bugün
- yazarların on üzerinden komiklikleri39
- güzel ayaklı bir kızla evlenebilirim7
- ezandan rahatsız olan kadın sanatçı5
- bireysel silahlanmanın önü açılırsa alınacak silah6
- yazarların üstüne çizik attığı burçlar4
- iremga11
- en sevilen meyveler6
- togg'a lpg taktırmak11
- yeşilçam'da çocukken travma yaşattığınız sahneler5
- barış manço nun ölüm sebebi2
- beyazsemsiyeliyabanci48
- venezuela geçici devlet başkanı rodriguez'in türki2
- sibel can diyeti6
- çocukken alınamayan şeyleri büyüyünce almak5
- sözlükte erkekleri istemiyoruz17
- eve usta gelince yaşanan tedirginlik2
- dizi izleyerek ingilizce öğrendim diyen tip2
- özgürlükçü eğitimin imkansızlığı2
- 7 haziran 2026 aziz yıldırım'ın başkan seçilmesi11
- evlenilecek erkek nasıl anlaşılır10
- yagmurcu3
- insanları mutlu etmek2
- zaman baba7
- beyazpenisliyabancı3
- ona bir şey söyle15
- kezo saçından meslek tahmini yapmak2
- bebeksi bir hatunla sevgili olmak9
- aziz yıldırım13
- türkçe'nin edebi bir dil olmadığı gerçeği7
- aberdeen2
- güne kahve ve donut ile başlamak2
- 7 haziran 2026 büyük sözlük ifşası32
- sydney sweeney'in memeleri7
- ilk aşkınız5
- instagram'a sürekli hikaye atan kadın5
- schopenhauer'un kadın nefreti3
- türk mü türkiyeli mi sorunsalı4
- yorgun mermi22
- gereksiz vergiler2
- florya ormanı2
- ısparta9
- cinayet saati neredeydin3
- üstteki yazar hakkında fikrini söyle63
- fetöcü olduğunu beklemediğiniz kişiler4
- ermeni kini2
- günün sözü2
- soğuk suyla duş alan insan3
- gammazlama yapmamak12
- kaşlarını alan erkek3
- 21 gün diyetteyim2
Yollardan kar çabucak kalkmıştı, tabi belediye işçilerinin payı bunda büyüktü. Kahramanım artık eski yorganlar kadar iyi ısıtmayan elyaf yorganını bile üzerinden atamazken ne günahları sıyırıp atardı gamsız insanlar. "hayat bu işte!" sözünü sevmez, dünyanın kötülere ait olduğunu kabullenmezdi. Ölü toprağı değildi ya üzerindeki elbet kalkma kudretini bulurdu kendine ama biraz mayışsın, ona da hakkı var değil mi?
Hayatının patronu olabilecekti ölene kadar, ne tanıdık yerlerde dayısı vardı ne de mısır' da miras bırakabilecek bir halası. Umudunu lotolara bağlamıştı bir dönem, aynı satırda üç bile bilememişti. Piyango bileti satan adam arkadaşıydı, sanki ikramiye çıkacak bileti biliyormuş gibi arkadaşından hep bir kıyak beklerdi. Kimden bir büyüklük görmüştü ki ondan görecekti.
Dut ağaçlarının altından geçerken bahçe sahiplerine küfrederdi. incirden düşünce sakat kalacağı hurafesine inanırdı. Eriklerin erken açmasına sevinir, kirazı iştahla bekler, yeşil ve kırmızının uyumunu severdi.
Çileği hep ağaçta yetişir sanırdı, cahildi. Rahatsızlığının ne olduğunu hiç bilmedi, kendisinin doktoruydu. Bünyesinde ne çok meslek barındırmıştı, kalabalıktı. işte bu yüzden ölüme de kalabalık gidecekti.
Güneşli günlerde pencereyi açmazdı, su şişesini başından ayırmaz, elinin altında hep atıştıracak kraker bırakırdı. Tartıya çıkmayalı uzun zaman olmuştu, zaten uğruna kilo alıp - verebileceği sevgilisi de yoktu. Posterlerini sinir harbi yaşadığı bir gece yırtıp atmıştı, eli kanamıştı ve o zaman kağıt kesiğini küçümsememesi gerektiğini öğrenmişti.
Severken kaybettiklerine ağıtlar yakmak en büyük becerisiydi, eski dönemlerde yaşasaydı bu işten iyi para kazanabilirdi. Şimdilik ağıtları kendineydi, ataklarının belirtisi acı sözcüklerle kendini üzer, iyileştirir, reçetesini yazardı.
Hayatının patronu olabilecekti ölene kadar, ne tanıdık yerlerde dayısı vardı ne de mısır' da miras bırakabilecek bir halası. Umudunu lotolara bağlamıştı bir dönem, aynı satırda üç bile bilememişti. Piyango bileti satan adam arkadaşıydı, sanki ikramiye çıkacak bileti biliyormuş gibi arkadaşından hep bir kıyak beklerdi. Kimden bir büyüklük görmüştü ki ondan görecekti.
Dut ağaçlarının altından geçerken bahçe sahiplerine küfrederdi. incirden düşünce sakat kalacağı hurafesine inanırdı. Eriklerin erken açmasına sevinir, kirazı iştahla bekler, yeşil ve kırmızının uyumunu severdi.
Çileği hep ağaçta yetişir sanırdı, cahildi. Rahatsızlığının ne olduğunu hiç bilmedi, kendisinin doktoruydu. Bünyesinde ne çok meslek barındırmıştı, kalabalıktı. işte bu yüzden ölüme de kalabalık gidecekti.
Güneşli günlerde pencereyi açmazdı, su şişesini başından ayırmaz, elinin altında hep atıştıracak kraker bırakırdı. Tartıya çıkmayalı uzun zaman olmuştu, zaten uğruna kilo alıp - verebileceği sevgilisi de yoktu. Posterlerini sinir harbi yaşadığı bir gece yırtıp atmıştı, eli kanamıştı ve o zaman kağıt kesiğini küçümsememesi gerektiğini öğrenmişti.
Severken kaybettiklerine ağıtlar yakmak en büyük becerisiydi, eski dönemlerde yaşasaydı bu işten iyi para kazanabilirdi. Şimdilik ağıtları kendineydi, ataklarının belirtisi acı sözcüklerle kendini üzer, iyileştirir, reçetesini yazardı.
güncel Önemli Başlıklar
