bugün
- sözlük yazarlarının ölüme bakış açısı20
- üstteki yazar hakkında fikrini söyle61
- yazarların özlediği şeyler9
- genç yaşta ölen ünlüler5
- beyazsemsiyeliyabanci12
- penis yüzüğü9
- bot yazarlar4
- buddy dude18
- kadınları erkeklerden soğutan nedenler4
- piyon2
- dilan polatın instagramına erişim engeli5
- türk pornoları18
- mesai saatleri dışında öğretmenden iş beklemek3
- küçük memedeki hayat doluluk9
- tütüncüde 40 tl'ye satılan 20 lik sigara8
- 50 bin dolara götünü açarak çarşıda koşar mısın7
- iyi ki sivaslı olmamak4
- rahmi koç hakkında soruşturma başlatılması11
- hakan safi6
- kolye10
- uysaljakoben28
- neden intihar etmiyorsun5
- fenerbahçe6
- sözlüğün en kötü yazarları13
- yeşil gözlerinden sen sorumlusun2
- euphoria isimli lezbiyen dizisinin çok izlenmesi2
- gocu40
- 2026 2027 şampiyonlar ligi şampiyonu2
- türkiye15
- 6 haziran 19262
- kendi başlığını uplamak2
- kadınları itici yapan detaylar12
- 34 yaşında olmak3
- uludağ sözlük tımarhanesi4
- takıntılı biri olmak3
- araba ön camına güneşte ne konulur8
- brad pitt'in son hali3
- mossad'ın pkk planını türkiye'ye kim sızdırdığı10
- kadınını meleğim diye seven erkek4
- 7 haziran 2026 venezuela türkiye maçı8
- marjane satrapi2
- mehir2
- ne zaman adam oluruz4
- hem ahmet kayacı hem atatürkçü olmak19
- bu ülkede pezevenkler kemalisttir28
- en saçma yiyecek isimleri6
- laikliğin halka sorulmadan getirilmesi28
- gelişin yaşamak kadar güzel bana4
- büyük günah işleyen kimsenin durumu8
- gece sözlükte oluşan elit ortam4
bir meslek olarak değil de, bir yaşam tarzı olarak karşımıza çıkar bu. çünkü şundan,
her meslek kendi kişiliğini belirler. bir mesleği uzun süre yaparsanız kişiliğiniz de ona göre değişir büyük ölçüde. başka bir deyişle; kişiliğimize göre meslek seçmiyoruz. mesleğimiz kişiliğimizi belirliyor. maalesef.
her mesleğin kendine gör kriterleri vardır. avantajları vardır. dezavantajları da vardır. toplumdan topluma değişir bu. denizciliğin avantajları;
1.çok para kazanırsınız,
tabi bu çok para insanı hemen cezbedebilir ama bahsettiğim türkiye şartlarına göre alınan maaş. genelde dolar üzerine endeksli bir sektör olduğundan enflasyona maruz kalmazsınız. hele ki bekarsanız, ne kira verirsiniz, ne elektrik faturası, ne su faturası. yemek zaten en kalitelisinden gemi tarafından karşılanır. ama telefon parası ile o faturaların bir kısmı resetlenir ya neyse... yeterliliğinize göre 2000$-5000$ arası bir ücret alırsınız (tabii ki okulunu okuduktan sonra. aksi taktirde, personel iseniz 700$-1000$ arası)
2.dünyayı gezersiniz,
şimdi bu son dönemde kalmadı. gelecekte hiç olmayacak. eskiden yükleme-boşaltma sistemlerinin zayıflığı gemilerin limanda yani aslında karada kalma süresini arttıyordu. artık o kadar hızlı yapılıyor ki bu operasyonlar, denizcilier dışarıya çıkamıyorlar bile. ama yine de (bir sayı vermek çok güc) orta büyüklükteki bir kuru yük gemisinde ortalama bir limanda (ne demekse) gemi 4-7 gün kalır. bu süre içinde o ülkede dilediğinizce dolaşabilirsiniz.
3.sorunlardan kaçarsınız (yersen)
"hayatınız denizlerde geçmiş, zor olmuştur, nasıl katlandınız?" demişler uzakların kaptanına. o da "asıl siz demiş, bu hayata nasıl katlandınız?". yani uzaklaşamıyorsunuz aslında. yine aynı yerdesiniz. zihniniz sizinle geliyor. en azından gürültüden uzak.
dezavantajları;
1.hasrelik çekersiniz,
yaşamdan uzak bir hayat sürer, özlersiniz. bunu kelimelerle anlatmak pek mümkün değil. askerlikten tek farkı, orada zoraki durursunuz. kafanız istediğinde çıkıp gelemezsiniz. gemide ise, para için aslında oradasınızdır. ne zor.
2.fiziken yorulursunuz,
yeri gelir, soğuktan sıcağa 1-2 gün içinde geçersiniz, günde 18 saat çalışırsınız. fırtınada gemi bir hafta boyunca beşik misali sanllnır ve ne olduğunuzu şaşarsınız. uzatmayalım. götünüzden ter akar.
3.asosyal bir manda olursunuz.
kendinize ayıracak vaktiniz çok olsa da, uzun süreler yanlız kalsanız da eve geldiğinizde neleri kaçırdığınızı düşünmeye başlarsınız. konserler, sinemalar, tiyatrolar, güncel olaylar, sivil toplum örgütleri vs...
daha çok iyi yanı ve kötü yanı var bu mesleğin lakin bu biraz radikal bir iş. her yönüyle zor, her yönüyle farklı. insanların ulaşmak için çabaladığı birçok şey edlinizin altında; ama insanların hep elinde olana siz açsınız. şunun gibi, insanlar bir şekilde ekmeği buluyor, amaç pasta almakta/alabilmekte. oysa denizcilerin her zaman pastası var. dilediğince... ama ekmek için çabalıyor o da...
kısaca ve özetle bir yaşam tarzı diyebiliriz.
her meslek kendi kişiliğini belirler. bir mesleği uzun süre yaparsanız kişiliğiniz de ona göre değişir büyük ölçüde. başka bir deyişle; kişiliğimize göre meslek seçmiyoruz. mesleğimiz kişiliğimizi belirliyor. maalesef.
her mesleğin kendine gör kriterleri vardır. avantajları vardır. dezavantajları da vardır. toplumdan topluma değişir bu. denizciliğin avantajları;
1.çok para kazanırsınız,
tabi bu çok para insanı hemen cezbedebilir ama bahsettiğim türkiye şartlarına göre alınan maaş. genelde dolar üzerine endeksli bir sektör olduğundan enflasyona maruz kalmazsınız. hele ki bekarsanız, ne kira verirsiniz, ne elektrik faturası, ne su faturası. yemek zaten en kalitelisinden gemi tarafından karşılanır. ama telefon parası ile o faturaların bir kısmı resetlenir ya neyse... yeterliliğinize göre 2000$-5000$ arası bir ücret alırsınız (tabii ki okulunu okuduktan sonra. aksi taktirde, personel iseniz 700$-1000$ arası)
2.dünyayı gezersiniz,
şimdi bu son dönemde kalmadı. gelecekte hiç olmayacak. eskiden yükleme-boşaltma sistemlerinin zayıflığı gemilerin limanda yani aslında karada kalma süresini arttıyordu. artık o kadar hızlı yapılıyor ki bu operasyonlar, denizcilier dışarıya çıkamıyorlar bile. ama yine de (bir sayı vermek çok güc) orta büyüklükteki bir kuru yük gemisinde ortalama bir limanda (ne demekse) gemi 4-7 gün kalır. bu süre içinde o ülkede dilediğinizce dolaşabilirsiniz.
3.sorunlardan kaçarsınız (yersen)
"hayatınız denizlerde geçmiş, zor olmuştur, nasıl katlandınız?" demişler uzakların kaptanına. o da "asıl siz demiş, bu hayata nasıl katlandınız?". yani uzaklaşamıyorsunuz aslında. yine aynı yerdesiniz. zihniniz sizinle geliyor. en azından gürültüden uzak.
dezavantajları;
1.hasrelik çekersiniz,
yaşamdan uzak bir hayat sürer, özlersiniz. bunu kelimelerle anlatmak pek mümkün değil. askerlikten tek farkı, orada zoraki durursunuz. kafanız istediğinde çıkıp gelemezsiniz. gemide ise, para için aslında oradasınızdır. ne zor.
2.fiziken yorulursunuz,
yeri gelir, soğuktan sıcağa 1-2 gün içinde geçersiniz, günde 18 saat çalışırsınız. fırtınada gemi bir hafta boyunca beşik misali sanllnır ve ne olduğunuzu şaşarsınız. uzatmayalım. götünüzden ter akar.
3.asosyal bir manda olursunuz.
kendinize ayıracak vaktiniz çok olsa da, uzun süreler yanlız kalsanız da eve geldiğinizde neleri kaçırdığınızı düşünmeye başlarsınız. konserler, sinemalar, tiyatrolar, güncel olaylar, sivil toplum örgütleri vs...
daha çok iyi yanı ve kötü yanı var bu mesleğin lakin bu biraz radikal bir iş. her yönüyle zor, her yönüyle farklı. insanların ulaşmak için çabaladığı birçok şey edlinizin altında; ama insanların hep elinde olana siz açsınız. şunun gibi, insanlar bir şekilde ekmeği buluyor, amaç pasta almakta/alabilmekte. oysa denizcilerin her zaman pastası var. dilediğince... ama ekmek için çabalıyor o da...
kısaca ve özetle bir yaşam tarzı diyebiliriz.
Gündemdeki Haberler
güncel Önemli Başlıklar
