bugün
- türklerin ileri olduğu konular21
- true nickli yazar10
- son beş yıldır sevgilisi olmayan insan2
- en gey özelliğiniz9
- yazarların çektiği manzara fotoğrafları9
- çırçıplak yatmak9
- en son alınan hediye7
- soğuğu sıcağından daha iyi olan şeyler7
- burçlara inanan erkek15
- dinsize inanır mısın17
- ipek çiçek3
- bir insanı yaptığı ilk hatada hayatından çıkarmak2
- bir kadının en güzel bölgesi8
- nervio yu çok seviyorum ne yapmalıyım7
- dünyanın en güzel tatlısı8
- caner taslaman7
- bugün sağlığın için ne yaptın7
- eski seni özlüyor musun6
- sözlük kavgalarındaki avamlık5
- sokakta gocu ile karşılaşmak5
- vantilatörü kendine çevirmek6
- abd vizesi5
- 40 yaş üstü kel sözlük yazarı5
- chatgptye penis fotoğrafını atmak18
- sözlükte kadınlara sararak tatmin olan incel5
- özlenen hissiyatlar6
- ruh hastası olan yazarlar6
- her başlığın altında biten sözlük paraziti5
- arkadaşlar bakar mısınız11
- bir gün öleceğini unutmak10
- salak yazarlar7
- seninle şurada olabilirdik5
- uysaljakoben gocu'nun fake hesabı mı5
- bir insanın daraldığında sığınabileceği yerler5
- evdeki alkolün bittiği anda yapılacaklar5
- deri ceketli serseri4
- kültürün bireyi boğması4
- pandela6
- gocu pandela barışı4
- yaz günü çay içme saçmalığı11
- muslettin amca3
- sözlüğün kalitesindeki artış4
- kuran da neden namaz yok8
- geceye acı ama gerçek bir cümle bırak3
- ioçke'nin elleri4
- evliliği kurtarmak için çocuk yapmak7
- gocu31
- geceye bir şarkı bırak23
- kasiyer kızdan hoşlanmak4
- mohamed salah'ın beşiktaş'a transferi2
yorum yapma işleminde insana zorluklar yaşatan film. o kadar güzel ki salakça geliyor yazdıklarınız. öncelikle john turturro harika, o iç sıkıcı odada içimizi sıkacak kadar mükkemmel kim oynayabilirdi düşünemiyorum, komşu da ( john goodman) harika tabi.
anladıklarımız, anlayamadıklarımızla filme gelecek olursak;
--spoiler--
varlığı ile yokluğu arasında gidilip gelinen otel odası o kadar bunaltıcı ki siz bunalırsınız izlerken odanız küçülmeye başlar hafiften.
sinek sesleri, sıcakta sökülen duvar kağıtları her şeye rağmen küçücük bi ilham kaynağı olan duvardaki çerçeve. yazmaya çalışan bir adet yazar ; barton fink.
"yaşamın malzemesi neden tiyatronun malzemesi olmasın", "gerçek insanlar, gerçek hikayeler" "sanat halka inmeli" mesajlarını veren lakin "sana hikayeler anlatabilirim" diyen yan komşusunu dinlemeyen, aslında insanları pekte bilemeyen bir yazar fink. bütün başarısını arkasına alıp çok önemli olmayan filmlerin senaristi olmaya aday bir yazar. kimin için ne yazılacağına karar verememiş gibi gözüküyor. sonra çok çok sevdiği yazar ile karşılaşıyor.. bakıyor ki hiç gözünde büyüttüğü gibi değilmiş, aslında yazar değilmiş sarhoşmuş bütün sevmediği özelliklere sahipmiş birde bakmış yanılmış insanları iyi tanırken. hayal kırıklığı yaşamış. sonra çaresizce bir şeyler karalarken incilin sayfaları oluvermiş yazdıkları. ne de büyük yazarmış fink.
sonra sekreter ölümü. görevliler çıkıp geliyor; mastrionotti ve deutsch. bir italyan, bir alman. ve onları ölüme uğurlarken "heil,hitler" deyiveriyor biricik komşumuz. konuşmaya başlıyor barton fink'le. gerçek insandan bahseden fink daha yanındakini bile anlayamamış, çözememiş. bi' garip işte. sonra hayatımın en iyi yazısı diye etiketlediği yazısı, ilk yazısı. belki kişisel gelişim tüm filmde anlatılan. fink'in hayatındaki değişim. kendini tekrarlarken "en iyisi ben daha önce böyle bi' şey yapmadım" demesi, fark edememesi.
son olarak yürürken kumsalda odasındaki çerçevenin, ilham kaynağının gözünün önüne gelmesi kesinlikle harika.
film biterken barton fink'te bitmiş gibi;
-o kutunun içinde ne var?
-bilmiyorum
-peki senin mi kutu?
-bilmiyorum.
--spoiler--
anladıklarımız, anlayamadıklarımızla filme gelecek olursak;
--spoiler--
varlığı ile yokluğu arasında gidilip gelinen otel odası o kadar bunaltıcı ki siz bunalırsınız izlerken odanız küçülmeye başlar hafiften.
sinek sesleri, sıcakta sökülen duvar kağıtları her şeye rağmen küçücük bi ilham kaynağı olan duvardaki çerçeve. yazmaya çalışan bir adet yazar ; barton fink.
"yaşamın malzemesi neden tiyatronun malzemesi olmasın", "gerçek insanlar, gerçek hikayeler" "sanat halka inmeli" mesajlarını veren lakin "sana hikayeler anlatabilirim" diyen yan komşusunu dinlemeyen, aslında insanları pekte bilemeyen bir yazar fink. bütün başarısını arkasına alıp çok önemli olmayan filmlerin senaristi olmaya aday bir yazar. kimin için ne yazılacağına karar verememiş gibi gözüküyor. sonra çok çok sevdiği yazar ile karşılaşıyor.. bakıyor ki hiç gözünde büyüttüğü gibi değilmiş, aslında yazar değilmiş sarhoşmuş bütün sevmediği özelliklere sahipmiş birde bakmış yanılmış insanları iyi tanırken. hayal kırıklığı yaşamış. sonra çaresizce bir şeyler karalarken incilin sayfaları oluvermiş yazdıkları. ne de büyük yazarmış fink.
sonra sekreter ölümü. görevliler çıkıp geliyor; mastrionotti ve deutsch. bir italyan, bir alman. ve onları ölüme uğurlarken "heil,hitler" deyiveriyor biricik komşumuz. konuşmaya başlıyor barton fink'le. gerçek insandan bahseden fink daha yanındakini bile anlayamamış, çözememiş. bi' garip işte. sonra hayatımın en iyi yazısı diye etiketlediği yazısı, ilk yazısı. belki kişisel gelişim tüm filmde anlatılan. fink'in hayatındaki değişim. kendini tekrarlarken "en iyisi ben daha önce böyle bi' şey yapmadım" demesi, fark edememesi.
son olarak yürürken kumsalda odasındaki çerçevenin, ilham kaynağının gözünün önüne gelmesi kesinlikle harika.
film biterken barton fink'te bitmiş gibi;
-o kutunun içinde ne var?
-bilmiyorum
-peki senin mi kutu?
-bilmiyorum.
--spoiler--
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar