bugün
- nickten isim tahmini yapmak25
- bu saatte içen sözlük yazarları6
- hakkımda bilmeniz gerekenler32
- akrep burcu3
- 55 kilo üstündeki sözlük kızları8
- kıl erkeğin süsüdür14
- her şey senin istediğin gibi olsaydı5
- yazarların şu an yapmak istedikleri şey10
- her yaptığı olay olan insanlar3
- görükle'ye gelen erkek yüklü kamyonet6
- gece denize girmek4
- sadece 1 meyve seçme hakkı olsa seçilecek meyve2
- grup seksin mantığı10
- arkadaşlar bir şey dicem5
- kılıçdaroğlu'nun rozet töreni figüran iddiası15
- ioçk14
- nick vermeden bir yazara seslen14
- nasıl yani hala kavga başlamadı mı6
- dünyaya çocuk getirmek10
- gecenin köründe5
- dünyanın en samimi cümlesi6
- seni karım yapacağım3
- müslüman cinler2
- baş karakteri olmak istenilen roman4
- şarap içemeyen erkek6
- sözlükte kıllı erkek istemiyoruz5
- bikininin iç çamaşırından ne farkı var2
- geceye bir şarkı bırak7
- katatespizartmasinın mutfağına konuk olmak16
- lazerle göğüs kullarını alan erkek5
- ilk oyunu ekmeleddin ihsanoğlu'na vermiş yazarlar2
- yazarların imrendiği kişi2
- çaresizlik2
- abberline'ı kulaklarından tavana asmak6
- çaylak olunca intihar eden yazar5
- kıllı göbeğe başını yaslayıp uyumak6
- ford taunus6
- son bira2
- uysaljakoben7
- kafa açan insan5
- nohut yaptım nası olmuş10
- kendinden bir çıkarınca ne kalıyor2
- yoğurt mayalayan kızı üzmek11
- nervio burak demirbilek evliliği13
- pişt bi baksanıza buraya kankalarım8
- yorgun mermi vs nervio12
- bilgi içeren entry girelim hadi4
- arkadaşlar bir şey soracağım15
- yeni parti46
- tüysüz insan arayışı5
aslında iyi hissediyordum kendimi uçağa binerken, aktarmamın ilk ayağı hem kısa, hem yurtiçiydi. uykusuz okurken bitiverirdi. uçağın içinde, kafa üstü bagajlarına bavul yerleştirenler yüzünden yine kuyruk vardı. kokpit'ten ait olduğumuz kuyruk kısmına doğru götüm götüm ilerlemeye başladık. kanat civarlarına gelmiştim ki, arkalarda tanıdık bir yüz gördüm. pırıl'dı bu. kendisi eski kızarkadaşımın en iyi arkadaşıydı, ve anladığım kadarıyla bizim bölüme bakan hostes oydu. Hatırlatacaklarını tahmin ederek görmemezlikten gelmeye çalışsam da, "experimental" diye seslendi. aslında pırıl'la severdik birbirimizi, iyi anlaşırdık hep. bir an onu gördüğüm için mutlu olduğumu hissettim. sarıldık, arkadakiler oflayıp, puflayınca, "ben servisten sonra uğrarım yanına." dedi. yerime oturdum, kemerimi taktım, uçak kalktı.
serviste bana yaptığı torpil olan minik baileys'i içmek iyice keyiflendirmişti beni. uçağın inmesine takriben 15 dakika vardı, yanıma geldi, koridora çöktü, ve konuşmaya başladık. evlenmişti, halen aynı mesleği yapıyordu, kocasının mesleği iyiydi. beni sordu anlattım. konu o hiç gelmesin istediğim konuya geldi sonunda, "esra bıraktı hostesliği." dedi. o da evlenmişti. evlendiğini duymuştum, "hayırlısı olsun." dedim. devam etti; "onun da çok tatlı bir oğlu oldu geçen ay.". tüylerim diken diken oldu, neden böyle hissettiğimi bilmiyordum, ama berbat bir acı kapladı içimi. pırıl anlamıştı, konuyu değiştirdi; "e sen napıyorsun başka bakalım?", "napıyım öyle bir oraya, bir buraya gidiyorum" dedim, "genelde yurtdışındayım, yuva kuramadım ben sizin gibi". pırıl başından beri beklettiği tokatı attı bunun üzerine; "e ama experimental bunu sen böyle istemiştin". haklıydı, yurtdışında lisans mı, esra'mı seçmek zorunda kalmıştım zamanında (bkz: yurtdışı/#1432861). birşey diyemedim, kemer ışıkları yandı ve uzaklaştı.
kemer ışıkları zihnimi de aydınlatmıştı, suç ben de değildi aslında, pırıl da, esra da benden yaşca büyüktü, onlar bir önceki nesildi. Mutluydular, oysa benim bu halde olmamın suçu transistörlerdeydi, gümrük birliğindeydi, düşünmeye başladım, uçak inerken;
-------------------------------------------------------------------------------------------------------------
Herkes mi yanlız olur hocu, ne zor işmiş bu arada kalan nesil olmak. Acıyorum kendime ve tüm nesildaşlarıma, doğudan batıya geçişin, arada kalmışlığın simgesi, Globalleşmenin yetimleriyiz biz.
Çocukken bizimkiler izleyerek büyümüş nesiliz, ama aynı zamanda nip tuck'a da yetiştik.
Çocukken saklambaç oynamış nesiliz biz, ama warcraft'a da yetiştik.
Çocukken ev telefonu kullanmış nesiliz biz, ama cep telefonuna da yetiştik.
insanlarla cafe'lerde barlarda tanışıp sosyalleşen nesildik biz, ama internet'e de yetiştik.
Gençken fotokopi fanzinlere öyküler yazan nesildik biz, ama sözlüklere de yetiştik, ve bu bizim lanetimiz oldu, arada kaldık, ölene kadar bunu taşıyacağız üzerimizde.
Bizden önceki nesil, ablalarımız, abilerimiz, esra, pırıl, bizimkiler izledi sadece, üniversitelerini bitirdiler, evlendiler, çocuk yaptılar, düz ama huzurlu bir hayat yaşadılar.
Bizden sonraki nesil, bizimkileri hiç izlemedi, nip tuck'la büyüdü, aile kurmayı düşünmüyor, stüdyo evlerinde, kendileriyle barışık yaşayacaklar, zira onlar kendilerinden iki nesil önceki değer yargılarını bilmiyorlar. Mutlular internetleri, stüdyo evleri ve modern hayatlarıyla.
Peki ya biz neyiz, biz ne yapacağız, biz iki neslin özelliklerini de taşıyoruz, ablalarımızın ev hayatı sıkıcı, kardeşlerimizin çılgın hayatı dejenere geliyor bize. Peki biz ne yapalım. Öyle de mutlu değiliz, böyle de, Pazar günleri ev çamaşır koksun istiyoruz, eve girdiğimizde yemek koksun istiyoruz, ama bir yandan pizza söyleyip, şarap açıp amerikan dizileri izlemeye de bayılıyoruz. Bu ne perhiz, bu ne lahana turşusu.
Hep o transistörü keşfeden adam yüzünden oldu bunlar, bir 10 sene erken ya da geç keşfetseydi, herşey ne güzel olacaktı. Arada kalmayacaktık, ya evli, ya yanlız olacaktık. Özal tonton bir amcaydı bizim için sadece. Nereden bilirdik, gümrük birliği zamanlamasının bizim için yediğimiz hurmaya döneceğini.
--------------------------------------------------------------------------------------------------------------
uçaktan sarhoş gibi indim, baileys çarpmamıştı hayır. "oğlu olmuş" lafı kafamda dönüyordu. oğlu nasıl olurdu ya, her zaman aktarma beklediğim yere bile gidemedim, hemen dış hatlardaki efes point'lerden birine çöktüm, bir bira aldım ve dostumu aradım. "hocu" dedim, "esra'nın oğlu olmuş." Dostum hiç bir ek açıklamaya ihtiyaç duymadan "aman abi, üzülme sakın, bekle bira açıp geliyorum" dedi. döndüğünde "boşver abi" diye devam etti, "siz ayrılalı kaç sene oldu".
"ya öyle de hocu" dedim gözümden bir damla yaş birama dökülürken "bizim, oğlumuz olacaktı."
edit : isimler değiştirilmiştir.
serviste bana yaptığı torpil olan minik baileys'i içmek iyice keyiflendirmişti beni. uçağın inmesine takriben 15 dakika vardı, yanıma geldi, koridora çöktü, ve konuşmaya başladık. evlenmişti, halen aynı mesleği yapıyordu, kocasının mesleği iyiydi. beni sordu anlattım. konu o hiç gelmesin istediğim konuya geldi sonunda, "esra bıraktı hostesliği." dedi. o da evlenmişti. evlendiğini duymuştum, "hayırlısı olsun." dedim. devam etti; "onun da çok tatlı bir oğlu oldu geçen ay.". tüylerim diken diken oldu, neden böyle hissettiğimi bilmiyordum, ama berbat bir acı kapladı içimi. pırıl anlamıştı, konuyu değiştirdi; "e sen napıyorsun başka bakalım?", "napıyım öyle bir oraya, bir buraya gidiyorum" dedim, "genelde yurtdışındayım, yuva kuramadım ben sizin gibi". pırıl başından beri beklettiği tokatı attı bunun üzerine; "e ama experimental bunu sen böyle istemiştin". haklıydı, yurtdışında lisans mı, esra'mı seçmek zorunda kalmıştım zamanında (bkz: yurtdışı/#1432861). birşey diyemedim, kemer ışıkları yandı ve uzaklaştı.
kemer ışıkları zihnimi de aydınlatmıştı, suç ben de değildi aslında, pırıl da, esra da benden yaşca büyüktü, onlar bir önceki nesildi. Mutluydular, oysa benim bu halde olmamın suçu transistörlerdeydi, gümrük birliğindeydi, düşünmeye başladım, uçak inerken;
-------------------------------------------------------------------------------------------------------------
Herkes mi yanlız olur hocu, ne zor işmiş bu arada kalan nesil olmak. Acıyorum kendime ve tüm nesildaşlarıma, doğudan batıya geçişin, arada kalmışlığın simgesi, Globalleşmenin yetimleriyiz biz.
Çocukken bizimkiler izleyerek büyümüş nesiliz, ama aynı zamanda nip tuck'a da yetiştik.
Çocukken saklambaç oynamış nesiliz biz, ama warcraft'a da yetiştik.
Çocukken ev telefonu kullanmış nesiliz biz, ama cep telefonuna da yetiştik.
insanlarla cafe'lerde barlarda tanışıp sosyalleşen nesildik biz, ama internet'e de yetiştik.
Gençken fotokopi fanzinlere öyküler yazan nesildik biz, ama sözlüklere de yetiştik, ve bu bizim lanetimiz oldu, arada kaldık, ölene kadar bunu taşıyacağız üzerimizde.
Bizden önceki nesil, ablalarımız, abilerimiz, esra, pırıl, bizimkiler izledi sadece, üniversitelerini bitirdiler, evlendiler, çocuk yaptılar, düz ama huzurlu bir hayat yaşadılar.
Bizden sonraki nesil, bizimkileri hiç izlemedi, nip tuck'la büyüdü, aile kurmayı düşünmüyor, stüdyo evlerinde, kendileriyle barışık yaşayacaklar, zira onlar kendilerinden iki nesil önceki değer yargılarını bilmiyorlar. Mutlular internetleri, stüdyo evleri ve modern hayatlarıyla.
Peki ya biz neyiz, biz ne yapacağız, biz iki neslin özelliklerini de taşıyoruz, ablalarımızın ev hayatı sıkıcı, kardeşlerimizin çılgın hayatı dejenere geliyor bize. Peki biz ne yapalım. Öyle de mutlu değiliz, böyle de, Pazar günleri ev çamaşır koksun istiyoruz, eve girdiğimizde yemek koksun istiyoruz, ama bir yandan pizza söyleyip, şarap açıp amerikan dizileri izlemeye de bayılıyoruz. Bu ne perhiz, bu ne lahana turşusu.
Hep o transistörü keşfeden adam yüzünden oldu bunlar, bir 10 sene erken ya da geç keşfetseydi, herşey ne güzel olacaktı. Arada kalmayacaktık, ya evli, ya yanlız olacaktık. Özal tonton bir amcaydı bizim için sadece. Nereden bilirdik, gümrük birliği zamanlamasının bizim için yediğimiz hurmaya döneceğini.
--------------------------------------------------------------------------------------------------------------
uçaktan sarhoş gibi indim, baileys çarpmamıştı hayır. "oğlu olmuş" lafı kafamda dönüyordu. oğlu nasıl olurdu ya, her zaman aktarma beklediğim yere bile gidemedim, hemen dış hatlardaki efes point'lerden birine çöktüm, bir bira aldım ve dostumu aradım. "hocu" dedim, "esra'nın oğlu olmuş." Dostum hiç bir ek açıklamaya ihtiyaç duymadan "aman abi, üzülme sakın, bekle bira açıp geliyorum" dedi. döndüğünde "boşver abi" diye devam etti, "siz ayrılalı kaç sene oldu".
"ya öyle de hocu" dedim gözümden bir damla yaş birama dökülürken "bizim, oğlumuz olacaktı."
edit : isimler değiştirilmiştir.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar