bugün
- türkiye medeni bi ülkeyse neden hristiyan yok28
- afrikalılar gariban avrupa emperyalist yalanı12
- musa anter11
- foşik törklörön liginde birinci amedspor23
- s'i l v'e r m'i s t'in kullandığı ucuz parfüm17
- türkler ile moğollar kardeştir17
- motorinin 100 lirayı görmesi2
- dünyanın en ölümcül terör örgütü hristiyan lra4
- dating uygulamasında eşleşme algoritması3
- durup durup dedem köleydi diye ağlamak2
- sözlüğün canlandırılması için yapılması gerekenler9
- çamaşır makinasını çalışırken izlemek6
- medyanın yunanla savaşı adeta körüklemesi5
- hollanda'nın deniz seviyesinin altında bulunması6
- osmanlıcılar vs kürtçüler5
- göçmen karşıtı din düşmanı sosyal demokratlar18
- parcalandim toparlanamiyorum313
- 29 yaşında erkek 40 yaşında kadın evliliği7
- iş arayanların aslında para araması7
- memduh bashgan4
- 20 eylül 2026 amedspor beşiktaş maçı30
- ölümden korkuyor musunuz34
- şahin k2
- claudian clouds43
- anın görüntüsü26
- bilgisayar vs tablet4
- meksika açmazı macerası3
- game of thrones taki kerhaneci17
- afrikalıları hadım eden müslüman ağalar2
- karate kursundan tanışılan kızla sevişmek4
- ed sheeran3
- dilf arayan türbanlı2
- sürekli hırpani asabiyetle yazmak2
- emeviler6
- yapay zekaya porno aratmak3
- sivilce için deneyimli yazar tavsiyeleri51
- ankara da apartmanda 3 erkek cesedi bulunması2
- betray me4
- sözlük kızları dertleşiyor14
- nasreddin hoca'nın eşeğine kayyum olarak atandım3
- alsana ulenn4
- düşün ki o bunu okuyor6
- isviçre medeni kanunu3
- türkiye5
- simko34
- türkiye'deki hoşgörü hristiyanlıktan geliyor4
- betray me masklavi frank lucas kerhaneci yagmurcu7
- cemre demirel2
- ittihat terakki döneminde gerçekleşen soykırımlar6
- türkiyede sanat değer verilmemesi2
bradley cooper, vinnie jones, leslie bibb ve brooke shields'ın başrollerinde oynadığı bir clive barker uyarlaması.
leon kaufmann * adlı bir fotoğrafçı, kendisini dehşetengiz fotolar çekmesi yönünde zorlayan patronu susan hoff'un * isteğini yerine getirmek için, metro civarında gezdiği gecelerden birinde bir mankenin kayboluşuna şahit olur. bu mankeni kaçıran kişiyi yüzüğünden tanır ve takip etmeye başlar. kaçıran kişi mahogany * adında bir kasaptır. bir kaç gün kasabı takip eden leon, her gece son metroya binen kasabın, o metroda ne işler çevirdiğini öğrenmek ve mankene ne yaptığını ortaya çıkarmak merakıyla yanıp tutuşmuş, bunu bir takıntı haline dönüştürmüştür. sonunda olaya kız arakadaşı ve dostu da eklenir.
gelişen olaylar sonucunda kasabın, günün son metrosunda insanları öldürüp mezbahadaki gibi onları astığını ve et yiyen yeraltı canlılarına kurban ettiğini öğreniyoruz. tabi bunu, filmin son beş dakikasında öğreniyoruz, haliyle filmin üzerine oturduğu kurgu anlaşılamadan kalıyor öylece.
film; kan, kol, bacak görüntüleriyle dolu. yemek yedikten sonra izlemenizi önermem. filmin başından sonuna kadar aynı ciddi ifadeyi koruyan vinnie jones belki de filmin en başarılı yönü. bunun dışında pek de bir numara yok. kamera kullanımı gayet güzel. filmin mutlu sonla bitmemesi de hoşuma gitti. normalde neredeyse tüm korku filmlerinde sapık katil ölür, esas kız ve oğlan öpüşür ve hayatlarının sonuna kadar mutlu yaşarlar, torunlarına falan anlatırlar bu hikayeyi, ama bu filmde öyle bir olay yok. hikaye zaten korku ustası clive barker'ın. farkını belli ediyor haliyle. ayrıca, cthulhu mitlerine göndermeler de var bu filmde. lovecraft okurları, gözlerinizi dört açın.
bir de (bkz: kan kitapları) (bkz: books of blood)
leon kaufmann * adlı bir fotoğrafçı, kendisini dehşetengiz fotolar çekmesi yönünde zorlayan patronu susan hoff'un * isteğini yerine getirmek için, metro civarında gezdiği gecelerden birinde bir mankenin kayboluşuna şahit olur. bu mankeni kaçıran kişiyi yüzüğünden tanır ve takip etmeye başlar. kaçıran kişi mahogany * adında bir kasaptır. bir kaç gün kasabı takip eden leon, her gece son metroya binen kasabın, o metroda ne işler çevirdiğini öğrenmek ve mankene ne yaptığını ortaya çıkarmak merakıyla yanıp tutuşmuş, bunu bir takıntı haline dönüştürmüştür. sonunda olaya kız arakadaşı ve dostu da eklenir.
gelişen olaylar sonucunda kasabın, günün son metrosunda insanları öldürüp mezbahadaki gibi onları astığını ve et yiyen yeraltı canlılarına kurban ettiğini öğreniyoruz. tabi bunu, filmin son beş dakikasında öğreniyoruz, haliyle filmin üzerine oturduğu kurgu anlaşılamadan kalıyor öylece.
film; kan, kol, bacak görüntüleriyle dolu. yemek yedikten sonra izlemenizi önermem. filmin başından sonuna kadar aynı ciddi ifadeyi koruyan vinnie jones belki de filmin en başarılı yönü. bunun dışında pek de bir numara yok. kamera kullanımı gayet güzel. filmin mutlu sonla bitmemesi de hoşuma gitti. normalde neredeyse tüm korku filmlerinde sapık katil ölür, esas kız ve oğlan öpüşür ve hayatlarının sonuna kadar mutlu yaşarlar, torunlarına falan anlatırlar bu hikayeyi, ama bu filmde öyle bir olay yok. hikaye zaten korku ustası clive barker'ın. farkını belli ediyor haliyle. ayrıca, cthulhu mitlerine göndermeler de var bu filmde. lovecraft okurları, gözlerinizi dört açın.
bir de (bkz: kan kitapları) (bkz: books of blood)
Gündemdeki Haberler