bugün
- yazarların 80 lerde nasıl göründüğü12
- yalnızlık edebiyatı13
- bir kızla dalga geçmek6
- askerliğin gençler için faydalı olması7
- karı gibi erkek4
- tai lung42
- sözlüğü 2000 ve sonrası doğumluların basması3
- 6 eylül 2026 türkiye italya voleybol maçı18
- kin tutmayı beceremeyen insan9
- gizli hesap6
- en sevmediğin insan tipleri7
- sekiz aydır masturbasyon yapmıyor olmak2
- ciddi ciddi voleybol maçı izleyen insan olması9
- namazlarınızın yaradan için hiçbir kıymeti yok11
- mavi göz7
- ikinci defa askere gitmek6
- sözlükte psikolojik delilerin olması10
- en sevdiğiniz sözlük yazarı9
- türkiye bölünebilir mi2
- bu koyden olsam ne olacak ve sarı şeker12
- bulunduğun koşullarda mutlu olmak3
- claudian clouds22
- türk halkını uyuşturma itemleri2
- herkesin tavsiye verdiği insan4
- gecenin geç saatlerinde entry girmek2
- rennie2
- özbek kadınlar14
- bir viski doldurup kızların final maçını izlemek12
- akrep3
- sözlük whatsapp grupları13
- sözlüğün en hamarat yazarı8
- gece vardiyası yazarlar4
- friedrich hegel la bi cay icek12
- 5 eylül 2026 fenerbahçe beşiktaş maçı42
- islam'ın hak dini olması6
- iğrenme eşiği olmayan erkek9
- uludağ itiraf10
- namazın amacı6
- 9 eylül 2026 sporting lizbon galatasaray maçı17
- kahverengi gözlü olmak4
- sarapci koala47
- melissa vargas7
- göğüs uçlarını birbirine değdirebilen kadın11
- uludağ sözlük benim için ancak mezarda biter5
- filenin sultanlarının avrupa şampiyonu olması6
- yalnız ölmek4
- özbek pilavına kaşık saplamak7
- eva murati3
- pazar gecesi3
- libidosu olmasa true'nun aslında iyi insan olması6
2001 yapımı, imdb'de 4.4 ortalama tutturan film; karındeşen jack'i taklit ederek insanları öldüren bir seri katil üzerinde dönüyor..
molly keller 15 yaşındayken bir okul gezisinden tüm arkadaşlarının aksine sağ kurtulmayı başarmıştır.. bunun verdiği psikolojik travmayı, "çivi çiviyi söker" zihniyetiyle seri katiller konusunda uzmanlaşmak amacıyla eğitimini yönlendirir ve yolu ilginç bir yere çıkar; profesör marshall kane..
marshall kane ailesini öldürdükten sonra üç yıl ortadan kaybolup, sonra seri katillere dair psikolojik analiz içeren kitabıyla bestseller olan bir profesördür.. marshall kane'in öğrencileri "beyin fırtınası" tarzındaki derslerinde seri katil analizleri yapmaktadır, teorilerini pratiğe dökme zamanı gelip çatınca da hiçbiri geri adım atmaz; gruptan bir kız öğrencinin karındeşen jack'in ilk kurbanının kopyası şeklinde öldürülmesinin ardından herkes kendi üzerine düşen görevi yapmaya başlar..
ancak ölüm bitmemiştir, bir başka kız öğrencinin daha öldürülmesiyle grubu bir şüphe sarar; kurbanlar tesadüfi değil midir yoksa?
molly keller'ın sırrı, grubun ilerleyişini engellemekte olsa da, öyküye ayrı bir heyecan katmıştır.. öğrendiklerinde ise olayın grupla değil, molly ile alakalı olduğunu anlarlar.. artık kaçmaktan başka çareleri yoktur ve onlar da öyle yapar..
olay örgüsü böyle sürüp giderken katilin kimliği konusunda tereddüt yaşanılıyor.. marshall kane, dedektif kelso ve bazı öğrenciler arasında gidip gelen şüphe okları, filmin son otuz dakikasına girerken iyice arap saçı oluyor.. ancak dikkatli izleyicilerin filmin ilk elli dakikalık periyodunda rahatlıkla tahmin edebileceği katil, filmin son damlasına kadar açık edilmiyor..
filmin sonu ise karışık.. ama karındeşen jack hakkında birazcık olsun bilginiz varsa rahatlıkla anlayabileceğiniz bir final sahnesi var. 1888'e gönderme yapılıyor, sonuyla ise jack'in muhtemel kaderine işaret ediliyor..
ımdb puanının düşük olması ise, aman aman duyulmamış bir film olmasından geliyor diye düşünüyorum..ayrıca bu tarz filmlerin hemen hemen hepsinde yer alan yüzde elli seks yüzde elli koşturmaca kuralı yıkılmış görünüyor.. ki olanlar da izleyicinin dağılan ilgisini toplamaya yönelik olmaktan çok senaryo gereği çekilen sahneler..
kısacası ripper: letters from hell türün meraklıları için ideal bir 94 dakika vaad ediyor.. ismi geçmişken de belirtmek isterim ki, türkçe'ye "cehennemden mektuplar" olarak çevrilmesi hem senaryoya duyulan saygının(ki filmdeki en kritik noktalardan biridir o "mektuplar") hem de orijinale sadıklığın göstergesi olarak artı puan.. diyeceksiniz ki, ne alaka, ancak bunu sorgulamadan önce the skulls(kurukafalar) filmini "saklı seçilmişler" olarak çeviren bir milletin çocukları olduğumuzu hatırlatmak isterim..
molly keller 15 yaşındayken bir okul gezisinden tüm arkadaşlarının aksine sağ kurtulmayı başarmıştır.. bunun verdiği psikolojik travmayı, "çivi çiviyi söker" zihniyetiyle seri katiller konusunda uzmanlaşmak amacıyla eğitimini yönlendirir ve yolu ilginç bir yere çıkar; profesör marshall kane..
marshall kane ailesini öldürdükten sonra üç yıl ortadan kaybolup, sonra seri katillere dair psikolojik analiz içeren kitabıyla bestseller olan bir profesördür.. marshall kane'in öğrencileri "beyin fırtınası" tarzındaki derslerinde seri katil analizleri yapmaktadır, teorilerini pratiğe dökme zamanı gelip çatınca da hiçbiri geri adım atmaz; gruptan bir kız öğrencinin karındeşen jack'in ilk kurbanının kopyası şeklinde öldürülmesinin ardından herkes kendi üzerine düşen görevi yapmaya başlar..
ancak ölüm bitmemiştir, bir başka kız öğrencinin daha öldürülmesiyle grubu bir şüphe sarar; kurbanlar tesadüfi değil midir yoksa?
molly keller'ın sırrı, grubun ilerleyişini engellemekte olsa da, öyküye ayrı bir heyecan katmıştır.. öğrendiklerinde ise olayın grupla değil, molly ile alakalı olduğunu anlarlar.. artık kaçmaktan başka çareleri yoktur ve onlar da öyle yapar..
olay örgüsü böyle sürüp giderken katilin kimliği konusunda tereddüt yaşanılıyor.. marshall kane, dedektif kelso ve bazı öğrenciler arasında gidip gelen şüphe okları, filmin son otuz dakikasına girerken iyice arap saçı oluyor.. ancak dikkatli izleyicilerin filmin ilk elli dakikalık periyodunda rahatlıkla tahmin edebileceği katil, filmin son damlasına kadar açık edilmiyor..
filmin sonu ise karışık.. ama karındeşen jack hakkında birazcık olsun bilginiz varsa rahatlıkla anlayabileceğiniz bir final sahnesi var. 1888'e gönderme yapılıyor, sonuyla ise jack'in muhtemel kaderine işaret ediliyor..
ımdb puanının düşük olması ise, aman aman duyulmamış bir film olmasından geliyor diye düşünüyorum..ayrıca bu tarz filmlerin hemen hemen hepsinde yer alan yüzde elli seks yüzde elli koşturmaca kuralı yıkılmış görünüyor.. ki olanlar da izleyicinin dağılan ilgisini toplamaya yönelik olmaktan çok senaryo gereği çekilen sahneler..
kısacası ripper: letters from hell türün meraklıları için ideal bir 94 dakika vaad ediyor.. ismi geçmişken de belirtmek isterim ki, türkçe'ye "cehennemden mektuplar" olarak çevrilmesi hem senaryoya duyulan saygının(ki filmdeki en kritik noktalardan biridir o "mektuplar") hem de orijinale sadıklığın göstergesi olarak artı puan.. diyeceksiniz ki, ne alaka, ancak bunu sorgulamadan önce the skulls(kurukafalar) filmini "saklı seçilmişler" olarak çeviren bir milletin çocukları olduğumuzu hatırlatmak isterim..
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar