bugün
- uludağ sözlük çeteleri9
- en boktan on yıl5
- 2036 da paranın bir önemi kalmayacak5
- anın fotoğrafı12
- 2 ağustos dünya yakışıklılar günü5
- ütü6
- çipli top2
- gammaz başı geldi2
- sözlük yazarları nerede sorunsalı2
- true neden çaylak sorunsalı2
- yüksek sesle gülmek6
- anın görüntüsü14
- hırvatistan14
- borç ve kira olupta iyi olan para7
- arkadaşlar ne yapıyorsunuz9
- aleyna tilki3
- evlenirsek 12 adet adana burması isterim diyen kız4
- ak parti sevdalısı yazarlar2
- atatürk'ü sevmeyen tsk subayları6
- kuran ı kerim meali3
- üçüncü köprünün ucunu istiyorum2
- çalışmak güzel olsaydı üstüne para vermezlerdi5
- red flag erkek listesi9
- mcdonalds nasıl okunur sorunsalı9
- menemen9
- nöbet5
- dr pimple popper3
- kral kaybederse4
- ölüm9
- arnavutluk3
- japonya24
- memati baş3
- saraca bey bey birader2
- patlak erkekler nasıl anlaşılır2
- ismet pürmüz2
- ogün samast3
- bik bik'in mutfağına konuk olmak29
- ekonomi3
- insanlara laf anlatmak3
- iran2
- fabrikaların kalite bölümündeki kızlar2
- velvet11
- biosuna kün fe yekün yazan kız3
- en uzun mesafe4
- türk müsün türkiyeli misin12
- kadir mısıroğlu rum mu ermeni mi sorunsalı9
- balık etli mi kuru götlü mü5
- mr spock'ın kulağını çekmek4
- köfteci yusuf5
- ölümü merak etmek2
teşhis ve tedavisi en zor olan ruhsal hastalıklardan biri. akıl hastanesinde tedavi görmüş/gören kişilerin %20'sinde bulunan rahatsızlık.
hastalıkta; genel itibariyle bir "kendine dönüklük" ve başkalarını, "kendini değerlemede araç olarak kullanma" durumu söz konusudur. gerçeklik algısını tamamen yitirmedikleri için; olağan bir terapi esnasında terapistlerini çok zor duruma sokabilir ve söz oyunlarına tatminkar cevaplar almadıklarında, hem ilaçlarını kullanmayı hem de terapiye devam etmeyi reddedebilirler: bu özellikleriyle bulunmaz nimet olduklarını, bir doktorun hem eğlenmek hem de kendini geliştirmek için mümkün mertebe borderline vakasıyla uğraşması gerektiğini düşünmekteyim. sorun, ne deli sayılabilecek kadar anomik, ne de sağlıklı sayılabilecek kadar normal davranmamalarıdır. adı üstünde borderlinedır, aradadırlar... sevinç nöbetlerini izleyen aşırı kaygı anları, eğer müdahale gerektirecek kadar sıklaşırsa; deneyimsiz bir doktor tarafından fiziksel semptomlar da göz önünde bulundurularak "panik atak" teşhisinin konması gayet olasıdır. "köprüleri yakanlar" hep bu tipler arasından çıkar, yangının hemen sonrasında küllerin başında oturup ağlasalar da. sıradanlıktan ölesiye korkar ve sıradan insanlardan nefret ederler; tektipleşme korkulu rüyaları olduğundan, okul vb. total kurumlara nefret besledikleri gözlenmiştir. belli bir zeka seviyesinin üzerinde insanlardır, bu durum bir de kaygı nöbetleri esnasındaki karamsarlıklarıyla birleşirse, ne basit hilelerle iyileşeceklerine dair motive edebilirsiniz onları; ne de onlar kendilerini kandırabilirler. tedavisi yıllarca, üstelik geri sıçramalarla sürebildiğinden, kişi dillendirmeyecek kadar hastalığını "öğrenmiştir", hastalığı onun için "utanılacak bir leke"dir. zaten bir ortamda gözbebeği olacak kadar sempatik, hemen ardından öldürmek istenecek kadar saldırganca davranarak antipatik olabilmenin özenilecek bir tarafı da yoktur. yaklaşık olarak %12 oranında intihar sonucu ölüm görüldüğünden, hastada böyle bir eğilim varsa muhakkak dikkate alınmalıdır.
hastalıkta; genel itibariyle bir "kendine dönüklük" ve başkalarını, "kendini değerlemede araç olarak kullanma" durumu söz konusudur. gerçeklik algısını tamamen yitirmedikleri için; olağan bir terapi esnasında terapistlerini çok zor duruma sokabilir ve söz oyunlarına tatminkar cevaplar almadıklarında, hem ilaçlarını kullanmayı hem de terapiye devam etmeyi reddedebilirler: bu özellikleriyle bulunmaz nimet olduklarını, bir doktorun hem eğlenmek hem de kendini geliştirmek için mümkün mertebe borderline vakasıyla uğraşması gerektiğini düşünmekteyim. sorun, ne deli sayılabilecek kadar anomik, ne de sağlıklı sayılabilecek kadar normal davranmamalarıdır. adı üstünde borderlinedır, aradadırlar... sevinç nöbetlerini izleyen aşırı kaygı anları, eğer müdahale gerektirecek kadar sıklaşırsa; deneyimsiz bir doktor tarafından fiziksel semptomlar da göz önünde bulundurularak "panik atak" teşhisinin konması gayet olasıdır. "köprüleri yakanlar" hep bu tipler arasından çıkar, yangının hemen sonrasında küllerin başında oturup ağlasalar da. sıradanlıktan ölesiye korkar ve sıradan insanlardan nefret ederler; tektipleşme korkulu rüyaları olduğundan, okul vb. total kurumlara nefret besledikleri gözlenmiştir. belli bir zeka seviyesinin üzerinde insanlardır, bu durum bir de kaygı nöbetleri esnasındaki karamsarlıklarıyla birleşirse, ne basit hilelerle iyileşeceklerine dair motive edebilirsiniz onları; ne de onlar kendilerini kandırabilirler. tedavisi yıllarca, üstelik geri sıçramalarla sürebildiğinden, kişi dillendirmeyecek kadar hastalığını "öğrenmiştir", hastalığı onun için "utanılacak bir leke"dir. zaten bir ortamda gözbebeği olacak kadar sempatik, hemen ardından öldürmek istenecek kadar saldırganca davranarak antipatik olabilmenin özenilecek bir tarafı da yoktur. yaklaşık olarak %12 oranında intihar sonucu ölüm görüldüğünden, hastada böyle bir eğilim varsa muhakkak dikkate alınmalıdır.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar