bugün
- arkadaşlar bir şey soracağım14
- tai lung15
- kız nick altı meriçleri13
- gammazı ispiyoncu sanmak15
- baş meriç4
- arabayı yavaş süren tipler16
- merfulu gitmesin kampanyası15
- pkk türk sanatını davar güder gibi güdüyor13
- gammazların tarafsız olması gerekliliği13
- apoya küfür edince kuduran kürtçü9
- bırakın kavgayı maç başlıyor7
- gammazlar ve biraderler arasındaki kirli ilişki10
- yeni parti41
- nervio moderatör olsun kampanyası10
- beni seven yazarlar10
- sizi en iyi anlatan şarkı2
- kemal kılıçdaroğlu11
- arkadaşlar sizce ben5
- dün gece sözlükte yaşanan o rezil olay14
- öykü serter8
- aslan eti4
- kızları çok seviyorum2
- ayınan mıyorum ayınan mıyorum11
- bu kitabı okuyum mu4
- yakışıklı erkeklerin gay olması10
- sözlük yazarlarının çayları12
- sanat sepet tayfa6
- hatırladığınız en eski anı7
- musluk tamir eden erkek çekiciliği3
- online yazarlar neden yazmıyor12
- gecekonduya 18000 btu inverter klima almak2
- uludağ sözlük için öneriler8
- everest e çıkıp leğenle aşağı kaymak6
- erkek nickaltı meriçleri4
- gammazlar adam mıdır sorunsalı6
- evli erkeklerin kadınlara daha çekici gelmesi5
- debe'nin nick altı entry dolması7
- ismet inönü hain midir sorunsalı5
- gammaz yazarlar lokali5
- gammaz olmayı bir halt sanmak4
- zaman baba7
- bakıyorum da hiç sesiniz çıkmıyor2
- kesin ulen kavgayı3
- liseden arkadaşlar6
- queen feristah9
- kızların kıvırcık saçlı erkeklere olan zaafı5
- sözlük yazarları nasıl hissediyor2
- insanlar nasıl birbirine güvenip evleniyor14
- ismet gürbüz5
- arkadaşlar moderatör oluyorum5
temeli olmadığından yozlaşan çirkinleşen konuşma, yönetme bilimi.
en büyük sıkıntısı, zaten iletişim sorunlarıyla, ki burda iletişim günlük konuşmalar kasıtlı kullanılmıştır, baş eden bir ülke de, bu sıkıntıyı es geçip siyaset tartışmaya kalkışırsanız elbette aynı döngü içinde dönüp durulması.. siyaseti, sağlı sollu düz çizgi gibi görüp, bu bundan daha sağ, öteki daha sol, diye sayı doğrusu yapan zihniyet bugün gelinen "iç boşalmış" tartışmaların sorumlusudur. bu yüzden, "muhalefeti güçlendirmek yerine, güçlü gibi duran muhalifi desteklemek" gibi bir ülkeye en hızlı bataklığa sürükleyebilecek yol nerdeyse her tartışmada gözlenmektedir.
çok örnek verilebilir elbette ama ilk önce en güncellerinden ve de edebiyat ilgili olmasından ötürü konunun genellemeye yapmaya müsait olmasından bugün sol kesimde yükselen "islami burjuvazinin edebiyattaki sembol isimlerden rahatsızlığı"nı diyelim.. elif şafak diye mırıldananları alkışlıyorum.. bundan on yıl evvel apolitik gençlik populist kitaplara yönleniyorken, bugün koltukaltında elif şafakla gezmesi, sadece elif şafak'ın yazarlık başarısı mıdır sorusundan yola çıkan bu eleştiriler, nihayetinde "dinciler-çok aydınlar" gibi aptallıktan daha öte bir yerde duran bölünmeyle son buluyor.. sol entelijansın "tasavvuf edebiyatını" tartışamıyor, dolayasıyla kelimelerine bu kadar hakim bir yazarın burdan okuyucu vuruyor olmasına karşı tarafa anlatmıyor, dolayısla yapılan savunamda aynı sığlıkta kalıyor.. siyaset bu kadar temelsiz, ayakları yere basmayan bir konudan dahi dallanıp çirkinleşebiliyor.. şimdi yapılan genellemeyi uyarlarsak, bu konunun çözümü ülkenin en üzücü sorunlarından birinin çözümü oluyor.. bir kez daha kürt meselesi diye mırıldanan yazarlarımızın gözlerinden öpüyorum.. yasını paylaşamayan, ortak aclarda buluşamayan aynı toprağın insanlarına, daha merhaba deyip dükkanından alış eriş yapamıyorken "yaşasın halkların kardeşliği" de, "hepsini sürmek gerek bu topraklardan" demek de sadece patlayan bombalara ve küçük yaşta ne olduğunu bilmeden inandığı bir terör örgütü ile çalışan daha fazla çocuğa neden oluyor. nedeni çok basit, bir fikrin ulaşamadığına başkası ulaşır.. düz basit iletişimini kurmadan siyasi olarak hiç bir zaman çözülemeyen kana bulanan bir konu olur.. "içindeki devrim ateşini sönmeyenleri" ağustos ayında doğu ya, hakkariye eğitim kampına çağırıyorum, üstelik ateşlerini büyük kentlerdeki bilgisayar başınd bırakmalarını isteyerek... ya da "halka inmek" gibi üstten bakan tavırlarını ofislerindeki dönen sandalyelerde bırakanlardan düz doğuya doğru, insanı tam karşıya alan anlayışla yardım bekliyoruz.. bir köprü olabilmek için.. edebiyattından sinemasına iletişimde bir temel yaratmak için.. hangi dilde olduğunu bi kenara bırakıp, karşılıklı anlaşabilmek için... ondan sonra, köprünün altında sular geçtikten sonra, oturup siyasetini de tartışabilmek için..
gelmiyorsanız bir yerinden tutup da destek olmuyorsanız, yozlaşmadan bahsetmemek gerek.. samimi değil inandığınız hiç bir ideoloji..
en büyük sıkıntısı, zaten iletişim sorunlarıyla, ki burda iletişim günlük konuşmalar kasıtlı kullanılmıştır, baş eden bir ülke de, bu sıkıntıyı es geçip siyaset tartışmaya kalkışırsanız elbette aynı döngü içinde dönüp durulması.. siyaseti, sağlı sollu düz çizgi gibi görüp, bu bundan daha sağ, öteki daha sol, diye sayı doğrusu yapan zihniyet bugün gelinen "iç boşalmış" tartışmaların sorumlusudur. bu yüzden, "muhalefeti güçlendirmek yerine, güçlü gibi duran muhalifi desteklemek" gibi bir ülkeye en hızlı bataklığa sürükleyebilecek yol nerdeyse her tartışmada gözlenmektedir.
çok örnek verilebilir elbette ama ilk önce en güncellerinden ve de edebiyat ilgili olmasından ötürü konunun genellemeye yapmaya müsait olmasından bugün sol kesimde yükselen "islami burjuvazinin edebiyattaki sembol isimlerden rahatsızlığı"nı diyelim.. elif şafak diye mırıldananları alkışlıyorum.. bundan on yıl evvel apolitik gençlik populist kitaplara yönleniyorken, bugün koltukaltında elif şafakla gezmesi, sadece elif şafak'ın yazarlık başarısı mıdır sorusundan yola çıkan bu eleştiriler, nihayetinde "dinciler-çok aydınlar" gibi aptallıktan daha öte bir yerde duran bölünmeyle son buluyor.. sol entelijansın "tasavvuf edebiyatını" tartışamıyor, dolayasıyla kelimelerine bu kadar hakim bir yazarın burdan okuyucu vuruyor olmasına karşı tarafa anlatmıyor, dolayısla yapılan savunamda aynı sığlıkta kalıyor.. siyaset bu kadar temelsiz, ayakları yere basmayan bir konudan dahi dallanıp çirkinleşebiliyor.. şimdi yapılan genellemeyi uyarlarsak, bu konunun çözümü ülkenin en üzücü sorunlarından birinin çözümü oluyor.. bir kez daha kürt meselesi diye mırıldanan yazarlarımızın gözlerinden öpüyorum.. yasını paylaşamayan, ortak aclarda buluşamayan aynı toprağın insanlarına, daha merhaba deyip dükkanından alış eriş yapamıyorken "yaşasın halkların kardeşliği" de, "hepsini sürmek gerek bu topraklardan" demek de sadece patlayan bombalara ve küçük yaşta ne olduğunu bilmeden inandığı bir terör örgütü ile çalışan daha fazla çocuğa neden oluyor. nedeni çok basit, bir fikrin ulaşamadığına başkası ulaşır.. düz basit iletişimini kurmadan siyasi olarak hiç bir zaman çözülemeyen kana bulanan bir konu olur.. "içindeki devrim ateşini sönmeyenleri" ağustos ayında doğu ya, hakkariye eğitim kampına çağırıyorum, üstelik ateşlerini büyük kentlerdeki bilgisayar başınd bırakmalarını isteyerek... ya da "halka inmek" gibi üstten bakan tavırlarını ofislerindeki dönen sandalyelerde bırakanlardan düz doğuya doğru, insanı tam karşıya alan anlayışla yardım bekliyoruz.. bir köprü olabilmek için.. edebiyattından sinemasına iletişimde bir temel yaratmak için.. hangi dilde olduğunu bi kenara bırakıp, karşılıklı anlaşabilmek için... ondan sonra, köprünün altında sular geçtikten sonra, oturup siyasetini de tartışabilmek için..
gelmiyorsanız bir yerinden tutup da destek olmuyorsanız, yozlaşmadan bahsetmemek gerek.. samimi değil inandığınız hiç bir ideoloji..
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar