bugün
- sözlük erkeklerinin bugünkü kombinleri10
- sözlük erkeklerinin biraz şey olması7
- otel odasında intihar etmek5
- kabak tatlısını sevenler15
- erkeksi bayan buse'nin melek mosso'ya benzemesi5
- geceyi daha çok sevme nedenleri4
- atları bağlayın geceyi burada geçiriyoruz23
- sokak ortasında durduk yere yarrak diye bağırmak5
- sözlüklerde gezinen erkekler namusuz diyen yazar4
- fare var deyince ay ben korkarım diyen erkek9
- fingirdek sözlük erkeği6
- hizmetçiliğini yaptığı iş adamı öz babası çıktı5
- kış gelince sigarayı bırakmak2
- sarhoş2
- nervio'nun asıl benzediği ünlü10
- okan yalabık'ın son hali5
- arkadaşlar çok sıkıcısınız3
- hoşlanılan kızın ayağınızı yalamak istemesi8
- traveler'ın gizli gey olma ihtimali5
- tanju çolak samimiyetsizliği3
- allah vardır diyenlerin hiçbir kanıt gösterememesi15
- 8 kasım 2026 çorum fk fenerbahçe maçı15
- taksim delisi cenk7
- aydın da cipin şarampole devrilmesi2
- harran2
- kocam aldatıyor ama olsun ekmeğimi yemeğimi veriyo3
- anın görüntüsü25
- kasımda aşk başkadır7
- adnan şenses in 1975 te giydiği gömlek2
- evi arsayı satıp faizle her ay 120 gr altın alıyom6
- sözlük erkekleri aranıyor mu3
- sarı tekere gelinlik giydirmek2
- pirizade ismed molla balizade kafadumanevi5
- dizi sektöründeki maliyet krizi16
- hector cuper2
- sudekiray'a soralım2
- yazılımcıların flört edememesi4
- elmas bey birader'in online olmaması3
- seni sevmekten başka neydi benim günahım2
- kafanın çok büyük olması8
- pazar akşamları3
- allah vardır diyenlerin kanıtları3
- bafra pidesi4
- lucas torreira2
- göksel'in memeleri4
- 8 kasım 2026 beşiktaş gençlerbirliği maçı2
- terrifier'in yasaklanması gerekliliği2
- nat rothschild4
- beşiktaş a çıkmayan kırmızı kart2
- sözlük sevgilisi2
allah cümlenizin cezasını versin. hayvan herifler.
ulan amma sinirlendim şimdi bak. bu hayvan oğlu hayvanlar herkesin etrafında vardır. başlarını en yakın arkadaş şeklinde tabir edilen, kan kardeşi sıfatının kısaltılmışı olan kanka adı verilen ibne arkadaş çeker. yanındaki iki üç deyyüsle beraber o güne kadar hiç görülmemiş bir biçimde, birlik ve beraberlik şarabı içmişçesine iş birliği yapıp seni rezil etmek için ellerinden geleni yapar çemçük ağızlılar. dur hafız anlatıcam şimdi...
ortaokul yıllarında bir kızdan hoşlanıyodum. o yıllara kadar sap geldim sap gidicem mottosunu benimseyen, etrafındaki olaylardan en son haberi olan bir mal olarak son derece kendimle barışık bir şekilde yaşıyordum. taa ki en yakın arkadaşlarım yakalamacılık oynadığımız, saçlarını çektiğimiz, kızdırdıklarında hiç çekinmeden sanki erkek kardeşlerimizmiş gibi küfür edebildiğimiz kızlarla birer birer çıkmaya başlayana dek. katıksız saf olan şu bünyemin etrafımdaki bu alengirli değişimi fark etmesinin iki yıl sürmesinin tek ve yegâne sebebinin bilgisayar oyunları olduğunu söylemeden geçemeyeceğim. comodore 64'ümüz varıdı. kaset falan alırdık hep. müzik kasedi değil 90'lı genç. o zamanlar şimdiki gibi ekran kartları, 3d oyunlar falan yok. bildiğin kasetteydi oyunlar. yaa yaa...
her neyse; bir gün okulda nöbetçi olduğum günlerden birinde yanıma yan sınıftan gülbahar geldi. "yaa zor diil mi nöbetçilik falan?" tandanslı sorularını, kadınların karmaşık doğasını çözememiş ve hatta tüyü bitmemiş yetim olan bünyemin anlaması mümkün değildi tabii. lan sanki ilk defa nöbetçi görüyor kız. inceden asılıyor işte hıyar. "yok yaa hiç zor diil ehemehe" dedikten sonra kız, doğasının ona emrettiği şekilde memelerini sıvazlamaya başladı. yok lan bu başka hikayeydi. kız, doğası gereği inceden, hissettirmeden, sanki antiloba yaklaşan bir aslan gibi, ceylanı kovalayan bir çita gibi, geviş getiren damızlık bir inek gibi(şişkoydu lan) sinsice ve hızlıca daha özel sorulara geçmeye başladı:
- kız arkadaşın var mı?
+ hayır yok..
- aa nasıl olmaz. çok tatlısın halbuki.
+ ehehe teşekkür ederim. (okul bitse de lotus oynasam monako!)
- sana bir kız ayarliyim mi? (:p) (smileyli konuştu lan aynı böyle...)
+ hıı? kız mı? ne diyosun sen ahlaksız. pis sapık. ırz düşmanı. yetişin komşulaaar. kız dedi. ayarlamak dedi..
- aa deli misin be! iyilik yapmaya çalışıyoruz şurda. (çakaal. ağzını arıyorum demiyor da...)
+ tamam olur o zaman. (tamam diyeyim gider belki.)
tam o sırada merdivenlerden bize doğru gelen serpille (ki kızın adını sonradan öğreniyorum) göz göze geldim. işte o an, sanki antilobu yakalayan bir aslan gibi, ceylanı avlamış bir çita gibi, geviş getiren bir inek gibi içimde şimşekler çaktı. (sonu olmadı tamam.) "gülbahar, bini bi kizle teniştirsene" dedim. sesime ne olmuştu bilmiyorum.
bir hafta sonra falan gülbahar sayesinde kızla tanıştımdı. teneffüs vakti okulun bahçesinin bir köşesinde yan yana oturmuş konuşuyorduk. konu nerden geldi, nasıl oldu bilmiyorum ama patenci bir çocuktan açıldı. çok yakışıklıymış da, çok coolmuş da (bu cool lafına da gıcığımdır aga. allah'ın cool'u olm işte. ne abartıyosunuz?!) efendime söyleyeyim çok hoş çocukmuş. ben tam cesaretimi toplayıp "serpilciğim bu patenci, kaykaycı dediğin tipler sağlam ayakkabı değildir bak. bugün seni seviyorum der, yarın hoop başka kızın kollarına gider. çok ibne olur bunlar. çok pis aldatırlar." deyü ortamı hazırlayıp ardından "bak hem etrafında sana layık olabilecek başka tatlı çocuklar da vardır. bence biraz gözlerini açmalısın. bak iyice etrafına. bak bak. yanına bak şimdi ehehe. yanındayım lan bak heheh." diyerek dahiyane bir şekilde kızı tavlayabileceğimi düşünürken deyyüs oğlu deyyüsler "ooo anlayalııııım ohoahpaoh. revenge'a bakın lan. kızla oturuyo hahaha. ne iş oğluuum puhauhaaha" diyerek hem romantik atmosferi hem de kızın gözündeki 2.5 gramlık karizmamı anında süpürdüler.
eğer şu anda beni okuyorsalar onlara uludağ sözlük aracılığı ile buradan seslenmek istiyorum:
en üstteki cümleyi okuyun ibneler.
ulan amma sinirlendim şimdi bak. bu hayvan oğlu hayvanlar herkesin etrafında vardır. başlarını en yakın arkadaş şeklinde tabir edilen, kan kardeşi sıfatının kısaltılmışı olan kanka adı verilen ibne arkadaş çeker. yanındaki iki üç deyyüsle beraber o güne kadar hiç görülmemiş bir biçimde, birlik ve beraberlik şarabı içmişçesine iş birliği yapıp seni rezil etmek için ellerinden geleni yapar çemçük ağızlılar. dur hafız anlatıcam şimdi...
ortaokul yıllarında bir kızdan hoşlanıyodum. o yıllara kadar sap geldim sap gidicem mottosunu benimseyen, etrafındaki olaylardan en son haberi olan bir mal olarak son derece kendimle barışık bir şekilde yaşıyordum. taa ki en yakın arkadaşlarım yakalamacılık oynadığımız, saçlarını çektiğimiz, kızdırdıklarında hiç çekinmeden sanki erkek kardeşlerimizmiş gibi küfür edebildiğimiz kızlarla birer birer çıkmaya başlayana dek. katıksız saf olan şu bünyemin etrafımdaki bu alengirli değişimi fark etmesinin iki yıl sürmesinin tek ve yegâne sebebinin bilgisayar oyunları olduğunu söylemeden geçemeyeceğim. comodore 64'ümüz varıdı. kaset falan alırdık hep. müzik kasedi değil 90'lı genç. o zamanlar şimdiki gibi ekran kartları, 3d oyunlar falan yok. bildiğin kasetteydi oyunlar. yaa yaa...
her neyse; bir gün okulda nöbetçi olduğum günlerden birinde yanıma yan sınıftan gülbahar geldi. "yaa zor diil mi nöbetçilik falan?" tandanslı sorularını, kadınların karmaşık doğasını çözememiş ve hatta tüyü bitmemiş yetim olan bünyemin anlaması mümkün değildi tabii. lan sanki ilk defa nöbetçi görüyor kız. inceden asılıyor işte hıyar. "yok yaa hiç zor diil ehemehe" dedikten sonra kız, doğasının ona emrettiği şekilde memelerini sıvazlamaya başladı. yok lan bu başka hikayeydi. kız, doğası gereği inceden, hissettirmeden, sanki antiloba yaklaşan bir aslan gibi, ceylanı kovalayan bir çita gibi, geviş getiren damızlık bir inek gibi(şişkoydu lan) sinsice ve hızlıca daha özel sorulara geçmeye başladı:
- kız arkadaşın var mı?
+ hayır yok..
- aa nasıl olmaz. çok tatlısın halbuki.
+ ehehe teşekkür ederim. (okul bitse de lotus oynasam monako!)
- sana bir kız ayarliyim mi? (:p) (smileyli konuştu lan aynı böyle...)
+ hıı? kız mı? ne diyosun sen ahlaksız. pis sapık. ırz düşmanı. yetişin komşulaaar. kız dedi. ayarlamak dedi..
- aa deli misin be! iyilik yapmaya çalışıyoruz şurda. (çakaal. ağzını arıyorum demiyor da...)
+ tamam olur o zaman. (tamam diyeyim gider belki.)
tam o sırada merdivenlerden bize doğru gelen serpille (ki kızın adını sonradan öğreniyorum) göz göze geldim. işte o an, sanki antilobu yakalayan bir aslan gibi, ceylanı avlamış bir çita gibi, geviş getiren bir inek gibi içimde şimşekler çaktı. (sonu olmadı tamam.) "gülbahar, bini bi kizle teniştirsene" dedim. sesime ne olmuştu bilmiyorum.
bir hafta sonra falan gülbahar sayesinde kızla tanıştımdı. teneffüs vakti okulun bahçesinin bir köşesinde yan yana oturmuş konuşuyorduk. konu nerden geldi, nasıl oldu bilmiyorum ama patenci bir çocuktan açıldı. çok yakışıklıymış da, çok coolmuş da (bu cool lafına da gıcığımdır aga. allah'ın cool'u olm işte. ne abartıyosunuz?!) efendime söyleyeyim çok hoş çocukmuş. ben tam cesaretimi toplayıp "serpilciğim bu patenci, kaykaycı dediğin tipler sağlam ayakkabı değildir bak. bugün seni seviyorum der, yarın hoop başka kızın kollarına gider. çok ibne olur bunlar. çok pis aldatırlar." deyü ortamı hazırlayıp ardından "bak hem etrafında sana layık olabilecek başka tatlı çocuklar da vardır. bence biraz gözlerini açmalısın. bak iyice etrafına. bak bak. yanına bak şimdi ehehe. yanındayım lan bak heheh." diyerek dahiyane bir şekilde kızı tavlayabileceğimi düşünürken deyyüs oğlu deyyüsler "ooo anlayalııııım ohoahpaoh. revenge'a bakın lan. kızla oturuyo hahaha. ne iş oğluuum puhauhaaha" diyerek hem romantik atmosferi hem de kızın gözündeki 2.5 gramlık karizmamı anında süpürdüler.
eğer şu anda beni okuyorsalar onlara uludağ sözlük aracılığı ile buradan seslenmek istiyorum:
en üstteki cümleyi okuyun ibneler.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar
© 2005 – 2026 uludagsozluk.com