bugün
- cumhuriyetten rahatsız olan insan17
- trabzonspor16
- fenerbahçe yi ayağa kaldıracak teknik direktör6
- kadın şoför6
- bu kedi sevgisi nedir yahu3
- son aylarda tipimin iyice kaymış olması10
- gadi eizenkot5
- ya kahhar ya kahhar ya kahhar3
- kadın ayağı öpmek güzeldir2
- bibi kazandı2
- ben bi gideyim tatlı yapayım2
- modern türbanlı kadın vs mini etekli kadın3
- binyamin netanyahu12
- okula verilen çocuktan netice alamamak3
- ebu cehil karpuzu3
- nervio abla20
- kimseye zararı olmayan kişi3
- ayağını emojiyle kapatan insan4
- kelek çıkarsa gel götten sik beni abi diyen manav6
- yeni evli çift aktiviteleri16
- ismail kartal23
- 26 ekim 2026 galatasaray fenerbahçe maçı78
- sözlük kızlarıyla pijama partisi yapmak17
- salçalı makarna13
- güzel bir kadının giydiği çorap5
- efendiler yarın cumhuriyet ilan edeceğiz6
- yerde para bulmak9
- nervio'ya evlenme teklif etmek29
- yazılımcıların flört edememesi8
- herkese veren biri4
- gece uyanıkları4
- laşon hara3
- sözlüğe hareket getirecek şey8
- kadınların o güzel ayak tabanları2
- tuzlu kahve dizisi4
- yağmur2
- motorsiklet6
- görükle den moskova'ya yürümek5
- mutlu günleri beklemek15
- yazarların kulaklığında şu an çalan şarkı19
- madencilerin ankara'ya yürüyüşüne müdahale3
- insanın kendiyle geçireceği zamana ihtiyacı olması6
- mavi4
- türkiye cumhuriyeti3
- en lezzetli balık12
- kedimin yatağıma kusması7
- güney kore34
- heyt bea2
- vajinaya limon sıkıp emmek3
- şemsiye taşıyan erkekte gizli eşcinsellik vardır8
temeli olmadığından yozlaşan çirkinleşen konuşma, yönetme bilimi.
en büyük sıkıntısı, zaten iletişim sorunlarıyla, ki burda iletişim günlük konuşmalar kasıtlı kullanılmıştır, baş eden bir ülke de, bu sıkıntıyı es geçip siyaset tartışmaya kalkışırsanız elbette aynı döngü içinde dönüp durulması.. siyaseti, sağlı sollu düz çizgi gibi görüp, bu bundan daha sağ, öteki daha sol, diye sayı doğrusu yapan zihniyet bugün gelinen "iç boşalmış" tartışmaların sorumlusudur. bu yüzden, "muhalefeti güçlendirmek yerine, güçlü gibi duran muhalifi desteklemek" gibi bir ülkeye en hızlı bataklığa sürükleyebilecek yol nerdeyse her tartışmada gözlenmektedir.
çok örnek verilebilir elbette ama ilk önce en güncellerinden ve de edebiyat ilgili olmasından ötürü konunun genellemeye yapmaya müsait olmasından bugün sol kesimde yükselen "islami burjuvazinin edebiyattaki sembol isimlerden rahatsızlığı"nı diyelim.. elif şafak diye mırıldananları alkışlıyorum.. bundan on yıl evvel apolitik gençlik populist kitaplara yönleniyorken, bugün koltukaltında elif şafakla gezmesi, sadece elif şafak'ın yazarlık başarısı mıdır sorusundan yola çıkan bu eleştiriler, nihayetinde "dinciler-çok aydınlar" gibi aptallıktan daha öte bir yerde duran bölünmeyle son buluyor.. sol entelijansın "tasavvuf edebiyatını" tartışamıyor, dolayasıyla kelimelerine bu kadar hakim bir yazarın burdan okuyucu vuruyor olmasına karşı tarafa anlatmıyor, dolayısla yapılan savunamda aynı sığlıkta kalıyor.. siyaset bu kadar temelsiz, ayakları yere basmayan bir konudan dahi dallanıp çirkinleşebiliyor.. şimdi yapılan genellemeyi uyarlarsak, bu konunun çözümü ülkenin en üzücü sorunlarından birinin çözümü oluyor.. bir kez daha kürt meselesi diye mırıldanan yazarlarımızın gözlerinden öpüyorum.. yasını paylaşamayan, ortak aclarda buluşamayan aynı toprağın insanlarına, daha merhaba deyip dükkanından alış eriş yapamıyorken "yaşasın halkların kardeşliği" de, "hepsini sürmek gerek bu topraklardan" demek de sadece patlayan bombalara ve küçük yaşta ne olduğunu bilmeden inandığı bir terör örgütü ile çalışan daha fazla çocuğa neden oluyor. nedeni çok basit, bir fikrin ulaşamadığına başkası ulaşır.. düz basit iletişimini kurmadan siyasi olarak hiç bir zaman çözülemeyen kana bulanan bir konu olur.. "içindeki devrim ateşini sönmeyenleri" ağustos ayında doğu ya, hakkariye eğitim kampına çağırıyorum, üstelik ateşlerini büyük kentlerdeki bilgisayar başınd bırakmalarını isteyerek... ya da "halka inmek" gibi üstten bakan tavırlarını ofislerindeki dönen sandalyelerde bırakanlardan düz doğuya doğru, insanı tam karşıya alan anlayışla yardım bekliyoruz.. bir köprü olabilmek için.. edebiyattından sinemasına iletişimde bir temel yaratmak için.. hangi dilde olduğunu bi kenara bırakıp, karşılıklı anlaşabilmek için... ondan sonra, köprünün altında sular geçtikten sonra, oturup siyasetini de tartışabilmek için..
gelmiyorsanız bir yerinden tutup da destek olmuyorsanız, yozlaşmadan bahsetmemek gerek.. samimi değil inandığınız hiç bir ideoloji..
en büyük sıkıntısı, zaten iletişim sorunlarıyla, ki burda iletişim günlük konuşmalar kasıtlı kullanılmıştır, baş eden bir ülke de, bu sıkıntıyı es geçip siyaset tartışmaya kalkışırsanız elbette aynı döngü içinde dönüp durulması.. siyaseti, sağlı sollu düz çizgi gibi görüp, bu bundan daha sağ, öteki daha sol, diye sayı doğrusu yapan zihniyet bugün gelinen "iç boşalmış" tartışmaların sorumlusudur. bu yüzden, "muhalefeti güçlendirmek yerine, güçlü gibi duran muhalifi desteklemek" gibi bir ülkeye en hızlı bataklığa sürükleyebilecek yol nerdeyse her tartışmada gözlenmektedir.
çok örnek verilebilir elbette ama ilk önce en güncellerinden ve de edebiyat ilgili olmasından ötürü konunun genellemeye yapmaya müsait olmasından bugün sol kesimde yükselen "islami burjuvazinin edebiyattaki sembol isimlerden rahatsızlığı"nı diyelim.. elif şafak diye mırıldananları alkışlıyorum.. bundan on yıl evvel apolitik gençlik populist kitaplara yönleniyorken, bugün koltukaltında elif şafakla gezmesi, sadece elif şafak'ın yazarlık başarısı mıdır sorusundan yola çıkan bu eleştiriler, nihayetinde "dinciler-çok aydınlar" gibi aptallıktan daha öte bir yerde duran bölünmeyle son buluyor.. sol entelijansın "tasavvuf edebiyatını" tartışamıyor, dolayasıyla kelimelerine bu kadar hakim bir yazarın burdan okuyucu vuruyor olmasına karşı tarafa anlatmıyor, dolayısla yapılan savunamda aynı sığlıkta kalıyor.. siyaset bu kadar temelsiz, ayakları yere basmayan bir konudan dahi dallanıp çirkinleşebiliyor.. şimdi yapılan genellemeyi uyarlarsak, bu konunun çözümü ülkenin en üzücü sorunlarından birinin çözümü oluyor.. bir kez daha kürt meselesi diye mırıldanan yazarlarımızın gözlerinden öpüyorum.. yasını paylaşamayan, ortak aclarda buluşamayan aynı toprağın insanlarına, daha merhaba deyip dükkanından alış eriş yapamıyorken "yaşasın halkların kardeşliği" de, "hepsini sürmek gerek bu topraklardan" demek de sadece patlayan bombalara ve küçük yaşta ne olduğunu bilmeden inandığı bir terör örgütü ile çalışan daha fazla çocuğa neden oluyor. nedeni çok basit, bir fikrin ulaşamadığına başkası ulaşır.. düz basit iletişimini kurmadan siyasi olarak hiç bir zaman çözülemeyen kana bulanan bir konu olur.. "içindeki devrim ateşini sönmeyenleri" ağustos ayında doğu ya, hakkariye eğitim kampına çağırıyorum, üstelik ateşlerini büyük kentlerdeki bilgisayar başınd bırakmalarını isteyerek... ya da "halka inmek" gibi üstten bakan tavırlarını ofislerindeki dönen sandalyelerde bırakanlardan düz doğuya doğru, insanı tam karşıya alan anlayışla yardım bekliyoruz.. bir köprü olabilmek için.. edebiyattından sinemasına iletişimde bir temel yaratmak için.. hangi dilde olduğunu bi kenara bırakıp, karşılıklı anlaşabilmek için... ondan sonra, köprünün altında sular geçtikten sonra, oturup siyasetini de tartışabilmek için..
gelmiyorsanız bir yerinden tutup da destek olmuyorsanız, yozlaşmadan bahsetmemek gerek.. samimi değil inandığınız hiç bir ideoloji..
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar