bugün
- queen feristah9
- masada aniden ayağa kalkıp şiir okuyan erkek8
- işiniz gücünüz yok mu11
- açık oylayan favlayan msj atan nickaltı giren kız5
- gocu43
- insanları imcitmeyi havalı bir şey sanan ibneler6
- bir bela geliyor29
- ölümden korkuyor musunuz5
- sözlükte en çok sevdiğiniz olay4
- gecenin şarkısı16
- fusya semsiyeli yabanci20
- karı diyen öküzleri gırtlaklama isteği10
- bi bitmediniz amk diyip çinlilere tokatla dalmak3
- sözlüğün insanı dertlendirmesi5
- gece gece eski başlıkları uplamak2
- aşkın metafiziğinde toki kurasının önemi3
- dizi izlemek4
- düğününde piste çıkıp kant tan bahseden felsefeci2
- yağmurda ıslanınca murat kekilli ye benzeyen kız2
- bilin bakalım ben kimin fakesiyim6
- halil güneşli karizması4
- uludağ sözlük evreni8
- izmirbeyefendisi'nin şemsiyeli olması6
- meyhanede masayı yumruklayıp hancı hancı demek2
- kimseyle dertleşememek4
- ilk kez böyle hissediyorum3
- heyt bea gocu mu5
- diablo 42
- açık oylanınca vakko'dan gelinlik modeli göndermek2
- uludağ itiraf13
- özlenen kişiyi rüyada görmek4
- geceleri gelen acaba mal mıyım hissi4
- mazotun yarım litresi 50 tl24
- arkadaşlar çok kırıcısınız6
- kendin hakkında bir entry bırak9
- arkadaşlar ben yine kilo aldım ya14
- 195 kaslı pilot14
- ametist moru2
- sözlüğün en bebiş yazarı2
- bak seri eksicim sana iki çift lafım var2
- sözlüğün kırbacı5
- apo'nun villası11
- ben sana ne yaptım2
- hasan atilla uğur14
- bir erkeği kibarca reddetmenin yolları2
- bebişim diye hitap eden erkek2
- başlık silebilme yetkisi3
- ktç'nin şemsiyeli olması4
- gocu'nun şemsiyeli olması4
- donald trump'un türk askerini övmesi10
mücadele edilen, savaşılan, istenilen herhangi bir olgu, kişi, durum veya soyutlaşmış birimi kaybetmektir.
ego, narsism. . .
istersin ya birini, bu keşke benim olsa dersin. esasında ego yatar bunun altında. o senin için biçilmiş kaftandır sana göre. oturup muhabbet edebileceğindir. sarılıp uyuyabileceğindir. geleceğin olsun isteyeceğindir. hayatının yarısı hatta geri kalan hayatının tamamı olsun isteyeceğindir. egondur bunu isteyen. yalan yok. herhangi biri değil de onu seçtiysen çünkü, o iyidir çünkü, o senin herşeyin olmayı hakediyordur çünkü, ya da sen onun olmayı hakediyorsundur belki.
anlaşılamayan, şiirsel nitelikte, karışık şeyler yazmak istemiyorum esasında buraya. birşey anlatmaya çalışıyorum.
bir ortam düşünün, paranın getirdiği zoraki huzur, etrafınızda birçok kişinin taş diye nitelediği bir çok kız. öyle bir ortam ki, burası türkiye değil. öyle bir ortam ki, bu yaşam değil. isimlerin önemi yok. insani niteliklerin de keza. gezmek, eğlenmek, sarhoş olmak, para harcamak... gerisinden habersiz yaşamak. aileyle kopuk ilişkiler, cinselliğe dayalı birliktelikler, kullanılmak için hiç çaba gösterilmeyen akıllar. içinde bulunduğunuz ortam bu olsun. ama siz, ne kadar çok da olsa, cebinizdeki her kuruşun değerini bilmeye çalışın, taş değil de, kalbinizin her zaman onun için atabileceği bir kız arayışında olun, sarhoş olmak için içmeyen birisi olun ama siz, ailenize aşık olun, siz bebek starbucks'da oturmaktansa, çevre yolunda köpeğinizi gezdirmeye tercih edin, siz club'a gitmektense bisikletinize atlayıp kilometrelerce yol alın amcanızla, babanızla. ama mutlu olun, 25 lira ödeyerek bir çoğunun tadına bile bakmayacağınız peynir, zeytin vs çeşitleri içerisinde, çok güzel bir mekanda brunch yaparken birden bire mutlu olun. bisikletinizle ege'de yol alırken, 5 liraya kiraz sattığı için sevinen çocukları düşünüp mutlu olun. siz o 5 lira için mutlu olur muydunuz? bu durumda yaşayan herhangi birisi o 5 lira için kafasını bile kaşımaz. ama siz mutlu olun.
içinde bulunduğunuz ortamda pollyanna misali, saçma sapan mutluluklar üretirken, hayatınızı ciddiye alın, bakın ki çevrenizde anneniz misali evlenebileceğiniz kimse yok. yeri gelince ciddi, yeri gelince esprili, oturup konuşulabilecek bir dişi yok. aşık olmak zorunda hissetmemeye bakın, yanılmamak için. gel gelelim, zaman içinde sanal bir ortamda biriyle tanışın. yazdıklarını okuyun, mesajlaşın, sohbet edin. her anlattığınızı dinleyen, her cümlenizi anlayan bu da yetmezmiş gibi cevap verebilen birini bulun. ne büyük bir tesadüf sizin için. sizi dinleyebilen biri oldu artık. bisiklet gezilerini, köpek gezdirmelerini saçma bulmayan birisi. sevmeyeceksin, aşık olmayacaksın da ne yapacaksın? ne önemi var uzakta olmasının? ne önemi var adının?
beklerken geçen zamanı, bir anda gecenin bir yarısı. dersin kendi kendine, lan saniye ne kısa ve küçük bir zaman birimi, bunun binde birini zorlasam geri getiremez miyim? deniyorsun ama olmuyor. deniyorsun olmuyor. acizsin ki o kadar, saniyenin binde birini bile geri getiremiyorsun. bulunduğun duruma bakıyorsun, açılmalıyım diyorsun. kafanda mantıklı, belirli belirsiz kurduğun bir yığın cümleyi, gelip sözlükte özel mesaj özelliğini kullanarak gönderiyorsun. ne kadar saçma oysa, sözlük lan bu, sana kız mı bulacak illa. fiberoptik kablolar mı iletecek duygularını, sözlük mü sağlayacak ona sarılmanı, facebookta mı beraber video izleyeceksiniz?
ve bu engellerin gerçekleşmesi... bu engelleri aşmak için ne yapmanız gerektiğini bilmemeniz ve belki karşılıksız yere duygusallık yaşamanız.
kaybetmek işte.
yenilmek. ben yenildim. ve bu maçın uzatmaları hiç olmadı.
edit ki ne edit: elimde patladığına deliler gibi sevindiğim ilk ve tek entrymdir. 20 nisan günü itibariyle iş bu entry hükmünü kaybetmiştir. ilgisini esirgemeyen herkese teşekkürler.
ego, narsism. . .
istersin ya birini, bu keşke benim olsa dersin. esasında ego yatar bunun altında. o senin için biçilmiş kaftandır sana göre. oturup muhabbet edebileceğindir. sarılıp uyuyabileceğindir. geleceğin olsun isteyeceğindir. hayatının yarısı hatta geri kalan hayatının tamamı olsun isteyeceğindir. egondur bunu isteyen. yalan yok. herhangi biri değil de onu seçtiysen çünkü, o iyidir çünkü, o senin herşeyin olmayı hakediyordur çünkü, ya da sen onun olmayı hakediyorsundur belki.
anlaşılamayan, şiirsel nitelikte, karışık şeyler yazmak istemiyorum esasında buraya. birşey anlatmaya çalışıyorum.
bir ortam düşünün, paranın getirdiği zoraki huzur, etrafınızda birçok kişinin taş diye nitelediği bir çok kız. öyle bir ortam ki, burası türkiye değil. öyle bir ortam ki, bu yaşam değil. isimlerin önemi yok. insani niteliklerin de keza. gezmek, eğlenmek, sarhoş olmak, para harcamak... gerisinden habersiz yaşamak. aileyle kopuk ilişkiler, cinselliğe dayalı birliktelikler, kullanılmak için hiç çaba gösterilmeyen akıllar. içinde bulunduğunuz ortam bu olsun. ama siz, ne kadar çok da olsa, cebinizdeki her kuruşun değerini bilmeye çalışın, taş değil de, kalbinizin her zaman onun için atabileceği bir kız arayışında olun, sarhoş olmak için içmeyen birisi olun ama siz, ailenize aşık olun, siz bebek starbucks'da oturmaktansa, çevre yolunda köpeğinizi gezdirmeye tercih edin, siz club'a gitmektense bisikletinize atlayıp kilometrelerce yol alın amcanızla, babanızla. ama mutlu olun, 25 lira ödeyerek bir çoğunun tadına bile bakmayacağınız peynir, zeytin vs çeşitleri içerisinde, çok güzel bir mekanda brunch yaparken birden bire mutlu olun. bisikletinizle ege'de yol alırken, 5 liraya kiraz sattığı için sevinen çocukları düşünüp mutlu olun. siz o 5 lira için mutlu olur muydunuz? bu durumda yaşayan herhangi birisi o 5 lira için kafasını bile kaşımaz. ama siz mutlu olun.
içinde bulunduğunuz ortamda pollyanna misali, saçma sapan mutluluklar üretirken, hayatınızı ciddiye alın, bakın ki çevrenizde anneniz misali evlenebileceğiniz kimse yok. yeri gelince ciddi, yeri gelince esprili, oturup konuşulabilecek bir dişi yok. aşık olmak zorunda hissetmemeye bakın, yanılmamak için. gel gelelim, zaman içinde sanal bir ortamda biriyle tanışın. yazdıklarını okuyun, mesajlaşın, sohbet edin. her anlattığınızı dinleyen, her cümlenizi anlayan bu da yetmezmiş gibi cevap verebilen birini bulun. ne büyük bir tesadüf sizin için. sizi dinleyebilen biri oldu artık. bisiklet gezilerini, köpek gezdirmelerini saçma bulmayan birisi. sevmeyeceksin, aşık olmayacaksın da ne yapacaksın? ne önemi var uzakta olmasının? ne önemi var adının?
beklerken geçen zamanı, bir anda gecenin bir yarısı. dersin kendi kendine, lan saniye ne kısa ve küçük bir zaman birimi, bunun binde birini zorlasam geri getiremez miyim? deniyorsun ama olmuyor. deniyorsun olmuyor. acizsin ki o kadar, saniyenin binde birini bile geri getiremiyorsun. bulunduğun duruma bakıyorsun, açılmalıyım diyorsun. kafanda mantıklı, belirli belirsiz kurduğun bir yığın cümleyi, gelip sözlükte özel mesaj özelliğini kullanarak gönderiyorsun. ne kadar saçma oysa, sözlük lan bu, sana kız mı bulacak illa. fiberoptik kablolar mı iletecek duygularını, sözlük mü sağlayacak ona sarılmanı, facebookta mı beraber video izleyeceksiniz?
ve bu engellerin gerçekleşmesi... bu engelleri aşmak için ne yapmanız gerektiğini bilmemeniz ve belki karşılıksız yere duygusallık yaşamanız.
kaybetmek işte.
yenilmek. ben yenildim. ve bu maçın uzatmaları hiç olmadı.
edit ki ne edit: elimde patladığına deliler gibi sevindiğim ilk ve tek entrymdir. 20 nisan günü itibariyle iş bu entry hükmünü kaybetmiştir. ilgisini esirgemeyen herkese teşekkürler.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar