bugün
- ama yeni parti tüzüğü10
- birader avanosta mı sorunsalı4
- hoşlanılan kızın 6 erkekle çırılçıplak poz vermesi5
- türk'ün olduğu her yerde kürt olması23
- kadınsızlıkla nasıl baş ediyorsunuz4
- amedspor6
- 31 ağustos 2026 amedspor trabzonspor maçı27
- 16 eylül 2026 milan benfica maçı3
- iran düşmanlığı2
- 10 eylül 2026 bayern münih bordo glimt maçı3
- 31 ağustos 2026 beşiktaş çorum maçı8
- türk kızı10
- savaş çıksa en önden kaçacak ekip19
- google reyiz3
- şanghay işbirliği örgütü'nün 25 yılı3
- 9 eylül 2026 liverpool atletico madrid maçı2
- evlenecek kız kalmaması11
- hangi yazarı on üzerinden kaç seviyorsunuz24
- sarapci koala63
- kürtler olmasa türkler anadoluya giremezdi yalanı33
- ayın 12 sinde meeş almak2
- hoşlanılan kızın senden daha çok meeş alması2
- müzik eşliğinde sevişmek3
- 2 eylül 20262
- sözlükte bir şeylerin eksik olması10
- kadınınızı çalıştırır mısınız8
- gocu31
- 2026 eylül ayı nasıl geçecek3
- anya4
- beşiktaş 6 atınca anlık fenerbahçeliler3
- yeni adli yıl2
- öyle bir sevişmek ki yatağın ağlaması4
- seri eksici ezik11
- 15 eylül 20262
- sevgili varken sarışın bir rus kızıyla karşılaşmak3
- aktrollerin akp'yi hiç eleştirmemesi14
- pozitif karmaya sahip olanların biraz şey olması7
- sikerim siyasetini deyip aşk konuşmak6
- koşun koşun havadis var7
- 1 eylül dünya barış günü2
- kocasını seven külotsuz yatar4
- bu saatte uyanan insanın amacı2
- bir yazarın profiline girip entrylerini okumak6
- ezilenlerin iktidarını kuran büyük insan36
- türk seküler devrimi11
- 30 ağustos 2026 girne feribot faciası14
- bu koyden olsam ne olacak20
- trabzonspor5
- siyahi arkadaşla ankarada eve çıkmak2
- seri eksici ibne4
hz. adem 960 sene yaşamıştı. o dönemde, nüfusun artması için insanların ömrü daha uzundu ve ortalama 1000 yıldı. hz. adem de normalde 1000 yıl yaşayacaktı, fakat ömrünün 40 yılını kendisinden sonra gelecek olan peygamberlerden birine, hz. davud'a vermiştir: tam olarak nasıl gerçekleştiğini hatırlamamakla beraber "bir gün, cebrail, hz.adem'e, geleceği gösteren bir küre getirir ve izlemesine izin verir. küreyi izlerken kendisinden sonra gelecek peygamberlerin hayatını da teker teker gören hz.adem, hz. davud'un 40 yaşında öleceğini öğrenince üzülür ve ömrünün 40 yılını ona bağışlar. böylelikle 80 yaşına kadar yaşayan hz. davud da 60 sene peygamberlik yapar."
benjamin button, her insan gibi bir kadın rahminde yaklaşık 9 ay durduktan sonra doğmuştu. bir küçük embriyodan, bir bebek meydana gelmişti bu mühlette. fakat bu bebek doğduğunda hayatı, zaman bakımından; yepyeni bir saat olarak, bir gün bitmek üzere, sıfırdan ileriye doğru çalışmaya başlamamış; bilakis durmak üzere olan bir saat gibi vücudu, bu saatin zamanda geriye doğru çalışmasıyla, yaşlı bir insanın gençleşmesine benzer şekilde ilerleme göstermiştir. bittabi, nasıl normal insanlar 0'dan belli bir noktaya gelince bitirdiyse hayatı, 0'a gelince bitirdi hayatını benjamin button.
hayat mı...? o kadar, bilinmeden biten hayatlar, o kadar, unutulmamış; ezberlenmiş yaşamlar var ki...oysa kendi yaşamımız var bizim. egoizm, narsizm kokuyor ondan bahsetmek başkalarına. çünkü başkalarının da kendi yaşamları var, onlara ne ki bizim yaşamımızdan!
bir de şemsi efendi mektebi'nde okumuş ata'mız var; o kadar özverili, sağduğulu, vefakar(!!!) bir millet ki bunu unutmamış ama ahlaktan bihaber. ahlâk. yaşamın içerdiği, haz alınan, haz veren, saygıyla bakılan davranışlar bütünü. yani yaşamdan alakasız değil ki. hatta, buraya yazılacak her şey yaşamın tanımına uygun hâle sokulabilir. bir yaşamdan çıkan küçük tespitler. milyonlarca yaşamdan çıkan küçük tespitler. milyonlarca yaşamdan hiç çıkmayan tespitler. bir yaşamdan çıkan büyük tespitler. "hayat çok acımasız" derler. bunu hayatı çok önemsemekle bağdaştırıp eleştirir tasavvufi kişiler. madem öyle, neden onca tapılası insan var, neden bunca başarılı insan var ve geri kalan tüm insanlar unutulup giderken, sen ölüp gidecekken nasıl demezsin ki; acı acı gülümseyerek de olsa: "ruhuma misafirlik yapmaya gelmiş hayat, seni uğurlamaktan hiç zevk almıyorum.". fazla kompleksli bir insan görüşü gibi geliyor bana bunlar şöyle bir bakınca: hayatı fazla takan, yaşamayan gibi. öyle sanmayın. düşününce farkına varıyorsunuz. üzerine kafa yorunca birazcık, aslında çok da uzakta olmadığını görüyorsunuz bu düşüncelerin size.
hayat.
yaşa gitsin. bitsin. yoruldum, uyumak istiyorum. uyku. sonsuz bir uyku. karanlık. huzur, sükûnet. bir ateist böyle düşler herhalde ölümü. toprağın sıcağında bir uyku ya da dünyanın dağınıklığında uçuşan mince küller.
bir müslüman olarak ölümü düşündüğümde hep bi tamahkârlık, korku vb. duygular sezinlemişimdir ardında. cennet..cehennem. bunlar hayatı aşan konular. hayat içinde tartışılan ve hayatı tüketen. hayatı ne tüketmiyor ki sanki...?
hayat. bir de kardeşi vardır, bilirsiniz adını: (bkz: ölüm).
hepsi bu dünyada...
"dünya bir düştür. evet, dünya...ah! evet, dünya bir masaldır."*
benjamin button, her insan gibi bir kadın rahminde yaklaşık 9 ay durduktan sonra doğmuştu. bir küçük embriyodan, bir bebek meydana gelmişti bu mühlette. fakat bu bebek doğduğunda hayatı, zaman bakımından; yepyeni bir saat olarak, bir gün bitmek üzere, sıfırdan ileriye doğru çalışmaya başlamamış; bilakis durmak üzere olan bir saat gibi vücudu, bu saatin zamanda geriye doğru çalışmasıyla, yaşlı bir insanın gençleşmesine benzer şekilde ilerleme göstermiştir. bittabi, nasıl normal insanlar 0'dan belli bir noktaya gelince bitirdiyse hayatı, 0'a gelince bitirdi hayatını benjamin button.
hayat mı...? o kadar, bilinmeden biten hayatlar, o kadar, unutulmamış; ezberlenmiş yaşamlar var ki...oysa kendi yaşamımız var bizim. egoizm, narsizm kokuyor ondan bahsetmek başkalarına. çünkü başkalarının da kendi yaşamları var, onlara ne ki bizim yaşamımızdan!
bir de şemsi efendi mektebi'nde okumuş ata'mız var; o kadar özverili, sağduğulu, vefakar(!!!) bir millet ki bunu unutmamış ama ahlaktan bihaber. ahlâk. yaşamın içerdiği, haz alınan, haz veren, saygıyla bakılan davranışlar bütünü. yani yaşamdan alakasız değil ki. hatta, buraya yazılacak her şey yaşamın tanımına uygun hâle sokulabilir. bir yaşamdan çıkan küçük tespitler. milyonlarca yaşamdan çıkan küçük tespitler. milyonlarca yaşamdan hiç çıkmayan tespitler. bir yaşamdan çıkan büyük tespitler. "hayat çok acımasız" derler. bunu hayatı çok önemsemekle bağdaştırıp eleştirir tasavvufi kişiler. madem öyle, neden onca tapılası insan var, neden bunca başarılı insan var ve geri kalan tüm insanlar unutulup giderken, sen ölüp gidecekken nasıl demezsin ki; acı acı gülümseyerek de olsa: "ruhuma misafirlik yapmaya gelmiş hayat, seni uğurlamaktan hiç zevk almıyorum.". fazla kompleksli bir insan görüşü gibi geliyor bana bunlar şöyle bir bakınca: hayatı fazla takan, yaşamayan gibi. öyle sanmayın. düşününce farkına varıyorsunuz. üzerine kafa yorunca birazcık, aslında çok da uzakta olmadığını görüyorsunuz bu düşüncelerin size.
hayat.
yaşa gitsin. bitsin. yoruldum, uyumak istiyorum. uyku. sonsuz bir uyku. karanlık. huzur, sükûnet. bir ateist böyle düşler herhalde ölümü. toprağın sıcağında bir uyku ya da dünyanın dağınıklığında uçuşan mince küller.
bir müslüman olarak ölümü düşündüğümde hep bi tamahkârlık, korku vb. duygular sezinlemişimdir ardında. cennet..cehennem. bunlar hayatı aşan konular. hayat içinde tartışılan ve hayatı tüketen. hayatı ne tüketmiyor ki sanki...?
hayat. bir de kardeşi vardır, bilirsiniz adını: (bkz: ölüm).
hepsi bu dünyada...
"dünya bir düştür. evet, dünya...ah! evet, dünya bir masaldır."*
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar