bugün
- gocu bak bi5
- fenerbahçe13
- ekşi sözlük9
- 5 eylül 2026 fenerbahçe beşiktaş maçı40
- dün gece sözlükte yaşanan ahlaksız olay2
- bursa da yakıt dökülmesiyle zincirleme kaza2
- evliliği zorlaştırmak2
- yarın kpssye girecek yazarlar12
- berhan şimşek'in kadına şiddet görüntüleri3
- futbol5
- enayimiknatisii36
- uyuşturucu2
- beşiktaş9
- çocuklara verilen farklı isimler12
- dansöz izleme keyfi12
- ölüm9
- anın görüntüsü25
- gocu51
- sözlük yazarlarının salatalıkları21
- saraca finch house3
- dün gece ne oldu14
- togg t6x3
- aziz yıldırım12
- insan olmaya ceyrek kala26
- hangi renksiniz17
- elleri güzel erkek nasıl oluyor sorunsalı13
- serhat kılıç13
- güneş kremimi yenilemem lazım diyen erkek12
- açık oylayan yazar ne demek istiyor13
- 05 09 2026 silvermist'e ciğer ısmarlamam14
- saraca097
- amerikada hasidik yahudi avı başlaması8
- 4 eylül 2026 başakşehir galatasaray maçı32
- iş kazasında ölen işçiye tali kusur3
- israil olmasa orta doğu nasıl olurdu21
- tai lung38
- ismail kartal9
- ne yazarsanız yazın anında gerçeğe dönüşseydi8
- özledim mesajına verilecek cevaplar13
- kumral erkek3
- kerem aktürkoğlu8
- fusya semsiyeli yabanci8
- sözlükteki şer çetesi12
- online listesinden manita beğenmek7
- sözlükte herkesin avcı olması12
- geleneksel ciğer ısrmarlama şenlikleri9
- sözlükteki zorbalar12
- s'i l v'e r m'i s t28
- ölümün delilinin olmadığı gerçeği4
- geceye bir söz bırak8
okudum, okudum; aramaya inandım yok kafam karıştı. en iyisi yazayım dedim.
tanım: seksenli yıllarda doğan, doksanlı yıllarda çocuk olan; unutulmayan ve tadı hâlâ damakta olan çocukluk anılarıdır. *
şimdi başlayalım:
-leblebi tozu unutulmayacak gibi değil. birkaç entryide söylenmiş. yalnız leblebi tozunu içine çekince ne öksürtüyordu birader yahu.
-plastik vampir dişleri: mahalle bakkallarında satılırdı. böyle ilk alındığında tozlu mozlu olurdu. yalnız, çocuksun, dinlemezsin öyle şeyleri. takıp dolaşırdık; salyalarımız aka aka.
-hepimiz karete yapmaya çalışırdık kara murat filmleri sayesinde. bir de sünetlik pijamasını giyip koltuktan koltuğa atlardım. hani böyle mavi, paçaları geniş ya o pijamanın. bir anda harbiden de kara murat benim idi.*
-burak kut'tan, tarkan'dan...vs. gördüğümüz amerikan tipi saç modelini mahalle berberi elini bir tas görevinde kullanarak yapardı. söylemesi ayıp sıçmık gibi olurdu. ama yine karizmaydı.
-böyle plastik bir çubuğun üstüne takılı bir fırıldak* vardı. avuç içine sıkıştırılır. sonra var gücünle elleri sürtermişcesine atardık. havadaki vuuu sesi hala sol kulağımda çınlar.
-he-man kılıcını unutmamak lazım. arkadaşların gözüne az sokmadık öyle şeyleri.
-mal gibi tweety'i tutardık.
-capri sun içmek statüydü.
-pipet ulaşılmaz bir fenomendi. olan evler şanslı evlerdi.
-kola nedir pek bilinmezdi. laf sokmak gibi olmasın turgut özal, işçilerin ebesini severdi o zamanlar.
-"maret macar salam". ne özenirdim la ben bu salama. sonra yedik bir dalgası yokmuş işin.
-kızlar, ayak bileklerine takılı bir plastik ipin ucundaki topu çevirerek üstünde atlarlardı. pek bir anlatamadım. hayal ediver bir zahmet.
-meeeemiş
donuna işemiş
annesi dövmüş
babası kızmış
meeeemiş
kızlar bu gufte eşliğinde ip atlarlardı. bizim psikolojimiz bu yüzden bozuk. hem memiş diye isim mi olur?
-kartaaalll vuruşuuuu. tsubasa o yıllar kardeşimizdi. sonra çabucak büyüdü abimiz oldu ama farketmez. topa, yerle dik açı yapacak şekilde bir bacağımız kaldırılır; öyle vurulurdu. dağlara taşlara giderdi o top. neyse.
-atan alır. dengesiz miydim bilinmez, hep ben olurdum o atan ve topu alan kişi.
-sütaş ayranın günlük sütleri yeni çıkmıştı. tek içimlik bilmem ne diye reklamları gezinirdi.
-jelibon mu? o ne gardaş? onun ismi yumiyumdur.
-misket veyahut bilye. böyle pıtır pıtır oynardık. "heee üttüm auuuaagoooaaım" diye salyalarımızı saçardık. hâlâ ütmek kelimesi nereden gelmiştir bilmem.
-nah çekmek modaydı o zamanlar. nah çeken şekil abi gibi gezinirdi mahallede.
-ışıklı spor ayakkabı olan "vayyy yavrum vayyy be" diye karşılanırdı. pille mi çalışırdı ki onlar? yoksa yüksek bir teknoloji mi vardır bilmem.
-şu atarideki ördek öldürme oyunu vardı ya silahla oynadığımız. oturup silahın içini açmıştım kurşun mu var diye. salakmışım ama makina mühendisi olacağım o zamanlardan belliymiş.
-sadece rize çaykur çay vardı. böyle sarı paket içinde. uzun süredir içmiyorum. bir ara alayım.
-bazılarımız siyah önlük giydi. ben, yaş itibari ile mavi önlük giyen nesle aitim.
-krem peynir kavramı yeni yeni çıkıyordu.
-tüpte çokokrem vardı. böyle ağzımıza sıkar; dişlerimizi bulardık onu. sonra salak salak sırıtırdık.
-"milkaaa doyulmaz tadınaaa isviçreli çikolataaaa" daha yeni tanıştık biz bu şarkıya o yıllar.
-kantinlerdeki sadece sütaş cam şişe ayran ve simit vardı.
-akülü arabaya özenilirdi.
-la mario ömrümüzü çürüttük senin avradı kurtaralım deyu.
-tombi vardı. böyle bifteklisi çıktığında ağzımızın suyu akmıştı. daha pahalıydı bifteklisi o zamanlar; sanki içinde harbiden et çıkacak da.
-beslenme çantasından fışkıran yumurta kokuları.
-oduncu gömleği. böyle kare kare. iğrenç renk uyumları.
-timberland'in klasik tipi ayakkabı giyerdik.
-ranza kültürü ile tanışmak.
-aboneyim abone; biletleri cebimde; ballı lokma tatlısı; aman hadi hayırlısı. ballı lokma tatlısını bir eskişehirli olarak çok geç öğrendim.
-booooozaaaaaa; booooozaaaaaa böyle dolaşırlardı eksiden sokaklarda.
-hıdırellezde yanan lastik üzerinden atlayıp. kaşın, gözün, yüzün is olup anneden sopa yemek.
-sabo terlikler.
duygulandım amokachi koyanzi. gözlerimdeki tomurcuk yaşlarla şu an bakınıyorum. hepsi memiş yüzünden. duygusal adam yaptı bizi vesselam.
tanım: seksenli yıllarda doğan, doksanlı yıllarda çocuk olan; unutulmayan ve tadı hâlâ damakta olan çocukluk anılarıdır. *
şimdi başlayalım:
-leblebi tozu unutulmayacak gibi değil. birkaç entryide söylenmiş. yalnız leblebi tozunu içine çekince ne öksürtüyordu birader yahu.
-plastik vampir dişleri: mahalle bakkallarında satılırdı. böyle ilk alındığında tozlu mozlu olurdu. yalnız, çocuksun, dinlemezsin öyle şeyleri. takıp dolaşırdık; salyalarımız aka aka.
-hepimiz karete yapmaya çalışırdık kara murat filmleri sayesinde. bir de sünetlik pijamasını giyip koltuktan koltuğa atlardım. hani böyle mavi, paçaları geniş ya o pijamanın. bir anda harbiden de kara murat benim idi.*
-burak kut'tan, tarkan'dan...vs. gördüğümüz amerikan tipi saç modelini mahalle berberi elini bir tas görevinde kullanarak yapardı. söylemesi ayıp sıçmık gibi olurdu. ama yine karizmaydı.
-böyle plastik bir çubuğun üstüne takılı bir fırıldak* vardı. avuç içine sıkıştırılır. sonra var gücünle elleri sürtermişcesine atardık. havadaki vuuu sesi hala sol kulağımda çınlar.
-he-man kılıcını unutmamak lazım. arkadaşların gözüne az sokmadık öyle şeyleri.
-mal gibi tweety'i tutardık.
-capri sun içmek statüydü.
-pipet ulaşılmaz bir fenomendi. olan evler şanslı evlerdi.
-kola nedir pek bilinmezdi. laf sokmak gibi olmasın turgut özal, işçilerin ebesini severdi o zamanlar.
-"maret macar salam". ne özenirdim la ben bu salama. sonra yedik bir dalgası yokmuş işin.
-kızlar, ayak bileklerine takılı bir plastik ipin ucundaki topu çevirerek üstünde atlarlardı. pek bir anlatamadım. hayal ediver bir zahmet.
-meeeemiş
donuna işemiş
annesi dövmüş
babası kızmış
meeeemiş
kızlar bu gufte eşliğinde ip atlarlardı. bizim psikolojimiz bu yüzden bozuk. hem memiş diye isim mi olur?
-kartaaalll vuruşuuuu. tsubasa o yıllar kardeşimizdi. sonra çabucak büyüdü abimiz oldu ama farketmez. topa, yerle dik açı yapacak şekilde bir bacağımız kaldırılır; öyle vurulurdu. dağlara taşlara giderdi o top. neyse.
-atan alır. dengesiz miydim bilinmez, hep ben olurdum o atan ve topu alan kişi.
-sütaş ayranın günlük sütleri yeni çıkmıştı. tek içimlik bilmem ne diye reklamları gezinirdi.
-jelibon mu? o ne gardaş? onun ismi yumiyumdur.
-misket veyahut bilye. böyle pıtır pıtır oynardık. "heee üttüm auuuaagoooaaım" diye salyalarımızı saçardık. hâlâ ütmek kelimesi nereden gelmiştir bilmem.
-nah çekmek modaydı o zamanlar. nah çeken şekil abi gibi gezinirdi mahallede.
-ışıklı spor ayakkabı olan "vayyy yavrum vayyy be" diye karşılanırdı. pille mi çalışırdı ki onlar? yoksa yüksek bir teknoloji mi vardır bilmem.
-şu atarideki ördek öldürme oyunu vardı ya silahla oynadığımız. oturup silahın içini açmıştım kurşun mu var diye. salakmışım ama makina mühendisi olacağım o zamanlardan belliymiş.
-sadece rize çaykur çay vardı. böyle sarı paket içinde. uzun süredir içmiyorum. bir ara alayım.
-bazılarımız siyah önlük giydi. ben, yaş itibari ile mavi önlük giyen nesle aitim.
-krem peynir kavramı yeni yeni çıkıyordu.
-tüpte çokokrem vardı. böyle ağzımıza sıkar; dişlerimizi bulardık onu. sonra salak salak sırıtırdık.
-"milkaaa doyulmaz tadınaaa isviçreli çikolataaaa" daha yeni tanıştık biz bu şarkıya o yıllar.
-kantinlerdeki sadece sütaş cam şişe ayran ve simit vardı.
-akülü arabaya özenilirdi.
-la mario ömrümüzü çürüttük senin avradı kurtaralım deyu.
-tombi vardı. böyle bifteklisi çıktığında ağzımızın suyu akmıştı. daha pahalıydı bifteklisi o zamanlar; sanki içinde harbiden et çıkacak da.
-beslenme çantasından fışkıran yumurta kokuları.
-oduncu gömleği. böyle kare kare. iğrenç renk uyumları.
-timberland'in klasik tipi ayakkabı giyerdik.
-ranza kültürü ile tanışmak.
-aboneyim abone; biletleri cebimde; ballı lokma tatlısı; aman hadi hayırlısı. ballı lokma tatlısını bir eskişehirli olarak çok geç öğrendim.
-booooozaaaaaa; booooozaaaaaa böyle dolaşırlardı eksiden sokaklarda.
-hıdırellezde yanan lastik üzerinden atlayıp. kaşın, gözün, yüzün is olup anneden sopa yemek.
-sabo terlikler.
duygulandım amokachi koyanzi. gözlerimdeki tomurcuk yaşlarla şu an bakınıyorum. hepsi memiş yüzünden. duygusal adam yaptı bizi vesselam.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar