bugün
- atatürk'ün vizyonunun inanılmazlığı5
- escort taş mı yesin11
- muğla vs uşak afyon denizli aydın kütahya manisa3
- apo çıkarsa ulusalcılar ne yapacak3
- futbol20
- sinem dedetaş2
- opel vectra a3
- sırrı süreyyacı ünlülerin 29 ekim kutlaması7
- alzheimer günlüğü6
- ısparta nokulu6
- cumhuriyet bayramı14
- müslüm gürses şarkılarındaki felsefi sözler6
- dalaman2
- yaşasın cumhuriyet3
- 29 ekim cumhuriyet bayramı12
- kartoncu bey birader beydir2
- sözlük yazarlarının çayları6
- halk aşksızsa sokaklar banka dükkanlarıyla doludur5
- erzurum vs kars2
- gocu'nun sözlüğe vedası4
- hayat koçu ile yaşam koçu arasındaki fark7
- yeniden de sevebiliriz akdeniz2
- türkiye cumhuriyeti ilelebet payidar kalacaktır4
- ekşi sözlük toplu yazar alımı3
- uefa şampiyonlar ligi7
- muhtaç olduğun kudret3
- 4 kasım 2026 fenerbahçe liverpool maçı13
- fenerbahçe10
- liverpool fc3
- kumaş2
- eskorta gitmenin hijyenik olmaması2
- bir kıza saklama kabı hediye etmek11
- haftanın gammazları listesi3
- koşmak yerine ağırlık kaldırmak5
- apo piçtir piç kalacak3
- kurallara neden uyduğumuz sorusu2
- münihte tavuk döner yedim2
- sözlüğün artık kapanacak hale gelmesi2
- maymuna fındık atmak2
- gece vakti orman yolunda bisiklet sürmek8
- sarı saçın yakıştığı ünlüler9
- ben sana inanıyorum2
- 26 ekim 2026 galatasaray fenerbahçe maçı62
- ezberin gereksiz olduğu yanılgısı4
- vegan yaşam2
- öyle bir yatmak ki yarınlar olmayacakmışcasına7
- akın gürlek3
- rafine zevkleri olan erkek11
- kedilerle uyumak9
- yuzırların ekşiye kaçması3
Müzenin Tarihçesi ve Teşhir Düzeni
Tokat'ta müzecilik çalışmaları ilk olarak 1926 yılında, emekli öğretmen Halis Turgut CiNLiOĞLU'nun çevreden topladığı tarihi eserleri, bir Anadolu Selçuklu medresesi olan Gökmedrese'de depo etmesiyle başlamıştır.
Halen müze binası olarak kullanılan Gökmedrese'nin, III.Gıyaseddin Keyhüsrev'in vezirlerinden Muineddin Süleyman Pervane tarafından H.675(M.1277) yılında inşa ettirildiği kabul edilmektedir. Gökmedrese, Anadolu Selçuklu Dönemi açık avlulu, iki eyvanlı, iki katlı medreseler grubundandır. Doğu-batı doğrultusunda uzanan medresenin doğuda giriş eyvanı, batı eksende ise iki kat boyunca yükselen ana eyvanı yer almaktadır. Dikdörtgen planlı açık avlusu, üç yönden revaklarla çevrilmiştir. Her iki katta da revakların gerisinde, birer kapıyla revağa açılan odalar sıralanmaktadır. Ana eyvanın iki yanında yer alan odalardan güneydeki mescit, kuzeydeki ise türbedir. Yapının Gökmedrese adını almasına neden olan çiniler, avluya bakan cephelerde yer almaktadır. Ana eyvan duvarları ve üst kat revaklarının kemer içleri patlıcan moru, lacivert ve firuze renkli çinilerle yazı, geometrik ve bitkisel bezemelerle süslenmiştir. Anadolu Selçuklu taş süsleme örneğini yansıtan taçkapı; iki renkli taş kullanılarak inşa edilmiş, geometrik ve bitkisel bezemeli bordürlerden oluşan bir süsleme programına sahiptir.
1926 yılından itibaren depo müze olarak kuruluşuna başlanan Tokat Müzesi, 1974 yılına kadar sınırlı teşhir odalarıyla hizmet vermiştir. 1974-1982 yılları arasında onarım, çevre tanzim ve teşhir düzenlemesi yapılarak yeniden ziyarete açılmıştır. 2005 yılında yeni teşhir düzenlemesi yapılan Tokat Müzesi, çağdaş teşhir-tanzim anlayışıyla yeniden ziyaretçilerin hizmetine açılmıştır.
Arkeolojik ve etnografik eserlerle sikkelerin sergilendiği karma müzeler grubundan olan Tokat Müzesi; bağlı birimleri Müze-Ev Latifoğlu Konağı, Atatürk Evi ve Etnografya Müzesi ve Sulusaray (Sebastopolis Antik Kenti) Açık Hava Taş Eserler ve Mozaik Müzesi ile birlikte modern müzecilik faaliyetlerini sürdürmektedir.
Tokat Müzesi'nde, Gökmedrese'nin alt kat odaları teşhir odalarına dönüştürülerek, eserler bu bölümlerde kronolojik tasnif dikkate alınarak teşhir edilmektedir. M.Ö. 3 bin yılı Eski Tunç Çağı'ndan itibaren kronolojik olarak Hitit, Frig, Hellenistik, Roma, Bizans, Selçuklu ve Osmanlı dönemlerine ait eserler sergilenmektedir. Girişin sağındaki ilk odada Eski Tunç Çağı eserleri, takip eden odalarda Hitit, Frig, Hellenistik, Roma eserleriyle Bizans dönemine ait kilise eşyaları sergilenmektedir. Müzenin bu bölümünün son odasında ise Osmanlı dönemine ait el yazması Kur'anlar ve yazı takımlarıyla tarikat eşyaları teşhir edilmektedir. Ana eyvanın kuzeyindeki oda, medresenin banisi Muineddin Süleyman Pervane'nin aile mezarlığı olup, halk arasında "Kırkkızlar Türbesi" olarak bilinmektedir. Efsane değerinde bir kimlik yüklenen yirmi sandukalı mezar odası, müze teşhirine doğal bir zenginlik katmaktadır. Ana eyvanın güneyindeki, halı kilim ve heybelerin sergilendiği mescitten sonraki odalarda, yöremizin geleneksel erkek ve kadın giysileri, takıları, aydınlatma araçları, hamam eşyaları, bakırcılık zanaatinin ürünleri bakır kaplar ve kapı tokmakları, ev dokuma tezgahı, el baskısı Tokat Yazması örnekleri ve baskı kalıpları teşhir edilmektedir. Girişin solundaki iki odadan birinde Osmanlı dönemi silahları, kılıçları ve barutlukları, diğer odada ise müzemizin zengin sikke koleksiyonundan örnekler sergilenmektedir.
Müzemiz açık teşhirini iç avlu, ön ve yan bahçede sergilenen, büyük boyutlu taş eserler oluşturmaktadır. Helenistik, Roma, Bizans, Anadolu Selçuklu ve Osmanlı dönemlerine ait çoğu mezar taşları ve lahitlerden oluşan taş eserler, mezar stelleri, anıtsal yapı parçaları, ion ve Korinth sütun başıkları, heykeller ve pişmiş topraktan büyük boyutlu erzak küpleri teşhir edilmektedir.
Arkeolojik Eserler: Müzemiz tarafından kurtarma kazıları yapılan Almus baraj gölü içerisinde yer alan Maşattepe buluntuları, Zile ilçesi Yalınyazı Kasabası Maşathöyük kazı buluntuları, Sulusaray ilçesi Sebastopolis Antik Kenti ve Niksar Nekropolü kurtarma kazıları buluntuları, Bolus(Aktepe) Höyüğü buluntularıyla ilimiz ilçe ve köylerinde ele geçen eserlerin bağış ya da satın alma yoluyla müzemize kazandırılmasıyla edinilmiş eserlerden oluşmaktadır. Müzemizin arkeolojik nitelikteki eserlerini; seramik, cam ve maden malzemelerden yapılmış mutfak eşyası kaplar, testiler, amphoralar, maşrapalar, parfüm ve gözyaşı şişeleri, tanrı-tanrıça heykelleri, çivi yazılı tabletler, takı ve süs eşyalarıyla okucu, mızrakucu, balta gibi silahlar oluşturmaktadır.
Etnografik Eserler: Halkın hayat tarzını, kültürünü temsil eden araç-gereçlerle, bilim ve din ile ilgili bilgi, belge değeri taşıyan, korunması gerekli eserler olan etnografik eserler yönünden Müzemiz zengin nitelikli bir koleksiyona sahiptir. Müzemizin açık ve kapalı teşhirinde etnografik nitelikli eserler olarak ilimiz tarihine özgü bakırcılık, yazmacılık, dokuma, tekstil, halı, kilim, giyim-kuşam, erkek ve kadın takıları, aydınlatma araç-gereçleri, kapı tokmakları, silahlar, barutluklar, hamam ve mutfak eşyalarıyla Osmanlı Dönemine ait tarikat eşyaları, el yazması kitaplar ve yazı takımları sergilenmektedir.
Sikkeler: Müzemiz sahip olduğu sikke sayısı ve çeşitliliği açısından oldukça zengindir. Sikke koleksiyonumuzun büyük bölümünü 1982 yılı Niksar Leylekler Çeşmesi Kazısında bulunan Selçuklu definesi oluşturmaktadır. Tamamı gümüş sikkelerden oluşan bu definenin önemi, sayısal açıdan büyük olmasının yanı sıra basıldığı şehirler ve ait olduğu sultanların çeşitliliğinden de ileri gelmektedir. Sikke koleksiyonumuzun diğer önemli bölümünü ise 1985 yılında şimdiki Vilayet Binasının ek inşaatı hafriyatı sırasında çıkan Osmanlı ve Venedik altın sikkeleri oluşturmaktadır. Ayrıca Müzemiz, Hellenistik Dönemden Osmanlı imparatorluğu'nun sonuna kadar bütün medeniyetlere ait şehir sikkelerinden oluşan sikkelerle de çeşitlilik açısından oldukça geniş bir koleksiyona sahiptir.
*
Tokat'ta müzecilik çalışmaları ilk olarak 1926 yılında, emekli öğretmen Halis Turgut CiNLiOĞLU'nun çevreden topladığı tarihi eserleri, bir Anadolu Selçuklu medresesi olan Gökmedrese'de depo etmesiyle başlamıştır.
Halen müze binası olarak kullanılan Gökmedrese'nin, III.Gıyaseddin Keyhüsrev'in vezirlerinden Muineddin Süleyman Pervane tarafından H.675(M.1277) yılında inşa ettirildiği kabul edilmektedir. Gökmedrese, Anadolu Selçuklu Dönemi açık avlulu, iki eyvanlı, iki katlı medreseler grubundandır. Doğu-batı doğrultusunda uzanan medresenin doğuda giriş eyvanı, batı eksende ise iki kat boyunca yükselen ana eyvanı yer almaktadır. Dikdörtgen planlı açık avlusu, üç yönden revaklarla çevrilmiştir. Her iki katta da revakların gerisinde, birer kapıyla revağa açılan odalar sıralanmaktadır. Ana eyvanın iki yanında yer alan odalardan güneydeki mescit, kuzeydeki ise türbedir. Yapının Gökmedrese adını almasına neden olan çiniler, avluya bakan cephelerde yer almaktadır. Ana eyvan duvarları ve üst kat revaklarının kemer içleri patlıcan moru, lacivert ve firuze renkli çinilerle yazı, geometrik ve bitkisel bezemelerle süslenmiştir. Anadolu Selçuklu taş süsleme örneğini yansıtan taçkapı; iki renkli taş kullanılarak inşa edilmiş, geometrik ve bitkisel bezemeli bordürlerden oluşan bir süsleme programına sahiptir.
1926 yılından itibaren depo müze olarak kuruluşuna başlanan Tokat Müzesi, 1974 yılına kadar sınırlı teşhir odalarıyla hizmet vermiştir. 1974-1982 yılları arasında onarım, çevre tanzim ve teşhir düzenlemesi yapılarak yeniden ziyarete açılmıştır. 2005 yılında yeni teşhir düzenlemesi yapılan Tokat Müzesi, çağdaş teşhir-tanzim anlayışıyla yeniden ziyaretçilerin hizmetine açılmıştır.
Arkeolojik ve etnografik eserlerle sikkelerin sergilendiği karma müzeler grubundan olan Tokat Müzesi; bağlı birimleri Müze-Ev Latifoğlu Konağı, Atatürk Evi ve Etnografya Müzesi ve Sulusaray (Sebastopolis Antik Kenti) Açık Hava Taş Eserler ve Mozaik Müzesi ile birlikte modern müzecilik faaliyetlerini sürdürmektedir.
Tokat Müzesi'nde, Gökmedrese'nin alt kat odaları teşhir odalarına dönüştürülerek, eserler bu bölümlerde kronolojik tasnif dikkate alınarak teşhir edilmektedir. M.Ö. 3 bin yılı Eski Tunç Çağı'ndan itibaren kronolojik olarak Hitit, Frig, Hellenistik, Roma, Bizans, Selçuklu ve Osmanlı dönemlerine ait eserler sergilenmektedir. Girişin sağındaki ilk odada Eski Tunç Çağı eserleri, takip eden odalarda Hitit, Frig, Hellenistik, Roma eserleriyle Bizans dönemine ait kilise eşyaları sergilenmektedir. Müzenin bu bölümünün son odasında ise Osmanlı dönemine ait el yazması Kur'anlar ve yazı takımlarıyla tarikat eşyaları teşhir edilmektedir. Ana eyvanın kuzeyindeki oda, medresenin banisi Muineddin Süleyman Pervane'nin aile mezarlığı olup, halk arasında "Kırkkızlar Türbesi" olarak bilinmektedir. Efsane değerinde bir kimlik yüklenen yirmi sandukalı mezar odası, müze teşhirine doğal bir zenginlik katmaktadır. Ana eyvanın güneyindeki, halı kilim ve heybelerin sergilendiği mescitten sonraki odalarda, yöremizin geleneksel erkek ve kadın giysileri, takıları, aydınlatma araçları, hamam eşyaları, bakırcılık zanaatinin ürünleri bakır kaplar ve kapı tokmakları, ev dokuma tezgahı, el baskısı Tokat Yazması örnekleri ve baskı kalıpları teşhir edilmektedir. Girişin solundaki iki odadan birinde Osmanlı dönemi silahları, kılıçları ve barutlukları, diğer odada ise müzemizin zengin sikke koleksiyonundan örnekler sergilenmektedir.
Müzemiz açık teşhirini iç avlu, ön ve yan bahçede sergilenen, büyük boyutlu taş eserler oluşturmaktadır. Helenistik, Roma, Bizans, Anadolu Selçuklu ve Osmanlı dönemlerine ait çoğu mezar taşları ve lahitlerden oluşan taş eserler, mezar stelleri, anıtsal yapı parçaları, ion ve Korinth sütun başıkları, heykeller ve pişmiş topraktan büyük boyutlu erzak küpleri teşhir edilmektedir.
Arkeolojik Eserler: Müzemiz tarafından kurtarma kazıları yapılan Almus baraj gölü içerisinde yer alan Maşattepe buluntuları, Zile ilçesi Yalınyazı Kasabası Maşathöyük kazı buluntuları, Sulusaray ilçesi Sebastopolis Antik Kenti ve Niksar Nekropolü kurtarma kazıları buluntuları, Bolus(Aktepe) Höyüğü buluntularıyla ilimiz ilçe ve köylerinde ele geçen eserlerin bağış ya da satın alma yoluyla müzemize kazandırılmasıyla edinilmiş eserlerden oluşmaktadır. Müzemizin arkeolojik nitelikteki eserlerini; seramik, cam ve maden malzemelerden yapılmış mutfak eşyası kaplar, testiler, amphoralar, maşrapalar, parfüm ve gözyaşı şişeleri, tanrı-tanrıça heykelleri, çivi yazılı tabletler, takı ve süs eşyalarıyla okucu, mızrakucu, balta gibi silahlar oluşturmaktadır.
Etnografik Eserler: Halkın hayat tarzını, kültürünü temsil eden araç-gereçlerle, bilim ve din ile ilgili bilgi, belge değeri taşıyan, korunması gerekli eserler olan etnografik eserler yönünden Müzemiz zengin nitelikli bir koleksiyona sahiptir. Müzemizin açık ve kapalı teşhirinde etnografik nitelikli eserler olarak ilimiz tarihine özgü bakırcılık, yazmacılık, dokuma, tekstil, halı, kilim, giyim-kuşam, erkek ve kadın takıları, aydınlatma araç-gereçleri, kapı tokmakları, silahlar, barutluklar, hamam ve mutfak eşyalarıyla Osmanlı Dönemine ait tarikat eşyaları, el yazması kitaplar ve yazı takımları sergilenmektedir.
Sikkeler: Müzemiz sahip olduğu sikke sayısı ve çeşitliliği açısından oldukça zengindir. Sikke koleksiyonumuzun büyük bölümünü 1982 yılı Niksar Leylekler Çeşmesi Kazısında bulunan Selçuklu definesi oluşturmaktadır. Tamamı gümüş sikkelerden oluşan bu definenin önemi, sayısal açıdan büyük olmasının yanı sıra basıldığı şehirler ve ait olduğu sultanların çeşitliliğinden de ileri gelmektedir. Sikke koleksiyonumuzun diğer önemli bölümünü ise 1985 yılında şimdiki Vilayet Binasının ek inşaatı hafriyatı sırasında çıkan Osmanlı ve Venedik altın sikkeleri oluşturmaktadır. Ayrıca Müzemiz, Hellenistik Dönemden Osmanlı imparatorluğu'nun sonuna kadar bütün medeniyetlere ait şehir sikkelerinden oluşan sikkelerle de çeşitlilik açısından oldukça geniş bir koleksiyona sahiptir.
*
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar