bugün
- nickten isim tahmini yapmak25
- hakkımda bilmeniz gerekenler32
- geceye bir şarkı bırak11
- kılıçdaroğlu'nun rozet töreni figüran iddiası16
- kıl erkeğin süsüdür14
- travesti sesi çekiciliği6
- kalkın be2
- nick vermeden bir yazara seslen14
- ioçk14
- yazarların şu an yapmak istedikleri şey10
- 55 kilo üstündeki sözlük kızları8
- bu saatte içen sözlük yazarları6
- grup seksin mantığı10
- dünyaya çocuk getirmek10
- katatespizartmasinın mutfağına konuk olmak16
- kedi2
- gece denize girmek5
- yeni parti46
- bilgi içeren entry girelim hadi6
- görükle'ye gelen erkek yüklü kamyonet6
- uyumadan kayda değer bir şey bırak4
- nasıl yani hala kavga başlamadı mı6
- her şey senin istediğin gibi olsaydı5
- nervio burak demirbilek evliliği13
- 20 lik kızlara yazmaya utanmak4
- dünyanın en samimi cümlesi6
- yoğurt mayalayan kızı üzmek11
- arkadaşlar bir şey soracağım15
- akrep burcu4
- yorgun mermi vs nervio12
- nohut yaptım nası olmuş10
- arkadaşlar bir şey dicem5
- gecenin köründe5
- şarap içemeyen erkek6
- biraderilyö de biraderito2
- gammazı ispiyoncu sanmak15
- pişt bi baksanıza buraya kankalarım8
- arabayı yavaş süren tipler16
- bikininin iç çamaşırından ne farkı var3
- müslüman cinler3
- abberline'ı kulaklarından tavana asmak6
- yatın artık orçolar3
- sözlükte kıllı erkek istemiyoruz5
- merfulu gitmesin kampanyası15
- yazarların nickleri nereden geliyor11
- birader ne demek11
- kıllı göbeğe başını yaslayıp uyumak6
- tai lung18
- ford taunus6
- lazerle göğüs kullarını alan erkek5
(bkz: aynı kişiden hoşlanan iki arkadaştan biri olmak/#5403014)'ın devamı olarak;
akşamüstü, ayçin plajdan eve dönerken, peşinden koştum, "ayçin..ayçinn" diye seslendim. terliğinin kenarı yırtılmış, bir yandan ayağının tekini bükmüş, bir yandan koşan bana gülerek baktı. zaten tanıdığım süre zarfında bana hep gülerek bakmıştı. sitenin maymunuydum. sürekli başıma bir şeyler gelirdi. asfalt'ta bisiklete binerken ayağına deniz kestanesi batmış bir sakardım ve sitenin güzel kızına çıkma teklifi etmeye gidiyordum.
yanına gelince; "dondurma alcam, sana da alayım, para var" dedim. kabul etti. dondurmalarımızı yiyerek evine doğru yürümeye başladık. ortalığın sakinleştiği, manzaranın güzel olduğu bir yerde; "dondurmalarımızı burda yiyelim, ben döncem" dedim ve kaldırıma oturdum. bunu da kabul etti, yanıma oturdu. bacağı bacağıma değiyordu. aslında o an çıkıyorduk bence, zira çıkmaktan beklediğim böyle bacaklarımız değerken dondurma yemekti.
"ayçin" dedim, döndü, dönünce yüzü yüzüme çok yaklaştı birden, heyecanlandım. bacağının bacağıma değdiği yer terledi. savunma mekanizmam komiklik yapmaktı. "üstüme çıksaydın bari" dedim şiveli bir şekilde. güldü "pis" dedi omuzuma vurdu, ve hafifçe uzaklaştı. oluşan neşeli atmosferden istifade, hemen bir çırpıda konuya girdim. "sen çok tatlısın, ben senden çok hoşlanıyorum, benimle çıkar mısın?" diye sordum. suratı asıldı, kızdı.
bir süre bir şey demeyince, kendimi devam etmek zorunda hissettim; "yani böyle hep seni düşünüyorum, keşke daha çok beraber olsak, çok güzelsin" şeklinde daha çok batırırken kendimi "experimental" diye susturdu beni. umutla gözlerine baktım. "ben seni arkadaş olarak görüyorum" dedi, "gitmem lazım".
kalktı, içimi bir sıcaklık kapladı, dondurmam gibi ben de eriyordum. yanlızca bacağımın, bacağına değen yeri üşüyordu. alışmıştı sıcaklığına, ve şimdi buz tutmuştu.
dondurmama baktım, dondurmam bana baktı, alt dudağım sarktı.
devamı için; (bkz: seni arkadaş olarak görüyorum un ilk duyulduğu an/#5403427)
akşamüstü, ayçin plajdan eve dönerken, peşinden koştum, "ayçin..ayçinn" diye seslendim. terliğinin kenarı yırtılmış, bir yandan ayağının tekini bükmüş, bir yandan koşan bana gülerek baktı. zaten tanıdığım süre zarfında bana hep gülerek bakmıştı. sitenin maymunuydum. sürekli başıma bir şeyler gelirdi. asfalt'ta bisiklete binerken ayağına deniz kestanesi batmış bir sakardım ve sitenin güzel kızına çıkma teklifi etmeye gidiyordum.
yanına gelince; "dondurma alcam, sana da alayım, para var" dedim. kabul etti. dondurmalarımızı yiyerek evine doğru yürümeye başladık. ortalığın sakinleştiği, manzaranın güzel olduğu bir yerde; "dondurmalarımızı burda yiyelim, ben döncem" dedim ve kaldırıma oturdum. bunu da kabul etti, yanıma oturdu. bacağı bacağıma değiyordu. aslında o an çıkıyorduk bence, zira çıkmaktan beklediğim böyle bacaklarımız değerken dondurma yemekti.
"ayçin" dedim, döndü, dönünce yüzü yüzüme çok yaklaştı birden, heyecanlandım. bacağının bacağıma değdiği yer terledi. savunma mekanizmam komiklik yapmaktı. "üstüme çıksaydın bari" dedim şiveli bir şekilde. güldü "pis" dedi omuzuma vurdu, ve hafifçe uzaklaştı. oluşan neşeli atmosferden istifade, hemen bir çırpıda konuya girdim. "sen çok tatlısın, ben senden çok hoşlanıyorum, benimle çıkar mısın?" diye sordum. suratı asıldı, kızdı.
bir süre bir şey demeyince, kendimi devam etmek zorunda hissettim; "yani böyle hep seni düşünüyorum, keşke daha çok beraber olsak, çok güzelsin" şeklinde daha çok batırırken kendimi "experimental" diye susturdu beni. umutla gözlerine baktım. "ben seni arkadaş olarak görüyorum" dedi, "gitmem lazım".
kalktı, içimi bir sıcaklık kapladı, dondurmam gibi ben de eriyordum. yanlızca bacağımın, bacağına değen yeri üşüyordu. alışmıştı sıcaklığına, ve şimdi buz tutmuştu.
dondurmama baktım, dondurmam bana baktı, alt dudağım sarktı.
devamı için; (bkz: seni arkadaş olarak görüyorum un ilk duyulduğu an/#5403427)
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar