bugün
- romanya52
- mehdinin en sevdiği balık7
- avrupanın en ucuz mazotunu kullanıyoruz21
- gilded bayan yazare5
- almanya15
- türkiye19
- bir zirve yapsak kim kimin yanında oturur33
- yaptığı çomarlık eleştirilince agresifleşen çomar5
- dünya61
- fatma betül sayan kaya39
- hırsız ekremi eleştirmeyip borsacıyı eleştirmek4
- yarın iş var4
- fatma betül sayan kaya'nın yeni partili çıkması3
- kerhaneciye domuz kemiği atmak3
- ismet mehdi ve birader başlıkları2
- heyt bea'nın gizli yeni partili çıkması2
- başka ülkelre vatandşlk başvrsu yapn milltvekilri12
- taşak ağrısı diye rapor alıp patrona yollamak5
- patroniçesinin önünde yere kalem atan erkek2
- hiçbir şeyin sarmaması5
- hindistan4
- pakistan5
- pazar akşamları2
- patroniçenin göte vurarak iyi tatiller demesi3
- siccin3
- ismet gurbuz 2024 almanya da2
- anın görüntüsü31
- kemaliklerle ekonomi tartışmak5
- suudi arabistan3
- avanos pforzheim arası yüksek hızlı tren2
- fatma betül sayan kaya yalnız değildir13
- 27 eylül 2026 meteoroloji sarı kod uyarısı4
- düğün yaptığını korna çalarak herkese duyuran tip5
- besiktastakideli2
- ismet el gürbüzhavi bin mehdiyetini ve biraderi2
- güne bir nostaljik şarkı bırak ulen9
- amerika birleşik devletleri30
- ne yapsam iyi olur9
- haluk levent vs fatma betül sayan kaya6
- patroniçesine aşık stajyer erkek2
- hayat2
- ispanya6
- 27 eylül 2026 litvanya azerbaycan maçı4
- sözlük kokusu6
- melih gökçek soruşturması ne oldu6
- fatma betül sayan kaya'nın hacca gitmesi3
- osmanlı millet sistemi3
- furkan bölükbaşı'nın açlık feryadı6
- azerbaycan3
- fransa11
literatüre bir öğretmenin kattığı kısaltma.
ilgili olayı irdelemek istedim, öğretmenin yaptığını tasvip etmediğimizi, yanlış olduğunu cebimize koyalım ve devam edelim.
koluna yazı yazılan çocuğun babası işsizdir. neden işsiz? önce gaziantep büyükşehir belediyesi halk otobüslerini özelleştirmiş, halbuki abimiz önceden halk otobüslerinde şoför olarak çalışıyormuş belediyede. özelleştirme olunca abimiz işsiz kalmış, sonrasında "elimde altın bilezik şoförlük var" deyip başlamış iş aramaya bulmuş da, tır şoförlüğü yapmaya başlamış. kriz nedeniyle ırak'a sevkiyat durunca işler kesatlaşmış, tırın kontağı çevrilmez olmuş haliyle işinden olmuş. birkaç aydır iş aramaktaymış abimiz. lan ben üniversite mezunu olarak, askerliğimi yapmış olmama rağmen iş bulamıyorum bugün, bu abimiz bir tek e sınıfı ehliyet ve bir sürü para ödenerek alınan src ve psikoteknik belgeleriyle ne iş bulacak? cebinde parası olmadığından iş arıyor kaldırım arşınlayarak, bulamamış abimiz, o istemez miydi işi olsun çocuklarının ihityacı neyse görsün? olmamış işte.
bu yönde bunlar olurken, okulda farklı şeyler olmaktaymış. milli eğitim bakanlığı yeterli ödenek sağlayamıyormuş, okulun temizlik ihtiyaçları giderilemiyormuş ve çözüm bulunmuş "öğrencilerden para toplayalım!" her ay 2 lira alıyorlarmış, verememiş çocuk. öğretmen değilim ama bilirim zor zanaattır, sabırsız ve agresif olduğumdan öküz seçme sınavında yeterli puanı aldığım halde "ben dayanamam çakarım tokadı" korkusyla, çocuklara zarar vermemek için sınıf öğretmenliğini tercih etmedim. gün içinde bir sürü stres, diğer yandan okul müdürünün "hocaaanım nerede temizlik parası" baskısı. nihayetinde devir tasarruf devri, 2 liranın hesabını yapıyor insan gelince, "ben verivereyim canım tabanı 2 lira n'olcak" diyemiyor öğretmen. "lan ne dolmuşa binecem, yürüyüveririm şuradan" deyip 2 kilometre yürümediniz mi hiç 1-1,5 liranın hesabını yapıp? bu da böyle bir şey. çocuk unuttum demiş, artık nasıl bir psikolojiyle yaptıysa -ki, ne olursa olsun böyle yapmamalıydı en azından telefon numarası falan alıp ailesiyle görüşebilirdi- çocuğu rencide etmiş. çocuk da utanmış "paramız yok" diyememiş, "babam işsiz örtmenim" diyememiş, belki bir anlık kendine güvenip, tenefüste "örtmenim babam işsiz, yok paramız" deseydi öğretmen kendi cebinden verirdi o parayı ama "unuttum" deyince iş değişmiş. Müdür bey soracak "Hocaaanım temizlik parası!" idari amirden hak etmese de laf duyacak.
bugün o çocuğun yerinde orta halli bir ailenin çocuğu olsa ve gerçekten unutmuş olsa "unuttum" dese, öğrenciye öğretmen aynı muameleyi yapsa olay bu denli büyür müydü? sanmam.
müdür diyor şimdi "olaydan haberim yok!" temizlik parası mevzusu sorulunca "milli eğitim'in durumunu biliyorsunuz kem, küm" para gelmiyorsa çocuklar pislikten hastalansınlar mı? adam da bakmış olmuyor "her şeyi devletten beklemeyelim" deyip okulda toplamış parayı.
milli eğitim müdür de "olaydan haberim yok, araştıracağız" demiş. kesin bakanlık da müfettiş görevlendirip olayı araştırır.
devlet bütçe ayırmamış, bakanlık yeterli bütçe ayırmamış, il müdürlüğü okulun durumundan bihaber, okul müdürü "her şeyi devletten beklemeyelim" anlayışıyla hareket etmiş durmadan "hocaaanım temizlik parası" demiş, çocuk "unuttum örtmenim" demiş, öğretmen de -yine belirtiyorum tasvip etmiyorum- çocuğun koluna "tem par" yazmış, çocuk da haklı olarak üzülmüş.
suçlu kim? özelleştirme yaparken mevcut çalışanların hakkını korumayıp, işsiz kalmasına sebep olan belediye mi? "kriz teğet geçti" diyen ama insanların işsiz kalmasına sessiz kalan yönetim anlayışı mı? milli eğitime yeterli bütçe ayıramayan devlet mi? il müdürlüklerine yeterli bütçe ayırmayan milli eğitim bakanlığı mı? okuldaki durumdan "haberi olmayan" il milli eğitim müdürü mü? okuldaki yoksul öğrencileri bilmeyen, tespit etmeyen onları bu paradan muaf tutulması için bir direktif vermeyen, öğretmenlere sadece "hocam, hocaaanım" diyen okul müdür mü? "örtmenim paramız yok" diyemeyen yavrumuz mu, yoksa müdür baskısından ve günün stresinden bunalıp çocuğun koluna bunu yazan öğretmen mi?
inönü stadı'nı bilenler için konuşuyorum minvalli bir şey dersem, the curious case of benjamin button filminde bir sahne var.
--spoiler--
daisy paris'te trafik kazası geçirir, bir sürü olay geçer, bu olaylardan biri farklı gerçekleşse kıza araba çarpmayacaktır.
--spoiler--
sahne sonunda der ki, bunlardan biri bile değişik olsa olmazdı bu durum.
işte aynen öyle, bu söylediklerimizden 1 tanesi değişik olsa olay böyle sonuçlamazdı. ve tekrar soruyorum, suçlu kim veya suçlular içinde öğretmenmizin konumu nedir?
ilgili olayı irdelemek istedim, öğretmenin yaptığını tasvip etmediğimizi, yanlış olduğunu cebimize koyalım ve devam edelim.
koluna yazı yazılan çocuğun babası işsizdir. neden işsiz? önce gaziantep büyükşehir belediyesi halk otobüslerini özelleştirmiş, halbuki abimiz önceden halk otobüslerinde şoför olarak çalışıyormuş belediyede. özelleştirme olunca abimiz işsiz kalmış, sonrasında "elimde altın bilezik şoförlük var" deyip başlamış iş aramaya bulmuş da, tır şoförlüğü yapmaya başlamış. kriz nedeniyle ırak'a sevkiyat durunca işler kesatlaşmış, tırın kontağı çevrilmez olmuş haliyle işinden olmuş. birkaç aydır iş aramaktaymış abimiz. lan ben üniversite mezunu olarak, askerliğimi yapmış olmama rağmen iş bulamıyorum bugün, bu abimiz bir tek e sınıfı ehliyet ve bir sürü para ödenerek alınan src ve psikoteknik belgeleriyle ne iş bulacak? cebinde parası olmadığından iş arıyor kaldırım arşınlayarak, bulamamış abimiz, o istemez miydi işi olsun çocuklarının ihityacı neyse görsün? olmamış işte.
bu yönde bunlar olurken, okulda farklı şeyler olmaktaymış. milli eğitim bakanlığı yeterli ödenek sağlayamıyormuş, okulun temizlik ihtiyaçları giderilemiyormuş ve çözüm bulunmuş "öğrencilerden para toplayalım!" her ay 2 lira alıyorlarmış, verememiş çocuk. öğretmen değilim ama bilirim zor zanaattır, sabırsız ve agresif olduğumdan öküz seçme sınavında yeterli puanı aldığım halde "ben dayanamam çakarım tokadı" korkusyla, çocuklara zarar vermemek için sınıf öğretmenliğini tercih etmedim. gün içinde bir sürü stres, diğer yandan okul müdürünün "hocaaanım nerede temizlik parası" baskısı. nihayetinde devir tasarruf devri, 2 liranın hesabını yapıyor insan gelince, "ben verivereyim canım tabanı 2 lira n'olcak" diyemiyor öğretmen. "lan ne dolmuşa binecem, yürüyüveririm şuradan" deyip 2 kilometre yürümediniz mi hiç 1-1,5 liranın hesabını yapıp? bu da böyle bir şey. çocuk unuttum demiş, artık nasıl bir psikolojiyle yaptıysa -ki, ne olursa olsun böyle yapmamalıydı en azından telefon numarası falan alıp ailesiyle görüşebilirdi- çocuğu rencide etmiş. çocuk da utanmış "paramız yok" diyememiş, "babam işsiz örtmenim" diyememiş, belki bir anlık kendine güvenip, tenefüste "örtmenim babam işsiz, yok paramız" deseydi öğretmen kendi cebinden verirdi o parayı ama "unuttum" deyince iş değişmiş. Müdür bey soracak "Hocaaanım temizlik parası!" idari amirden hak etmese de laf duyacak.
bugün o çocuğun yerinde orta halli bir ailenin çocuğu olsa ve gerçekten unutmuş olsa "unuttum" dese, öğrenciye öğretmen aynı muameleyi yapsa olay bu denli büyür müydü? sanmam.
müdür diyor şimdi "olaydan haberim yok!" temizlik parası mevzusu sorulunca "milli eğitim'in durumunu biliyorsunuz kem, küm" para gelmiyorsa çocuklar pislikten hastalansınlar mı? adam da bakmış olmuyor "her şeyi devletten beklemeyelim" deyip okulda toplamış parayı.
milli eğitim müdür de "olaydan haberim yok, araştıracağız" demiş. kesin bakanlık da müfettiş görevlendirip olayı araştırır.
devlet bütçe ayırmamış, bakanlık yeterli bütçe ayırmamış, il müdürlüğü okulun durumundan bihaber, okul müdürü "her şeyi devletten beklemeyelim" anlayışıyla hareket etmiş durmadan "hocaaanım temizlik parası" demiş, çocuk "unuttum örtmenim" demiş, öğretmen de -yine belirtiyorum tasvip etmiyorum- çocuğun koluna "tem par" yazmış, çocuk da haklı olarak üzülmüş.
suçlu kim? özelleştirme yaparken mevcut çalışanların hakkını korumayıp, işsiz kalmasına sebep olan belediye mi? "kriz teğet geçti" diyen ama insanların işsiz kalmasına sessiz kalan yönetim anlayışı mı? milli eğitime yeterli bütçe ayıramayan devlet mi? il müdürlüklerine yeterli bütçe ayırmayan milli eğitim bakanlığı mı? okuldaki durumdan "haberi olmayan" il milli eğitim müdürü mü? okuldaki yoksul öğrencileri bilmeyen, tespit etmeyen onları bu paradan muaf tutulması için bir direktif vermeyen, öğretmenlere sadece "hocam, hocaaanım" diyen okul müdür mü? "örtmenim paramız yok" diyemeyen yavrumuz mu, yoksa müdür baskısından ve günün stresinden bunalıp çocuğun koluna bunu yazan öğretmen mi?
inönü stadı'nı bilenler için konuşuyorum minvalli bir şey dersem, the curious case of benjamin button filminde bir sahne var.
--spoiler--
daisy paris'te trafik kazası geçirir, bir sürü olay geçer, bu olaylardan biri farklı gerçekleşse kıza araba çarpmayacaktır.
--spoiler--
sahne sonunda der ki, bunlardan biri bile değişik olsa olmazdı bu durum.
işte aynen öyle, bu söylediklerimizden 1 tanesi değişik olsa olay böyle sonuçlamazdı. ve tekrar soruyorum, suçlu kim veya suçlular içinde öğretmenmizin konumu nedir?
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar