bugün
- akepe dönemi16
- migros ta satılan 1 alana 1 bedava rotring kalem9
- ben geldim naneler12
- teomancalmasur6
- komşusu abazan iken hunharca sevişen komşu4
- hoparlör mü hoporlör mü höpörlör mü aporlor mu12
- izmirin en güzel semtleri5
- beyninizi satılığa çıkarsanız ilana yazılacak şey19
- hastane acil bölümü7
- uludağ sözlük magazin ekibi5
- aga 250 gram için aranız bozulmasın3
- kelle paça4
- la loba22
- felsefe ile ilgileneceğine kadın programı izlemek8
- öyle bir dünya yok5
- evli olduğunu gizleyen yazarlar17
- nasılsınız8
- yemek seçen insan2
- engineer2820
- karma doğru çalışıyor mu4
- kitap okumanın bir sike yaramaması2
- uludağ sözlük te çok karı kız var diyorlar6
- kitap okumanın hiçbir faydasının olmaması8
- tavuklu pilav2
- 21 ekim 2026 lille galatasaray maçı57
- eski sevgilinin bıraktığı iz15
- nerede ne yenir7
- karapapak türkleri3
- nickin yanında yaş da yazsın16
- gürcü ile kürtçü5
- nervio'nun ayakları17
- eski yazarlar geri gelsin12
- izmir de gece hayatı2
- fransa da yağmalanan apple mağazası8
- kuşbaşılı kaşarlı pide3
- saçı sıfıra vurup bıyıkları ve sakalları kesmek4
- edin dzeko2
- evleneceğiniz yazarı neye göre seçersiniz12
- 26 ekim 2026 galatasaray fenerbahçe maçı24
- enflasyonun çocukluk arkadaşımız gibi olması11
- hamsili pide2
- çorabın tekinin hep kaybolması2
- menemen yiyen erkek13
- üzüntüsünü kimseye anlatmayan insan12
- anın görüntüsü27
- mezgit2
- sözlük erkeklerinin bicepsleri70
- yazarların stres ve sıkıntı ile başa çıkma yolları12
- recep tayyip erdoğan11
- hesabını gizleyen erkek yazar22
apo nun evine çağırdığı kürt kadınlara tecavüz etmek için uydurulmuş bir tür sıfat.
tecavüze uğrayan bir kadın terörist anlatıyor;
Öcalan'ın Şam'daki evine Yoğunlaştırma Evi denir. Yoğunlaştırma Evi'ne bakire, genç ve güzel kadınlar alınır. Vahşi, "çöl güzeli" kızlardan hoşlanırdı ama sarışınlara daha çok ilgi duyardı. Ben de Yoğunlaştırma Evi'ne çağrıldım. Apo bir gün beni masaja çağırdı. Gittim, ılık su dolu leğendeki ayaklarını yıkadım. Hani köy ağaları gibi. Beni azarlamaya başladı, bilmiyorum diye. Sırtüstü uzandı, şimdi bütün vücuduma, dedi. Anladım neler olacağını. Çünkü cinsel istek uyandığını gördüm. Soyun, dedi. Soyundum. iç çamaşırlarını da çıkar, dedi. Ayağa kalkıp sarılıp sıkınca korktum. Kendimi savunmak için Apo'ya vurdum. Üç yumruk attı yüzüme ve kafama. Küfretti bana. "Düşkün, fahişe, rezil kadın. Seni özgürleştirmeye, tabulaştırdığın zincirleri kırmaya çalışıyorum" dedi. Titrediğimi görünce kovdu beni. "Sen Kesire'sin. Beni onun gibi yok etmek istiyorsun. Sen köle kalacaksın!" diye bağırdı. Ama bu daha ilk denemeydi. Dışarıda bekleyen tecrübeli kadınlar, beni psikolojik olarak hazırlama toplantısına çağırdı. Ağladım. içlerinden biri, Osmanlı Sarayı'ndaki Valide Sultan gibiydi. Beni azarladı. "Başkan bizi özgürleştiriyor. Sen özgürleşmek istemiyor musun? Başkana erkek gözüyle bakıyorsun. O başkan, o zincirlerimizi kıran bir peygamber." Beni akşam yemeğinden sonra yine çağırdı Apo. Bu kez çözümsüzdüm. Kime derdimi anlatacaktım? O ana kadar ölüme hiç bu kadar yaklaşmamıştım. Bekaretimi aldı. Sonraki günlerde iki kez daha sevişti benimle. Ben de Öcalan'dan intikamımı komutanlarıyla yatarak aldım. Çünkü beni gönderirken dağa, "Sakın bir erkekle ilişkini duymayayım. Benim yetiştirdiğim kadınlar, hiçbir erkekle ilişkiye girmemeli, sonuna kadar bana bağlı kalmalı" dedi. Beni infaz etmemelerinin nedeni, Öcalan'ın evinde kaldığım için rütbe verilmesi. Bu yüzden dokunmadılar bana.
tecavüze uğrayan bir kadın terörist anlatıyor;
Öcalan'ın Şam'daki evine Yoğunlaştırma Evi denir. Yoğunlaştırma Evi'ne bakire, genç ve güzel kadınlar alınır. Vahşi, "çöl güzeli" kızlardan hoşlanırdı ama sarışınlara daha çok ilgi duyardı. Ben de Yoğunlaştırma Evi'ne çağrıldım. Apo bir gün beni masaja çağırdı. Gittim, ılık su dolu leğendeki ayaklarını yıkadım. Hani köy ağaları gibi. Beni azarlamaya başladı, bilmiyorum diye. Sırtüstü uzandı, şimdi bütün vücuduma, dedi. Anladım neler olacağını. Çünkü cinsel istek uyandığını gördüm. Soyun, dedi. Soyundum. iç çamaşırlarını da çıkar, dedi. Ayağa kalkıp sarılıp sıkınca korktum. Kendimi savunmak için Apo'ya vurdum. Üç yumruk attı yüzüme ve kafama. Küfretti bana. "Düşkün, fahişe, rezil kadın. Seni özgürleştirmeye, tabulaştırdığın zincirleri kırmaya çalışıyorum" dedi. Titrediğimi görünce kovdu beni. "Sen Kesire'sin. Beni onun gibi yok etmek istiyorsun. Sen köle kalacaksın!" diye bağırdı. Ama bu daha ilk denemeydi. Dışarıda bekleyen tecrübeli kadınlar, beni psikolojik olarak hazırlama toplantısına çağırdı. Ağladım. içlerinden biri, Osmanlı Sarayı'ndaki Valide Sultan gibiydi. Beni azarladı. "Başkan bizi özgürleştiriyor. Sen özgürleşmek istemiyor musun? Başkana erkek gözüyle bakıyorsun. O başkan, o zincirlerimizi kıran bir peygamber." Beni akşam yemeğinden sonra yine çağırdı Apo. Bu kez çözümsüzdüm. Kime derdimi anlatacaktım? O ana kadar ölüme hiç bu kadar yaklaşmamıştım. Bekaretimi aldı. Sonraki günlerde iki kez daha sevişti benimle. Ben de Öcalan'dan intikamımı komutanlarıyla yatarak aldım. Çünkü beni gönderirken dağa, "Sakın bir erkekle ilişkini duymayayım. Benim yetiştirdiğim kadınlar, hiçbir erkekle ilişkiye girmemeli, sonuna kadar bana bağlı kalmalı" dedi. Beni infaz etmemelerinin nedeni, Öcalan'ın evinde kaldığım için rütbe verilmesi. Bu yüzden dokunmadılar bana.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar