bugün
- beraber huzurevine çıkılacak yazarlar14
- deniz göktaş24
- 41 yaşına gelmiş hala daha sözlükte yazan adam12
- kadınlar memelerini birbirlerine gösteriyor mu10
- erkeğin vajina karşısındaki çaresizliği11
- cumhuriyetin halka sorulmadan getirilmesi14
- sözlükte flörtleşmek22
- lise 1deki haliniz karşınızda olsa ne dersiniz12
- erkekleri taciz eden kadın9
- yazarlara verilmiş lakaplar13
- eşiniz rol gereği öpüşse5
- sizce ben güzel miyim7
- kemal kılıçdaroğlu13
- nemin en çok olduğu il3
- recep tayyip erdoğanı sevmiyorum6
- true nickli yazar4
- kadınların daha hayvansever olduğu gerçeği4
- alttaki yazar ile kafes dövüşü yapıyoruz3
- suca suruklenen cocuk6
- 3000 yıldır kitap okuyoruz2
- uzay neyin içerisinde genişliyor5
- evli kadınla ilişki yaşar mısınız2
- mevlana2
- sizlerdenbirisi2
- 3 temmuz 2026 portekiz hırvatistan maçı8
- tai lung24
- pandela44
- üniversitelerin cahil yetiştirmesi2
- özgür özel'in kastamonu da orman köylülerine sesle2
- kadın poposundan kasa diye bahseden erkek16
- taksici arkadaşın anlattığı enteresan hikayeler5
- karanlık kafese inen ruh kuşu3
- güzel satranç oynayan kız var mıdır3
- kale3112 nickli sözlük yazarı2
- polisin ters kelepçe takabileceği durumlar4
- ben geldim naneler19
- deniz göktaş'ın gözaltına alınması18
- başlıkların silinme sebepleri3
- ona bir şey söyle8
- son kitaptan öncekiler bozulsun diye mi yaratıldı3
- 35 yaşında ölmek6
- ai analizin tavsiyelerine kulak vermek2
- en son gelen mesaj2
- sözlüğü siliyorum dostlar17
- kız arkadaşıma hediye edeceğim araba için öneriler11
- karşılıklı aşk yaşamadan ölmek8
- ev kedisi2
- ali haydar fırat2
- ferdi özbeğen9
- sıla türkoğlu2
konuyla alakalı olarak anıl yücel'in yazmış olduğu bir köşe yazısı;
Hayatınız boyunca hiç aç kaldınız mı? Öyle bir kaç saatliğine açlıktan bahsetmiyorum. Şöyle 24 saat boyunca aç kalıp da kurt gibi acıktığınız ve bulduğunuz her şeyi yiyebilecek kadar iştahlı olduğunuzu düşünün.
Bu açlığın vermiş olduğu hisle sokakta bulabileceğiniz çöpleri karıştırdığınızı da..
Dışarıda çöplerden bulabileceğiniz o bayat, üzeri yeşillenmiş ve kupkuru ekmeği bile hiç bir tiksinme belirtisi göstermeden ve hiç yüzünüzü buruşturmadan yiyecek kadar aç olduğunuzu hesaplayın ama bunu bile bulamıyorsunuz, yiyecek hiç bir şey yok. işte Afrika'da açlık böylesine bir his.
Dünya'nın pek çok bölgesinde yemek bolluğundan kaynaklanan obezite'yle savaş verilirken, insanlar sürekli diyetlerle zayıflamaya çalışırken öte yandan Dünya'nın öbür tarafında Afrika'da yaklaşık 14 milyon kişi açlıktan ölme tehlikesiyle yüz yüze.
Uzun yıllardır süregelen ve devam eden bu sıkıntı, gerek iç savaşlar, gerek kuraklık, gerekse en temel ihtiyaçların giderilememesi, başta AiDS, Ebola gibi bin türlü bulaşıcı hastalık ve diğer dünya nüfusunun konuyla ilgili yaklaşımlarının çözümde yeterli olmaması ya da olamamasından dolayı aşılamıyor.
Afrika tarihini incelediğimizde insanlık dramının en büyük zulümlerinden birine şahit oluyoruz. Açlıktan ölen insanları, toplu mezarları, salgın hastalıkları ve sömürgeciliğin en ağır boyutlarını görmek mümkündür. Sömürgeci güçlerin bir zamanlar Afrika insanını gemilere doldurup, köle ticareti için çıktığı yollarda Avrupa'ya ve Amerika'ya taşıdığı dönemlerde, Batının insanlık tarihinin en karanlık ve en vahşi dönemlerini yaşatan anlayışları bugünde özgürlük ve insan hakları konusunda her ne kadar nutuklar atsa da günümüzde Afrika'nın içinde bulunduğu zorlu koşulların en önemli suçluları olarak en ufak bir değişiklik belirtisi dahi yoktur.
Afrika halkı çağdaşlarından çok farklı bir hayat sürdürmektedir, yıllarca ezilmiş, sömürülmüş ve doğanın en sert koşullarına maruz bırakılmıştır. Bütün bunlar kapitalizmin acımasız sonuçlarından biridir. Batı her ne kadar bunlara yapay çözümler sunsa da ve insanların gözünü boyamaya kalksa da izlediği politikalar Afrika'daki açlığın ve kıtlığın her anlamda en önemli sebebidir.
Batı bugün bile bahsettiği özgürlük ve demokrasi anlayışıyla Afrika'daki açlığı da kendi lehine, kendi çıkarları doğrultusundan yürütebilmek için önemli bir propaganda malzemesi olarak seçmiştir.
Bu dünya'nın kanayan bir yarası ve büyük bir ayıbıdır. Bu yüzden insan olarak onlara her bakımdan sorumluyuz.
Anıl Yücel
Hayatınız boyunca hiç aç kaldınız mı? Öyle bir kaç saatliğine açlıktan bahsetmiyorum. Şöyle 24 saat boyunca aç kalıp da kurt gibi acıktığınız ve bulduğunuz her şeyi yiyebilecek kadar iştahlı olduğunuzu düşünün.
Bu açlığın vermiş olduğu hisle sokakta bulabileceğiniz çöpleri karıştırdığınızı da..
Dışarıda çöplerden bulabileceğiniz o bayat, üzeri yeşillenmiş ve kupkuru ekmeği bile hiç bir tiksinme belirtisi göstermeden ve hiç yüzünüzü buruşturmadan yiyecek kadar aç olduğunuzu hesaplayın ama bunu bile bulamıyorsunuz, yiyecek hiç bir şey yok. işte Afrika'da açlık böylesine bir his.
Dünya'nın pek çok bölgesinde yemek bolluğundan kaynaklanan obezite'yle savaş verilirken, insanlar sürekli diyetlerle zayıflamaya çalışırken öte yandan Dünya'nın öbür tarafında Afrika'da yaklaşık 14 milyon kişi açlıktan ölme tehlikesiyle yüz yüze.
Uzun yıllardır süregelen ve devam eden bu sıkıntı, gerek iç savaşlar, gerek kuraklık, gerekse en temel ihtiyaçların giderilememesi, başta AiDS, Ebola gibi bin türlü bulaşıcı hastalık ve diğer dünya nüfusunun konuyla ilgili yaklaşımlarının çözümde yeterli olmaması ya da olamamasından dolayı aşılamıyor.
Afrika tarihini incelediğimizde insanlık dramının en büyük zulümlerinden birine şahit oluyoruz. Açlıktan ölen insanları, toplu mezarları, salgın hastalıkları ve sömürgeciliğin en ağır boyutlarını görmek mümkündür. Sömürgeci güçlerin bir zamanlar Afrika insanını gemilere doldurup, köle ticareti için çıktığı yollarda Avrupa'ya ve Amerika'ya taşıdığı dönemlerde, Batının insanlık tarihinin en karanlık ve en vahşi dönemlerini yaşatan anlayışları bugünde özgürlük ve insan hakları konusunda her ne kadar nutuklar atsa da günümüzde Afrika'nın içinde bulunduğu zorlu koşulların en önemli suçluları olarak en ufak bir değişiklik belirtisi dahi yoktur.
Afrika halkı çağdaşlarından çok farklı bir hayat sürdürmektedir, yıllarca ezilmiş, sömürülmüş ve doğanın en sert koşullarına maruz bırakılmıştır. Bütün bunlar kapitalizmin acımasız sonuçlarından biridir. Batı her ne kadar bunlara yapay çözümler sunsa da ve insanların gözünü boyamaya kalksa da izlediği politikalar Afrika'daki açlığın ve kıtlığın her anlamda en önemli sebebidir.
Batı bugün bile bahsettiği özgürlük ve demokrasi anlayışıyla Afrika'daki açlığı da kendi lehine, kendi çıkarları doğrultusundan yürütebilmek için önemli bir propaganda malzemesi olarak seçmiştir.
Bu dünya'nın kanayan bir yarası ve büyük bir ayıbıdır. Bu yüzden insan olarak onlara her bakımdan sorumluyuz.
Anıl Yücel
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar