bugün
- uludağ sözlük size ne kattı10
- şarapçı koala yalnız değildir9
- bir kadının en zevk aldığı an5
- fusya semsiyeli yabanci14
- tayyip bey yaşayan en büyük devrimci liderdir5
- şarapçının birden tayyipçi olması4
- sarapci koala45
- seksenlerde nasıl görünürdüm trend i7
- recep tayyip erdoğan8
- keşan3
- bazılarına gereken cevabı reis'in vermesi2
- çağla idi3
- arkadaşlar görüşürüz2
- rica ediyorum kimse beni savunmasın2
- sigara içmeyenleri anlamamak5
- gece 2 de komşu kızının balkonda seksting yapması4
- sibel canın 35 senedir 35 yaşında gibi görünmesi5
- melissa vargas'dan tokat yemek5
- 4 kez üst üste cumaya gitmemek5
- şarapçının mal varlığı9
- yazın anlamının kadın ayağı olması2
- hazret ktc2
- kıvırcık saç8
- tik tok2
- guendouzi ve greenwooda uefa disiplin süreci19
- bir kızın aşkı size naptırabilir5
- piercing takmanın zorluğu5
- mutlu bey biraderin elmas bey birader olması2
- iktidarsız erkek2
- hiçbir şeyin tat vermemesi4
- serhat kılıç20
- yazarların 80 lerde nasıl göründüğü13
- otoyol ve köprülerin özelleştirilmesi4
- bedelli askerlik yapan erkek erkek midir sorgusu2
- kelebek saç kesimi4
- eksilenmekten aldığım tadı hiçbir şeyden almadım3
- kurucu önder3
- ak çomarların tartışmada fetöcü ilan etme eşiği3
- seri eksicim kooooş3
- yalnız ölmek5
- abd de valilik adayına silahlı saldırı3
- sevmediğiniz insanla devamlı karşılaşmak2
- mesai ücretine çöken iş veren2
- biraderitasyon2
- tai lung42
- yalnızlık edebiyatı13
- 6 eylül 2026 türkiye italya voleybol maçı18
- tung tung tung sahur3
- bir bela geliyor11
- mel mel bakan birine usulca sokulmak2
Bir ihsan Oktay Anar romanı. iOA ile aynı dönemde yaşadığım için kendimi şanslı hissediyorum.
Suskunlar, geleneksel islam'ın pek de benimsemediği Sufizm ve Tasavvuf ile ilgili bir kitap. Tasavvufu müzik (ses, tını, ezgi) ve kurgusal tarihi karakterler üzerinden anlatmış.
Anar'ın bir kitaba başlamadan önce bilimsel bir şekilde yıllarca çalışması ( Suskunlar için 5 sene hazırlık yaptığını belirtmişti) buna paralel olarak öyküde okuyucuya sunduğu ince detaylar, kurduğu evrene paralel olarak yarattığı özgün dili (Osmanlıca, eski Türkçe) Efrasıyabın öyküleri hariç her kitabının mutlaka felsefi bir arka planı olması (Suskunlarda, Sufizm, Puslu Kıtalar Atlası'nda Kartezyen felsefe) incelikli mizahı ve ironisi, inanılmaz yaratıcılığı, yaşananları başkasının tanıklığından sunarak, anlatıya mesafe katma zenginliği, masalla fantastiği, polisiye ile tarihi birleştirmesi, onu çağımızın en büyük, tarihi arka planı olan, fantastik edebiyat yazarları arasına yerleştiriyor ve kesinlikle büyük bir saygıyı hak ediyor.
Anar'ı eleştirdiğim tek yer öyküyü fazla detaylandırması. Suskunlar'da roman kahramanını, Eminönü'nden Galata'ya taşırken anlattığı detaylardan baygınlık gelmiş, kitabı okurken hadi be adam git artık Galata'ya demiştim.
Anar'la ilgili olarak tartışılması gereken en önemli nokta, öykülerinin hepsinin tarihi ve dönem (Osmanlı) öyküleri olarak kurgulanmasına rağmen, hiç birinin tarihi roman olmaması. Anar'da tarih, önünde olayların sergilendiği tiyatro dekoru gibi kurgulanmış. Dolayısıyla öyküleri günümüze uyarlansa ve tamamen günümüzde yaşansa dahi etkisinden ve özelliğinden hiç bir şey kaybetmeyeceği anlamına geliyor. Oysa tarihi romanlarda böyle bir özellik olamaz. Umberto Eco'nun Gülün Adı'nı günümüze uyarladığımızı farz edelim. Romanın hiç bir özelliği kalmaz. O yüzden Anar'ın romanları post-modern roman olarak adlandırılıyor.
Suskunlar, geleneksel islam'ın pek de benimsemediği Sufizm ve Tasavvuf ile ilgili bir kitap. Tasavvufu müzik (ses, tını, ezgi) ve kurgusal tarihi karakterler üzerinden anlatmış.
Anar'ın bir kitaba başlamadan önce bilimsel bir şekilde yıllarca çalışması ( Suskunlar için 5 sene hazırlık yaptığını belirtmişti) buna paralel olarak öyküde okuyucuya sunduğu ince detaylar, kurduğu evrene paralel olarak yarattığı özgün dili (Osmanlıca, eski Türkçe) Efrasıyabın öyküleri hariç her kitabının mutlaka felsefi bir arka planı olması (Suskunlarda, Sufizm, Puslu Kıtalar Atlası'nda Kartezyen felsefe) incelikli mizahı ve ironisi, inanılmaz yaratıcılığı, yaşananları başkasının tanıklığından sunarak, anlatıya mesafe katma zenginliği, masalla fantastiği, polisiye ile tarihi birleştirmesi, onu çağımızın en büyük, tarihi arka planı olan, fantastik edebiyat yazarları arasına yerleştiriyor ve kesinlikle büyük bir saygıyı hak ediyor.
Anar'ı eleştirdiğim tek yer öyküyü fazla detaylandırması. Suskunlar'da roman kahramanını, Eminönü'nden Galata'ya taşırken anlattığı detaylardan baygınlık gelmiş, kitabı okurken hadi be adam git artık Galata'ya demiştim.
Anar'la ilgili olarak tartışılması gereken en önemli nokta, öykülerinin hepsinin tarihi ve dönem (Osmanlı) öyküleri olarak kurgulanmasına rağmen, hiç birinin tarihi roman olmaması. Anar'da tarih, önünde olayların sergilendiği tiyatro dekoru gibi kurgulanmış. Dolayısıyla öyküleri günümüze uyarlansa ve tamamen günümüzde yaşansa dahi etkisinden ve özelliğinden hiç bir şey kaybetmeyeceği anlamına geliyor. Oysa tarihi romanlarda böyle bir özellik olamaz. Umberto Eco'nun Gülün Adı'nı günümüze uyarladığımızı farz edelim. Romanın hiç bir özelliği kalmaz. O yüzden Anar'ın romanları post-modern roman olarak adlandırılıyor.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar