bugün
- sözlük hanımlarının bugünkü kıyafetleri32
- queen ravenna sözlüğün kraliçesidir9
- 19 yaşındaki oğlum üvey annesiyle kaçtı5
- bir sözlük yazarına kahve ısmarlamak8
- victor osimhen9
- terhis oluyorum sözlük17
- bir erkeğin bir kadınla lahmacun yemesi9
- akıllı telefon kullanan erkek6
- ünlüler bim a101 şok'a gidiyor mu sorunsalı7
- şu anda dinlenen şarkı3
- hesabını gizliye alan yazar4
- kale 3112'nin profil resmindeki kişi3
- 22 yıllık kocam gözüme çirkin geldi kaçtım9
- arif sefa özdemir4
- 1 2 saat önce kaza yapmış olmam5
- masklavi'yi ehonomi çoh eyi derken görmek20
- fatma betülüm yapmaz13
- almanyaya işçi yazılmak5
- chatgpt'nin bir erkeği mutlu etmesini bilmesi10
- deniz altında nasıl nefes alınır4
- cumaya gitmeyen yazarlar ifşa platformu21
- trafik kurallarına uymayan trafik polisi2
- sözlük yazarlarının olası meslekleri6
- fatma betül sayan kaya27
- münafık9
- şeriatı savunan begüm polat'ın şaplak şovu49
- trafikte korna çalmanın işlevi3
- 4 kasım 2026 fenerbahçe liverpool maçı92
- dursun özbek3
- akşama kadar entry giren torpilli memur12
- balık hazır herkese afiyet olsun5
- bir şeyler söyle7
- bu başlıkta almanca entry giriyoruz8
- cumhurbaşkanı olmak istiyorum6
- kaç gammaz var9
- ne olursa masklavi akp'yi bırakır7
- isparta'ya gidip nervio ile kahve içmek11
- grup vitamin5
- 6 kasım 2026 gaziantep kasımpaşa maçı3
- markaların whatsapptan mesaj atması4
- traveler of secret'in cuma vakti entry girmemesi2
- şabat kitabı3
- birbirini kollayan torba götlü yazarlar4
- et ete değecek2
- kağıt çöpü ve plastik çöpü ayrılmalı3
- sivasli bey'in sivaslı olması2
- yolsuzluğun cevabını halk sandıkta verecek6
- köln ford fabrikası2
- sözlük açacak olsanız8
- aşk14
Rumkale şehrinin kuruluşu ilk çağlara dayanmaktadır. Stratejik konumundan dolayı Asur çağından beri buraya yerleşildiği, hatta burasının Asur Kralı III. Salmanassar tarafından M.Ö. 855'te zapt edildiği bildirilen "Şitamrat" olduğu kabul edilmektedir. Fakat esaslı olarak M.Ö. 9. yüzyıl sonlarında Geç Hitit döneminde tahkim edildiği zannedilmektedir. Rumkale, M.Ö 9 yy. ortalarından itibaren Asur, Med, Pers, Roma ve Arap medeniyetlerinin yönetiminde kalmıştır. Günümüzde ayakta kalan mimari kalıntılar, Geç Roma ve Ortaçağ karakteri taşımaktadır.
Rumkale, çevresinden ve Ortaçağ ulaşım yollarının kesişme noktasında olduğundan dolayı Edessa Kontluğu'nun bölgesinde Ortaçağın en önemli kalesi olarak görülmektedir. Varlığı kesinlikle daha öncelere dayanan ve hala ayakta olan kalenin 1112 yılından sonra Ermeni Kurtig'in (Goğ Vasil) ele geçirmesiyle beraber kayıtları bulunmaktadır ve Kurtig'in ölümünden sonra 1116 tarihinde Frankların himayesine geçmiştir.
Ancak adı, Haçlı kontu Baudoin'in 1116 yılında Ermeni Goğ-Vasil'den şehri teslim almasıyla duyulmuştur . Haçlılar tarafından 1148 yılında Ermeni Katolikosu III. Grigor'a satılmış (15.000 Tahegan'a) ve kale bu tarihten itibaren 1292 yılında Melik Eşref tarafından fetholuncaya kadar Ermeni Katolikosluğu'nun merkezi olmuştur. Çevresi bütünüyle Müslümanların denetimine geçmesine rağmen, yıllarca Ermenilere merkez olma özelliğini muhafaza etmiştir.
13. yy' da Rumkale'de bir çok Yakubi bulunmaktaydı. Yakubiler kaleyi patriklik makamı olarak seçmiş, Yakubi azizi Barşavma Rumkale'de kendi adına bir manastır inşa ettirmiştir. Patrik 3. Ignace öldükten sonra Rumkaleli rahip Yakub 1283'te yeğeni Philoxenos'u patrik olarak atamış; patriğin Barşavma'da 1292'de ölmesiyle Yakubi Patrikliği çökmüştür.
Moğolların Anadolu'yu istilası sırasında Rumkale'de yaşayan Ermeni ve diğer Hıristiyan unsurlar, Moğolların yanında yer aldılar (1260). Rumkaleli Rabban Simeon gibi tabipler, Hülagu'nun hizmetine girerek sağladıkları nüfuslarını kendi şehir ve kiliselerinin menfaatlerine kullandılar.
Bu olaylar yaşanırken, Rumkale, aynı zamanda Memluklu saldırılarına da maruz kalmıştır. Memluklu hükümdarı Kalavun zamanında Baysarı'nın kumandasındaki Mısır ordusu Suriye güçleriyle birleşerek 19 Mayıs 1279'da Rumkale üzerine yürümüş ve Fırat nehri üzerinde ordugah kurmuştur. Katolikos'a elçi olarak biri Arap, diğeri Ermeni iki kişiyi gönderdiler ve Katolikos'tan kaleyi teslim etmesini, rahipleriyle birlikte Kudüs'e veya Kilikya'ya çekilmesini istediler. Katolikos bu teklifi kabul etmeyince, Memluklular yerleşimin Ermeni kesimini yağma ettiler. Ardından yerleşim iç kaleye çekilince, Memluklular Rumkale'yi terk etti. Rumkale, ilhanlıların müstahkem bir mevkii ve onlarla işbirliği yapan Ermenilerin katolikosluk merkezi olarak kaldı.
Memluklular daha sonra El-Eşref Halil zamanında (1292) Rumkale'yi ikinci defa kuşatıp şehri ve kaleyi ele geçirerek Ermeni katolikosluğuna son verdiler. Sonrasında Rumkale sultanın emri üzerine Suriye naibi Sancar Şuba tarafından tamir ettirildi ve Kal'at el-Müslimin adıyla hudut kalesi olarak teşkilatlandırıldı. Rumkale Memluklular zamanında yeniden uç kalesi olarak kullanılmışsa da, eski parlak dönemini bir daha yaşamamıştır.
Memluk sultanı bölgeyi savaşlarda Memlûklulara yardımcı olan Türkmen beylerinin idâresine verdi. Rumkale civarı yarım asır kadar Halep valisine bağlı olarak Türkmen beyleri tarafından idâre edildi. Daha sonra da Dulkadiroğulları'nın eline geçti. Melik Eşref, zafer mektuplarında ve Halep kalesi kitabesinde, "Rumkale'nin fethiyle, bütün Doğu Anadolu ve Irak'ın kapılarının kendisine açıldığını" yazmış, "Allah'ın izniyle doğudan batıya kadar bütün ülkelerin sahibi olacağız" ifadesine yer vermiştir.
Timur Han, Rumkale'yi zorlu bir muhasaradan sonra Memlûklulardan aldı(1400). Berkûk'un vefâtı ve Timur Han'ın geri çekilmesi üzerine bölge, Türkmen beylerinin hakimiyet kavgalarına sahne oldu. 1404 yılında Rumkale'de bir Memluk nâibi oturuyor, bölgede yaşayan Köpekoğullarının idâresindeki Avşar boyuna mensup Türkmenler de zaman zaman onlara yardımcı oluyor, bazen de Memluklarla savaşıyorlardı. Yerleştirilen güvercinlerle doğu hudutlarından ta Mısır'a ulaşan Memluklu haberleşme ağında önemli bir nokta ve hudut kalesi olarak tahkim edilen Rumkale, zaman zaman iktidârı kaybeden Halep nâiblerinin sığınak yeri olmuştur. Bütün bu kargaşa ortamına rağmen Rumkale, şehri ziyaret eden ibni Arabşah ve Halil Zahirî gibi seyyah-yazarların övgülerine mazhar olmaktan da geri kalmamıştır.
I.Selim 24 Ağustos 1516 günü Mercidabık'ta Memlûk ordusunu yenerek Rumkale de dahil olmak üzere, Haleb'e tabi bütün kale ve şehirleri, Osmanlı ülkesine kattı. Her birine hakimler ve kadılar tayin edilip Osmanlı nizamının uygulanması sağlandı.
*
Rumkale, çevresinden ve Ortaçağ ulaşım yollarının kesişme noktasında olduğundan dolayı Edessa Kontluğu'nun bölgesinde Ortaçağın en önemli kalesi olarak görülmektedir. Varlığı kesinlikle daha öncelere dayanan ve hala ayakta olan kalenin 1112 yılından sonra Ermeni Kurtig'in (Goğ Vasil) ele geçirmesiyle beraber kayıtları bulunmaktadır ve Kurtig'in ölümünden sonra 1116 tarihinde Frankların himayesine geçmiştir.
Ancak adı, Haçlı kontu Baudoin'in 1116 yılında Ermeni Goğ-Vasil'den şehri teslim almasıyla duyulmuştur . Haçlılar tarafından 1148 yılında Ermeni Katolikosu III. Grigor'a satılmış (15.000 Tahegan'a) ve kale bu tarihten itibaren 1292 yılında Melik Eşref tarafından fetholuncaya kadar Ermeni Katolikosluğu'nun merkezi olmuştur. Çevresi bütünüyle Müslümanların denetimine geçmesine rağmen, yıllarca Ermenilere merkez olma özelliğini muhafaza etmiştir.
13. yy' da Rumkale'de bir çok Yakubi bulunmaktaydı. Yakubiler kaleyi patriklik makamı olarak seçmiş, Yakubi azizi Barşavma Rumkale'de kendi adına bir manastır inşa ettirmiştir. Patrik 3. Ignace öldükten sonra Rumkaleli rahip Yakub 1283'te yeğeni Philoxenos'u patrik olarak atamış; patriğin Barşavma'da 1292'de ölmesiyle Yakubi Patrikliği çökmüştür.
Moğolların Anadolu'yu istilası sırasında Rumkale'de yaşayan Ermeni ve diğer Hıristiyan unsurlar, Moğolların yanında yer aldılar (1260). Rumkaleli Rabban Simeon gibi tabipler, Hülagu'nun hizmetine girerek sağladıkları nüfuslarını kendi şehir ve kiliselerinin menfaatlerine kullandılar.
Bu olaylar yaşanırken, Rumkale, aynı zamanda Memluklu saldırılarına da maruz kalmıştır. Memluklu hükümdarı Kalavun zamanında Baysarı'nın kumandasındaki Mısır ordusu Suriye güçleriyle birleşerek 19 Mayıs 1279'da Rumkale üzerine yürümüş ve Fırat nehri üzerinde ordugah kurmuştur. Katolikos'a elçi olarak biri Arap, diğeri Ermeni iki kişiyi gönderdiler ve Katolikos'tan kaleyi teslim etmesini, rahipleriyle birlikte Kudüs'e veya Kilikya'ya çekilmesini istediler. Katolikos bu teklifi kabul etmeyince, Memluklular yerleşimin Ermeni kesimini yağma ettiler. Ardından yerleşim iç kaleye çekilince, Memluklular Rumkale'yi terk etti. Rumkale, ilhanlıların müstahkem bir mevkii ve onlarla işbirliği yapan Ermenilerin katolikosluk merkezi olarak kaldı.
Memluklular daha sonra El-Eşref Halil zamanında (1292) Rumkale'yi ikinci defa kuşatıp şehri ve kaleyi ele geçirerek Ermeni katolikosluğuna son verdiler. Sonrasında Rumkale sultanın emri üzerine Suriye naibi Sancar Şuba tarafından tamir ettirildi ve Kal'at el-Müslimin adıyla hudut kalesi olarak teşkilatlandırıldı. Rumkale Memluklular zamanında yeniden uç kalesi olarak kullanılmışsa da, eski parlak dönemini bir daha yaşamamıştır.
Memluk sultanı bölgeyi savaşlarda Memlûklulara yardımcı olan Türkmen beylerinin idâresine verdi. Rumkale civarı yarım asır kadar Halep valisine bağlı olarak Türkmen beyleri tarafından idâre edildi. Daha sonra da Dulkadiroğulları'nın eline geçti. Melik Eşref, zafer mektuplarında ve Halep kalesi kitabesinde, "Rumkale'nin fethiyle, bütün Doğu Anadolu ve Irak'ın kapılarının kendisine açıldığını" yazmış, "Allah'ın izniyle doğudan batıya kadar bütün ülkelerin sahibi olacağız" ifadesine yer vermiştir.
Timur Han, Rumkale'yi zorlu bir muhasaradan sonra Memlûklulardan aldı(1400). Berkûk'un vefâtı ve Timur Han'ın geri çekilmesi üzerine bölge, Türkmen beylerinin hakimiyet kavgalarına sahne oldu. 1404 yılında Rumkale'de bir Memluk nâibi oturuyor, bölgede yaşayan Köpekoğullarının idâresindeki Avşar boyuna mensup Türkmenler de zaman zaman onlara yardımcı oluyor, bazen de Memluklarla savaşıyorlardı. Yerleştirilen güvercinlerle doğu hudutlarından ta Mısır'a ulaşan Memluklu haberleşme ağında önemli bir nokta ve hudut kalesi olarak tahkim edilen Rumkale, zaman zaman iktidârı kaybeden Halep nâiblerinin sığınak yeri olmuştur. Bütün bu kargaşa ortamına rağmen Rumkale, şehri ziyaret eden ibni Arabşah ve Halil Zahirî gibi seyyah-yazarların övgülerine mazhar olmaktan da geri kalmamıştır.
I.Selim 24 Ağustos 1516 günü Mercidabık'ta Memlûk ordusunu yenerek Rumkale de dahil olmak üzere, Haleb'e tabi bütün kale ve şehirleri, Osmanlı ülkesine kattı. Her birine hakimler ve kadılar tayin edilip Osmanlı nizamının uygulanması sağlandı.
*
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar
© 2005 – 2026 uludagsozluk.com