bugün
- akepeli olmak karakter meselesidir6
- true silik olsun7
- üsküdar'a çöktükten sonra kutlama yapmak11
- karınız için market poşetlerini taşır mısınız6
- karınız için boş senete imza atar mısınız3
- seni severken valizini hazır tutan kadın3
- gammazların yetkiyi kötüye kullanması4
- rick sanchez3
- okula uyum sürecinde ebeveynlere uyarılar4
- gammaz diye diye başımızın etinin yenmesi3
- ismail kartal30
- platon un mağara alegorisi11
- haşlanmış yumurta9
- sucuk döner2
- islamda kadın6
- etli ekmek abartılmış balon bir yiyecektir2
- gocunun entry başına 1 tl para aldığı iddiaları4
- 10 eylül 2026 fenerbahçe roma maçı51
- bugün uludağ sözlük için ne yaptın2
- karınızı kucağınızda taşır mısınız15
- sözlüğün kırbacı4
- arkadaşlar öğlen ne yesem2
- 5 eylül 2026 fenerbahçe beşiktaş maçı46
- istanbul da kiralık sosyal konut başvuruları2
- yeralti edebiyatcisi9
- çok eşlilik olsaydı3
- gocu34
- hah şöyle yola gelin3
- 10 eylül 2026 ismail kartalın istifası18
- prometheus'un hırsız olduğu gerçeği5
- türk erkeğinde olması gereken meziyetler7
- jahrein2
- mansur yavaş'ın idare'i maslahatçılığı5
- 9 eylül 2026 sporting lizbon galatasaray maçı77
- 11 eylül saldırılarından çıkarılan dersler3
- şu an dinlenen şarkı2
- isa aras mersinli2
- aşk6
- lastik değiştirmeyi bilmeyen erkek3
- yazarların beğendiği kadın tipleri7
- am meme ve göt üçgenindeki favori organınız12
- 2000 yılında dünya nasıl olacak3
- güne iyi başlamak3
- milyonlarca insan deccal'in peşinden gidecek15
- ey insan8
- ona bir şey söyle5
- kiraz cicegi kolonyasi28
- fenerbahçe19
- ilk türettigim sözcük2
- sabah alarmını ertelemenin felsefi anlamı2
(bkz: aynı kişiden hoşlanan iki arkadaştan biri olmak/#5403014)'ın devamı olarak;
akşamüstü, ayçin plajdan eve dönerken, peşinden koştum, "ayçin..ayçinn" diye seslendim. terliğinin kenarı yırtılmış, bir yandan ayağının tekini bükmüş, bir yandan koşan bana gülerek baktı. zaten tanıdığım süre zarfında bana hep gülerek bakmıştı. sitenin maymunuydum. sürekli başıma bir şeyler gelirdi. asfalt'ta bisiklete binerken ayağına deniz kestanesi batmış bir sakardım ve sitenin güzel kızına çıkma teklifi etmeye gidiyordum.
yanına gelince; "dondurma alcam, sana da alayım, para var" dedim. kabul etti. dondurmalarımızı yiyerek evine doğru yürümeye başladık. ortalığın sakinleştiği, manzaranın güzel olduğu bir yerde; "dondurmalarımızı burda yiyelim, ben döncem" dedim ve kaldırıma oturdum. bunu da kabul etti, yanıma oturdu. bacağı bacağıma değiyordu. aslında o an çıkıyorduk bence, zira çıkmaktan beklediğim böyle bacaklarımız değerken dondurma yemekti.
"ayçin" dedim, döndü, dönünce yüzü yüzüme çok yaklaştı birden, heyecanlandım. bacağının bacağıma değdiği yer terledi. savunma mekanizmam komiklik yapmaktı. "üstüme çıksaydın bari" dedim şiveli bir şekilde. güldü "pis" dedi omuzuma vurdu, ve hafifçe uzaklaştı. oluşan neşeli atmosferden istifade, hemen bir çırpıda konuya girdim. "sen çok tatlısın, ben senden çok hoşlanıyorum, benimle çıkar mısın?" diye sordum. suratı asıldı, kızdı.
bir süre bir şey demeyince, kendimi devam etmek zorunda hissettim; "yani böyle hep seni düşünüyorum, keşke daha çok beraber olsak, çok güzelsin" şeklinde daha çok batırırken kendimi "experimental" diye susturdu beni. umutla gözlerine baktım. "ben seni arkadaş olarak görüyorum" dedi, "gitmem lazım".
kalktı, içimi bir sıcaklık kapladı, dondurmam gibi ben de eriyordum. yanlızca bacağımın, bacağına değen yeri üşüyordu. alışmıştı sıcaklığına, ve şimdi buz tutmuştu.
dondurmama baktım, dondurmam bana baktı, alt dudağım sarktı.
devamı için; (bkz: seni arkadaş olarak görüyorum un ilk duyulduğu an/#5403427)
akşamüstü, ayçin plajdan eve dönerken, peşinden koştum, "ayçin..ayçinn" diye seslendim. terliğinin kenarı yırtılmış, bir yandan ayağının tekini bükmüş, bir yandan koşan bana gülerek baktı. zaten tanıdığım süre zarfında bana hep gülerek bakmıştı. sitenin maymunuydum. sürekli başıma bir şeyler gelirdi. asfalt'ta bisiklete binerken ayağına deniz kestanesi batmış bir sakardım ve sitenin güzel kızına çıkma teklifi etmeye gidiyordum.
yanına gelince; "dondurma alcam, sana da alayım, para var" dedim. kabul etti. dondurmalarımızı yiyerek evine doğru yürümeye başladık. ortalığın sakinleştiği, manzaranın güzel olduğu bir yerde; "dondurmalarımızı burda yiyelim, ben döncem" dedim ve kaldırıma oturdum. bunu da kabul etti, yanıma oturdu. bacağı bacağıma değiyordu. aslında o an çıkıyorduk bence, zira çıkmaktan beklediğim böyle bacaklarımız değerken dondurma yemekti.
"ayçin" dedim, döndü, dönünce yüzü yüzüme çok yaklaştı birden, heyecanlandım. bacağının bacağıma değdiği yer terledi. savunma mekanizmam komiklik yapmaktı. "üstüme çıksaydın bari" dedim şiveli bir şekilde. güldü "pis" dedi omuzuma vurdu, ve hafifçe uzaklaştı. oluşan neşeli atmosferden istifade, hemen bir çırpıda konuya girdim. "sen çok tatlısın, ben senden çok hoşlanıyorum, benimle çıkar mısın?" diye sordum. suratı asıldı, kızdı.
bir süre bir şey demeyince, kendimi devam etmek zorunda hissettim; "yani böyle hep seni düşünüyorum, keşke daha çok beraber olsak, çok güzelsin" şeklinde daha çok batırırken kendimi "experimental" diye susturdu beni. umutla gözlerine baktım. "ben seni arkadaş olarak görüyorum" dedi, "gitmem lazım".
kalktı, içimi bir sıcaklık kapladı, dondurmam gibi ben de eriyordum. yanlızca bacağımın, bacağına değen yeri üşüyordu. alışmıştı sıcaklığına, ve şimdi buz tutmuştu.
dondurmama baktım, dondurmam bana baktı, alt dudağım sarktı.
devamı için; (bkz: seni arkadaş olarak görüyorum un ilk duyulduğu an/#5403427)
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar