bugün
- kapadokya17
- 26 ağustos 2026 olympique lyon fenerbahçe maçı21
- iyilik vs dürüstlük5
- boş yapasınız gelince ne yapıyorsunuz14
- islam barış dinidir43
- zeki insanların sevilmemesi5
- yeni partili sözlük yazarları26
- sabahlara kadar cips kolayla bilgisayarda oturmak5
- keşke yunan galip gelseydi diyen adamı savunmak2
- çömlek yapmak2
- bir sözlük kızıyla şapır şupur öpüşmek3
- arkadaşlar çok acil bi baksanıza10
- balon5
- sarı torba satışının yasaklanması2
- olympique lyon fenerbahçe maçı saat 22 de trt 1 de2
- olağan mucizeler2
- avanos7
- sözlüğün açık ara en sevilmeyen yazarı seçilmek18
- bizimkiler3
- sarapci koala53
- kemal kılıçdaroğlu6
- öpüşmek vs ayak fetişi2
- aynı eve çıkılacak iki yazar2
- sözlük yazarlarının benzediği dizi karakterleri2
- hintli kadınların aslında güzel olması7
- ziraat kupası için artı iki yabancı kontenjanı4
- çanta5
- bir demet tiyatro2
- sözlüğe küsmek9
- kadının kocasına ismiyle hitap etmesi edepsizliktr6
- sözlük yazarlarının doğaüstü deneyimleri3
- çapulculardan hiç erkek adam çıkmaması4
- ne kadar yaşlısın22
- hard seven hatun6
- türkiye fenerbahçe federasyonu2
- akp mhp dem ittifakı8
- yazdıklarına göre değil yazara göre oylama yapmak3
- mesaj alımını kapatmak3
- velvet45
- yazarların şu an okudukları kitap4
- ankete gelin beyler31
- dünyada obsidyen kaldı mı5
- askerliğin insana kazandırdıkları4
- ibb davası3
- muslettin amca adam değildir3
- köpek günü3
- sözlükte sapık var mı6
- dizi filmlerdeki gizli mesajları görebiliyorum2
- rica ediyorum beni eksilemeyiniz8
- annesiyle yaşayan 40 yaşındaki erkek8
çok anlamlı mustafa cihat parçalarından.
geceye katran çal..
acıya hüsran..
ah... edersem tutmasın elim..
tutulsun dilim..
ey kemankeş! durma vur;
nasıl sa bu sîne vurgun;
nûru düşsün düşlerin, kor olsun...
seni görmesin, kör olsun;
taş bassın yerime dedi gönlüne;
emri olur, başım gözüm üstüne;
bakmasın demiş bir daha yüzüme..
emri olur, inansın bu sözüme;
Almasın demiş adımı diline...
Vay ben ölem atın toprak üstüme...
Üstüme aman aman, üstüme aman;.
------------------------------
'Uzaktan sevmek nedir? Gidin Hz. Vahşi (r.a)'ye sorun.
Görmeden sevmekten başka bir şey bu;
Görmek fakat yaklaşamamak,
Bakmak ama konuşamamak;
Sadece uzaktan seyretmek ve ağlamak,
Zor olan budur.
Görmek ama dokunamamak...'
MUSTAFA CiHAT'IN MAHCUBUZ ALBÜMÜNDEKi EMRi OLUR PARÇASI HZ. VAHŞi'DEN EFENDiMiZ'E HiTABEN DiLE GETiRiLMiŞ;
HZ. HAMZA'YI ŞEHiT EDEN HZ.VAHŞi, EFENDiMiZ (S.A.V) iN YANINA GELiR VE TABi MÜSLÜMAN OLMAYA KARAR VERiR
EFENDiMiZ (S.A.V) ONU AFFEDER FAKAT ONU GÖRMEK iSTEMEDiĞiNi SÖYLER; ÇÜNKÜ ONU GÖRÜNCE AMCASINI HATIRLAR;
VAHŞi YILLARCA EFENDiMiZ(S.A.V) iN SOHBETLERiNE KATILAMAZ VE ONUN HASRETiNDEN YANIP TUTUŞUR..
iŞTE BU EZGi; VAHŞi'NiN DiLiNDEN YAZILMIŞTIR.
------------------------------
-Vahşi'nin Hz.Vahşi Oluşu
Vahşî, Hz. Hamza'nın Bedir savaşında öldürdüğü Tuayme'nin kardeşinin oğlu olan Cübeyr bin Mutim'in kölesi idi. Habeşli olduğu için, el ile ok ve mızrak atmakta usta idi. Uhud savaşında, Cübeyr buna demişti ki:
Hamza'yı öldürürsen seni azat ederim!
Daha o zamanlar müslüman olmakla şereflenmemiş olan Ebu Süfyan'ın hanımı Hind de, babasının ve amcasının intikamı için, Vahşî'ye mükâfat vâd etmişti.
-niçin lanet etmiyorsunuz?
Vahşî, Uhud'da taş arkasına pusuya girip, yalnız Hz. Hamza'yı gözetirdi. Hz. Hamza sekiz kâfiri öldürüp, saldırırken, Vahşî mızrağını atarak, onu şehit etti. Sonra, gidip durumu Hind'e haber verdi. Hind sevinip üzerindeki zinetlerin hepsini Vahşî'ye verdi. Daha da vereceğini söyledi.
Uhud savaşında Peygamberimiz birkaç kâfire bedduâ etmişti. ''Vahşî'ye niçin lanet etmiyorsun'' dediklerinde, buyurdu ki:
Mirac'da, Hamza ile Vahşî'yi kolkola, birlikte cennete girerlerken görmüştüm.
Hicretin sekizinci yılında, Mekke fethedildiği gün, Vahşî, Mekke'den kaçtı. Bir zaman uzak yerlerde kaldı. Sonra pişman olup, Medine'de mescide gelip, selam verdi. Resulullah efendimiz selamını aldı. Vahşî dedi ki:
- Ya Resulallah! Bir kimse Allaha ve Resulüne düşmanlık yapsa, en kötü, en çirkin günah işlese, sonra pişman olup temiz iman etse, Resulullahı canından çok seven biri olarak, huzuruna gelse, bunun cezası nedir?
Resulullah efendimiz buyurdu ki:
- iman eden, pişman olan affolur. Bizim kardeşimiz olur.
- Ya Resulallah! Ben iman ettim. Pişman oldum. Allahü teâlâyı ve Onun Resulünü herşeyden çok seviyorum. Ben Vahşî'yim.
Resulullah efendimiz, Vahşî adını işitince, Hz. Hamza'nın şehit edilmiş hâli gözünün önüne geldi. Ağlamaya başladı.
Vahşî, öldürüleceğini anlayarak kapıya yürüdü. Eshab-ı kiram kılıçlarına sarılmış, işaret bekliyordu. Vahşî,
''Son nefesimi alıyorum'' derken,
Herkes, ''Öldürün!'' emrini beklerken, Resulullah efendimiz buyurdu ki:
- Kardeşinizi çağırınız!
Kardeş sözünü işitince, saygı ile çağırdılar. Peygamber efendimiz Vahşî'ye, ''affolunduğunu'' müjdeleyerek buyurdu ki:
- Fakat, seni görünce dayanamıyorum, elimde olmadan üzülüyorum.
Hz.Vahşi müslüman olmuştu ama peygamber efendimizle yüz yüze gelemiyordu; Amcasını şehit etmişti. Nasıl bakardı yüzüne! Mahcup, başı önünde yaşadı.
Öyle bir amel işlemem lazım ki beni affetsin, yüzüne bakabilsem derdi...
Ve bir gün peygamber olduğunu iddia eden Müseyleme adında birine karşı savaşa çıkılıyordu... Vahşi(r.a.) ''onu ben öldürmeliyim böylece Resulullah'a karşı mahçupluğum kalmaz ''diye düşünüyordu... Bu savaş çıktığında Peygamberimiz(s.a.v.)vefat etmişti...
Nihayet sefere çıkılmıştı. Hiç kimsenin yaklaşamadığı Müseyleme'ye Vahşi çok yaklaşmıştı...
Sahabeler 'Vahşi biraz geri gel' diyorlardı... Ama Vahşi Onu öldürmeye kararlıydı...
Müseyleme'ye bir hayli yaklaştı ve mızrağını fırlattı... Müseyleme bir anda yere düştü...
Hz.Vahşi sevinmeye başladı;
Vurdum Onu...Vurdum onu...artık peygamberimi görebilecem...o gül yüzü görebilecem diye seviniyordu...
Bir anda ; 'gördüm onu' diye haykırıp yere düştü...
Sahabeler başına toplandılar 'kimi gördün, Vahşi' diyorlardı;
Vahşi de ses yok...
Bir zaman sonra vahşi kendine geldi ve koşmaya başladı... Bir yandan da 'gördüm onu o gül yüzü gördüm' diye haykırıyordu... Sahabelerde arkasından koşuyor 'nereye ya Vahşi' diyorlardı...
Bir an durdu...
'Peygamberimizi gördüm ...O gül yüzü gördüm...yanında da...yanında da amcası Hamza vardı...bana tebessüm ettiler..beni affetmiş 'dedi...
Koşup Medine'ye gitmek istiyordu... bir an önce kabrine gitmek istiyordu...hıçkıra hıçkıra ağlıyor ve Medine'ye koşuyordu...
Evet gelmişti artık kabrin önüne... içeri girdi ve artık o gül yüze bakabileceğimdedi..
Ağlıyordu... hemde ne ağlama...arkadaşları onu yalnız bırakmışlardı...
Vahşi kabrine bile giremezdi... 'O gül yüze layık olmadan giremem' derdi...
artık layıktı... bakabilecekti yüzüne...
Alıntıdır.
geceye katran çal..
acıya hüsran..
ah... edersem tutmasın elim..
tutulsun dilim..
ey kemankeş! durma vur;
nasıl sa bu sîne vurgun;
nûru düşsün düşlerin, kor olsun...
seni görmesin, kör olsun;
taş bassın yerime dedi gönlüne;
emri olur, başım gözüm üstüne;
bakmasın demiş bir daha yüzüme..
emri olur, inansın bu sözüme;
Almasın demiş adımı diline...
Vay ben ölem atın toprak üstüme...
Üstüme aman aman, üstüme aman;.
------------------------------
'Uzaktan sevmek nedir? Gidin Hz. Vahşi (r.a)'ye sorun.
Görmeden sevmekten başka bir şey bu;
Görmek fakat yaklaşamamak,
Bakmak ama konuşamamak;
Sadece uzaktan seyretmek ve ağlamak,
Zor olan budur.
Görmek ama dokunamamak...'
MUSTAFA CiHAT'IN MAHCUBUZ ALBÜMÜNDEKi EMRi OLUR PARÇASI HZ. VAHŞi'DEN EFENDiMiZ'E HiTABEN DiLE GETiRiLMiŞ;
HZ. HAMZA'YI ŞEHiT EDEN HZ.VAHŞi, EFENDiMiZ (S.A.V) iN YANINA GELiR VE TABi MÜSLÜMAN OLMAYA KARAR VERiR
EFENDiMiZ (S.A.V) ONU AFFEDER FAKAT ONU GÖRMEK iSTEMEDiĞiNi SÖYLER; ÇÜNKÜ ONU GÖRÜNCE AMCASINI HATIRLAR;
VAHŞi YILLARCA EFENDiMiZ(S.A.V) iN SOHBETLERiNE KATILAMAZ VE ONUN HASRETiNDEN YANIP TUTUŞUR..
iŞTE BU EZGi; VAHŞi'NiN DiLiNDEN YAZILMIŞTIR.
------------------------------
-Vahşi'nin Hz.Vahşi Oluşu
Vahşî, Hz. Hamza'nın Bedir savaşında öldürdüğü Tuayme'nin kardeşinin oğlu olan Cübeyr bin Mutim'in kölesi idi. Habeşli olduğu için, el ile ok ve mızrak atmakta usta idi. Uhud savaşında, Cübeyr buna demişti ki:
Hamza'yı öldürürsen seni azat ederim!
Daha o zamanlar müslüman olmakla şereflenmemiş olan Ebu Süfyan'ın hanımı Hind de, babasının ve amcasının intikamı için, Vahşî'ye mükâfat vâd etmişti.
-niçin lanet etmiyorsunuz?
Vahşî, Uhud'da taş arkasına pusuya girip, yalnız Hz. Hamza'yı gözetirdi. Hz. Hamza sekiz kâfiri öldürüp, saldırırken, Vahşî mızrağını atarak, onu şehit etti. Sonra, gidip durumu Hind'e haber verdi. Hind sevinip üzerindeki zinetlerin hepsini Vahşî'ye verdi. Daha da vereceğini söyledi.
Uhud savaşında Peygamberimiz birkaç kâfire bedduâ etmişti. ''Vahşî'ye niçin lanet etmiyorsun'' dediklerinde, buyurdu ki:
Mirac'da, Hamza ile Vahşî'yi kolkola, birlikte cennete girerlerken görmüştüm.
Hicretin sekizinci yılında, Mekke fethedildiği gün, Vahşî, Mekke'den kaçtı. Bir zaman uzak yerlerde kaldı. Sonra pişman olup, Medine'de mescide gelip, selam verdi. Resulullah efendimiz selamını aldı. Vahşî dedi ki:
- Ya Resulallah! Bir kimse Allaha ve Resulüne düşmanlık yapsa, en kötü, en çirkin günah işlese, sonra pişman olup temiz iman etse, Resulullahı canından çok seven biri olarak, huzuruna gelse, bunun cezası nedir?
Resulullah efendimiz buyurdu ki:
- iman eden, pişman olan affolur. Bizim kardeşimiz olur.
- Ya Resulallah! Ben iman ettim. Pişman oldum. Allahü teâlâyı ve Onun Resulünü herşeyden çok seviyorum. Ben Vahşî'yim.
Resulullah efendimiz, Vahşî adını işitince, Hz. Hamza'nın şehit edilmiş hâli gözünün önüne geldi. Ağlamaya başladı.
Vahşî, öldürüleceğini anlayarak kapıya yürüdü. Eshab-ı kiram kılıçlarına sarılmış, işaret bekliyordu. Vahşî,
''Son nefesimi alıyorum'' derken,
Herkes, ''Öldürün!'' emrini beklerken, Resulullah efendimiz buyurdu ki:
- Kardeşinizi çağırınız!
Kardeş sözünü işitince, saygı ile çağırdılar. Peygamber efendimiz Vahşî'ye, ''affolunduğunu'' müjdeleyerek buyurdu ki:
- Fakat, seni görünce dayanamıyorum, elimde olmadan üzülüyorum.
Hz.Vahşi müslüman olmuştu ama peygamber efendimizle yüz yüze gelemiyordu; Amcasını şehit etmişti. Nasıl bakardı yüzüne! Mahcup, başı önünde yaşadı.
Öyle bir amel işlemem lazım ki beni affetsin, yüzüne bakabilsem derdi...
Ve bir gün peygamber olduğunu iddia eden Müseyleme adında birine karşı savaşa çıkılıyordu... Vahşi(r.a.) ''onu ben öldürmeliyim böylece Resulullah'a karşı mahçupluğum kalmaz ''diye düşünüyordu... Bu savaş çıktığında Peygamberimiz(s.a.v.)vefat etmişti...
Nihayet sefere çıkılmıştı. Hiç kimsenin yaklaşamadığı Müseyleme'ye Vahşi çok yaklaşmıştı...
Sahabeler 'Vahşi biraz geri gel' diyorlardı... Ama Vahşi Onu öldürmeye kararlıydı...
Müseyleme'ye bir hayli yaklaştı ve mızrağını fırlattı... Müseyleme bir anda yere düştü...
Hz.Vahşi sevinmeye başladı;
Vurdum Onu...Vurdum onu...artık peygamberimi görebilecem...o gül yüzü görebilecem diye seviniyordu...
Bir anda ; 'gördüm onu' diye haykırıp yere düştü...
Sahabeler başına toplandılar 'kimi gördün, Vahşi' diyorlardı;
Vahşi de ses yok...
Bir zaman sonra vahşi kendine geldi ve koşmaya başladı... Bir yandan da 'gördüm onu o gül yüzü gördüm' diye haykırıyordu... Sahabelerde arkasından koşuyor 'nereye ya Vahşi' diyorlardı...
Bir an durdu...
'Peygamberimizi gördüm ...O gül yüzü gördüm...yanında da...yanında da amcası Hamza vardı...bana tebessüm ettiler..beni affetmiş 'dedi...
Koşup Medine'ye gitmek istiyordu... bir an önce kabrine gitmek istiyordu...hıçkıra hıçkıra ağlıyor ve Medine'ye koşuyordu...
Evet gelmişti artık kabrin önüne... içeri girdi ve artık o gül yüze bakabileceğimdedi..
Ağlıyordu... hemde ne ağlama...arkadaşları onu yalnız bırakmışlardı...
Vahşi kabrine bile giremezdi... 'O gül yüze layık olmadan giremem' derdi...
artık layıktı... bakabilecekti yüzüne...
Alıntıdır.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar