bugün
- isteklerinize nasıl sınır koyuyorsunuz4
- aşk acısı çekiyorum sözlük7
- nickten isim tahmini yapmak10
- büyük filmlerden büyük replikler3
- sözlüğün şizofren ve sapık dolu olduğu gerçeği15
- haramidere de haramilik yapmak5
- trabzon büyükşehir belediyesi21
- full metal jacket vs the thin red line2
- 2026 2027 sezonu süper lig şampiyonluk yarışı17
- arkadaşlar pizza yer miyiz4
- guinness birası3
- içinizde bomba atmasını bilmeyen hayvanlar var2
- sözlükte olgun insanların sorunlarını konuşmak2
- izmirli kızlar neden kıçı açık geziyor sorunsalı12
- mohamed salah'ın trabzonspor'a transferi26
- ölümü gösterip sıtmaya razı etmek2
- gerçek sözlük yazarı uzun saçlı sakallı obez olur3
- yürüyen bok4
- masklavi'yi şeriatla yönetilen ülkeye göndermek13
- sinem dedetaş11
- sözlükte entrylerini anlamadiginiz kişi15
- otobüsteki en iyi koltuk hangisidir sorunsalı16
- kilolu olmak5
- kedin mi var derdin var4
- caddebostan da bostan yetiştirmek3
- sözlüğü doğru kullanmak2
- akrabalarla ilişkiyi kes17
- kemalistler yunanistan'a defolsun8
- başlarım böyle hayata deyip akp'ye üye olmak4
- muşlettin amca2
- her gün tuvalete çıkmak2
- zall adlı yazar4
- şaka maka 40'a yaklaşmak6
- cabrio tigra süren kadının arabasına atlatmak2
- yeğen yerine yiğen diyen insanlar2
- çerçeve yasa7
- mason greenwood11
- oral süspansiyon3
- amerikaya taşınmak2
- sözlüğün en yakışıklı yazarı olmak2
- fetönün siyasi ayağı araştırlsın önergesinin reddi8
- apo hapisten çıkınca ak partililerin tepkisi8
- batıl inançlar6
- sozluk yazarlarinin zengin olmasi2
- allah 1 metin 2 rte 33
- 5 ağustos 2026 fenerbahçe sturm graz maçı18
- velvet hanım ile kahve içmek8
- 15 temmuz tiyatro mu7
- renault 9 broadway12
- ekşi sözlük dertleşecek insan veritabanı8
nasıl anlatsam, nerden başlasam bilemiyorum. ben söylemesem de er ya da geç fark edeceksin bu yazıyı. içeriğinden belki üzüldüğümü düşüneceksin ama üzülme meleğim. ben hiç üzülmüyorum çünkü.
daha düne kadar ellerim ellerinin arasındaydı. o eşi bulunmaz güzellikteki gözlerine bakıyordum. en güzel kokulardan kat be kat daha güzel olan, o vazgeçemediğim, asla vazgeçmeyeceğim teninin kokusunu sana ait bi tişörtten, yanındayken giydiğim bi kazaktan değil de senin teninden duyuyordum. sana dokunabiliyordum. seni görebiliyordum.
şimdi ise yanımda değilsin. aslında yanımdasın da değilsin. kalbin kalbimin üstünde atıyor, bunu hissedebiliyorum. ama işte. gözlerini görmeden, ellerini tutmadan, seni koklamadan, sana dokunmadan geçen her an biraz daha öldürüyor, biraz daha güçlü kılıyor beni. nasıl bir tezat bu anlatamam sana. seni görmek isteyip de görememek, bu isteği telefonun ekranında, bilgisayar monitöründe ya da cüzdandaki bir fotoğrafta gidermeye çalışmak çok zor. sen de aynı durumdasın biliyorum. ama bu uzaklar bir yandan da daha çok inanmamı sağlıyor ikimize. bitmez, bitmeyecek bir sevgiyle, her gün artan, çoğalan bir sevgiyle seviyoruz biz birbirimizi.
neden bilmem, bu sefer buraya yazmak geldi içimden. hemen hemen her akşam sana yazdığım mektuplara değil de kucağıma düşüyor gözyaşlarım şimdi. ama mutsuzluktan değil. geleceğime senin sayende umutla bakıyorum. asla kaybetmek istemediğim sevgin var yüreğimin en derininde, kıyısında, köşesinde, etrafında, bütün hücrelerimde.
bilsen şu sözlüğün içine girip şu an olduğun yerde bir bilgisayardan çıkmayı, ya da elimdeki telefonu kullanıp yanına ışınlanabilmeyi ne kadar çok isterdim. her dakika gelişen teknolojinin 700 kilometreyi aşabilmek konusunda ne kadar çaresiz kaldığını görmek çok kızdırıyor beni.
neyse... biraz daha kalırsam daha fena olucam galiba. iyisi mi bilgisayarı kapatıp tişörtüne sarılayım ben.
senin dediğin, benim de her şeyimle inandığım gibi meleğim:
"üzülmeye gerek yok. her şey çok güzel olacak."
daha düne kadar ellerim ellerinin arasındaydı. o eşi bulunmaz güzellikteki gözlerine bakıyordum. en güzel kokulardan kat be kat daha güzel olan, o vazgeçemediğim, asla vazgeçmeyeceğim teninin kokusunu sana ait bi tişörtten, yanındayken giydiğim bi kazaktan değil de senin teninden duyuyordum. sana dokunabiliyordum. seni görebiliyordum.
şimdi ise yanımda değilsin. aslında yanımdasın da değilsin. kalbin kalbimin üstünde atıyor, bunu hissedebiliyorum. ama işte. gözlerini görmeden, ellerini tutmadan, seni koklamadan, sana dokunmadan geçen her an biraz daha öldürüyor, biraz daha güçlü kılıyor beni. nasıl bir tezat bu anlatamam sana. seni görmek isteyip de görememek, bu isteği telefonun ekranında, bilgisayar monitöründe ya da cüzdandaki bir fotoğrafta gidermeye çalışmak çok zor. sen de aynı durumdasın biliyorum. ama bu uzaklar bir yandan da daha çok inanmamı sağlıyor ikimize. bitmez, bitmeyecek bir sevgiyle, her gün artan, çoğalan bir sevgiyle seviyoruz biz birbirimizi.
neden bilmem, bu sefer buraya yazmak geldi içimden. hemen hemen her akşam sana yazdığım mektuplara değil de kucağıma düşüyor gözyaşlarım şimdi. ama mutsuzluktan değil. geleceğime senin sayende umutla bakıyorum. asla kaybetmek istemediğim sevgin var yüreğimin en derininde, kıyısında, köşesinde, etrafında, bütün hücrelerimde.
bilsen şu sözlüğün içine girip şu an olduğun yerde bir bilgisayardan çıkmayı, ya da elimdeki telefonu kullanıp yanına ışınlanabilmeyi ne kadar çok isterdim. her dakika gelişen teknolojinin 700 kilometreyi aşabilmek konusunda ne kadar çaresiz kaldığını görmek çok kızdırıyor beni.
neyse... biraz daha kalırsam daha fena olucam galiba. iyisi mi bilgisayarı kapatıp tişörtüne sarılayım ben.
senin dediğin, benim de her şeyimle inandığım gibi meleğim:
"üzülmeye gerek yok. her şey çok güzel olacak."
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar