bugün
- mel mel bakan gibson'ın tatlı dili7
- sözlüğümde siyaset istemiyorum kampanyası8
- manisada okul saldırısı14
- husiler yüzünden gemilerin 15 gün gecikmesi7
- yapay zekaya entry yazdırmak6
- erkeklerin artık kadınların peşinden koşmaması7
- sarı torbadan rahatsız olan kürt7
- türkiye bir kedi cumhuriyetine nasıl dönüştü7
- türkiye de muhalefet var mı4
- sözlükteki teroristler5
- atlet giymeyen insan6
- z kuşağı7
- true nickli yazar7
- her şeye neden diye sorma alışkanlığı4
- gocu bak bi7
- turgutlu da okul önünde silahlı saldırı2
- çıplakken buzdolabının kapağını açmak4
- türkiye medeni bi ülkeyse neden hristiyan yok29
- anın görüntüsü27
- husiler ve mekke ittifakı'nın ilk sınavı4
- oğuzhan koç'un seyirciyi azarlaması2
- evliliği ayakta tutan güçler6
- seri gizli artı oy veren melek2
- atatürk diyor ki9
- dünyanın en ölümcül terör örgütü hristiyan lra6
- türkler ile moğollar kardeştir18
- drew barrymore4
- baturay özdemir2
- mason greenwood6
- foşik törklörön liginde birinci amedspor17
- s'i l v'e r m'i s t'in kullandığı ucuz parfüm17
- afrikalılar gariban avrupa emperyalist yalanı12
- orta asyadakilerin penis boyu3
- tavuk pilav yiyen erkek3
- bugün ne oldu11
- 100tlnin hesabını yapan cimri3
- yanlış yönde yürüdüğünü fark ettiğin an2
- çayı karıştırdıktan sonra kaşığı yalamak2
- kedinin yanında kediyi çekiştirmek2
- umumi tuvalette telefonundan video izleyen insan2
- musa anter10
- motorinin 100 lirayı görmesi4
- iş arayanların aslında para araması8
- yumurtayı sivri tarafından kıran insan2
- akp'li tayyar'ın erdoğan'a sıra dayağı çağrısı4
- çamaşır makinasını çalışırken izlemek7
- göçmen karşıtı din düşmanı sosyal demokratlar18
- ölümden korkuyor musunuz34
- 20 eylül 2026 amedspor beşiktaş maçı30
- entry girmek için entry girmek2
harfler sıralanır öylesine. bildiğin harfler, hiç bilmediğin bir şekilde. duymadığın, koklamadığın biçimde. -belki bugüne kadar bildiğin sandıklarını bile koklayamamışsındır, kim bilir? ben bilmem! ama eğer gerçekten öyleyse senin için üzülürüm, yalan, üzülmem, seni tanımıyorum, birbirimizi kandırmayalımm.- ee, o da güzel bi yerde, canı sıkılmış harfleri alıyorsun, bir araya getiriyorsun, yalnızlıklarından arındırıyorsun. yo, hayır sevmedim bunu. hiç gerçekçi değil. cingöz bir nükte avlamak için saçma bir şekilcilik yakışmadı sana bana. daha kime? sen yoksun, attım. sadece bana. öylesine sıralanmış harfler diyordum ben değil mi, yanlış yanılmıyorsam. bak yine? neyse!
t.m.a.f...
öylesine sıralanan dört harf. dört can harf. ehemmiyetleri ancak yokluklarında hissedilecek 4 adet güzide harf.
-n nrım! nereye gitti bunlr?
aman tanrın, hiçbir yere gitmesin onlar. keleş heceler içinde başlayıp, birbirinden keleş öznelere, yüklemlere, tümleçlere ve hatta edatlara dönüşüp en sonunda yeşil erik, can erik tadındaki -tuzlu olacak ama- güzel güzel cümlelere vesile olacakları o muhteşem günler de olacaktır elbet. ee, geçmişte olmuştur da illaki, nerden baksan, burdan bakma, yüzlerce baba şair ve romancı ve sözyazarı gelmiş geçmiş ölmüş ve kullanmıştır. ölmeden önce kullanmıştır. mantık olarak yani. daha sonra ise bizim dört can harf kalmıştır sonsuzlukta. ya da illa bir şeye mi dönüşecek buruder? nedir bu sonsuzluk takısı saçmalığı? öylece söylenir ve uçar ve gider. gitsin de zaten. söylemesi gerekenler tarafından, duyması gerekenlere bir ayin içinde transfer edilir, ona buna içki mezesi, hezeyan mezesi olmayan bir laf olur belki. yazı olarak da kalmayıversin. yazılmasın. elde, dilde, biraz da başüstünde bu kadar çok yazı var da noluyor?
t.m.a.f...(bak yine üç nokta, bozuşacaz ama seninle!)
öylesine sıralanan dört harf. bi bok değil. bütünün ne olduğuna dair hiçbir fikrim yok. zorlarsam onlarca zevzeklik türetebilirim. gerenk yok. mesele; öylesine sıralanmış olmaları. mesele belki de sadece sıkılmaları...yo, hayır sevmedim bunu. hiç gerçekçi değil. cingöz bir nükte avlamak için saçma bir şekilcilik yakışmadı sana bana. daha kime? bi saniye ne kadar tanıdık bu cümle. -kafayı hafif yukarı kaldırarak bakınız. evet gördünüz.- mesele sadece sahibinin sıkılması.
sıkılmasa yazar mıydı? sıkılmasa saçmalar mıydı öylesine?
t.m.a.f...
öylesine sıralanan dört harf. dört can harf. ehemmiyetleri ancak yokluklarında hissedilecek 4 adet güzide harf.
-n nrım! nereye gitti bunlr?
aman tanrın, hiçbir yere gitmesin onlar. keleş heceler içinde başlayıp, birbirinden keleş öznelere, yüklemlere, tümleçlere ve hatta edatlara dönüşüp en sonunda yeşil erik, can erik tadındaki -tuzlu olacak ama- güzel güzel cümlelere vesile olacakları o muhteşem günler de olacaktır elbet. ee, geçmişte olmuştur da illaki, nerden baksan, burdan bakma, yüzlerce baba şair ve romancı ve sözyazarı gelmiş geçmiş ölmüş ve kullanmıştır. ölmeden önce kullanmıştır. mantık olarak yani. daha sonra ise bizim dört can harf kalmıştır sonsuzlukta. ya da illa bir şeye mi dönüşecek buruder? nedir bu sonsuzluk takısı saçmalığı? öylece söylenir ve uçar ve gider. gitsin de zaten. söylemesi gerekenler tarafından, duyması gerekenlere bir ayin içinde transfer edilir, ona buna içki mezesi, hezeyan mezesi olmayan bir laf olur belki. yazı olarak da kalmayıversin. yazılmasın. elde, dilde, biraz da başüstünde bu kadar çok yazı var da noluyor?
t.m.a.f...(bak yine üç nokta, bozuşacaz ama seninle!)
öylesine sıralanan dört harf. bi bok değil. bütünün ne olduğuna dair hiçbir fikrim yok. zorlarsam onlarca zevzeklik türetebilirim. gerenk yok. mesele; öylesine sıralanmış olmaları. mesele belki de sadece sıkılmaları...yo, hayır sevmedim bunu. hiç gerçekçi değil. cingöz bir nükte avlamak için saçma bir şekilcilik yakışmadı sana bana. daha kime? bi saniye ne kadar tanıdık bu cümle. -kafayı hafif yukarı kaldırarak bakınız. evet gördünüz.- mesele sadece sahibinin sıkılması.
sıkılmasa yazar mıydı? sıkılmasa saçmalar mıydı öylesine?
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar