bugün
- aşırı çıplaklığın rahatsız edici olması22
- trump'ın tr'ye 5 f 35 vereceğiz açıklaması9
- ölümün en iyi tanımı14
- uzun entry giren yazar enayiliği8
- akp bitince ne olacak3
- kol saati takmanın anlamsızlığı10
- sevgiliyle tatile gitmek7
- otel odasında ölü bulunmak5
- sizce uzay milyarlarca dolar harcamaya değer mi5
- soğuğu sıcağından daha iyi olan şeyler2
- 7 temmuz 2026 messi balonunun patlaması7
- trump'ın rahip brunson olayını yine anlatması2
- damadını tüfekle poposundan yaralayan kayınpeder2
- iş arkadaşı ile her gün 8 saat geçirmek4
- isviçre'nin çeyrek finalde arjantin'in rakibi olma4
- fakir evinin olmazsa olmazları2
- ölümden sonra yaşamın var olduğu gerçeği4
- iş toplantıları2
- 7 temmuz 2026 isviçre kolombiya maçı10
- novak djokovic2
- sürekli vurduran kadın nasıl anlaşılır5
- nato liderler zirvesi akşam yemeği menüsü3
- koparmadan 24 cm sıçtıktan sonra tansiyon düşmesi2
- yazarların en sevdiği hayvan4
- her yazarın eşit olmaması2
- beyaz yakalıların yüzde 90'ı işsiz kalacak4
- başkan3
- erling braut haaland10
- yazarların mezun olduğu okullar17
- nato5
- yorgun mermi5
- vurdurmuş erkek nasıl anlaşılır15
- arjantin mısır maçı13
- squirtle2
- kaslı yakışıklı sert mizaçlı memur erkekler5
- avm otoparkında uygunsuz çifte bağıran kadın18
- charles bukowski vs can yücel2
- can yücel vs charles bukowski2
- sözlüğün en muhteşem yazarlarının fotoğrafları14
- bir kadına verilecek en güzel çiçek9
- ankara da nato zirvesi13
- sözlüğün en güzel 3 kadın yazarı24
- tarık biberovic2
- rafadan yumurta kaç dk olmalı13
- ctrlx'in ayakları11
- balık burcu bir sözlük kızıyla evlenebilirim16
- donald trump'ın anıtkabir'i ziyaret etmemesi12
- tanrı mı bizi yarattı tanrıyı mı biz yarattık10
- kadınların esasında ters dönmüş penis olması2
- günün şiiri25
80'lerde, falkland savaşı sürerken ingiltere'de artan göç oranı ve buna bağlı olarak artan işsizliğin anlatıldığı film, samimiyeti ve dürüstlüğüyle; mesajlarını kafamıza vurmaktansa aklımıza kazımasıyla; oyunculuklarla; müziklerle; sadeliğiyle... kısacası her şeyiyle öne çıkıyor!
shaun isimli, babasını falkland savaşı'nda kaybeden bir çocuğun düştüğü yalnızlık duygusu ile başlayan film, bulduğu arkadaş çevresinin serseriliğiyle devam ediyor... filmi izlerken adeta filmin içine kapılıp aynı duyguları hissediyorsunuz! gençlerin düşmüş olduğu boşluğu, işsizliğin vermiş olduğu stresi, ırkçılığı... tüm duyguları tadıyorsunuz...
bir dönem filminden ne beklenirse, cevabını bulabileceğiniz bir film this is england. bilhassa kendilerinin milliyetçi olduğunu iddia eden nazi bozması ingilizleri gördükçe, küçücük zihinleri nasıl doldurduklarını ve "kendilerinden" olmayanlara nasıl baktıklarını fark ettikçe, ırkçılığın safiyane tadını alıyorsunuz; şiddetli bir reddedişe rağmen ırkçılık! özellikle son sahnelerde anlıyoruz bunu.
ancak film olumsuz bir duyguyla bitmiyor, filmin temeline hakim olan karamsarlık son periyotta kendini "güzel günler gelecek" umuduna bırakıyor.
oyunculuklarda 7'den 70'e, ufak rollerden baş rollere herkesin hakkını vermek lazım; hatasıza yakın oynamışlar... ve karşılığını da gelecek vaadeden oyuncu, 2006 londra ingiltere sinema yeteneği gibi bir çok ödülü kazanmışlar...
bir dönem filmi olarak diğer benzerlerinden farkı, mesajlarını klasik yolla vermemesi; bir çocuğun gözünden, neredeyse aynı saflıkla olayları göstermesidir. izlenilesi ve üzerinde derin derin düşünülmesi gereken bir film, gelecekte eminim ki "kült" sıfatını alacaktır...
shaun isimli, babasını falkland savaşı'nda kaybeden bir çocuğun düştüğü yalnızlık duygusu ile başlayan film, bulduğu arkadaş çevresinin serseriliğiyle devam ediyor... filmi izlerken adeta filmin içine kapılıp aynı duyguları hissediyorsunuz! gençlerin düşmüş olduğu boşluğu, işsizliğin vermiş olduğu stresi, ırkçılığı... tüm duyguları tadıyorsunuz...
bir dönem filminden ne beklenirse, cevabını bulabileceğiniz bir film this is england. bilhassa kendilerinin milliyetçi olduğunu iddia eden nazi bozması ingilizleri gördükçe, küçücük zihinleri nasıl doldurduklarını ve "kendilerinden" olmayanlara nasıl baktıklarını fark ettikçe, ırkçılığın safiyane tadını alıyorsunuz; şiddetli bir reddedişe rağmen ırkçılık! özellikle son sahnelerde anlıyoruz bunu.
ancak film olumsuz bir duyguyla bitmiyor, filmin temeline hakim olan karamsarlık son periyotta kendini "güzel günler gelecek" umuduna bırakıyor.
oyunculuklarda 7'den 70'e, ufak rollerden baş rollere herkesin hakkını vermek lazım; hatasıza yakın oynamışlar... ve karşılığını da gelecek vaadeden oyuncu, 2006 londra ingiltere sinema yeteneği gibi bir çok ödülü kazanmışlar...
bir dönem filmi olarak diğer benzerlerinden farkı, mesajlarını klasik yolla vermemesi; bir çocuğun gözünden, neredeyse aynı saflıkla olayları göstermesidir. izlenilesi ve üzerinde derin derin düşünülmesi gereken bir film, gelecekte eminim ki "kült" sıfatını alacaktır...
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar