bugün
- 19 temmuz 2026 ispanya arjantin maçı61
- herkes yatsın iyi geceler8
- 1 saatte 10 bira içmek19
- tembel ve çalışmayan insan16
- erkeklerin giderek feminenleşmesi11
- sözlük kızlarının kombinleri20
- cips olsa da yesek7
- oğlum çok güzel lan6
- istanbul un çok pahalı olması12
- the merich13
- velvet vs nervio19
- nick vermeden bir yazara ağır hakaret etmek13
- sözlükte yazışılan kızın true çıkması14
- otobüste kitap okuyan insanlara bakmak3
- magnum dondurmasının eskiden daha pahalı olması8
- kasiyer kızdan hoşlanmak17
- aklını yitirmek4
- eşeği alıp kafa iznine çıkmak7
- matbaanın gecikmesine sebep5
- 50 tl ile rolling yapmak6
- uzaylı görünce söylenecek ilk şey10
- horoz hayası çorbası5
- velvet13
- slavko vincic15
- benzini dolarla mı alıyoruz diyen tip6
- kadınlar nasıl erkeklerden hoşlanırlar6
- en sevilmeyen ev işleri2
- oğuzhan uğur'un tutuklanması2
- lale devrinde deliler gibi eğlenmek4
- bira cips6
- nervio11
- ispanya20
- atatürk e din düşmanı diyenler6
- eski nahif sözlük kızları2
- manifest grubu3
- arkadaşlar beni gammazlayın5
- ona bir şey söyle9
- acıktım ben3
- 2026 dünya kupası25
- kadim kültürler4
- uludağ sözlük yazarlar yüzünden bitti6
- laptop5
- yarın iş olduğu gerçeği3
- aga be şarkılar5
- manyak olmaya karar verdim9
- tememda kenka nalaka10
- gocusuz sözlük4
- bir yazarın cinsiyetini öğrenme yolları5
- devlet bahçeli5
- messi ve arjantin'in tüm dünyaya rezil olması7
jenerikte 'music danny elfman' ı görünce mutlu olmuştum, hiç değilse müziklerde hayal kırıklığına uğramam diye düşünüyordum. yanılmışım dostlar, nerede brad fiedel'in o şahane müzikleri diye çok gözyaşı döktüm. bok gibiydi. ben çok anlamam, tamam, ama gidince hak vereceksiniz. hakikaten olmamış. yani danny elfman hakkında bu lafları edeceğimi düşünmezdim hiç, içim yanıyor.
ikincisi, john conner'ı christian bale'in oynadığını öğrendiğim gün bildiğin zil takıp oynamıştım, ama bilemedim bu öküz diyalog yazarlarının john conner'ın ağzına iki kelime laf yazamayacağını, bilemedim a dostlar. ordan görsel efekt burdan alevler, motorlar çıkıyo falan ama azıcık konuşun ulan! bi ara terminator izlediğimi unuttum, bu marcus var küçük kız var falan bunlar kaçıyo işte de ne oluyo falan diye hikaye toplamaya çalıştım kafamda. zaten john conner'ı yarım saat görüyoruz. ya insan bi der, bu john conner ikinci filmde neydi öyle der, insandı lan bu der. burada bildiğin azgın lider olmuş, böyle bir özgüven fışkırıyor, radyodan insanları bağlamış kendine ama ne bi vurgu var ne bi belirti var. hiçbir şekilde üstünde durulmamış. hikaye resmen marcus wright'ın hikayesi, onun ikilemleriyle, onun arayışlarıyla uğraşıyoruz. karısı desen, hastanım bryce biliyosun bebeğim, ama o tatlı gülümsemenle baksaydın da gözlerini biraz kıssaydın, öyle kocaman kocaman açmışsın ne yapıyom lan ben burda der gibi bakıyosun. sana da iki kelime yazamamışlar, ayıp etmişler valla.
üstteki paragraf şunu demeye çalışıyodu aslında: senaryoda bir zeka pırıltısı yok. bir an bile yok.
ama ben filmi the terminator ve judgment day'le kıyaslıyorum, bu filmleri geçmesini zaten beklemiyodum. ama birden hayvan gibi john conner görünce ben de kyle reese e sarıldım o götürdü beni artık.
filmde terminator serisine her türlü gönderme yapılmış. kyle 'come with me if you wanna live' diyo, conner arnold abisinden öğrendiği 'i'll be back'i çakıyo tam sahnesinde, hele t-800'ün merdiven çıkma sahnesi var ki o anı dondursan ben yaşadığım heyecanla direk bu filme 10 üzerinden 18 verebilirdim. conner'ın motoru avladığı sahnede çalan şarkı da duygulandırdı tabi, o sahne iyiydi bak.
ama olmamış dediğimiz bi yığın şey var, daha da yazmayayım artık, sonuçta filmi görmenizi isterim. şöyle deyip toparlayalım: filmi tamamen bağımsız ve sadece terminator'e bolca gönderme yapan bir serinin başlangıcı olarak görürseniz, o zaman canınız yanmaz ve 'şahane filmdi lan, ama müzikler bok gibiydi', der gidersiniz. bu sebeple bir rise of the machines kadar acıttığını asla söyleyemem, arnold'a o kelebek gözlüğü taktırmayacaklardı! ama siz illa ki judgment day inceliğini arıyorsanız (burada kendime sesleniyorum) titreyin ve kendinize gelin, iki film daha var, kahrolursunuz, bir gece uyanıp mcg'nin peşine düşersiniz, sonra hayatınız çürür amerikan hapishanelerinde.
ama olur da mcg'yi avlarsanız, michael bay'e de uğrayın olur mu?
son bi şey: common kim lan! önüne gelen rapçiyi oynatmayın oğlum şu filmlerde, yeter yahu! abuk subuk yan karakterler, hiçbirine de adam gibi bi laf söyletmiyosunuz, ayıptır be. hani atmosfer hani insanlık, ne biçim mayın onlar, of.
ama gidin filme, valla bak. diğerleri güzel olucak biliyorum ben. mcg'yi alsınlar şu projeden bak nasıl güzelleşiyo ortam.
ikincisi, john conner'ı christian bale'in oynadığını öğrendiğim gün bildiğin zil takıp oynamıştım, ama bilemedim bu öküz diyalog yazarlarının john conner'ın ağzına iki kelime laf yazamayacağını, bilemedim a dostlar. ordan görsel efekt burdan alevler, motorlar çıkıyo falan ama azıcık konuşun ulan! bi ara terminator izlediğimi unuttum, bu marcus var küçük kız var falan bunlar kaçıyo işte de ne oluyo falan diye hikaye toplamaya çalıştım kafamda. zaten john conner'ı yarım saat görüyoruz. ya insan bi der, bu john conner ikinci filmde neydi öyle der, insandı lan bu der. burada bildiğin azgın lider olmuş, böyle bir özgüven fışkırıyor, radyodan insanları bağlamış kendine ama ne bi vurgu var ne bi belirti var. hiçbir şekilde üstünde durulmamış. hikaye resmen marcus wright'ın hikayesi, onun ikilemleriyle, onun arayışlarıyla uğraşıyoruz. karısı desen, hastanım bryce biliyosun bebeğim, ama o tatlı gülümsemenle baksaydın da gözlerini biraz kıssaydın, öyle kocaman kocaman açmışsın ne yapıyom lan ben burda der gibi bakıyosun. sana da iki kelime yazamamışlar, ayıp etmişler valla.
üstteki paragraf şunu demeye çalışıyodu aslında: senaryoda bir zeka pırıltısı yok. bir an bile yok.
ama ben filmi the terminator ve judgment day'le kıyaslıyorum, bu filmleri geçmesini zaten beklemiyodum. ama birden hayvan gibi john conner görünce ben de kyle reese e sarıldım o götürdü beni artık.
filmde terminator serisine her türlü gönderme yapılmış. kyle 'come with me if you wanna live' diyo, conner arnold abisinden öğrendiği 'i'll be back'i çakıyo tam sahnesinde, hele t-800'ün merdiven çıkma sahnesi var ki o anı dondursan ben yaşadığım heyecanla direk bu filme 10 üzerinden 18 verebilirdim. conner'ın motoru avladığı sahnede çalan şarkı da duygulandırdı tabi, o sahne iyiydi bak.
ama olmamış dediğimiz bi yığın şey var, daha da yazmayayım artık, sonuçta filmi görmenizi isterim. şöyle deyip toparlayalım: filmi tamamen bağımsız ve sadece terminator'e bolca gönderme yapan bir serinin başlangıcı olarak görürseniz, o zaman canınız yanmaz ve 'şahane filmdi lan, ama müzikler bok gibiydi', der gidersiniz. bu sebeple bir rise of the machines kadar acıttığını asla söyleyemem, arnold'a o kelebek gözlüğü taktırmayacaklardı! ama siz illa ki judgment day inceliğini arıyorsanız (burada kendime sesleniyorum) titreyin ve kendinize gelin, iki film daha var, kahrolursunuz, bir gece uyanıp mcg'nin peşine düşersiniz, sonra hayatınız çürür amerikan hapishanelerinde.
ama olur da mcg'yi avlarsanız, michael bay'e de uğrayın olur mu?
son bi şey: common kim lan! önüne gelen rapçiyi oynatmayın oğlum şu filmlerde, yeter yahu! abuk subuk yan karakterler, hiçbirine de adam gibi bi laf söyletmiyosunuz, ayıptır be. hani atmosfer hani insanlık, ne biçim mayın onlar, of.
ama gidin filme, valla bak. diğerleri güzel olucak biliyorum ben. mcg'yi alsınlar şu projeden bak nasıl güzelleşiyo ortam.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar