bugün
- atatürk düşmanı it sürüsü5
- gece sokakta koşarak 31 çeken kolsuz cüce görmek6
- ak parti merkez yürütme kurulu toplantısı5
- almanlarin orduya guvensizligi3
- habire1275
- robot moderatör2
- ofisi havaya uçurmak2
- habire12 adamdır37
- izmirli kızların verici olması34
- mutsuzluğun en büyük nedeni15
- sssilvermist21
- fil8
- kaplan7
- ben geldim naneler13
- kartal6
- timsah5
- hiyeroglif dilleri3
- aslan8
- zebra4
- insan kaynakları4
- claudian clouds kadındır12
- cilgincapkin13
- erkeklerin artık adım atmaktan korkması20
- iş bulamamak4
- gaz fren debriyaja aynı anda basarsak ne olur16
- gammazların tarafsız olması gerekliliği26
- hakkımda bilmeniz gerekenler34
- aldığınız en ilginç iltifat3
- anın görüntüsü18
- sansürsüz tarih2
- deccal'in sozluge gelmesi10
- sözlük tipsizlerinin fotoğrafları14
- arkadaşlar sizce bu takım elbise güzel mi15
- nickten isim tahmini yapmak25
- sözlük kızları bizim neyimizdir sorunsalı11
- kılıçdaroğlu'nun rozet töreni figüran iddiası19
- messi'yi savunan adamla ahbaplık etmem5
- kafa dağıtmalık şarkı önerileri5
- yazarların almak istediği hediyeler4
- sözlük erkeklerinin 1 90 dan kısa olmaması10
- yorgun mermi13
- ben senin yerinde olsam5
- yeni parti46
- tas kafa traşlı hırt sorunu3
- sözlükteki kavganın amacı5
- gece denize girmek12
- arap gel oğlum5
- yarası olan gocudur5
- temmuz6
- çilek reçeli vs vişne reçeli9
mutluluk hakkındaki düşüncelerime çoğu sözlük yazarının başladığı gibi başlayıp kolektif bilinçle ilerleme niyetindeyim.
bakınız şu şiire:
sen mutluluğun resmini yapabilir misin abidin?
işin kolayına kaçmadan ama
gül yanaklı bebesini emziren melek yüzlü anneciğin resmini değil.
.
işin kolayına kaçmak, edindiğimiz sahte mutluluklardır. tabi ki de bir annenin çocuğuna sütünü verirken yakaladığı sevinci küçümsemiyorum. lakin birey, zekasıyla, bilinciyle, yaratımıyla tek başına, mutluluğu bulabildiği zaman gerçekten mutluluğu yakalayabileceğinin savunucusuyum. tabi bu evreye gelesiye kadar hayattan vazgeçmemişse. bakınız anlatmaya çalışıyorum.
mutluluk siz düşerken birisinin kolunuzdan tutması mıdır?
veya birisine yardım etmek midir?
ağlarken kollarında teselli bulduğunuz kişinin hemen yanı başınızda olması mıdır?
ya da birilerinin kolunuzda ağlayabilecek kadar kendini size yakın hissetmesi midir?
türkücüye eşlik etmek midir?
hep beraber halay çekmek midir?
onaylanmak mıdır veyahut onaylamak?
bir işte başarılı olmak mıdır?
yeni bir yer görmek midir?
alkol almak mıdır veyahut,
uyuşturmak mıdır beyni?
yeni bir şey edinmek midir?
vs
hiç birisi gerçekten ama gerçekten sizi mutlu eden öz değildir. örneklere aklınızdan geçenleri de ekleyebilirsiniz. ama emin olun ki onlar da mutluluğun kaynağı değildir. mutluluğun kaynağı yalnızca ve yalnızca kendiniz olduğunuz zaman yakalayabildiğinizdir kısacası kaynağı siz olduğunuz müddetçe gerçekten mutlusunuzdur. evet farkındayım beylik laflar ediyorum ama bir yandan da bu mutluluğu yakalamanızı istiyorum.
her şeyden ama her şeyden, müzikten, kitaplardan, anneden, babadan, arkadaşlardan, eşlerden, sevgililerden, sizi sevenlerden ve sevdiklerinizden kendinizi soyutlayıp kendi bilincinizle yakaladığınız gerçeğin mutluluk olduğunu keşfederseniz bu sürecin devamında tüm art niyetten arınmış, özgür fikirlerinizle hem kendinizi hem de çevrenizdekileri mutlu edebilirsiniz. evet burada çelişki oluşturacak bir cümle kurdum. çünkü herkes bu mutluluğu yakalayamayacağı için birilerinin onlara sunmaları gerekebilir. ama öncelikli misyonunuz bu olmamalı. öncelikle kendiniz olup kendi mutluluğunuzu yakaladıktan sonra etrafınızı düşünmelisiniz.
öyleyse mutluluk -çoğu düşünürün ve doğu felsefesinin dediği gibi - içinizdedir deyip bitirmek istiyorum.
bakınız şu şiire:
sen mutluluğun resmini yapabilir misin abidin?
işin kolayına kaçmadan ama
gül yanaklı bebesini emziren melek yüzlü anneciğin resmini değil.
.
işin kolayına kaçmak, edindiğimiz sahte mutluluklardır. tabi ki de bir annenin çocuğuna sütünü verirken yakaladığı sevinci küçümsemiyorum. lakin birey, zekasıyla, bilinciyle, yaratımıyla tek başına, mutluluğu bulabildiği zaman gerçekten mutluluğu yakalayabileceğinin savunucusuyum. tabi bu evreye gelesiye kadar hayattan vazgeçmemişse. bakınız anlatmaya çalışıyorum.
mutluluk siz düşerken birisinin kolunuzdan tutması mıdır?
veya birisine yardım etmek midir?
ağlarken kollarında teselli bulduğunuz kişinin hemen yanı başınızda olması mıdır?
ya da birilerinin kolunuzda ağlayabilecek kadar kendini size yakın hissetmesi midir?
türkücüye eşlik etmek midir?
hep beraber halay çekmek midir?
onaylanmak mıdır veyahut onaylamak?
bir işte başarılı olmak mıdır?
yeni bir yer görmek midir?
alkol almak mıdır veyahut,
uyuşturmak mıdır beyni?
yeni bir şey edinmek midir?
vs
hiç birisi gerçekten ama gerçekten sizi mutlu eden öz değildir. örneklere aklınızdan geçenleri de ekleyebilirsiniz. ama emin olun ki onlar da mutluluğun kaynağı değildir. mutluluğun kaynağı yalnızca ve yalnızca kendiniz olduğunuz zaman yakalayabildiğinizdir kısacası kaynağı siz olduğunuz müddetçe gerçekten mutlusunuzdur. evet farkındayım beylik laflar ediyorum ama bir yandan da bu mutluluğu yakalamanızı istiyorum.
her şeyden ama her şeyden, müzikten, kitaplardan, anneden, babadan, arkadaşlardan, eşlerden, sevgililerden, sizi sevenlerden ve sevdiklerinizden kendinizi soyutlayıp kendi bilincinizle yakaladığınız gerçeğin mutluluk olduğunu keşfederseniz bu sürecin devamında tüm art niyetten arınmış, özgür fikirlerinizle hem kendinizi hem de çevrenizdekileri mutlu edebilirsiniz. evet burada çelişki oluşturacak bir cümle kurdum. çünkü herkes bu mutluluğu yakalayamayacağı için birilerinin onlara sunmaları gerekebilir. ama öncelikli misyonunuz bu olmamalı. öncelikle kendiniz olup kendi mutluluğunuzu yakaladıktan sonra etrafınızı düşünmelisiniz.
öyleyse mutluluk -çoğu düşünürün ve doğu felsefesinin dediği gibi - içinizdedir deyip bitirmek istiyorum.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar