bugün
- gocu bak bi7
- evliliği ayakta tutan güçler6
- drew barrymore4
- çayı karıştırdıktan sonra kaşığı yalamak2
- kedinin yanında kediyi çekiştirmek2
- manisada okul saldırısı2
- umumi tuvalette telefonundan video izleyen insan2
- orta asyadakilerin penis boyu3
- türkiye medeni bi ülkeyse neden hristiyan yok29
- tavuk pilav yiyen erkek3
- yumurtayı sivri tarafından kıran insan2
- 100tlnin hesabını yapan cimri3
- foşik törklörön liginde birinci amedspor23
- dünyanın en ölümcül terör örgütü hristiyan lra5
- türkler ile moğollar kardeştir18
- iş arayanların aslında para araması8
- entry girmek için entry girmek2
- motorinin 100 lirayı görmesi5
- akp'li tayyar'ın erdoğan'a sıra dayağı çağrısı4
- z kuşağı3
- birini kırmadan nasıl iletişimi kesersiniz16
- afrikalılar gariban avrupa emperyalist yalanı12
- s'i l v'e r m'i s t'in kullandığı ucuz parfüm17
- günün sözü12
- halk tv haberciliği2
- musa anter10
- çamaşır makinasını çalışırken izlemek7
- true nickli yazar3
- husiler ve mekke ittifakı'nın ilk sınavı2
- altı nesil boyunca köleliğin ekmeğini yemek2
- yapay zekaya porno aratmak4
- yazarların kulaklığında şu an çalan şarkı6
- göçmen karşıtı din düşmanı sosyal demokratlar18
- katatespizartmasi3
- ölümden korkuyor musunuz34
- 20 eylül 2026 amedspor beşiktaş maçı30
- claudian clouds43
- game of thrones taki kerhaneci17
- sivilce için deneyimli yazar tavsiyeleri51
- parcalandim toparlanamiyorum313
- anın görüntüsü26
- hollanda'nın deniz seviyesinin altında bulunması6
- 29 yaşında erkek 40 yaşında kadın evliliği7
- flört uygulamasında match oranı2
- hewal ebo3
- kaç yaşındasın2
- sözlük kızları dertleşiyor14
- medyanın yunanla savaşı adeta körüklemesi5
- 19 eylül 2026 trabzonspor galatasaray maçı36
- osmanlıcılar vs kürtçüler5
tarihin en klasik “işte böyle bir hikaye yazalım” rollerinden biri. isa’nın on ikisinden kariyotlu yahuda, ya da işkaryot. lakabı keriyot kasabasından da gelebilir, “hançerli” anlamındaki sicarius’tan da, fark etmez. sonuçta adamın üzerine “hain” etiketi daha en baştan yapıştırılmış. otuz gümüşe satıyor efendisini. otuz gümüş… o devirde ne kadar ediyor bilmiyorum, belki bir iki eşek, belki bir tarla parçası. bugün bir çift ayakkabı fiyatına satılan sadakatler varken komik bile geliyor.
gethsemane’de o gece, meşaleler, kalabalık, dudaklar değiyor. tam temas anında her şey bitiyor. öpücük değil, nokta. öbürleri hâlâ “ben miyim?” diye etrafa bakınırken, bu adamın rolü çok net: hikaye buradan çark edecek. çark ediyor da. çünkü her büyük masalda bir yahuda lazım. yoksa ne çarmıh, ne diriliş, ne de iki bin yıllık kurgu… hepsi bu satışa bağlı. adam resmen senaryoyu kurtarıyor. pişmanlık kısmı da cabası. paraları fırlatıp ipi boynuna geçiriyor, incir ağacına asılıyor, klasik son. bağırsaklar dışarı, beden üç gün sarkıyor, sonra da işte cehennem filan. teologlar hâlâ “özgür irade miydi, yoksa senaryonun mecburi piyonu muydu” diye tartışadursun.
insanlık hali diyoruz ya, güvenilen birini ucuza teslim etmek. yahuda hikayesi bunu en çıplak, en hesaplı haliyle sergilemiş. gerisi o büyük anlatının ihtiyacı. bir kötülük lazım ki iyilik parlasın, bir ihanet lazım ki “bizi sattılar” edebiyatı devam etsin. masal böyle yürüyor işte. adamın adı da asırlar boyu “en büyük hain” diye anılıyor, çünkü hikayenin devam etmesi için birine bu rol biçilmiş. zira onsuz ne aziz ne günahkâr, ne vaaz ne itiraf kutusu. gerisi laf. evet, otuz gümüşe değişilen bir şey. ucuzmuş gibi duruyor, ama asıl komedi o paranın hâlâ konuşuluyor olması.
gethsemane’de o gece, meşaleler, kalabalık, dudaklar değiyor. tam temas anında her şey bitiyor. öpücük değil, nokta. öbürleri hâlâ “ben miyim?” diye etrafa bakınırken, bu adamın rolü çok net: hikaye buradan çark edecek. çark ediyor da. çünkü her büyük masalda bir yahuda lazım. yoksa ne çarmıh, ne diriliş, ne de iki bin yıllık kurgu… hepsi bu satışa bağlı. adam resmen senaryoyu kurtarıyor. pişmanlık kısmı da cabası. paraları fırlatıp ipi boynuna geçiriyor, incir ağacına asılıyor, klasik son. bağırsaklar dışarı, beden üç gün sarkıyor, sonra da işte cehennem filan. teologlar hâlâ “özgür irade miydi, yoksa senaryonun mecburi piyonu muydu” diye tartışadursun.
insanlık hali diyoruz ya, güvenilen birini ucuza teslim etmek. yahuda hikayesi bunu en çıplak, en hesaplı haliyle sergilemiş. gerisi o büyük anlatının ihtiyacı. bir kötülük lazım ki iyilik parlasın, bir ihanet lazım ki “bizi sattılar” edebiyatı devam etsin. masal böyle yürüyor işte. adamın adı da asırlar boyu “en büyük hain” diye anılıyor, çünkü hikayenin devam etmesi için birine bu rol biçilmiş. zira onsuz ne aziz ne günahkâr, ne vaaz ne itiraf kutusu. gerisi laf. evet, otuz gümüşe değişilen bir şey. ucuzmuş gibi duruyor, ama asıl komedi o paranın hâlâ konuşuluyor olması.
Gündemdeki Haberler