bugün
- 35 yaşına gelip evlenmemiş erkeğin asıl amacı8
- bulgur pilavının kötü bir yemek olması7
- meyveli soda içen erkek7
- kadınların bir erkekte aradığı kriterler16
- belçika galibiyetine 50 tl basmak3
- hiç fuhuş yaptınız mı5
- örgüt mensubu5
- yazarların hayatlarının 1 yılını satacakları fiyat12
- anket türkiye de eyalet sistemine geçilsin mi17
- hayatından 1 yılı kaça satarsın9
- türk kızlarının keko adam sevmesi2
- ahmet telli5
- messi vs maradona7
- kiraz cicegi kolonyasi45
- üstteki yazar hakkındaki varsayımlarınız20
- fransızca3
- geçmiş ve geleceğe yolculuk2
- mezun olunan okula yıllar sonra tekrar gitmek10
- sözlükte sizi kim tanıyor16
- allah5
- ebedi dünya hayatına inanmak2
- yoldaş benjamin franklin4
- chp de 7 il başkanının görevden alınması3
- sözlükçülerin en iyi 5 roman listesi15
- 2026 dünya kupası30
- ateist4
- karınızı baştan çıkarır mısınız2
- macaristan başbakanın macar tvsine ayarı3
- ça va mal2
- her seçim ortaya çıkan uçaklar tanklar2
- ona bir şey söyle17
- tarihte bugün2
- sen gidince gül yüreklim gece soğuk gün karanlık2
- allah olsanız yazacağınız kitabın ismi ne olurdu10
- je m appelle2
- gs renklerini birleştirince altın mı çıkar5
- kant'ın ahlak yasası ve günlük hayat6
- inanmıyorsanız bari saygı duyun6
- erken boşalmak2
- eyalet sistemi için evet diyen türk2
- çekici kadının tüm çekiciliğini götüren şeyler7
- upuzun saçlarını kısacık kestiren kız5
- 9 temmuz 2026 fransa fas maçı24
- mehmet okuyan12
- kim kimin fakesi10
- misojini3
- izlenilen ilk yabancı dizi12
- askeri ücretle erdoğanı savunan tip11
- sözlük erkeklerinin kurabiyeleri9
- sersem herif14
Yıl 1996, yaş 10… Ama Dylan Dog hikâyesine gelmeden önce biraz geriye gitmem gerekiyor.
Fumetti ile ilk tanışmam 1992 yılına dayanıyor. O zamanlar Mersin’deyiz. ilkokul birinci sınıfa yeni başlamışım. Rahmetli bakkal avni amcadan sakız alıyorum; içinden Teksas ve Tommiks’in konuşma balonları çıkıyor. Ama daha okumayı bilmiyorum.
ilkokul öğretmenim, Urfalı Mahmut Kırmızısaç, anneme sürekli, “Bu çocukta yetenek yok, bu çocuk okuyamaz.” diyordu. Gel zaman git zaman sınıfta okumayı ilk öğrenen ben oldum. Sebebi de tamamen meraktı. içimden sürekli, “Ulan, şu konuşma balonlarında ne yazıyor?” diyordum.
Öğretmenim Kırmızısaç’ın tabii Teksas ve Tommiks’ten haberi yok. Benim okumayı nasıl bu kadar hızlı öğrendiğimi görünce resmen şok geçirmişti. ????????
Neyse, gelelim 1996 yılına…
Yeni Yüzyıl Gazetesi, Teksas, Tommiks ve Zagor albümleri veriyordu. Dönemin “gomünisti” Şehriban halam ise bana sürekli, “Bunları okuyarak beynini kirletme. Bunlar hep kapitalist Amerika’nın ürünleri. Bunları okuyacağına Karl Marx’ı, Vladimir Lenin’i oku.” diyordu.
Ben de içimden, “Hala, daha 10 yaşındayım.” diyordum.
Gerçi halamın bir yanıldığı nokta vardı. Bu çizgi romanlar Amerikan değil, italyan çizgi romanıydı. Ama bir yandan da tamamen haksız sayılmazdı; sonuçta Amerikan kültüründen de oldukça besleniyorlardı.
Bir gün gazetenin spor sayfasını okurken sayfaları çevirirken bir bant gözüme ilişti: Karındeşen Jack (Jack lo Squartatore).
işte Dylan Dog ile ilk tanışmam o gündür.
Korku, gizem ve hafif erotizm içeren atmosferi beni resmen büyülemişti.
Ardından 1997 yılında Ad Yayıncılık Dylan Dog albümlerini yayımlamaya başladı. Bana göre Aydın Doğan’ın Türkiye Cumhuriyeti’ne en büyük katkılarından biri de budur.
Sonra bayrağı 2002-2007 yılları arasında Rodeo Yayınları devraldı. Bana göre Dylan Dog’un altın çağı da bu dönemdi. En iyi sayılar o yıllarda çıktı. Hâlâ 26. sayı olan “Dopo la Mezzanotte” (Gece Yarısından Sonra) benim için ayrı bir yerde durur. Unutmam mümkün değil.
Daha sonra 2009-2011 arasında Hoz Comics, 2015’ten günümüze ise Lal Kitap yayın hayatını sürdürdü.
Uzun yıllar sonra çıkan bu yeni sayıyla, ilk yüz sayının verdiği o eski tadı yeniden aldım.
görsel
Kısacası, Dylan Dog okumayan gerçekten çok ama çok şey kaçırır.
Fumetti ile ilk tanışmam 1992 yılına dayanıyor. O zamanlar Mersin’deyiz. ilkokul birinci sınıfa yeni başlamışım. Rahmetli bakkal avni amcadan sakız alıyorum; içinden Teksas ve Tommiks’in konuşma balonları çıkıyor. Ama daha okumayı bilmiyorum.
ilkokul öğretmenim, Urfalı Mahmut Kırmızısaç, anneme sürekli, “Bu çocukta yetenek yok, bu çocuk okuyamaz.” diyordu. Gel zaman git zaman sınıfta okumayı ilk öğrenen ben oldum. Sebebi de tamamen meraktı. içimden sürekli, “Ulan, şu konuşma balonlarında ne yazıyor?” diyordum.
Öğretmenim Kırmızısaç’ın tabii Teksas ve Tommiks’ten haberi yok. Benim okumayı nasıl bu kadar hızlı öğrendiğimi görünce resmen şok geçirmişti. ????????
Neyse, gelelim 1996 yılına…
Yeni Yüzyıl Gazetesi, Teksas, Tommiks ve Zagor albümleri veriyordu. Dönemin “gomünisti” Şehriban halam ise bana sürekli, “Bunları okuyarak beynini kirletme. Bunlar hep kapitalist Amerika’nın ürünleri. Bunları okuyacağına Karl Marx’ı, Vladimir Lenin’i oku.” diyordu.
Ben de içimden, “Hala, daha 10 yaşındayım.” diyordum.
Gerçi halamın bir yanıldığı nokta vardı. Bu çizgi romanlar Amerikan değil, italyan çizgi romanıydı. Ama bir yandan da tamamen haksız sayılmazdı; sonuçta Amerikan kültüründen de oldukça besleniyorlardı.
Bir gün gazetenin spor sayfasını okurken sayfaları çevirirken bir bant gözüme ilişti: Karındeşen Jack (Jack lo Squartatore).
işte Dylan Dog ile ilk tanışmam o gündür.
Korku, gizem ve hafif erotizm içeren atmosferi beni resmen büyülemişti.
Ardından 1997 yılında Ad Yayıncılık Dylan Dog albümlerini yayımlamaya başladı. Bana göre Aydın Doğan’ın Türkiye Cumhuriyeti’ne en büyük katkılarından biri de budur.
Sonra bayrağı 2002-2007 yılları arasında Rodeo Yayınları devraldı. Bana göre Dylan Dog’un altın çağı da bu dönemdi. En iyi sayılar o yıllarda çıktı. Hâlâ 26. sayı olan “Dopo la Mezzanotte” (Gece Yarısından Sonra) benim için ayrı bir yerde durur. Unutmam mümkün değil.
Daha sonra 2009-2011 arasında Hoz Comics, 2015’ten günümüze ise Lal Kitap yayın hayatını sürdürdü.
Uzun yıllar sonra çıkan bu yeni sayıyla, ilk yüz sayının verdiği o eski tadı yeniden aldım.
görsel
Kısacası, Dylan Dog okumayan gerçekten çok ama çok şey kaçırır.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar