bugün
- sözlük erkeklerinin bugünkü kombinleri18
- sözlükte 15488 gammaz olması9
- true neden sevilmiyor sorunsalı23
- evlenmek istememenin garip karşılanması5
- patronunuzun whatsapp profil fotoğrafı4
- her akşam kocasına kuruyemiş hazırlayan kadın6
- sözlükte her gün bir yazarı şımartıyoruz27
- mazotun 100 lira olacağı tarih11
- tanrı olsaydi dünyadaki kötülüklere ayar verirdi8
- acı kıyaslamak4
- sosyalleşmenin zorlaşması2
- hasta çocukları için el açtırılan babalar2
- kürtaj dede5
- kaşif kozinoğlu soruşturması raci şaşmaz ifadesi3
- ılık su içen erkek8
- gnosis2
- viski kola10
- yazın otellerdeki cuckold çiftler2
- mal gelecek dükkanın önüne park etme9
- g i l d e d l i l y12
- eskort tutup swinger partisine katılmak2
- pipet kullanan erkek8
- dün gece sözlükte yaşanan akıl almaz olay16
- saraca093
- harp okulu öğrencilerinden korkan padişah2
- mazotun litresi 96 lira13
- istanbul taksicileri2
- bugün ne oldu3
- eski bölümleri izlenilebilen spor programı5
- hamas18
- ekonomi çok iyi7
- gokyuzunun silinen rengi16
- sözlük erkeklerinin 80 ler de çekildiği fotoğraf7
- spor yapmayan erkek7
- burcunu açıklamayan insan18
- mekke anlaşması4
- bu saatte hamburger yenir mi10
- kürdü sevmek ruha iyi gelir11
- evde balık pişirmek2
- dram filmi seven erkek5
- internette tanışılan kızın gerçekte maymun çıkması6
- duman avcıları4
- 14 eylül 2026 gaziantepspor fenerbahçe maçı27
- hava soğudu ulan2
- düğünde kılıç kemeri isteyen kadın6
- seninle böyle olabilirdik7
- soğuk su içme mevsiminin sonuna gelmek4
- çocukken yapılan ahlaksızlıklar4
- fenerbahçe yi kurtarma planı6
- 13 aralık 2026 fenerbahçe trabzonspor maçı2
arka fonda, ülkenin hiçbir zaman yüzleşemediği kara bir olay; karakterlerin hemen hepsinde yoğun ancak asla kasvetli olmayan bir karanlık ve hikayenin tam ortasında ölümüne yalnızlık, ağız dolusu hüzün ve destansı bir sessizlik.
mükemmel bir ustalıkla kotarılmış ve harikulade bir atmosfer ile yoğrulmuş bir film sonbahar. özcan alper'in yüzakı, 2008'in son 10 gününde gösterime girip, yılın en iyi yerli filmi ünvanını layığıyla alan yedinci sanat güzellemesi.
onur saylak, yusuf karakteri ile bambaşka bir dünyada oynuyor sanki. eka ile megi kobaladze hayata tutunmanın ve aşık olmanın tarifini adeta yeniden yazıyor. karadeniz'in azgın suları, tüm görkemiyle bu ikilinin sihirli oyununa arka fon oluşturuyor. bir yandan, yusuf ile eka'nın aşkını kamçılıyor azgın dalgalar, bir yandan yanan ateşi söndürüyorlar. yan karakterler, mikail ve yusuf'un annesi, filmin genel duruşunu son derece yerinde bir açı ile destekliyorlar. öyle ki, mikail'in yıllarca ölesiye bir rutin içinde yitip giden hayatı, yusuf'un annesinin medeniyetin hemen hiç uğramadığı dağ köyünde oğlunu muazzam bir vekar içinde karşılayıp, sarıp sarmalaması bizlere filmin asıl derdinin yalnızlık olduğunu bir kez daha hatırlatıyor. yıllarca bir dağ köyünde tek başına yaşasa da, yıllarca hep aynı rutin içinde her gün aynı işi yapmaya çalışarak ömrünü çürütse de, onlarca insanla düşüp kalkıp, yaşamak için bedenini satsa da ve yıllarca demir parmaklıklar ardında gelmeyecek tatlı bir hayali beklese de yalnızdır insan. içerde de olsa, dışarda da kalsa. herşeyden önce, yalnızdır.
herşeye rağmen, eksikleri yok mu bu filmin ? elbette var. misal, öyle çok öykünülecek bir hikayesi yok. hatta senaryo açısından zayıf bile sayılabilir. gelin görün ki, özcan alper, bu kısır senaryoyu, bu imkansızlıklarla dolu 99 dakikayı öylesine bir ustalıkla işlemiş ki, bir an olsun senaryo zayıflığı gözünüze batmıyor. öte yandan, temelde 2 toplamda 4 karakterden oluşan bu senaryoda, karakter örgüsü de öylesine yerli yerinde ki, film bittiğinde aklınıza kazınan en yalın gerçek yusuf ile eka'nın içinde bulunduğu ruh halinin açmazı ve imkansızlığı oluyor.
bir derdi var bu filmin. en başta övgüyü hakeden yanı bu. anlatmak istediği bir hikaye var ve bunu görülmeye değer bir ustalıkla gerçekleştiriyor. eh, böyle olunca da, özcan alper, senenin en iyi filmini sihirli kadrajından bizlere sunuveriyor. bizlere ise, sadece bu muazzam filme kendimizi kaptırıp gitmek kalıyor. *
mükemmel bir ustalıkla kotarılmış ve harikulade bir atmosfer ile yoğrulmuş bir film sonbahar. özcan alper'in yüzakı, 2008'in son 10 gününde gösterime girip, yılın en iyi yerli filmi ünvanını layığıyla alan yedinci sanat güzellemesi.
onur saylak, yusuf karakteri ile bambaşka bir dünyada oynuyor sanki. eka ile megi kobaladze hayata tutunmanın ve aşık olmanın tarifini adeta yeniden yazıyor. karadeniz'in azgın suları, tüm görkemiyle bu ikilinin sihirli oyununa arka fon oluşturuyor. bir yandan, yusuf ile eka'nın aşkını kamçılıyor azgın dalgalar, bir yandan yanan ateşi söndürüyorlar. yan karakterler, mikail ve yusuf'un annesi, filmin genel duruşunu son derece yerinde bir açı ile destekliyorlar. öyle ki, mikail'in yıllarca ölesiye bir rutin içinde yitip giden hayatı, yusuf'un annesinin medeniyetin hemen hiç uğramadığı dağ köyünde oğlunu muazzam bir vekar içinde karşılayıp, sarıp sarmalaması bizlere filmin asıl derdinin yalnızlık olduğunu bir kez daha hatırlatıyor. yıllarca bir dağ köyünde tek başına yaşasa da, yıllarca hep aynı rutin içinde her gün aynı işi yapmaya çalışarak ömrünü çürütse de, onlarca insanla düşüp kalkıp, yaşamak için bedenini satsa da ve yıllarca demir parmaklıklar ardında gelmeyecek tatlı bir hayali beklese de yalnızdır insan. içerde de olsa, dışarda da kalsa. herşeyden önce, yalnızdır.
herşeye rağmen, eksikleri yok mu bu filmin ? elbette var. misal, öyle çok öykünülecek bir hikayesi yok. hatta senaryo açısından zayıf bile sayılabilir. gelin görün ki, özcan alper, bu kısır senaryoyu, bu imkansızlıklarla dolu 99 dakikayı öylesine bir ustalıkla işlemiş ki, bir an olsun senaryo zayıflığı gözünüze batmıyor. öte yandan, temelde 2 toplamda 4 karakterden oluşan bu senaryoda, karakter örgüsü de öylesine yerli yerinde ki, film bittiğinde aklınıza kazınan en yalın gerçek yusuf ile eka'nın içinde bulunduğu ruh halinin açmazı ve imkansızlığı oluyor.
bir derdi var bu filmin. en başta övgüyü hakeden yanı bu. anlatmak istediği bir hikaye var ve bunu görülmeye değer bir ustalıkla gerçekleştiriyor. eh, böyle olunca da, özcan alper, senenin en iyi filmini sihirli kadrajından bizlere sunuveriyor. bizlere ise, sadece bu muazzam filme kendimizi kaptırıp gitmek kalıyor. *
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar