bugün
- üstteki yazar hakkında fikrini söyle61
- sözlük yazarlarının ölüme bakış açısı20
- türk bayrağın aslında konstantino bayrağı olması3
- kiliseye doğru telaşlı adımlarla gitmek3
- bunaltı içinde taklalar atıp yuvarlanmak3
- neden intihar etmiyorsun6
- genç yaşta ölen ünlüler6
- 7 haziran 2026 büyük sözlük ifşası4
- sonsuza kadar devam edecekmiş hissi veren şey2
- yazarların özlediği şeyler10
- melek mi şeytan mı2
- bir kadının ayaklarına yükselmek2
- huzur3
- türk pornoları18
- tüm erkekleri toplayıp ıssız bir adaya kapatmak3
- beyazsemsiyeliyabanci12
- penis yüzüğü9
- kezoyu güzel sıfatlarla şişirmek2
- rahmi koç hakkında soruşturma başlatılması11
- mesajı tebessümlere yol açan yuzır2
- buddy dude18
- tütüncüde 40 tl'ye satılan 20 lik sigara8
- iyi ki sivaslı olmamak5
- sözlüğün en kötü yazarları13
- afiyeti yerinde canavar2
- gocu40
- uysaljakoben28
- dilan polatın instagramına erişim engeli5
- geceye bir şarkı bırak2
- bu ülkede pezevenkler kemalisttir28
- laikliğin halka sorulmadan getirilmesi28
- kadınları itici yapan detaylar12
- kolye10
- bot yazarlar4
- kadınları erkeklerden soğutan nedenler4
- 50 bin dolara götünü açarak çarşıda koşar mısın7
- hem ahmet kayacı hem atatürkçü olmak19
- küçük memedeki hayat doluluk8
- türkiye16
- mossad'ın pkk planını türkiye'ye kim sızdırdığı10
- gocu'nun adamın dibi olması2
- araba ön camına güneşte ne konulur8
- fenerbahçe6
- 7 haziran 2026 venezuela türkiye maçı9
- gaziantep'te kızını motorla sürükleyen baba2
- mesai saatleri dışında öğretmenden iş beklemek3
- büyük günah işleyen kimsenin durumu8
- anlayışlı bir insanı sürekli sınamak8
- en saçma yiyecek isimleri6
- 50 tl vs true ile bir gün7
(bkz: aynı kişiden hoşlanan iki arkadaştan biri olmak/#5403014)'ın devamı olarak;
akşamüstü, ayçin plajdan eve dönerken, peşinden koştum, "ayçin..ayçinn" diye seslendim. terliğinin kenarı yırtılmış, bir yandan ayağının tekini bükmüş, bir yandan koşan bana gülerek baktı. zaten tanıdığım süre zarfında bana hep gülerek bakmıştı. sitenin maymunuydum. sürekli başıma bir şeyler gelirdi. asfalt'ta bisiklete binerken ayağına deniz kestanesi batmış bir sakardım ve sitenin güzel kızına çıkma teklifi etmeye gidiyordum.
yanına gelince; "dondurma alcam, sana da alayım, para var" dedim. kabul etti. dondurmalarımızı yiyerek evine doğru yürümeye başladık. ortalığın sakinleştiği, manzaranın güzel olduğu bir yerde; "dondurmalarımızı burda yiyelim, ben döncem" dedim ve kaldırıma oturdum. bunu da kabul etti, yanıma oturdu. bacağı bacağıma değiyordu. aslında o an çıkıyorduk bence, zira çıkmaktan beklediğim böyle bacaklarımız değerken dondurma yemekti.
"ayçin" dedim, döndü, dönünce yüzü yüzüme çok yaklaştı birden, heyecanlandım. bacağının bacağıma değdiği yer terledi. savunma mekanizmam komiklik yapmaktı. "üstüme çıksaydın bari" dedim şiveli bir şekilde. güldü "pis" dedi omuzuma vurdu, ve hafifçe uzaklaştı. oluşan neşeli atmosferden istifade, hemen bir çırpıda konuya girdim. "sen çok tatlısın, ben senden çok hoşlanıyorum, benimle çıkar mısın?" diye sordum. suratı asıldı, kızdı.
bir süre bir şey demeyince, kendimi devam etmek zorunda hissettim; "yani böyle hep seni düşünüyorum, keşke daha çok beraber olsak, çok güzelsin" şeklinde daha çok batırırken kendimi "experimental" diye susturdu beni. umutla gözlerine baktım. "ben seni arkadaş olarak görüyorum" dedi, "gitmem lazım".
kalktı, içimi bir sıcaklık kapladı, dondurmam gibi ben de eriyordum. yanlızca bacağımın, bacağına değen yeri üşüyordu. alışmıştı sıcaklığına, ve şimdi buz tutmuştu.
dondurmama baktım, dondurmam bana baktı, alt dudağım sarktı.
devamı için; (bkz: seni arkadaş olarak görüyorum un ilk duyulduğu an/#5403427)
akşamüstü, ayçin plajdan eve dönerken, peşinden koştum, "ayçin..ayçinn" diye seslendim. terliğinin kenarı yırtılmış, bir yandan ayağının tekini bükmüş, bir yandan koşan bana gülerek baktı. zaten tanıdığım süre zarfında bana hep gülerek bakmıştı. sitenin maymunuydum. sürekli başıma bir şeyler gelirdi. asfalt'ta bisiklete binerken ayağına deniz kestanesi batmış bir sakardım ve sitenin güzel kızına çıkma teklifi etmeye gidiyordum.
yanına gelince; "dondurma alcam, sana da alayım, para var" dedim. kabul etti. dondurmalarımızı yiyerek evine doğru yürümeye başladık. ortalığın sakinleştiği, manzaranın güzel olduğu bir yerde; "dondurmalarımızı burda yiyelim, ben döncem" dedim ve kaldırıma oturdum. bunu da kabul etti, yanıma oturdu. bacağı bacağıma değiyordu. aslında o an çıkıyorduk bence, zira çıkmaktan beklediğim böyle bacaklarımız değerken dondurma yemekti.
"ayçin" dedim, döndü, dönünce yüzü yüzüme çok yaklaştı birden, heyecanlandım. bacağının bacağıma değdiği yer terledi. savunma mekanizmam komiklik yapmaktı. "üstüme çıksaydın bari" dedim şiveli bir şekilde. güldü "pis" dedi omuzuma vurdu, ve hafifçe uzaklaştı. oluşan neşeli atmosferden istifade, hemen bir çırpıda konuya girdim. "sen çok tatlısın, ben senden çok hoşlanıyorum, benimle çıkar mısın?" diye sordum. suratı asıldı, kızdı.
bir süre bir şey demeyince, kendimi devam etmek zorunda hissettim; "yani böyle hep seni düşünüyorum, keşke daha çok beraber olsak, çok güzelsin" şeklinde daha çok batırırken kendimi "experimental" diye susturdu beni. umutla gözlerine baktım. "ben seni arkadaş olarak görüyorum" dedi, "gitmem lazım".
kalktı, içimi bir sıcaklık kapladı, dondurmam gibi ben de eriyordum. yanlızca bacağımın, bacağına değen yeri üşüyordu. alışmıştı sıcaklığına, ve şimdi buz tutmuştu.
dondurmama baktım, dondurmam bana baktı, alt dudağım sarktı.
devamı için; (bkz: seni arkadaş olarak görüyorum un ilk duyulduğu an/#5403427)
güncel Önemli Başlıklar
