bugün

bilinçaltımızın derin dondurucu olması

bu bir tanımdır. böyle tanımlarsak bunu böyle tercih etmiş oluruz. o halde bilinçaltına inen giden sürülen yada süpürülen şeyler, yani "Buraya attığım her şey sonsuza kadar aynı kalacak, ben onlarla hiç yüzleşmek zorunda kalmayacağım." Bu bir korkaklık konforudur. fakat, dışarıdan istemsiz bir elektrik kesintisi (büyük bir kriz, bir kayıp veya hastalık) o fişi çektiğinde, hazırlıksız yakalanır. O donmuş gerçekler birden eriyip önüne döküldüğünde insan zihnen ve ruhen darmadağın olur. etler bozulur ve kokar.

bunun yerine bilinçaltı bir mahzendir diyebiliriz. bu çok daha doğru bir tanımlama olur. neden? çünkü insan mahzenden kaçamaz. yazın oraya attığı kırkağaç kavununu kışın yemesi gerektiği gerçeğini bilir. zamanını geçiremez. yani noldu şimdi? mahzene indi. gerçekle yüzleşti. gereğini yaptı. noldu peki? bilinçaltını temizledi. derledi. düzenledi. topladı. istifledi. süpürdü. hazır ve kullanılabilir hale getirdi. ondan kurulmak için onu ebediyyen terketmeye kalkmadı. aynı şekilde bu insanın başına gelen kötü olaylar için de geçerli. çünkü bunun yansımasının yaşandığı olaylarda kişi bunu yaparsa o korkuyu aşar. eğer yapmazsa o korkuyla ömrü billah yaşar. bu konuda profesyonel yardım almak gerekiyorsa alacak. bundan kaçmayacak. iyileşmek istiyorsa. evet.
© copyright 2005 - 2026