bugün
- seküler kesimden yeni carrefoursa'ya tokat31
- dincilere laf anlatmakta çalışmak12
- kaçak çay18
- nişanlının eski sevgilisiyle buluşması8
- erkeğin kadından üstün olduğu gerçeği49
- bırakılan sevgilinin yerini dolduracak şeyler5
- fon vurgunu54
- atatürk'ün gerçek varisi başkomutan erdoğan dır5
- borsa istanbul19
- çilekli pasta yiyen erkek6
- bir kemalist ile arkadaş olunur mu4
- yazarların kulaklık markaları4
- galatasaray vs akp8
- mustafa sarıgüi'ün seks kaseti iddiası11
- hristiyan hukuku2
- nervio bayan6
- whatsapp grubundan çıkarılmak8
- zengin kel erkekler neden saç ektirmiyor sorunsalı2
- osmanlı da çok eşliliğin yaygın olmaması3
- sürekli 40 yaş üstü erkek yazarlarla uğraşmak3
- en karizmatik ve çekici sözlük erkeği4
- kadınların erkeklere hiç çok yakışıklısın dememesi16
- çirkin ayaklı kızların yaşama amacı4
- tavuk dolma5
- mark twain2
- en iyi çakmak markası9
- emre aydın2
- from gold from dust34
- ismet gürbüz'ün tırnakları vs bikbik'in tırnakları2
- pastırma sıcakları3
- muzlu süt4
- iltica22
- çemeniyle ünlü ilimiz4
- dido3
- antalya6
- sosyal medyaya foto atmayınca hayatsız zannedilmek2
- akp'nin gazze bağışını fonlara aktarması5
- tavuklu pilav13
- mekke kutsal mıdır sorunsalı10
- berat albayrak'a iftira atılması11
- yılmaz erdoğan'ın ekin türkmen'e söylediği söz5
- kürk mantolu madonna4
- fon vurgununu unutturacak seks kaseti4
- hayatın son gününde yapılabilecekler6
- tanga giyince osuramıyorsun5
- ayak2
- podofili3
- yulaf lapası vs tost8
- zahter3
- sözlük kızlarının bicepsleri18
'buraya "balık" ile ilgili entry gir'iyorum. peki.
yani, yine de kıyamıyor, yine de aklını başına devşiremiyor insan, bir şekilde deneyiveriyor. arabesk bir ruh hali içinde, mutlu ol yeter'cilik oynuyor. balığın göz yaşı denizde belli olmaz diye avutuyor kendini ama, yalan söylüyor.
"but it's ok to eat fish
cause they haven't any feelings"
kurt cobain. *
"sevmiyordur, ama zamanla sevecektir."
"kızlar ve balıklar arasındaki 24 benzerlikten birisi: ikisi de parlak objelerin cazibesine kapılırlar."
barney stinson. *
e aslında hepimiz aynı bokuz?!
"takıl ağıma canım, tadına bakacağım"
kaan tangöze. *
yaşamak bazen böyle bir şey. çok büyük balık var, çok olta yemi var, hafızan kısıtlı, unutuyorsun. yapamam deyip, en kralını yapıyorsun. zaman geliyor, en iyi balığın oltanın ucundaki olduğunu sanıyorsun. zaman geliyor okyanustan çekiniyor, korkuyorsun, güvenli bir liman arıyorsun. bilmiyorsun ama, gerçekten bilmiyorsun, sen o akvaryuma girdiğinde, yine okyanusun içine konulacak ve eskiden gezdiğin sulara bakacaksın akvaryum camının arkasından.
"afiyetle yenmişim"
fazlı teoman yakupoğlu. *
ve yaşıyoruz güzelce, güya "oh ne rahat". başka türlü bir şey'i her arayan bulacaktır sonunda, bunu da biliyoruz. yine de ki, ben o yine de'nin ağzına sıçayım, gitmek değil, kalmaktan ziyade problemler var, yol uzun, yol meşakatli ama gerçekten yolu seviyorum. gidiyorum da bir yandan, daha doğrusu kalmıyorum.
"why should i stay here?
why should i stay?"
jonny greenwood. *
kıyamıyor ama ulan bir yandan da kızıyorum işte bazı şeylerin böyle adice olmasına. gelmişler, görmüşler, avlanıp, gitmişler. büyük balık, küçük balığı yer demişler, afedersin ama bence bok yemişler.
susmayı beceremiyorum, allah belamı versin. senin için söylüyorum desem yemezsin ama küçük balığı afiyetle yemişsin maşallah. akvaryumunda başarılar, kirli suyunda parıltılar. hadi eyvallah.
"balık hafızaya iyi gelir"
demet dökmeci. *
yani, yine de kıyamıyor, yine de aklını başına devşiremiyor insan, bir şekilde deneyiveriyor. arabesk bir ruh hali içinde, mutlu ol yeter'cilik oynuyor. balığın göz yaşı denizde belli olmaz diye avutuyor kendini ama, yalan söylüyor.
"but it's ok to eat fish
cause they haven't any feelings"
kurt cobain. *
"sevmiyordur, ama zamanla sevecektir."
"kızlar ve balıklar arasındaki 24 benzerlikten birisi: ikisi de parlak objelerin cazibesine kapılırlar."
barney stinson. *
e aslında hepimiz aynı bokuz?!
"takıl ağıma canım, tadına bakacağım"
kaan tangöze. *
yaşamak bazen böyle bir şey. çok büyük balık var, çok olta yemi var, hafızan kısıtlı, unutuyorsun. yapamam deyip, en kralını yapıyorsun. zaman geliyor, en iyi balığın oltanın ucundaki olduğunu sanıyorsun. zaman geliyor okyanustan çekiniyor, korkuyorsun, güvenli bir liman arıyorsun. bilmiyorsun ama, gerçekten bilmiyorsun, sen o akvaryuma girdiğinde, yine okyanusun içine konulacak ve eskiden gezdiğin sulara bakacaksın akvaryum camının arkasından.
"afiyetle yenmişim"
fazlı teoman yakupoğlu. *
ve yaşıyoruz güzelce, güya "oh ne rahat". başka türlü bir şey'i her arayan bulacaktır sonunda, bunu da biliyoruz. yine de ki, ben o yine de'nin ağzına sıçayım, gitmek değil, kalmaktan ziyade problemler var, yol uzun, yol meşakatli ama gerçekten yolu seviyorum. gidiyorum da bir yandan, daha doğrusu kalmıyorum.
"why should i stay here?
why should i stay?"
jonny greenwood. *
kıyamıyor ama ulan bir yandan da kızıyorum işte bazı şeylerin böyle adice olmasına. gelmişler, görmüşler, avlanıp, gitmişler. büyük balık, küçük balığı yer demişler, afedersin ama bence bok yemişler.
susmayı beceremiyorum, allah belamı versin. senin için söylüyorum desem yemezsin ama küçük balığı afiyetle yemişsin maşallah. akvaryumunda başarılar, kirli suyunda parıltılar. hadi eyvallah.
"balık hafızaya iyi gelir"
demet dökmeci. *
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar