filmi olarak kalmaya gayret ediyor ve bunu başarıyor. konu olarak sadece küçük shaun'ın kendisini çok aşan bir grubun içinde klavuzu olmayan bir gemi gibi bir oraya bir buraya savrulmasına odaklanıyor.
filmin sonunda kötü adam ölüyor, yani savaş bitiyor ve shaun içinde bulunduğu fırtınadan sağ salim kurtuluyor. hayatının o kısa dönemine bir sünger çekiyor.
kötü adam falklands savaşı dedik ya. bu filmdeki asıl kurban da kimseye zararı olmayan skinhead trendi. milky bile kurtuluyor ama skinhead modası falklands savaşı ile beraber ölüyor.
--spoiler tehlikesi--
son söz: son yıllarda izlediğim en iyi film.
ilk önce thomas turgoose denen çocuğun ve stephen graham'ın oyunculuklarından bahsetmek isterim. vay mınıskym! bu kadar. başka da bir şey demiyorum.
filmi öncelikle tür olarak ele alacak olursak, müthiş bir dönem filmi. yani öyle büyük setler, hayvani ambiyanslar yok. ama elleri öpülesi görüntü yönetmeni ve senarist sayesinde o ufak tefek mekanlarda geçen film resmen şahane bir dönem filmine dönüşmüş. girişteki 1980'lerin ingilteresi'ni gösteren nostaljik videonun ve gayet başarıyla seçilmiş müziğin etkisini de unutmamak lazım. şimdi "lan sanki 1980'lerde ingiltere'de yaşadın" diyenler olacaktır. hemen söyleyelim, margaret thatcher dönemi ingiltere'nin muhafazakar iç politikası ve özellikle filmin merkezindeki falklands savaşı üzerine vaktiyle bir şeyler okumuşluğumuz, izlemişliğimiz vardır.
--spoiler tehlikesi--
öncelikle şunu belirtelim: bu filmin kötü adamı ne combo, ne de o iri yarı dazlak amca. bu filmin kötü adamı falklands savaşı. filmdeki karakterlerin hayatını karartan tüm düzenlerini altüst eden şey, dünyanın bir ucunda yaşanan ufak çaplı bir savaş.
filmin ana konusu, babasını falklands savaşı'nda savaşta kaybetmiş 12 yaşındaki küçük bir çocuğun bir grup skinhead'e rastlamasını ve onların arasına kabul edilmesiyle yaşadığı olaylar. arka planda ise, skinhead olgusunun kimseye zararı olmayan apolitik bir trend iken, nasıl yavaş yavaş bir neo nazi hareketine dönüştüğü anlatılıyor. bu yönde ilk mesaj filmin başlarında veriliyor. shaun'ın woody ve ekibine ilk rastladığı alt geçitte skrewdriver yazısı göze çarpıyor. skrewdriver normalde punk rock yapan bir skinhead grubu iken, o dönemde(1983-1984) yavaş yavaş aşırı sağ bir kimlik bürünmeye başlamış ve nihayetinde ilk neo nazi rock grubu olmuştu. filmde özellikle british national front'un skinhead gençliği nasıl kendi saflarına çektiği izleyicinin gözüne gözüne sokulmuş.
filmi american history x ile karşılaştırmak çok büyük bir hata olur. zira american history x ırkçılık üzerinden nefretin bir tahlilini yapmaya çalışırken, this is england böyle bir amaç gütmüyor. bir dönem filmi olarak kalmaya gayret ediyor ve bunu başarıyor. konu olarak sadece küçük shaun'ın kendisini çok aşan bir grubun içinde klavuzu olmayan bir gemi gibi bir oraya bir buraya savrulmasına odaklanıyor.
filmin sonunda kötü adam ölüyor, yani savaş bitiyor ve shaun içinde bulunduğu fırtınadan sağ salim kurtuluyor. hayatının o kısa dönemine bir sünger çekiyor.
kötü adam falklands savaşı dedik ya. bu filmdeki asıl kurban da kimseye zararı olmayan skinhead trendi. milky bile kurtuluyor ama skinhead modası falklands savaşı ile beraber ölüyor.
--spoiler tehlikesi--
son söz: son yıllarda izlediğim en iyi film.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar