bugün
- bik bik'in hacker'a yemek yapması14
- kolye142
- 18 ekim 2026 uludağ sözlüğün hacklenmesi12
- uludağ sözlüğün hacklenmesi14
- sözlükte aynı anda iki hesap kullanan tip7
- bik bik'in hacker'a yalakalık yapması9
- uludağ sözlük yönetim politikası3
- cimer'e yazılan öğretmen şikayetleri4
- hacker'ın hesabı mı kısıtlaması5
- pazarları çizgi film izlemek için erken uyanmak6
- konya denilince akla gelenler5
- manita yapınca sözlüğü bırakan yazar3
- asla evlenilmeyecek kızlar3
- asla evlenilmeyecek erkekler8
- sen kimsin sorusuna 3 kelimelik cevap ver13
- pizza bira ikilisi6
- nerde bu sözlük nerde bu zall nerde bu mod4
- cep telefonu17
- chatgpt'nin sorunu ne3
- nokia16
- yapay zeka teksaslı bir cin kavmidir4
- uraz kaygılaroğlu'nun 18 yıllık değişimi2
- erlik5
- rüzgar12
- türkiyede kürt olarak barınabilmek için gerekenler71
- ruhi çenet'in uygur türkleri için yaptığı video2
- sözlük elden gidiyor3
- bal10
- lale14
- günün sözü6
- 17 ekim 2026 gençlerbirliği galatasaray maçı22
- boykot dedektifi2
- var olmak için ne yaptınız13
- fuck bahçeli tişörtü2
- 13 cuma'nın köklerine dönüş2
- türkiye'nin kıymeti bilinmemiş şarkıcıları4
- pazar günleri ekmek almak3
- abd de futbol sahasına kamyonet dalması2
- ilkokul bebesine türbanı savunmak65
- yüzde 50 burslu psikoloji bölümü kazanmak12
- sevgiliye uzaktan bakmak3
- evi ev yapan şeyler14
- kaplan17
- yogartiksen39
- 14 ekim 2026 aston villa fenerbahçe maçı75
- bileklik19
- aslan15
- fil9
- sözlük obezlerinin fotoğrafları10
- 25 yılda adam edilen istanbul'u 5 yılda bitirmek48
jenerikte 'music danny elfman' ı görünce mutlu olmuştum, hiç değilse müziklerde hayal kırıklığına uğramam diye düşünüyordum. yanılmışım dostlar, nerede brad fiedel'in o şahane müzikleri diye çok gözyaşı döktüm. bok gibiydi. ben çok anlamam, tamam, ama gidince hak vereceksiniz. hakikaten olmamış. yani danny elfman hakkında bu lafları edeceğimi düşünmezdim hiç, içim yanıyor.
ikincisi, john conner'ı christian bale'in oynadığını öğrendiğim gün bildiğin zil takıp oynamıştım, ama bilemedim bu öküz diyalog yazarlarının john conner'ın ağzına iki kelime laf yazamayacağını, bilemedim a dostlar. ordan görsel efekt burdan alevler, motorlar çıkıyo falan ama azıcık konuşun ulan! bi ara terminator izlediğimi unuttum, bu marcus var küçük kız var falan bunlar kaçıyo işte de ne oluyo falan diye hikaye toplamaya çalıştım kafamda. zaten john conner'ı yarım saat görüyoruz. ya insan bi der, bu john conner ikinci filmde neydi öyle der, insandı lan bu der. burada bildiğin azgın lider olmuş, böyle bir özgüven fışkırıyor, radyodan insanları bağlamış kendine ama ne bi vurgu var ne bi belirti var. hiçbir şekilde üstünde durulmamış. hikaye resmen marcus wright'ın hikayesi, onun ikilemleriyle, onun arayışlarıyla uğraşıyoruz. karısı desen, hastanım bryce biliyosun bebeğim, ama o tatlı gülümsemenle baksaydın da gözlerini biraz kıssaydın, öyle kocaman kocaman açmışsın ne yapıyom lan ben burda der gibi bakıyosun. sana da iki kelime yazamamışlar, ayıp etmişler valla.
üstteki paragraf şunu demeye çalışıyodu aslında: senaryoda bir zeka pırıltısı yok. bir an bile yok.
ama ben filmi the terminator ve judgment day'le kıyaslıyorum, bu filmleri geçmesini zaten beklemiyodum. ama birden hayvan gibi john conner görünce ben de kyle reese e sarıldım o götürdü beni artık.
filmde terminator serisine her türlü gönderme yapılmış. kyle 'come with me if you wanna live' diyo, conner arnold abisinden öğrendiği 'i'll be back'i çakıyo tam sahnesinde, hele t-800'ün merdiven çıkma sahnesi var ki o anı dondursan ben yaşadığım heyecanla direk bu filme 10 üzerinden 18 verebilirdim. conner'ın motoru avladığı sahnede çalan şarkı da duygulandırdı tabi, o sahne iyiydi bak.
ama olmamış dediğimiz bi yığın şey var, daha da yazmayayım artık, sonuçta filmi görmenizi isterim. şöyle deyip toparlayalım: filmi tamamen bağımsız ve sadece terminator'e bolca gönderme yapan bir serinin başlangıcı olarak görürseniz, o zaman canınız yanmaz ve 'şahane filmdi lan, ama müzikler bok gibiydi', der gidersiniz. bu sebeple bir rise of the machines kadar acıttığını asla söyleyemem, arnold'a o kelebek gözlüğü taktırmayacaklardı! ama siz illa ki judgment day inceliğini arıyorsanız (burada kendime sesleniyorum) titreyin ve kendinize gelin, iki film daha var, kahrolursunuz, bir gece uyanıp mcg'nin peşine düşersiniz, sonra hayatınız çürür amerikan hapishanelerinde.
ama olur da mcg'yi avlarsanız, michael bay'e de uğrayın olur mu?
son bi şey: common kim lan! önüne gelen rapçiyi oynatmayın oğlum şu filmlerde, yeter yahu! abuk subuk yan karakterler, hiçbirine de adam gibi bi laf söyletmiyosunuz, ayıptır be. hani atmosfer hani insanlık, ne biçim mayın onlar, of.
ama gidin filme, valla bak. diğerleri güzel olucak biliyorum ben. mcg'yi alsınlar şu projeden bak nasıl güzelleşiyo ortam.
ikincisi, john conner'ı christian bale'in oynadığını öğrendiğim gün bildiğin zil takıp oynamıştım, ama bilemedim bu öküz diyalog yazarlarının john conner'ın ağzına iki kelime laf yazamayacağını, bilemedim a dostlar. ordan görsel efekt burdan alevler, motorlar çıkıyo falan ama azıcık konuşun ulan! bi ara terminator izlediğimi unuttum, bu marcus var küçük kız var falan bunlar kaçıyo işte de ne oluyo falan diye hikaye toplamaya çalıştım kafamda. zaten john conner'ı yarım saat görüyoruz. ya insan bi der, bu john conner ikinci filmde neydi öyle der, insandı lan bu der. burada bildiğin azgın lider olmuş, böyle bir özgüven fışkırıyor, radyodan insanları bağlamış kendine ama ne bi vurgu var ne bi belirti var. hiçbir şekilde üstünde durulmamış. hikaye resmen marcus wright'ın hikayesi, onun ikilemleriyle, onun arayışlarıyla uğraşıyoruz. karısı desen, hastanım bryce biliyosun bebeğim, ama o tatlı gülümsemenle baksaydın da gözlerini biraz kıssaydın, öyle kocaman kocaman açmışsın ne yapıyom lan ben burda der gibi bakıyosun. sana da iki kelime yazamamışlar, ayıp etmişler valla.
üstteki paragraf şunu demeye çalışıyodu aslında: senaryoda bir zeka pırıltısı yok. bir an bile yok.
ama ben filmi the terminator ve judgment day'le kıyaslıyorum, bu filmleri geçmesini zaten beklemiyodum. ama birden hayvan gibi john conner görünce ben de kyle reese e sarıldım o götürdü beni artık.
filmde terminator serisine her türlü gönderme yapılmış. kyle 'come with me if you wanna live' diyo, conner arnold abisinden öğrendiği 'i'll be back'i çakıyo tam sahnesinde, hele t-800'ün merdiven çıkma sahnesi var ki o anı dondursan ben yaşadığım heyecanla direk bu filme 10 üzerinden 18 verebilirdim. conner'ın motoru avladığı sahnede çalan şarkı da duygulandırdı tabi, o sahne iyiydi bak.
ama olmamış dediğimiz bi yığın şey var, daha da yazmayayım artık, sonuçta filmi görmenizi isterim. şöyle deyip toparlayalım: filmi tamamen bağımsız ve sadece terminator'e bolca gönderme yapan bir serinin başlangıcı olarak görürseniz, o zaman canınız yanmaz ve 'şahane filmdi lan, ama müzikler bok gibiydi', der gidersiniz. bu sebeple bir rise of the machines kadar acıttığını asla söyleyemem, arnold'a o kelebek gözlüğü taktırmayacaklardı! ama siz illa ki judgment day inceliğini arıyorsanız (burada kendime sesleniyorum) titreyin ve kendinize gelin, iki film daha var, kahrolursunuz, bir gece uyanıp mcg'nin peşine düşersiniz, sonra hayatınız çürür amerikan hapishanelerinde.
ama olur da mcg'yi avlarsanız, michael bay'e de uğrayın olur mu?
son bi şey: common kim lan! önüne gelen rapçiyi oynatmayın oğlum şu filmlerde, yeter yahu! abuk subuk yan karakterler, hiçbirine de adam gibi bi laf söyletmiyosunuz, ayıptır be. hani atmosfer hani insanlık, ne biçim mayın onlar, of.
ama gidin filme, valla bak. diğerleri güzel olucak biliyorum ben. mcg'yi alsınlar şu projeden bak nasıl güzelleşiyo ortam.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar