bugün

yaran diyaloglar

alıştığım üzere yine bime gitmiş ve alışverişe başlamak üzereyimdir. bimin kasiyerlerinden hasan ise o sırada reyonları düzeltmektedir. hasanın konuşması genelde burnundandır ve onu düzgün anlamak için özel eğitim almak gereklidir. olay ise şöyle gelişir.
pvm= publius vergilius maro
h=bimde çalışan hasan

pvm: ooo hocam kolay gelsin.
h: sağ ol hocam. ne haber?(buralar zor da olsa anlşılmaktadır)
pvm: iyi ya ne olsun öyle uğraşıp duruyoruz. senden ne haber?
h: gördüğün gibi biz de uğraşıyoruz. valla eşek gibi çalışıyoruz. görünmüyorsun uzun zamandır.
pvm: evet pek dışarı çıkamıyorum yoğunum bu aralar. sen de gözlükleri çıkartmışsın, rengin falan da atmış iyi değilsin herhalde?
h: çıkarttım. ben lazer oldum ya attım o yüzden gözlükleri diyormuş. (diyormuş diyorum çünkü ben şöyle anlıyorum: çıkarttım ben nazar oldum ya ondan böyleyim.
iç ses: lan adamın türkçe de bozuk. konuşamıyordu ona alıştık da nazar olmak nedir .mna k.yayım cık cık cık)
pvm: hımm anladım bak dikkat et nazara falan.
h: nasıl yakışmış mı peki?
pvm: evet evet yakışmaz mı hiç on numara olmuş.
iç ses: ne diyor ulan bu manyak yine derken yavaş yavaş parçalar birleşmeye başlar. tümevarıma göre bu adam lazer olmuş ve gözlüğü atmıştır yakışmış mı diye de ona sormaktadır. bu rezil durumdan şık bir hareketle sıyrılmak iktiza eder.
h: sağ ol hocam.
pvm: neyse hasancım hadi tekrar geçmiş olsun ben kaçayım. Ha bi de unutmadan sen şimdi lazer oldun ya nazara dikkat et malum olan var olamayan var.(aranan şık hareket)
h: olur hocam sağ olasın. görüşürüz.
pvm: görüşürüz.
© copyright 2005 - 2026