bugün
- uçanyarrak317
- izmirin en güzel semtleri9
- 22 ekim 2026 trabzonspor hearts maçı7
- akepe dönemi16
- hoparlör mü hoporlör mü höpörlör mü aporlor mu13
- netflix yapımı izleyen erkek gizli eşcinseldir4
- türkiyenin geleceği4
- migros ta satılan 1 alana 1 bedava rotring kalem9
- fransa da sokağa çıkma yasakları8
- ben geldim naneler12
- beyninizi satılığa çıkarsanız ilana yazılacak şey19
- uludağ sözlük te çok karı kız var diyorlar8
- kitap okumanın bir sike yaramaması5
- kelle paça6
- teomancalmasur6
- la loba22
- 22 ekim 2026 beşiktaş crystal palace maçı4
- hastane acil bölümü7
- çorabın tekinin hep kaybolması4
- 21 ekim 2026 lille galatasaray maçı57
- evli olduğunu gizleyen yazarlar17
- engineer2820
- izmir de gece hayatı4
- bir yapay geri zeka olarak kumru2
- you only get the best rap bu grubun adı nefret2
- komşusu abazan iken hunharca sevişen komşu4
- uludağ sözlük magazin ekibi5
- nickin yanında yaş da yazsın16
- nervio'nun ayakları17
- felsefe ile ilgileneceğine kadın programı izlemek8
- eski sevgilinin bıraktığı iz15
- nasılsınız8
- ismet el kumandan pişdar ayn'ı calutevi vel suriya3
- eski yazarlar geri gelsin12
- onlar tv2
- trabzonspor taraftarı3
- vermeyen kızın götünü kaldırmak3
- trabzon da gece hayatı3
- nerede ne yenir7
- tavuklu pilav3
- fransa da yağmalanan apple mağazası8
- öyle bir dünya yok5
- sözlük erkeklerinin bicepsleri70
- 26 ekim 2026 galatasaray fenerbahçe maçı24
- evleneceğiniz yazarı neye göre seçersiniz12
- yemek seçen insan3
- enflasyonun çocukluk arkadaşımız gibi olması11
- menemen yiyen erkek13
- otobüs yolculuğunda memleket nere amcası2
- kitap okumanın hiçbir faydasının olmaması8
apo nun evine çağırdığı kürt kadınlara tecavüz etmek için uydurulmuş bir tür sıfat.
tecavüze uğrayan bir kadın terörist anlatıyor;
Öcalan'ın Şam'daki evine Yoğunlaştırma Evi denir. Yoğunlaştırma Evi'ne bakire, genç ve güzel kadınlar alınır. Vahşi, "çöl güzeli" kızlardan hoşlanırdı ama sarışınlara daha çok ilgi duyardı. Ben de Yoğunlaştırma Evi'ne çağrıldım. Apo bir gün beni masaja çağırdı. Gittim, ılık su dolu leğendeki ayaklarını yıkadım. Hani köy ağaları gibi. Beni azarlamaya başladı, bilmiyorum diye. Sırtüstü uzandı, şimdi bütün vücuduma, dedi. Anladım neler olacağını. Çünkü cinsel istek uyandığını gördüm. Soyun, dedi. Soyundum. iç çamaşırlarını da çıkar, dedi. Ayağa kalkıp sarılıp sıkınca korktum. Kendimi savunmak için Apo'ya vurdum. Üç yumruk attı yüzüme ve kafama. Küfretti bana. "Düşkün, fahişe, rezil kadın. Seni özgürleştirmeye, tabulaştırdığın zincirleri kırmaya çalışıyorum" dedi. Titrediğimi görünce kovdu beni. "Sen Kesire'sin. Beni onun gibi yok etmek istiyorsun. Sen köle kalacaksın!" diye bağırdı. Ama bu daha ilk denemeydi. Dışarıda bekleyen tecrübeli kadınlar, beni psikolojik olarak hazırlama toplantısına çağırdı. Ağladım. içlerinden biri, Osmanlı Sarayı'ndaki Valide Sultan gibiydi. Beni azarladı. "Başkan bizi özgürleştiriyor. Sen özgürleşmek istemiyor musun? Başkana erkek gözüyle bakıyorsun. O başkan, o zincirlerimizi kıran bir peygamber." Beni akşam yemeğinden sonra yine çağırdı Apo. Bu kez çözümsüzdüm. Kime derdimi anlatacaktım? O ana kadar ölüme hiç bu kadar yaklaşmamıştım. Bekaretimi aldı. Sonraki günlerde iki kez daha sevişti benimle. Ben de Öcalan'dan intikamımı komutanlarıyla yatarak aldım. Çünkü beni gönderirken dağa, "Sakın bir erkekle ilişkini duymayayım. Benim yetiştirdiğim kadınlar, hiçbir erkekle ilişkiye girmemeli, sonuna kadar bana bağlı kalmalı" dedi. Beni infaz etmemelerinin nedeni, Öcalan'ın evinde kaldığım için rütbe verilmesi. Bu yüzden dokunmadılar bana.
tecavüze uğrayan bir kadın terörist anlatıyor;
Öcalan'ın Şam'daki evine Yoğunlaştırma Evi denir. Yoğunlaştırma Evi'ne bakire, genç ve güzel kadınlar alınır. Vahşi, "çöl güzeli" kızlardan hoşlanırdı ama sarışınlara daha çok ilgi duyardı. Ben de Yoğunlaştırma Evi'ne çağrıldım. Apo bir gün beni masaja çağırdı. Gittim, ılık su dolu leğendeki ayaklarını yıkadım. Hani köy ağaları gibi. Beni azarlamaya başladı, bilmiyorum diye. Sırtüstü uzandı, şimdi bütün vücuduma, dedi. Anladım neler olacağını. Çünkü cinsel istek uyandığını gördüm. Soyun, dedi. Soyundum. iç çamaşırlarını da çıkar, dedi. Ayağa kalkıp sarılıp sıkınca korktum. Kendimi savunmak için Apo'ya vurdum. Üç yumruk attı yüzüme ve kafama. Küfretti bana. "Düşkün, fahişe, rezil kadın. Seni özgürleştirmeye, tabulaştırdığın zincirleri kırmaya çalışıyorum" dedi. Titrediğimi görünce kovdu beni. "Sen Kesire'sin. Beni onun gibi yok etmek istiyorsun. Sen köle kalacaksın!" diye bağırdı. Ama bu daha ilk denemeydi. Dışarıda bekleyen tecrübeli kadınlar, beni psikolojik olarak hazırlama toplantısına çağırdı. Ağladım. içlerinden biri, Osmanlı Sarayı'ndaki Valide Sultan gibiydi. Beni azarladı. "Başkan bizi özgürleştiriyor. Sen özgürleşmek istemiyor musun? Başkana erkek gözüyle bakıyorsun. O başkan, o zincirlerimizi kıran bir peygamber." Beni akşam yemeğinden sonra yine çağırdı Apo. Bu kez çözümsüzdüm. Kime derdimi anlatacaktım? O ana kadar ölüme hiç bu kadar yaklaşmamıştım. Bekaretimi aldı. Sonraki günlerde iki kez daha sevişti benimle. Ben de Öcalan'dan intikamımı komutanlarıyla yatarak aldım. Çünkü beni gönderirken dağa, "Sakın bir erkekle ilişkini duymayayım. Benim yetiştirdiğim kadınlar, hiçbir erkekle ilişkiye girmemeli, sonuna kadar bana bağlı kalmalı" dedi. Beni infaz etmemelerinin nedeni, Öcalan'ın evinde kaldığım için rütbe verilmesi. Bu yüzden dokunmadılar bana.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar