bugün
- engineer2820
- evli olduğunu gizleyen yazarlar17
- eski yazarlar geri gelsin12
- ben geldim naneler7
- nickin yanında yaş da yazsın16
- la loba21
- enflasyonun çocukluk arkadaşımız gibi olması11
- dörtlü yakınca her yer otopark sanan zihniyet6
- nervio'nun ayakları17
- recep tayyip erdoğan13
- evleneceğiniz yazarı neye göre seçersiniz12
- menemen yiyen erkek13
- 26 ekim 2026 galatasaray fenerbahçe maçı24
- 21 ekim 2026 lille galatasaray maçı56
- eğirdir gölü canavarı5
- karabüklü kızlar5
- hoparlör mü hoporlör mü höpörlör mü aporlor mu3
- çirkin şansı4
- beyninizi satılığa çıkarsanız ilana yazılacak şey8
- fransa da yağmalanan apple mağazası4
- yazarların stres ve sıkıntı ile başa çıkma yolları12
- lille5
- cm 01 022
- hoşgelmiş inşallah kazdır6
- yalancı sözlük yazarları7
- domates çorbası8
- kısa boylu ama kaba erkek5
- gina'ya sımsıkı sarılmak6
- deniz kenarı3
- toplu taşımada sözlüğe girmemek3
- hesabını gizleyen erkek yazar23
- futbol15
- gs'nin lille maçında dijital ıslık kullanılması2
- öldüreni öldürmek14
- arabanın ön koltuğuna t shirt giydirmek11
- volkswagen passat7
- uefa şampiyonlar ligi3
- kız isteme ayininde tuzlu kahve ikram eden yelloz5
- tofaş otomobil türkiye için çok fazla lüks3
- galatasaray14
- ayaklara en çok yakışan oje2
- çeyrek depo kalır kalmaz akaryakıt alan tip11
- lille osc4
- fransa13
- kolonya koleksiyonu5
- ak parti tabanının fon soygunu eleştirisi13
- ukraynalı kızlar gelecek mi beyler6
- galatasaray lille'i yenemesin tanga giyerim6
- skechers giyen kız9
- abi lavabo var mı10
2001 yapımı, imdb'de 4.4 ortalama tutturan film; karındeşen jack'i taklit ederek insanları öldüren bir seri katil üzerinde dönüyor..
molly keller 15 yaşındayken bir okul gezisinden tüm arkadaşlarının aksine sağ kurtulmayı başarmıştır.. bunun verdiği psikolojik travmayı, "çivi çiviyi söker" zihniyetiyle seri katiller konusunda uzmanlaşmak amacıyla eğitimini yönlendirir ve yolu ilginç bir yere çıkar; profesör marshall kane..
marshall kane ailesini öldürdükten sonra üç yıl ortadan kaybolup, sonra seri katillere dair psikolojik analiz içeren kitabıyla bestseller olan bir profesördür.. marshall kane'in öğrencileri "beyin fırtınası" tarzındaki derslerinde seri katil analizleri yapmaktadır, teorilerini pratiğe dökme zamanı gelip çatınca da hiçbiri geri adım atmaz; gruptan bir kız öğrencinin karındeşen jack'in ilk kurbanının kopyası şeklinde öldürülmesinin ardından herkes kendi üzerine düşen görevi yapmaya başlar..
ancak ölüm bitmemiştir, bir başka kız öğrencinin daha öldürülmesiyle grubu bir şüphe sarar; kurbanlar tesadüfi değil midir yoksa?
molly keller'ın sırrı, grubun ilerleyişini engellemekte olsa da, öyküye ayrı bir heyecan katmıştır.. öğrendiklerinde ise olayın grupla değil, molly ile alakalı olduğunu anlarlar.. artık kaçmaktan başka çareleri yoktur ve onlar da öyle yapar..
olay örgüsü böyle sürüp giderken katilin kimliği konusunda tereddüt yaşanılıyor.. marshall kane, dedektif kelso ve bazı öğrenciler arasında gidip gelen şüphe okları, filmin son otuz dakikasına girerken iyice arap saçı oluyor.. ancak dikkatli izleyicilerin filmin ilk elli dakikalık periyodunda rahatlıkla tahmin edebileceği katil, filmin son damlasına kadar açık edilmiyor..
filmin sonu ise karışık.. ama karındeşen jack hakkında birazcık olsun bilginiz varsa rahatlıkla anlayabileceğiniz bir final sahnesi var. 1888'e gönderme yapılıyor, sonuyla ise jack'in muhtemel kaderine işaret ediliyor..
ımdb puanının düşük olması ise, aman aman duyulmamış bir film olmasından geliyor diye düşünüyorum..ayrıca bu tarz filmlerin hemen hemen hepsinde yer alan yüzde elli seks yüzde elli koşturmaca kuralı yıkılmış görünüyor.. ki olanlar da izleyicinin dağılan ilgisini toplamaya yönelik olmaktan çok senaryo gereği çekilen sahneler..
kısacası ripper: letters from hell türün meraklıları için ideal bir 94 dakika vaad ediyor.. ismi geçmişken de belirtmek isterim ki, türkçe'ye "cehennemden mektuplar" olarak çevrilmesi hem senaryoya duyulan saygının(ki filmdeki en kritik noktalardan biridir o "mektuplar") hem de orijinale sadıklığın göstergesi olarak artı puan.. diyeceksiniz ki, ne alaka, ancak bunu sorgulamadan önce the skulls(kurukafalar) filmini "saklı seçilmişler" olarak çeviren bir milletin çocukları olduğumuzu hatırlatmak isterim..
molly keller 15 yaşındayken bir okul gezisinden tüm arkadaşlarının aksine sağ kurtulmayı başarmıştır.. bunun verdiği psikolojik travmayı, "çivi çiviyi söker" zihniyetiyle seri katiller konusunda uzmanlaşmak amacıyla eğitimini yönlendirir ve yolu ilginç bir yere çıkar; profesör marshall kane..
marshall kane ailesini öldürdükten sonra üç yıl ortadan kaybolup, sonra seri katillere dair psikolojik analiz içeren kitabıyla bestseller olan bir profesördür.. marshall kane'in öğrencileri "beyin fırtınası" tarzındaki derslerinde seri katil analizleri yapmaktadır, teorilerini pratiğe dökme zamanı gelip çatınca da hiçbiri geri adım atmaz; gruptan bir kız öğrencinin karındeşen jack'in ilk kurbanının kopyası şeklinde öldürülmesinin ardından herkes kendi üzerine düşen görevi yapmaya başlar..
ancak ölüm bitmemiştir, bir başka kız öğrencinin daha öldürülmesiyle grubu bir şüphe sarar; kurbanlar tesadüfi değil midir yoksa?
molly keller'ın sırrı, grubun ilerleyişini engellemekte olsa da, öyküye ayrı bir heyecan katmıştır.. öğrendiklerinde ise olayın grupla değil, molly ile alakalı olduğunu anlarlar.. artık kaçmaktan başka çareleri yoktur ve onlar da öyle yapar..
olay örgüsü böyle sürüp giderken katilin kimliği konusunda tereddüt yaşanılıyor.. marshall kane, dedektif kelso ve bazı öğrenciler arasında gidip gelen şüphe okları, filmin son otuz dakikasına girerken iyice arap saçı oluyor.. ancak dikkatli izleyicilerin filmin ilk elli dakikalık periyodunda rahatlıkla tahmin edebileceği katil, filmin son damlasına kadar açık edilmiyor..
filmin sonu ise karışık.. ama karındeşen jack hakkında birazcık olsun bilginiz varsa rahatlıkla anlayabileceğiniz bir final sahnesi var. 1888'e gönderme yapılıyor, sonuyla ise jack'in muhtemel kaderine işaret ediliyor..
ımdb puanının düşük olması ise, aman aman duyulmamış bir film olmasından geliyor diye düşünüyorum..ayrıca bu tarz filmlerin hemen hemen hepsinde yer alan yüzde elli seks yüzde elli koşturmaca kuralı yıkılmış görünüyor.. ki olanlar da izleyicinin dağılan ilgisini toplamaya yönelik olmaktan çok senaryo gereği çekilen sahneler..
kısacası ripper: letters from hell türün meraklıları için ideal bir 94 dakika vaad ediyor.. ismi geçmişken de belirtmek isterim ki, türkçe'ye "cehennemden mektuplar" olarak çevrilmesi hem senaryoya duyulan saygının(ki filmdeki en kritik noktalardan biridir o "mektuplar") hem de orijinale sadıklığın göstergesi olarak artı puan.. diyeceksiniz ki, ne alaka, ancak bunu sorgulamadan önce the skulls(kurukafalar) filmini "saklı seçilmişler" olarak çeviren bir milletin çocukları olduğumuzu hatırlatmak isterim..
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar