bugün
- ara vereceğim diyen kız4
- airfryer alanlar şimdi ne yapıyor8
- zemzem suyunun yüzyıllardır bitmemesi7
- ismail kartal20
- fenerbahçelilerin ağlak olması6
- hazırlanırken ebru gündeş dinlemek4
- attaristan3
- şarkıyı devam ettiriyoruz6
- sevgiliyle araya mesafe koymak9
- atatürk ün hataları19
- ngark5
- 26 ekim 2026 galatasaray fenerbahçe maçı71
- atatürkün yakışıklı olması6
- korkut kanadoğlu2
- dinci3
- kimsenin sizi sevmemesi12
- kitap okumanın hiçbir faydasının olmaması13
- güney kore34
- kadınların 1 saatte modunun değişmesi4
- risaledeki sinek kelimesinin üzerine sinek konması9
- okan buruk10
- vajinaya dil atmak5
- ümit kocasakal9
- above the below2
- cadılar bayramı temalı fotoğraf çekilen kızlar4
- sözlükteki fenerbahçe li yazarlar8
- mert hakan yandaş6
- ok atmak4
- sabah erken kalkma erdemi5
- muşlettin bey amca birader bey6
- metalcilere satanist muamelesi yapan piçler4
- victor osimhen13
- alışveriş3
- 2 şairin kullandığı denizcilik ve sanayi terimleri2
- mahmut tuncer şarkılarında geçen anlamlı sözler2
- sınavlarda kopya çekmenin etiği4
- netanyahu3
- öksürmekten uyuyamamak3
- fenerlilerin ağlaması4
- teoman şarkılarında geçen efsane sözler3
- kılıçdaroğlu'nun erken seçim çıkışı6
- en son ne aldınız4
- saraca tarzı entry girmek3
- motorcuların trafikte terör yaratması5
- kolye21
- yağmur altında bisiklet sürüp müzik dinlemek4
- jaws filmindeki sikko balik26
- çocuklarının kıyafetini öpe öpe katlayan anne2
- boş yolda kırmızı ışıkta beklemek5
- zirvede örf icabı emsal ve akranlarla oturmak4
Yıl 1996, yaş 10… Ama Dylan Dog hikâyesine gelmeden önce biraz geriye gitmem gerekiyor.
Fumetti ile ilk tanışmam 1992 yılına dayanıyor. O zamanlar Mersin’deyiz. ilkokul birinci sınıfa yeni başlamışım. Rahmetli bakkal avni amcadan sakız alıyorum; içinden Teksas ve Tommiks’in konuşma balonları çıkıyor. Ama daha okumayı bilmiyorum.
ilkokul öğretmenim, Urfalı Mahmut Kırmızısaç, anneme sürekli, “Bu çocukta yetenek yok, bu çocuk okuyamaz.” diyordu. Gel zaman git zaman sınıfta okumayı ilk öğrenen ben oldum. Sebebi de tamamen meraktı. içimden sürekli, “Ulan, şu konuşma balonlarında ne yazıyor?” diyordum.
Öğretmenim Kırmızısaç’ın tabii Teksas ve Tommiks’ten haberi yok. Benim okumayı nasıl bu kadar hızlı öğrendiğimi görünce resmen şok geçirmişti. ????????
Neyse, gelelim 1996 yılına…
Yeni Yüzyıl Gazetesi, Teksas, Tommiks ve Zagor albümleri veriyordu. Dönemin “gomünisti” Şehriban halam ise bana sürekli, “Bunları okuyarak beynini kirletme. Bunlar hep kapitalist Amerika’nın ürünleri. Bunları okuyacağına Karl Marx’ı, Vladimir Lenin’i oku.” diyordu.
Ben de içimden, “Hala, daha 10 yaşındayım.” diyordum.
Gerçi halamın bir yanıldığı nokta vardı. Bu çizgi romanlar Amerikan değil, italyan çizgi romanıydı. Ama bir yandan da tamamen haksız sayılmazdı; sonuçta Amerikan kültüründen de oldukça besleniyorlardı.
Bir gün gazetenin spor sayfasını okurken sayfaları çevirirken bir bant gözüme ilişti: Karındeşen Jack (Jack lo Squartatore).
işte Dylan Dog ile ilk tanışmam o gündür.
Korku, gizem ve hafif erotizm içeren atmosferi beni resmen büyülemişti.
Ardından 1997 yılında Ad Yayıncılık Dylan Dog albümlerini yayımlamaya başladı. Bana göre Aydın Doğan’ın Türkiye Cumhuriyeti’ne en büyük katkılarından biri de budur.
Sonra bayrağı 2002-2007 yılları arasında Rodeo Yayınları devraldı. Bana göre Dylan Dog’un altın çağı da bu dönemdi. En iyi sayılar o yıllarda çıktı. Hâlâ 26. sayı olan “Dopo la Mezzanotte” (Gece Yarısından Sonra) benim için ayrı bir yerde durur. Unutmam mümkün değil.
Daha sonra 2009-2011 arasında Hoz Comics, 2015’ten günümüze ise Lal Kitap yayın hayatını sürdürdü.
Uzun yıllar sonra çıkan bu yeni sayıyla, ilk yüz sayının verdiği o eski tadı yeniden aldım.
görsel
Kısacası, Dylan Dog okumayan gerçekten çok ama çok şey kaçırır.
Fumetti ile ilk tanışmam 1992 yılına dayanıyor. O zamanlar Mersin’deyiz. ilkokul birinci sınıfa yeni başlamışım. Rahmetli bakkal avni amcadan sakız alıyorum; içinden Teksas ve Tommiks’in konuşma balonları çıkıyor. Ama daha okumayı bilmiyorum.
ilkokul öğretmenim, Urfalı Mahmut Kırmızısaç, anneme sürekli, “Bu çocukta yetenek yok, bu çocuk okuyamaz.” diyordu. Gel zaman git zaman sınıfta okumayı ilk öğrenen ben oldum. Sebebi de tamamen meraktı. içimden sürekli, “Ulan, şu konuşma balonlarında ne yazıyor?” diyordum.
Öğretmenim Kırmızısaç’ın tabii Teksas ve Tommiks’ten haberi yok. Benim okumayı nasıl bu kadar hızlı öğrendiğimi görünce resmen şok geçirmişti. ????????
Neyse, gelelim 1996 yılına…
Yeni Yüzyıl Gazetesi, Teksas, Tommiks ve Zagor albümleri veriyordu. Dönemin “gomünisti” Şehriban halam ise bana sürekli, “Bunları okuyarak beynini kirletme. Bunlar hep kapitalist Amerika’nın ürünleri. Bunları okuyacağına Karl Marx’ı, Vladimir Lenin’i oku.” diyordu.
Ben de içimden, “Hala, daha 10 yaşındayım.” diyordum.
Gerçi halamın bir yanıldığı nokta vardı. Bu çizgi romanlar Amerikan değil, italyan çizgi romanıydı. Ama bir yandan da tamamen haksız sayılmazdı; sonuçta Amerikan kültüründen de oldukça besleniyorlardı.
Bir gün gazetenin spor sayfasını okurken sayfaları çevirirken bir bant gözüme ilişti: Karındeşen Jack (Jack lo Squartatore).
işte Dylan Dog ile ilk tanışmam o gündür.
Korku, gizem ve hafif erotizm içeren atmosferi beni resmen büyülemişti.
Ardından 1997 yılında Ad Yayıncılık Dylan Dog albümlerini yayımlamaya başladı. Bana göre Aydın Doğan’ın Türkiye Cumhuriyeti’ne en büyük katkılarından biri de budur.
Sonra bayrağı 2002-2007 yılları arasında Rodeo Yayınları devraldı. Bana göre Dylan Dog’un altın çağı da bu dönemdi. En iyi sayılar o yıllarda çıktı. Hâlâ 26. sayı olan “Dopo la Mezzanotte” (Gece Yarısından Sonra) benim için ayrı bir yerde durur. Unutmam mümkün değil.
Daha sonra 2009-2011 arasında Hoz Comics, 2015’ten günümüze ise Lal Kitap yayın hayatını sürdürdü.
Uzun yıllar sonra çıkan bu yeni sayıyla, ilk yüz sayının verdiği o eski tadı yeniden aldım.
görsel
Kısacası, Dylan Dog okumayan gerçekten çok ama çok şey kaçırır.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar