bugün
- heyt bea'yı kim koruyor sorunsalı3
- heyt bea ve son gammaz bukucu nikli yazarlar2
- heyt bea gammaz çetesi2
- 31 ekim 2026 fenerbahçe göztepe maçı26
- sözlükteki kızların bilgisiz olması15
- kerem aktürkoğlu6
- kadir mısıroğlu vs ahmet kaya21
- filistinde seçimlerin yine iptal edilmesi3
- kale3112'in kalesinde cadılar bayramı kutlamak13
- uyudunuz mu arkadaşlar8
- almanya ve fransa da sokak protestoları3
- göbekli erkek vs kaslı erkek9
- eskiden sözlük çok popülermiş2
- külotlu çorabın altına külot giymek2
- kuantum fiziğine sahip kadın6
- otobüste uludağ sözlükte takılan birini görmek7
- isveçli birine açıklanamayacak olaylar6
- 4 kasım 2026 fenerbahçe liverpool maçı15
- midye dolma5
- fenerbahçe liverpool'u yensin sakso çekeceğim7
- anın görüntüsü22
- bik bik 219
- israil'in kızlarından daha ucuzu7
- gündüz kızımsın gece ise karımsın diyen sapık baba11
- milan skriniar7
- domdom biraderin münih te yaşaması4
- futbol14
- psikologların psikolojilerinin bozuk olması5
- en son ne aldınız16
- tatlı tatlı kaşınan göt deliği13
- 30 ekim 2026 konyaspor galatasaray maçı19
- kadıköy5
- simge sağın'ın sahnede giydiği tayt4
- ismet gürbüz beyin tırnakları4
- efendi erkek5
- teomancalmasur23
- nervio18
- atatürk düşmanı facebook dayısı5
- bir kadın olarak dünyaya fırlatılmak4
- boş yolda kırmızı ışıkta beklemenin ahlakı4
- deli divane dizisi4
- 7 kasım 2026 galatasaray amed maçı16
- fenerbahçe12
- 26 ekim 2026 galatasaray fenerbahçe maçı59
- osuruğun maddenin hangi hali olduğu sorusu4
- iyi geceler arkadaşlar ben uyuyorum6
- başkenti siz belirleseydiniz neresi olurdu7
- bundesliga3
- putin 18 sözlük yazarı hakkında rapor istedi9
- yazarların kulaklığında şu an çalan şarkı21
1883 yılında paris'te doğan, müziği kökten değiştirmiş dahi. babasının baskısıyla torino'da matematik ve mühendislik eğitimi alması sonrası edindiği teknik altyapı, onun sesleri ömrü boyunca frekanslar, dalga boyları ve akustik kütleler olarak görmesine yol açtı ve farklı bir bakış açısı kazanmasını sağladı. müziğe olan tutkusu yüzünden ailesiyle bağlarını koparıp paris konservatuvarı'na girdi. albert roussel ve charles-marie widor gibi isimlerden ders aldı. ancak konservatuvardaki akademik ve neoklasik kalıplar ona yetmediğinden berlin'e taşındı. berlin'de dönemin avangart öncülerinden ferruccio busoni ile tanıştı. onun geleneksel enstrümanların sınırlarını aşma fikrinden etkilendi. richard strauss ve gustav mahler gibi büyük kompozitörlerle dostluk kurdu.
birinci dünya savaşı'nda fransız ordusunda silah altına alınsa da geçirdiği ağır zatürre sonrası terhis edildi ve 1915 yılında cebinde sadece 90 dolarla new york'a göç etti. new york; devasa gökdelenleri, liman sirenleri ve endüstriyel gürültüsüyle birlikte varèse için asıl müzikal kimliğini inşa edeceği dev bir ses laboratuvarına dönüşmüştür. abd'de uluslararası besteciler cemiyeti'ni kurarak radikal modern bestecilere alan açtı, geleneksel senfoni orkestralarının yaylı çalgılara dayalı lirik ve romantik anlatısını samimiyetsiz bularak vurmalı ve üflemeli çalgıları merkeze alan bir devrim başlattı.
1920'li yıllarda yazdığı eserlerle müziği "organize edilmiş" (organized sound) olarak tanımladı. amériques (1918-1921) eseriyle new york limanındaki gemi sirenlerini, itfaiye seslerini ve şehrin mekanik ritmini devasa bir orkestraya uyarlayarak ilk ses kütlesi denemesini yaptı. dokuz üflemeli ve yedi vurmalı için yazdığı hyperprism (1922-1923) eserinde seslerin bir prizmadan geçen ışık gibi kırılmasını hedeflerken, intégrales (1924-1925) ile müziğin sadece zamansal değil, salonun içinde geometrik şekiller oluşturarak hareket ettiği "uzamsal müzik" (spatial music) kavramını dünyaya tanıttı. simyacı paracelsus'un metinlerinden ilham alan arcana (1925-1927) ile armoni kurallarını tamamen çöpe atıp dinamik ses blokları yarattı. en büyük patlamasını ise 1931 yılında tamamladığı ionisation ile yaptı. bu eser batı müzik tarihinde sadece vurmalı çalgılar ve iki siren için yazılmış ilk beste oldu. 13 davulcunun örs, aslan kükremesi efekti, gong ve trampetler dahil onlarca enstrümanı çaldığı bu eser, melodinin sıfırlandığı, tamamen ritim, tını ve yoğunluk üzerine kurulu atomik bir reaksiyon tasviridir. varese 1936'da flüt için yazdığı density 21.5 ile tek bir enstrümanın bile ne kadar köşeli ve perküsif tınlayabileceğini kanıtladı.
bu dahice üretim sürecinin ardından 1930'ların ortalarından 1950'lerin başına kadar neredeyse yirmi yıl boyunca derin bir sessizliğe ve depresyona gömüldü çünkü kafasındaki saf frekansları, kesintisiz glissando'ları ve elektronik gürültüleri üretebilecek bir teknoloji henüz icat edilmemişti. bell laboratuvarları dahil birçok kuruma başvurarak müzikal osilatörler ve ses jeneratörleri geliştirmek için fon aradı fakat dönemin akademisi tarafından "deli" şeklinde yaftalanarak çaldığı her kapıda reddedildi. nihayet 1950'lerde manyetik teyp bantlarının ve ilkel osilatörlerin icat edilmesiyle küllerinden doğdu, sokak ve fabrika seslerini kaydedip bantları keserek, ters çevirerek somut müzik (musique concrète) yaratımına başladı. hem akustik enstrümanları hem de teyp bandındaki elektronik sesleri birleştiren déserts (1950-1954) eseri paris'teki galasında muhafazakar dinleyiciler tarafından yuhalandı. vizyonunun zirvesi ise mimar le corbusier ve iannis xenakis ile birlikte 1958 brüksel dünya fuarı'ndaki philips pavyonu için tasarladığı poème électronique oldu. pavyonun içine yerleştirilen 425 hoparlörden aynı anda yayılan bu tamamen elektronik kompozisyon, ziyaretçiler yürürken duvarlardan ve tavandan üstlerine akarak tarihteki ilk multimedya ve enstalasyon işi oldu.
popüler kültürün ve modern müziğin de genetiğini kökten sarstı. avangart rock efsanesi frank zappa daha 15 yaşındayken bir plakçıda rastladığı ionisation albümünü harçlıklarını biriktirip almış, duyduğu sesler karşısında büyülenerek geleneksel rock kalıplarını terk etmiş ve varèse'i ömrü boyunca en büyük akıl hocası ilan etmişti. cazın ve bütün müzik tarihinin gördüğü en büyük dehalardan biri olan charlie parker ise ölümünden kısa süre önce varèse'den kompozisyon dersleri almak istese de ömrü vefa etmemişti.
birinci dünya savaşı'nda fransız ordusunda silah altına alınsa da geçirdiği ağır zatürre sonrası terhis edildi ve 1915 yılında cebinde sadece 90 dolarla new york'a göç etti. new york; devasa gökdelenleri, liman sirenleri ve endüstriyel gürültüsüyle birlikte varèse için asıl müzikal kimliğini inşa edeceği dev bir ses laboratuvarına dönüşmüştür. abd'de uluslararası besteciler cemiyeti'ni kurarak radikal modern bestecilere alan açtı, geleneksel senfoni orkestralarının yaylı çalgılara dayalı lirik ve romantik anlatısını samimiyetsiz bularak vurmalı ve üflemeli çalgıları merkeze alan bir devrim başlattı.
1920'li yıllarda yazdığı eserlerle müziği "organize edilmiş" (organized sound) olarak tanımladı. amériques (1918-1921) eseriyle new york limanındaki gemi sirenlerini, itfaiye seslerini ve şehrin mekanik ritmini devasa bir orkestraya uyarlayarak ilk ses kütlesi denemesini yaptı. dokuz üflemeli ve yedi vurmalı için yazdığı hyperprism (1922-1923) eserinde seslerin bir prizmadan geçen ışık gibi kırılmasını hedeflerken, intégrales (1924-1925) ile müziğin sadece zamansal değil, salonun içinde geometrik şekiller oluşturarak hareket ettiği "uzamsal müzik" (spatial music) kavramını dünyaya tanıttı. simyacı paracelsus'un metinlerinden ilham alan arcana (1925-1927) ile armoni kurallarını tamamen çöpe atıp dinamik ses blokları yarattı. en büyük patlamasını ise 1931 yılında tamamladığı ionisation ile yaptı. bu eser batı müzik tarihinde sadece vurmalı çalgılar ve iki siren için yazılmış ilk beste oldu. 13 davulcunun örs, aslan kükremesi efekti, gong ve trampetler dahil onlarca enstrümanı çaldığı bu eser, melodinin sıfırlandığı, tamamen ritim, tını ve yoğunluk üzerine kurulu atomik bir reaksiyon tasviridir. varese 1936'da flüt için yazdığı density 21.5 ile tek bir enstrümanın bile ne kadar köşeli ve perküsif tınlayabileceğini kanıtladı.
bu dahice üretim sürecinin ardından 1930'ların ortalarından 1950'lerin başına kadar neredeyse yirmi yıl boyunca derin bir sessizliğe ve depresyona gömüldü çünkü kafasındaki saf frekansları, kesintisiz glissando'ları ve elektronik gürültüleri üretebilecek bir teknoloji henüz icat edilmemişti. bell laboratuvarları dahil birçok kuruma başvurarak müzikal osilatörler ve ses jeneratörleri geliştirmek için fon aradı fakat dönemin akademisi tarafından "deli" şeklinde yaftalanarak çaldığı her kapıda reddedildi. nihayet 1950'lerde manyetik teyp bantlarının ve ilkel osilatörlerin icat edilmesiyle küllerinden doğdu, sokak ve fabrika seslerini kaydedip bantları keserek, ters çevirerek somut müzik (musique concrète) yaratımına başladı. hem akustik enstrümanları hem de teyp bandındaki elektronik sesleri birleştiren déserts (1950-1954) eseri paris'teki galasında muhafazakar dinleyiciler tarafından yuhalandı. vizyonunun zirvesi ise mimar le corbusier ve iannis xenakis ile birlikte 1958 brüksel dünya fuarı'ndaki philips pavyonu için tasarladığı poème électronique oldu. pavyonun içine yerleştirilen 425 hoparlörden aynı anda yayılan bu tamamen elektronik kompozisyon, ziyaretçiler yürürken duvarlardan ve tavandan üstlerine akarak tarihteki ilk multimedya ve enstalasyon işi oldu.
popüler kültürün ve modern müziğin de genetiğini kökten sarstı. avangart rock efsanesi frank zappa daha 15 yaşındayken bir plakçıda rastladığı ionisation albümünü harçlıklarını biriktirip almış, duyduğu sesler karşısında büyülenerek geleneksel rock kalıplarını terk etmiş ve varèse'i ömrü boyunca en büyük akıl hocası ilan etmişti. cazın ve bütün müzik tarihinin gördüğü en büyük dehalardan biri olan charlie parker ise ölümünden kısa süre önce varèse'den kompozisyon dersleri almak istese de ömrü vefa etmemişti.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar