bugün
- erkekte fizik mi giyim mi daha önemli6
- nervio abla22
- sözlükteki arkadaş çevresi6
- teklif edip asla ısrar etmeyen insan8
- gençler iş beğenmiyor diyen genç patron16
- haklı olduğu halde susan insan7
- çok yakışıklı kaslı eğitimli cool merhametli erkek3
- sedat pekmez43
- ıslak kek bile yapamayan kız5
- mustafa çiftçi3
- islam hristiyanlık ve musevilik2
- köşe başı dükkanlar erotik shop olsun11
- yo yo ma2
- satrançta at mı daha değerlidir fil mi2
- feministlerin sınırsız nafaka iptaline kızmaları10
- türkiye'de iyi bir insan olmak11
- 25 yıllık akp iktidarından çıkarılacak ders12
- yuvarlak hatlar3
- cedidacer'in fenerbahçeli bir ezik olması19
- vücut geliştirmenin sandığından da zor olması3
- yapay zeka sözlük moderatörü4
- bir insana yapılabilecek en büyük kötülük19
- bir binanın içinde hayalen dolaşmak3
- seküler erkek muhafazakar kız birlikteliği7
- evli insanların bekarlara sen de evlen baskısı5
- başkalarının mutluluklarını izlemekten bıkmak2
- theron2
- hiç gelmeyecek birini beklemek9
- tekerleğin icadı ve uludağ sözlük tekerlekleri2
- her gün içsem bıkmam içecekleri6
- sözlükte hic tayt giyen kız olmaması9
- lütfü savaş2
- kadınların beğenilme arzusu ve ilgi açlığı4
- müsavat dervişoğlu4
- sanatçılardan kılıçdaroğluna büyük tokat5
- beynin gerçek cinsel organ olması2
- geçmişte fetoyu yalayan tipler2
- chp'nin hali ne olacak34
- 6'ncı nesil uçakta dünyada söz sahibi olmamız11
- kılıçdaroğlu'nun chp'yi geri vermeyecek olması3
- karton toplayan birini itlaf edip kireçle gömmek3
- m r e r e c t o21
- türk erkeği azerbaycan kızı evliliği7
- felan diyen insan iticiliği2
- larisalisa öldü mü6
- sevişirken uyyy sesi çıkaran kız2
- küfürbaz haydo6
- aşkım diye konuşan kızdan karı olmaz2
- true nickli yazara kız bulmak2
- arkadan yemiş bir kızla evlenen erkek2
Bir ihsan Oktay Anar romanı. iOA ile aynı dönemde yaşadığım için kendimi şanslı hissediyorum.
Suskunlar, geleneksel islam'ın pek de benimsemediği Sufizm ve Tasavvuf ile ilgili bir kitap. Tasavvufu müzik (ses, tını, ezgi) ve kurgusal tarihi karakterler üzerinden anlatmış.
Anar'ın bir kitaba başlamadan önce bilimsel bir şekilde yıllarca çalışması ( Suskunlar için 5 sene hazırlık yaptığını belirtmişti) buna paralel olarak öyküde okuyucuya sunduğu ince detaylar, kurduğu evrene paralel olarak yarattığı özgün dili (Osmanlıca, eski Türkçe) Efrasıyabın öyküleri hariç her kitabının mutlaka felsefi bir arka planı olması (Suskunlarda, Sufizm, Puslu Kıtalar Atlası'nda Kartezyen felsefe) incelikli mizahı ve ironisi, inanılmaz yaratıcılığı, yaşananları başkasının tanıklığından sunarak, anlatıya mesafe katma zenginliği, masalla fantastiği, polisiye ile tarihi birleştirmesi, onu çağımızın en büyük, tarihi arka planı olan, fantastik edebiyat yazarları arasına yerleştiriyor ve kesinlikle büyük bir saygıyı hak ediyor.
Anar'ı eleştirdiğim tek yer öyküyü fazla detaylandırması. Suskunlar'da roman kahramanını, Eminönü'nden Galata'ya taşırken anlattığı detaylardan baygınlık gelmiş, kitabı okurken hadi be adam git artık Galata'ya demiştim.
Anar'la ilgili olarak tartışılması gereken en önemli nokta, öykülerinin hepsinin tarihi ve dönem (Osmanlı) öyküleri olarak kurgulanmasına rağmen, hiç birinin tarihi roman olmaması. Anar'da tarih, önünde olayların sergilendiği tiyatro dekoru gibi kurgulanmış. Dolayısıyla öyküleri günümüze uyarlansa ve tamamen günümüzde yaşansa dahi etkisinden ve özelliğinden hiç bir şey kaybetmeyeceği anlamına geliyor. Oysa tarihi romanlarda böyle bir özellik olamaz. Umberto Eco'nun Gülün Adı'nı günümüze uyarladığımızı farz edelim. Romanın hiç bir özelliği kalmaz. O yüzden Anar'ın romanları post-modern roman olarak adlandırılıyor.
Suskunlar, geleneksel islam'ın pek de benimsemediği Sufizm ve Tasavvuf ile ilgili bir kitap. Tasavvufu müzik (ses, tını, ezgi) ve kurgusal tarihi karakterler üzerinden anlatmış.
Anar'ın bir kitaba başlamadan önce bilimsel bir şekilde yıllarca çalışması ( Suskunlar için 5 sene hazırlık yaptığını belirtmişti) buna paralel olarak öyküde okuyucuya sunduğu ince detaylar, kurduğu evrene paralel olarak yarattığı özgün dili (Osmanlıca, eski Türkçe) Efrasıyabın öyküleri hariç her kitabının mutlaka felsefi bir arka planı olması (Suskunlarda, Sufizm, Puslu Kıtalar Atlası'nda Kartezyen felsefe) incelikli mizahı ve ironisi, inanılmaz yaratıcılığı, yaşananları başkasının tanıklığından sunarak, anlatıya mesafe katma zenginliği, masalla fantastiği, polisiye ile tarihi birleştirmesi, onu çağımızın en büyük, tarihi arka planı olan, fantastik edebiyat yazarları arasına yerleştiriyor ve kesinlikle büyük bir saygıyı hak ediyor.
Anar'ı eleştirdiğim tek yer öyküyü fazla detaylandırması. Suskunlar'da roman kahramanını, Eminönü'nden Galata'ya taşırken anlattığı detaylardan baygınlık gelmiş, kitabı okurken hadi be adam git artık Galata'ya demiştim.
Anar'la ilgili olarak tartışılması gereken en önemli nokta, öykülerinin hepsinin tarihi ve dönem (Osmanlı) öyküleri olarak kurgulanmasına rağmen, hiç birinin tarihi roman olmaması. Anar'da tarih, önünde olayların sergilendiği tiyatro dekoru gibi kurgulanmış. Dolayısıyla öyküleri günümüze uyarlansa ve tamamen günümüzde yaşansa dahi etkisinden ve özelliğinden hiç bir şey kaybetmeyeceği anlamına geliyor. Oysa tarihi romanlarda böyle bir özellik olamaz. Umberto Eco'nun Gülün Adı'nı günümüze uyarladığımızı farz edelim. Romanın hiç bir özelliği kalmaz. O yüzden Anar'ın romanları post-modern roman olarak adlandırılıyor.
Gündemdeki Haberler
güncel Önemli Başlıklar
