bugün

red dead redemption 2

909 saatlik oynama sürem bulunan şaheser. defalarca bitirdim; buna rağmen hiçbir zaman 100%'üne ulaşamadım. görebildiğim en yüksek nokta 96.7 gibi bir şey oldu.

ama sanırım oyunun asıl mahareti de burada. insanın dönüp kendisini özlemesini sağlayan bir dünyası var. hikayesi bitiyor, krediler akıyor; aradan zaman geçiyor ve tekrar dönmek istiyorsun. çünkü karakterleri, ilişkileri, sadakatleri ve çatışmaları öyle sahici işliyor ki, bir noktadan sonra oyunu değil, orada geçirdiğin vakti özlüyorsun.

üstelik geri dönmek için illa bir bahaneye de ihtiyacın yok. atına binip amaçsızca dolaşmak, bilmediğin bir yola sapmak, yolda bir hadisenin içerisine düşmek, bir barda poker ya da blackjack atmak bile yetiyor.

gerçekçiliği, atmosferi, müzikleri, görüntüsü ve saymakla bitmeyecek küçük detayları da cabası. rockstar burada yalnızca iyi bir oyun yapmamış; içine girip bir süre yaşayabileceğin bir dünya kurmuş.

ki şimdi tekrar indiriyorum. gta 6'yı beklerken hafta sonları viskimin yanında güzel güzel akar diye düşünüyorum.
görsel

tşkrler.
© copyright 2005 - 2026